2330 Sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi
1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 4 madde
Kaynak göster
2/770 esas numaralı kanun teklifi 12 Nisan 2020 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Mahmut Tanal (CHP); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.
Mahmut Tanal (CHP, Şanlıurfa). “2330 Sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/770, 12 Nisan 2020. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-770-2330-sayili-nakdi-tazminat-ve-aylik-baglanmasi-hakkinda-kanunda-degisiklik-yapilmasina-dai (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/7d45ca35-7d39-4734-8f9f-0188dca31826
SÜREÇ
Teklifin yolculuğu
-
TBMM Başkanlığına sunuldu1 imza
-
tarih kaydı yokEsas komisyona havalePlan ve Bütçe Komisyonu
-
tarih kaydı yokKomisyon görüşmesi (şu anki aşama)Komisyonda bekliyor
-
tarih kaydı yokGenel KurulHenüz gelmedi
-
tarih kaydı yokKabul edildiHenüz yok
-
tarih kaydı yokResmî GazeteHenüz yok
TEKLİFİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.
İLK İMZA
İlk imza sahibi
MADDELER
Neler düzenleniyor? — 4 madde
MADDE 12330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun'un 1'inci maddesi, aşağıdaki şekliyle…
2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun'un 1'inci maddesi, aşağıdaki şekliyle değiştirilmiştir.
"Bu kanunun amacı; toplum sağlığını tehdit eden salgın hastalıklarda mücadele ve tedavi sürecinde yer alanların; barışta güven ve asayişi korumak, kaçakçılığı men, takip ve tahkikle, trafik ve yol güvenliğini veya tutuklu ve hükümlülerin sevk ve nakillerini sağlamakla görevli olanların; Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Emniyet Teşkilatında bulunan patlayıcı maddelerin incelenmesi, muhafazası, nakli, imha edilmesi ve zararsız hâle getirilmesi işlemlerinde görevlendirilenlerin bu görevlerinden dolayı ya da görevleri sona ermiş olsa bile yaptıkları hizmet nedeniyle derhal veya bu yüzden maruz kaldıkları yaralanma veya hastalık sonucu ölmeleri veya engelli hâle gelmeleri halinde ödenecek nakdi tazminat ile birlikte bağlanacak aylığın ve bu yüzden yaralanmaları halinde ödenecek nakdi tazminatın esas ve yöntemlerinin düzenlenmesidir."
Gerekçe: 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun'un Dinci maddesinde yapılacak değişiklikle, koronavirüs salgını süresince hastaların tedavisinde görev aldıkları sırada ya da görevden dolayı hayatı kaybeden sağlık çalışanlarının ve salgın süresince görevlerinin başında olan tüm sağlık çalışanlarının, bahse konu Kanun kapsamına alınarak, koronavirüs nedeniyle vefat eden sağlık personelinin "Şehit", salgınla mücadele eden, zarar gören sağlıkçıların "Gazi" olarak kabul edilmesi amaçlanmıştır.
MADDE 22330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun'un 2'nci maddesinin (hı) bendinden sonra gelmek…
2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun'un 2'nci maddesinin (hı) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki bent eklenmiş ve mevcut (0) bendi, (0 bendi olarak teselsül edilmiştir.
") Toplum sağlığını tehdit eden salgın hastalık süresince görevini yerine getiren, salgınla mücadele eden tüm 657 sayılı Kanunun 36. Maddesinin (111) sayılı fikrasında belirtilen sağlık hizmetleri ile yardımcı sağlık hizmetleri sınıfında yer alanları;"
Gerekçe: 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun'un 2'nci maddesinde yapılacak değişiklikle, salgınla mücadele kapsamında görev alan sağlık çalışanlarının, söz konusu Kanun kapsamında değerlendirilmeleri amaçlanmaktadır.
MADDE 3Bu kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Bu kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Gerekçe: Yürürlük maddesidir.
MADDE 4Bu kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Bu kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Gerekçe: Yürütme maddesidir.
Genel gerekçeyi oku (5 paragraf)Genel gerekçeyi kapat
Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) pandemi, yani küresel salgın ilan ettiği yeni tip koronavirüs (COVID-19), dünyanın süper güçleri dahil, tüm ülkeleri adeta esir almış durumdadır. Ekonominin çarkları durmuş, işletmelerin kapısına kilit vurulmuş, meydan, cadde ve sokaklar boşalmış, insanlar hayatta kalabilmek için eve kapanmış vaziyettedir. Dünya genelinde koronavirüse yakalananların sayısı | milyon 200 bini, ölenlerin sayısı da 70 bini aşmıştır. Türkiye'de ise ilk koronavirüs vakasının görüldüğü 11 Mart'tan bu yana enfekte olan hasta sayısı 30 bini, salgın nedeniyle vefat edenlerin sayası da 650'yi geçmiştir. Tun dünyada her geçen gün vaka ve ölüm oranları artmaktadır.
Salgın karşısında sağlık sistemi çöken, yetersiz kalan, sağlık personeli sıkıntısı yaşayan ülkelerin ağır bedeller ödediği hepimizce müşahede edilmektedir. Bu yüzden tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de koronavirüs salgınıyla mücadelede sağlık çalışanlarının kritik role sahip olduğu yadsınamaz bir gerçektir. Ülkemizde sağlık çalışanları, gecelerini gündüzlerine katarak salgını bertaraf etmeye çalışmaktadır. Herkes salgından korunmak için zaruri haller dışında evde kalıp, izolasyona, sosyal mesafeye dikkat ederken, sağlık çalışanları ise görev bilinciyle hareket etmekte, canları pahasına hastalara müdahalede bulunmaktadır. Her türlü riski göze alarak can kurtarmak için çırpınan sağlık çalışanlarımız, salgın süresince evlerinden, ailelerinden, evlatlarından da uzakta kalmaktadır. COVID-19'a yakalanan sağlık çalışanlarının sayısının 600"den fazla olduğu Sağlık Bakanı tarafından açıklanmıştır. Hastadan kendisine bulaşan virüs nedeniyle vefat eden sağlık çalışanlarımız da i bulunmaktadır. Sağlık çalışanlarımızın kahramanca mücadele ederken enfekte olduğu ya da yaşamanı yitirdiği yönünde aldığımız her haber, milletçe hepimizi derinden üzmektedir. Hasta ile yakın temastaki sağlık personelinin tamamı büyük bir risk altındadır.
Doktorundan hemşiresine, hasta bakıcısından teknikerine, 112 Acil Servis ekibinden laborantına, tıbbi görüntüleme uzmanında ebesine kadar hastanelerde, sağlık merkezlerinde, ihtiyaç duyulan her noktada görev yapan, hastaların yardımına koşan tüm sağlık çalışanlarımızın gösterdiği üstün feragati, fedakarlığı, başarıyı ve kahramanlığı kuru bir teşekkürle, alkışla geçiştiremeyiz. Cumhurbaşkanı, koronavirüs salgınına ilişkin tedbirlerden, verilen mücadeleden bahsederken, defaatle "Düşman", "Savaş" ifadelerini kullanmıştır, salgınla mücadeleyi Kurtuluş Savaşı'na benzetmiştir. Koronavirüs salgını nedeniyle hayatlarını görev sırasında veya görevden dolayı kaybedenlerin "Şehit" olarak nitelendirilmesi ve salgınla mücadele sırasında enfekte olan, hastalanan, zarar gören sağlık çalışanlarının "Gazi" sayılmasına kimsenin itiraz etmeyeceği, bu konuda toplumsal bir uzlaşı olacağı umulmaktadır.
"Şehitlik" ve "Gazilik" kavramı, sıradan, alelade kavramlar olmayıp, Türk milleti için büyük önem, manevi değer taşımaktadır. Bu önemin, manevi değerin yanı sıra "Şehit" sayılan kişinin yakınlarına, "Gazi" sayılan kişiye maddi ve manevi bazı haklar sağlanmaktadır. Şehitlik ve Gazilik unvanı, hayatını ortaya koyarak, fedakarlık yaparak elde edilir. Kültürümüzde her iki ulvi kavrama minnet ve vefa duygusuyla yaklaşılır. 83 milyon olarak hepimizin koronavirüs salgınıyla kahramanca mücadele eden, hayatlarını ortaya koyan sağlık çalışanlarına da minnet ve vefa borcumuz vardır. "Beni Türk hekimlerine emanet edin" diyen Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün sağlık çalışanlarına vermiş olduğu yüksek değeri idrak ederek, bu kanun teklifiyle sağlık çalışanlarına olan borcumuzun ödenmesi sağlanacaktır.
Ülkemizi etkisi altına alan küresel salgın koronavirüsle mücadele ederken yaşamını yitiren sağlık çalışanlarının "Şehit" sayılması, görev sırasında, görevden dolayı enfekte olan, hastalanan, zarar gören sağlık çalışanlarının "Gazi" sayılması için söz konusu kanun teklifi hazırlanmıştır.
Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.
İLGİLİ KAYITLAR