5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi
1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 3 madde
Kaynak göster
2/784 esas numaralı kanun teklifi 11 Aralık 2019 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Mahmut Tanal (CHP); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.
Mahmut Tanal (CHP, Şanlıurfa). “5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/784, 11 Aralık 2019. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-784-5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/23c6027c-7f3c-41ba-9d0c-0188dca55e48
SÜREÇ
Teklifin yolculuğu
-
TBMM Başkanlığına sunuldu1 imza
-
tarih kaydı yokEsas komisyona havaleAdalet Komisyonu
-
tarih kaydı yokKomisyon görüşmesi (şu anki aşama)Komisyonda bekliyor
-
tarih kaydı yokGenel KurulHenüz gelmedi
-
tarih kaydı yokKabul edildiHenüz yok
-
tarih kaydı yokResmî GazeteHenüz yok
TEKLİFİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.
İLK İMZA
İlk imza sahibi
MADDELER
Neler düzenleniyor? — 3 madde
MADDE 104/12/2004 tarihli 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 254'üncü Maddesinin 2'inci fıkrası aşağıdaki…
04/12/2004 tarihli 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 254'üncü Maddesinin 2'inci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"(2) Uzlaşma gerçekleştiği takdirde, mahkeme, uzlaşma sonucunda sanığın edimini def'aten yerine getirmesi halinde, davanın düşmesine karar verir. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arzetmesi halinde; dosya hakkında durma kararı verilir. Durma süresince zamanaşımı işlemez. Dosya hakkında durma kararı verildikten sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, mahkeme tarafından, durma kararı kaldırılarak yargılamaya devam olunur."
Gerekçe: Bu madde ile taraflar arasında uzlaşmanın sağlanması ve uzlaşılan edimin edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arzetmesi halinde mahkeme tarafından durma kararı verilerek dosyadan el çekilmesi, edimin yerine getirilmemesi durumunda durma kararının kaldırılarak yargılamaya devam edilmesi gerektiği belirtilerek, kanunun eski halinde yapılan yanlışlığın giderilmesi ve usul ekonomisinin sağlanması amaçlanmaktadır.
MADDE 2Bu kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Bu kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Gerekçe: Yürürlük maddesidir.
MADDE 3Bu kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Bu kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Gerekçe: Yürütme maddesidir.
Genel gerekçeyi oku (17 paragraf)Genel gerekçeyi kapat
Ceza Muhakemesi Hukukunda, mağdurların haklarının korunması ve suç faillerinin topluma kazandırılması amacıyla gelişen uzlaşma, mağdur ve failin, özgür iradeleriyle kabul etmeleri hâlinde, tarafsız bir üçüncü kişinin yardımıyla, suçtan ortaya çıkan sorunların çözümüne aktif olarak katıldıkları bir süreçtir. Uzlaşmada taraflar, mağdurun zararının giderilmesi hususunda bir anlaşmaya varmaya çalışırlar. Mağdurun zararının giderilmesi, mağdura bir miktar tazminat ödenmesi şeklinde olabileceği gibi, mağdur veya toplum için belirli bir kamu hizmetinde bulunulması şeklinde veya hukuka uygun başka herhangi bir edim şeklinde de olabilir.
Ceza adalet sistemimizde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesiyle uzlaşmaya başvurulması olanaklı kılınmıştır. Uzlaştırmanın amacı, ceza adalet sisteminde, mağdurun yararlarının gözetilmesi, mağdurun tatmin edilmesi, suça karşı salt ceza yaptırımı uygulamak yerine zararın giderilmesi ve onarıma ağırlık verilmesidir. Ancak uzlaşma kurumunda, zararın giderilmesi ve onarım yanında ayrıca bir de moral unsur vardır. Bu nedenle uzlaşma, suçun faili bakımından cezanın "özel önleme" fonksiyonuna yardım ettiği gibi, mağdurun ve genel olarak kamunun da yararlarının korunmasını sağlar.
5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"muzda düzenlenen "Uzlaştırma" müessesesinin bir yöntemi de 254. Maddede düzenlenen "Mahkeme tarafından uzlaştırma" dır.
Bu uygulamada; kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usule göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir.
Taraflar arasında uzlaşma gerçekleştiği takdirde; mahkeme tarafından, uzlaşma sonucunda sanığın edimini defaten yerine getirmesi halinde, davanın düşmesine karar vereceği, edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arzetmesi halinde; sanık hakkında, 231 inci maddedeki şartlar aranmaksızın, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verileceği düzenlenmiştir.
Ancak bu noktada belirtmek gerekir ki; kamu davası açıldıktan sonra bir suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması durumunda sanık hakkında yargılama yapılmamakta ve dosya işlem yapılmaksızın uzlaştırma bürosuna gönderilmektedir.
Taraflar arasında uzlaşmanın sağlanması ve uzlaşılan edimin edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arzetmesi halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi hatalı bir düzenlemedir. Nitekim 5271 Sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 231. Maddesinde düzenlenen "Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması" müessesesinin uygulanabilmesi için Mahkeme tarafından bir yargılama yapılması, yargılama sonucun sanık ve olay hakkında elde edilen delil ve bulguların tüm dosya itibariyle değerlendirilmesi ve son olarak dosya hakkında bir sonuca varılması gerekmektedir. Ancak Mahkeme tarafından 231. Maddede belirtilen şartların gerçekleştiği tespit edilirse hüküm açıklanmamakta ve "Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması"na karar verilmektedir.
Ancak uzlaştırma kapsamında; uzlaştırma bürosuna gönderilen bir dosyada Mahkeme tarafından herhangi bir yargılama yapılmamakta, dosyada el çekilerek uzlaştırma bürosuna devredilmektedir.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı esasen sanığın bir suç işlediğinin sabit olduğunun göstergesidir. Yalnızca, mahkeme tarafından ilgili suça ve sanığa ilişkin hüküm açıklanmamaktadır.
Bu bağlamda, taraflar arasında uzlaşmanın sağlanması ve uzlaşılan edimin edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arzetmesi halinde Mahkeme tarafından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi hatalı bir düzenlemedir. Nitekim Mahkeme tarafından herhangi bir yargılama yapılmamış olup ortada sanık hakkında oluşmuş herhangi bir intiba dahi bulunmamaktadır. Hal böyle iken; mahkemenin sanığın suçluluğunun gösterir delil ve bulgular edinmeden ve bu delilleri değerlendirmeden, sanığın fiilinin cezayı gerektirir bir eylem olduğu kanısına ulaşılmış lakin 5271 Sayılı CMK 231. Maddesinde yer alan şartlar gerçekleştiği için "Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına" karar verilmiş gibi bir uygulama yoluna gitmesi tamamen hatalıdır.
Taraflar arasında uzlaşmanın sağlanması ve uzlaşılan edimin edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arzetmesi halinde Mahkeme tarafından "Durma" kararı verilmelidir.
Nitekim uzlaştırma bürosuna dosyanın devri ile; mahkeme dosyadan el çekmiş ve herhangi bir yargılama faaliyetine girmemiştir. Uzlaşılan edimin yerine getirilmemesi halinde dosyanın mahkeme tarafından yeniden ele alınarak "Durma" kararının kaldırılması ve yargılamaya devam olunması gerekmektedir.
5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nda yapılacak olan bu değişiklik ile gerek usul ekonomisi korunmuş olacak gerekse de kanunda yer alan hata düzeltilmiş olacaktır. Nitekim uygulamada esasen mahkemenin dosyayı uzlaştırma bürosuna devretmesine ilişkin kararından; taraflar arasında uzlaşmanın sağlanması ve uzlaşılan edimin edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arzetmesi halinde; sanığın edimine uymaması aşamasına kadar izlenen yöntem "Durma" kararıdır.
Mahkeme dosyadan el çekmekte, uzlaştırma bürosuna dosyayı tevzi etmekte, uzlaşma görüşmeler sonuna kadar dosyada herhangi bir işlem olmamakta; kararlaştırılan edimi getirilmemesi durumunda mahkeme tarafından dosya yeniden ele alınarak yargıl edilmekte ve hüküm verilmektedir.
Yukarıda detaylıca açıklandığı üzere her ne kadar 5271 Sayılı Kanun'un 254. Maddesi "Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" karar verilmesi gerektiğini belirtse de kanun tarafından yapılan düzenleme bu hatalı bir karar türüdür.
Nitekim uygulamada "Durma" kararının tüm özelliklerini gösteren bir pratik içeren yargılama aşamasının ilgili Kanun'da ""Hükmün açıklanmasının geri bırakılması" olarak belirtilmesi yanlış bir ifadedir. Ayrıca "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması" kararı verilerek buna ilişkin şartların aranması ve yerine getirilmesi usul ekonomisi açısından hakimlere ve mahkemeye ciddi yükler bindirmektedir.
Sonuç olarak 5271 Sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nda taraflar arasında uzlaşmanın sağlanması ve uzlaşılan edimin edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arzetmesi halinde Mahkeme tarafından "Durma" kararı verilmesi gerekmektedir.
Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.
İLGİLİ KAYITLAR