İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
KANUN TEKLİFİ · 2/530 ÖNCEKİ DÖNEMDEN YENİLENEN · İLK VERİLİŞ 25 HAZ 2019 KOMİSYONDA

29.6.2001 Tarihli ve 4706 Sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi

1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 3 madde

Kaynak göster

2/530 esas numaralı kanun teklifi 25 Haziran 2019 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.

Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP, Diyarbakır). “29.6.2001 Tarihli ve 4706 Sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/530, 25 Haziran 2019. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-530-29-6-2001-tarihli-ve-4706-sayili-hazineye-ait-tasinmaz-mallarin-degerlendirilmesi-ve-katma (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/5629efc6-cd0c-4329-8daa-0188dc63cc9c

Sade metin (Markdown) →

SÜREÇ

Teklifin yolculuğu

Tarihler TBMM kaydından
  1. TBMM Başkanlığına sunuldu
    1 imza
  2. tarih kaydı yok
    Esas komisyona havale
    Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu
  3. tarih kaydı yok
    Komisyon görüşmesi (şu anki aşama)
    Komisyonda bekliyor
  4. tarih kaydı yok
    Genel Kurul
    Henüz gelmedi
  5. tarih kaydı yok
    Kabul edildi
    Henüz yok
  6. tarih kaydı yok
    Resmî Gazete
    Henüz yok

TEKLİFİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

1 İMZA

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.

İLK İMZA

İlk imza sahibi

MADDELER

Neler düzenleniyor? — 3 madde

Tam metin (PDF) ↗ (yeni sekmede açılır)
MADDE 129.6.2001 tarihli ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi…

29.6.2001 tarihli ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanuna aşâğıdaki geçici madde eklenmiştir.

GEÇİCİ MADDE 25- 6360 sayılı Kanun ile tüzel kişiliği kaldırılarak bağlı bulundukları ilçe belediyelerine mahalle olarak katılan İstanbul İli Silivri İlçesine bağlı Sayalar, Danamandıra ve Çayırdere köyleri, Çatalca İlçesi Hallaçlı, Gümüşpınar, Aydınlar, Karamandere ve Yaylacık köylerinin eski köy yerleşim alanları ile Çatalca İlçesi Binkılıç Mahallesi (yeni Fatih ve Atatürk mahalleleri) yerleşim alanında bulunan Hazineye ait taşınmazlar ile anılan mahallelerin sınırları içerisinde yer alıp da tarımsal amaçla kullanılan Hazineye ait arazilerin tamamı, 19.7.2003 : tarihinden önce kullanılıyor olmaları ve kullanımının halen devam etmesi kaydıyla bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içerisinde idareye başvurulması halinde kullanıcılarına veya bunların kanuni haleflerine emlak vergi değeri üzerinden doğrudan satılır. Satış bedeli peşin veya taksitle ödenebilir. Satış bedelinin taksitle ödenmesi halinde, bu bedel idarece en fazla beş yılda on eşit taksitte faizsiz olarak taksitlendirilmek suretiyle ödenir. i

Bu madde hükümlerine göre satılan taşınmazlardan ecrimisil alınmaz, tahakkuk ettirilen ecrimisiller terkin edilir, maddenin yürürlük tarihi itibarıyla son on yıl içinde tahsil edilen ecrimisil bedelleri satış bedelinden mahsup edilir, bu bedellerden fazlası iade edilmez.

Gerekçe: Genel gerekçede belirtildiği üzere İstanbul İli Çatalca ilçesinin Hallaçlı, Gümüşpınar, Aydınlar, Karamandere, Yaylacık, Binkılıç (Yeni Fatih ve Atatürk) mahalleleri ile Silivri ilçesinin Sayalar, Danamandıra ve Çayırdere mahallelerinde yaşanan mülkiyet sorunlarının çözülmesi amaçlanmıştır.

MADDE 2Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Gerekçe: Yürürlük maddesidir.

MADDE 3Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

Gerekçe: Yürütme maddesidir. 29.6.2001 TARİHLİ VE 4706 SAYILI HAZİNEYE AİT TAŞINMAZ MALLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN

Genel gerekçeyi oku (11 paragraf)Genel gerekçeyi kapat

Rumi takvimde 1293 yılına denk gelmesi nedeniyle daha çok "93 Harbi" olarak bilinen, 1877-1878 tarihlerinde meydana gelen "Osmanlı-Rus Savaşı", Osmanlı İmparatorluğu'nun Balkanlardaki sınırında önemli değişikliklere neden olmuştur. Yaklaşık bir yıl süren savaş ve takip eden süreçte 1878 yılında imzalanan Berlin Antlaşması ile Osmanlı İmparatorluğu Balkanlarda çok fazla toprak kaybetmiştir. Bunun sonucunda Balkanlardan, özellikle de Tuna Bölgesinden Anadolu'ya büyük bir göç dalgası yaşanmıştır. Balkanlardan bugünkü Türkiye coğrafyasına yaşanan göç sonrasında Osmanlı İmparatorluk yönetimi göç eden yüzbinlerce insanı Trakya ve Anadolu topraklarına yerleştirmiştir. Bu gelişigüzel değil, bilinçli bir şekilde yürütülen iskân politikasıyla ogerçekleştirilmiştir. Padişah |l. Abdülhamit bu politikayla göçmenlerin yaratacağı işgücü potansiyeli ile boş arazilerin ekonomiye kazandırılmasını da hedefliyordu.

Milli duygulardan dolayı özel bir yakınlık duyulan göçmenlerin nakil, geçici barınma ve iskânları konularında Il. Abdülhamit sistemli bir politika uygulamıştır. Bu çerçevede "İdare-i Umumiyye-i Muhacirin Komisyonu" kurulmuş, bu komisyona bağlı olarak İstanbul'un birçok yerinde açılan hesap, iskân, sevk ve sıhhiye şubeleriyle (muhacirlerin her türlü sorunları (okarşılanmaya ve iskânları gerçekleştirilmeye çalışılmıştır. Bu komisyonu yeterli görmeyen 1!. Abdülhamit daha sonra Yıldız Sarayı'nda kendi başkanlığında "Umum Muhacirin Komisyonu" adıyla yeni bir komisyon daha kurmuştur. Bu komisyonun görevleri göçmenlerin iskân ve iaşeleri ile ilgili genel kararları almanın yanı sıra yerleştirilecek muhacirlerin iskân mahallerini tespit ederek gerekli tedbirleri almaktır. Osmanlı yönetimi savaş sırasında Rumeli'den gelen göçmenleri geçici iskân politikası çerçevesinde öncelikle geldikleri yere göç ettirmek istiyordu Zira temel amaç Rumeli'deki nüfus içinde Müslüman-Türk oranını korumaktı. Ancak gelen göçmenlerden bir kısmının geldikleri yerler işgalden kurtulmadığı, bir kısmının da artık yeni maceraya atılmak istememeleri nedeniyle bu . mümkün olmadı ve geçici iskân kalıcı iskâna dönüştü.

Belirtilen çerçevede uygulanan iskân politikaları kapsamında Balkanlardan gelen muhacirlerin bir bölümü de İstanbul İli Silivri İlçesinin üç köyü (Sayalar, Çayırdere ve Danamandıra) ile Çatalca İlçesi'nin beş köyü (Aydınlar, Hallaçlı, Gümüşpınar, Karamandere ve Yaylacık) ve Çatalca İlçesi Binkılıç Mahallesi (Yeni Fatih ve Atatürk mahalleleri)'nde iskân edilmişlerdir. Anlaşılacağı üzere halen anılan köylerde (Büyükşehir Belediye Kanununda yapılan değişiklikle köyler mahalle oldu) yaşayan vatandaşlarımızın dedeleri bu arazilere Osmanlı İmparatorluk yönetimi tarafından iskân edilmişlerdir. Diğer bir ifadeyle bu vatandaşlarımız ataları- dedelerinden bu yana 141 yıldır bu topraklarda yaşamakta ve çiftçilik yapmaktadırlar. Bu nedenle Devletin uyguladığı iskân politikası sonucu bu arazilere yerleştirilen ve torunları halen burada yaşayan vatandaşlarımızı işgalci saymak mümkün değildir.

Öyle olduğu halde bu vatandaşlarımız işgalci telakki edilerek 2006 yılı sonu ile 2007. yılından itibaren kendilerine ecrimisil ihbarnameleri gönderilmiştir. Yetkililerin "bu. ecrimisilleri itiraz etmeksizin öderseniz bundan sonra bir daha ecrimisil ödemeden tarlalarınızın tapularını alırsınız" yönündeki sözlerine güvenen köylüler ecrimisillere itiraz etmeyip ödemişlerdir. Köylüler bu konuda aldatıldıklarını ve zamanında herhangi bir tapu kaydı olmayan bu taşınmazların "kazandırıcı zamanaşımı" yoluyla mülkiyetini bedelsiz elde etme haklarının da ellerinden alındığını düşünmektedirler.

İstanbul İli Çatalca ilçesinin Hallaçlı, Gümüşpınar, Aydınlar, Karamandere, Yaylacık mahalleleri ile Binkılıç Mahallesi (Yeni Fatih ve Atatürk mahalleleri) ve Silivri ilçesinin (o Sayalar, Danamandıra ve Çayırdere mahallelerinde (yaşayan vatandaşlarımızın ( ataları-dedelerinden bu yana kullandıkları (o taşınmazların mülkiyetlerinin kendilerine intikali önem arzetmektedir. Bugüne kadar Hazineye ait araziler olsun, 2/B arazileri olsun kamu arazilerinin kullanıcılarına satışı yönünde çok sayıda kanuni düzenleme yapılmışken bu konuda bir düzenleme yapılmaması kabul edilemez.

Konuya ilişkin: olarak TBMM tarafından kabul edilen 18.05.2017 tarihli ve 7020 sayılı Kanunun 14'üncü maddesi ile 29.06.2001 tarihli ve 4706 sayılı Hazineye Att

Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik " Yapılması Hakkında Kanun'a eklenen Geçici 22'nci madde ile sorunun çözümü konusunda bir adım atılmış ise de anılan Kanunun satış bedeli olarak "rayiç bedel"i benimsemiş olması nedeniyle sorun çözülmemiştir. Anılan Kanun 27.05.2017 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe girmiş ve başvuru için 2 yıllık bir süre öngörmüştür. Ancak "rayiç bedel"in köylülerin ödeme gücünü aşması nedeniyle bugüne kadar bir ilerleme sağlanamamıştır. Ayrıca bu Kanun sadece köy yerleşim alanı içindeki yerleri kapsamakta, bu alan dışındaki tarım arazilerini kapsam dışı bırakmaktadır.

Daha sonra çıkarılan 28.11.2017 tarih ve 7061 sayılı Bazı Vergi Kanunları ile Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 58'inci maddesiyle Çatalca ve Silivri İlçelerinin anılan sonununu da kapsayan genel bir düzenleme yapılmış ise de bu Kanunda da "rayiç bedel" esasının benimsenmiş olması nedeniyle sorununun çözümü bugüne kadar mümkün olmamıştır.

Belirtilen nedenlerle söz konusu sorunun çözülmesi bu Teklifin: konusunu oluşturmaktadır. Arazileri halen kullanmakta olan köylülerin aileleri zamanında bu arazilere Osmanlı Devlet yönetimi tarafından yerleştirildiğinden ve aralıksız olarak 141 yıldır da bu arazileri kullanmakta olduklarından kendilerinin işgalci sayılması mümkün değildir.

Öte yandan, 19.4.2012 tarihli ve 6292 sayılı Kanunun Hazineye ait tarım arazilerinin satışını düzenleyen 12'nci maddesinde Hazineye ait tarım arazilerini 31.12.2011 tarihi itibariyla en az üç yıldır kiralayan veya kullananlara bile Tayiğ bedelin yüzde 70'i oranında bir bedelle satılacağı ve ecrimisillerin alin Yağ tahakkuk eden ecrimisillerin de terkin edileceği yönünde düzenleme yapılmıştır. Bu Kanunun 2/B arazilerinin satışını düzenleyen 6'ncı maddesinde üzerinde bina olan taşınmazlarda 400 m?ye kadar olan kısım için rayiç bedelin yüzde 50'si satış bedeli olarak kabul edilmiştir. Bu düzenlemeler karşısında Silivri ve Çatalca'nın anılan mahalleler halkını ilgilendiren 7020 sayılı Kanunun satış bedeli olarak "rayiç bedel"i esas alması ve arazileri kullanan köylülerin işgalci sayılmalarının ne kadar adaletsiz olduğu kendiliğinden ortaya çıkmaktadır.

Belirtilen (nedenle; Çatalca ilçesinin (Hallaçlı, (Gümüşpınar, Aydınlar, Karamandere, Yaylacık, Binkılıç (Yeni Fatih ve Atatürk) mahalleleri ile Silivri ilçesinin Sayalar, Danamandıra ve Çayırdere mahallelerinde taşınmazların satışında "rayiç bedel"in esas alınması son derece adaletsizdir. Bunun yerine "emlak vergi değeri"nin esas alınması hakkaniyete daha uygun olacaktır. Ayrıca anılan köyler (mahalleler) halkı bu arazilerde işgalci olmadıklarından kendilerinden ecrimisil alınması da hukuken mümkün değildir. Teklifle ecrimisil alınmaması ve son 10 yıllık dönemde tahsil edilmiş olanların da satış bedellerinden mahsup edilmesi yönünde düzenleme yapılmaktadır.

Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.

İLGİLİ KAYITLAR

Bağlam