İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
GENEL KURUL · 46. BİRLEŞİM · PAZARTESİ

2024 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2022 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin Tümü münasebetiyle

Abdulhamit Gül

Gaziantep Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 46. Birleşim · 2. yasama yılı · 25 Aralık 2023 · 1.637 kelime · yaklaşık 8 dakikalık okuma · Günün kaydı →

Kaynak göster

Abdulhamit Gül (AK Parti), 25 Aralık 2023 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 46. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2024 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2022 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin Tümü münasebetiyle); konuşma 1.637 kelime.

Abdulhamit Gül (AK Parti, Gaziantep). “2024 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2022 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin Tümü münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 46. Birleşim tutanağı, 25 Aralık 2023. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/abdulhamit-gul-2023-12-25-2024-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-teklifi-ile-2022-yili-merkezi-y (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=121254

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

AK PARTİ GRUBU ADINA ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sözlerime öncelikle terör örgütü PKK’nın hain saldırısı sonucu şehit olan kahraman Mehmetçiklerimizi rahmetle, minnetle yâd ederek başlıyorum. Ailelerine, sevenlerine, yakınlarına başsağlığı diliyorum. Milletimizin başı sağ olsun.

Bugün 25 Aralık Gaziantep’imizin Kurtuluş Günü. Yüz iki yıl önceki millî mücadelenin kahramanları, cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, tüm şehitlerimizi rahmetle, minnetle yâd ediyoruz, gazilerimize de şükranlarımızı sunuyoruz. Atalarımızın, cetlerimizin emaneti vatanımızı kıyamete kadar bağımsız bir şekilde korumaya devam edeceğiz.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2024 merkezî yönetim bütçe görüşmeleri nedeniyle AK PARTİ Grubu adına söz almış bulunmaktayım. Türkiye Yüzyılı’nın ilk bütçesini yapıyoruz, ülkemiz için hayırlı olsun. Daha da önemlisi, sandıkta bu bütçeyi yapma yetkisini bizlere veren bu aziz milletimize, bu yetkiyi veren milletimize şükranlarımızı, minnetlerimizi sunuyoruz.

Bütçe sürecinde çok önemli görüşler, öneriler, eleştiriler yapıldı. Başta Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Cevdet Yılmaz ve emeği geçen tüm bakanlarımızla, Plan ve Bütçe Komisyonundaki Başkan ve tüm üyelerimizle çok yapıcı bir şekilde bütçeyle ilgili değerlendirmeler yapıldı.

Bütçe oluştuğundan beri bütçe hakkı milletin hakkıdır ve milletimiz bu hakkı, 22’nci defa bütçe yapma yetkisini yine AK PARTİ’ye, Cumhur İttifakı’na vermiştir. Özellikle 14-28 Mayıs seçimleriyle bu yetkiyi veren milletimizle demokrasi bayramı şeklinde bir seçimi hep beraber geçirdik. Yüzde 89 gibi büyük bir katılımla milletimiz sandığa gitti. Bugün 15 siyasi parti, 6 siyasi parti grubuyla burada millî iradenin tecellisiyle milletvekillerimiz Parlamentoda. Özellikle, yine seçim öncesini hatırlarsak neler yaşadık? “Son bütçeniz bu. Şu koltuklarda artık oturamayacaksınız. Bu sıralarda oturamayacaksınız.” diye hep arkadaşlarımız söylediler ama yine milletimiz “Bu yetkiyi ben milletin adamı Recep Tayyip Erdoğan’a, milletin partisi AK PARTİ'ye ve Cumhur İttifakı’na vereceğim.” dedi. Bu yetkiyle beraber bugün 22'nci bütçeyi yapıyoruz. İnşallah, milletimizin verdiği bu emaneti de gözümüz gibi koruyarak bu görevi en güzel şekilde yerine getirmiş olacağız. Yine seçimden önce Batı medyasında, Batı başkentlerinde manşetler vardı, sözler vardı: “Türkiye'de bir otoriter rejim.” “Recep Tayyip Erdoğan gidiyor.” “Türkiye'de artık sona doğru gidiyoruz.” “AK PARTİ iktidarı sona eriyor.” diye muhalefeti de iştahlı hâle getiren bir süreç yaşıyorduk ama unuttukları bir şey vardı; Türkiye'nin kaderine, Türkiye'nin geleceğine bazı ülkelerin başkentleri değil, Ankara karar verir, Edirne'den Kars’a kadar 85 milyon sandıkta manşet attı “Recep Tayyip Erdoğan’la yola devam.” dedi, “Cumhur İttifakı’yla yola devam.” dedi. Bugün bu bütçeyi yapabiliyorsak, bu, eli öpülesi milletimizin vermiş olduğu anasının ak sütü kadar helal oylarının bir karşılığıdır ve inşallah onlara mahcup olmadan çalışacağız. Hükûmetimiz burada, bakanlarımız burada, yine Cumhurbaşkanımızla, tüm milletvekillerimizle bu çalışmaları, bütçeyi milletimizin lehine yapmaya devam edeceğiz.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye'nin demokrasi yolculuğuna baktığımızda iki tarzda siyasetin olduğunu görürüz: Biri, millî iradeye dayanan, biri de vesayete sığınan anlayış. Çok partili demokratik hayata geçtiğimiz günden beri “Yeter, söz milletin!” diyenler ile “Hayır, söz vesayetin!” diyenler arasında çok çetin bir mücadele geçti. Geriye doğru baktığımızda birçok vesayetin izlerini burada görüyoruz; 27 Mayısta görüyoruz, 1971'de görüyoruz. 27 Mayısta “Sizi buraya tıkan güç böyle istiyor.” diye sözde yargılamaları hep beraber okuduk ve yaşayanlarımız oldu. Yine, 1971'de Meclise, Hükûmete, siyasete ayar verilen vesayet günlerini yaşadık. 12 Eylülde demokrasimizi, siyaseti, millî iradeyi ortadan kaldıran, gencecik evlatlarımızın canına kıyan bir vesayetin izlerini gördük; darbenin postalları altında “Bir sağdan, bir soldan.” diyerek gencecik yavrularımızı baharlarından kopardılar ve dışarıda birileri “İşte, bizim çocuklar başardı.” diyordu. 28 Şubatta yine hukukumuza, demokrasimize bir saldırıda bulundular; milletin oylarıyla seçilmiş, sandıktan çıkan bir iradeyi hazmedemeyen bir zihniyet var.

Değerli arkadaşlar, sandıktan Menderes çıktığı için rahatsız olanlar idam sehpasına götürdüler, Erbakan Hoca sandıktan çıktı diye Başbakanlığına tahammül edemediler çünkü burada az önce anlattığım zihniyetin bir kodu var. Nedir bu zihniyetin temel felsefesi? Vatandaş sadece vergisini versin, oğlunu askere göndersin ama bu ülkeyi biz yönetelim. Eski sistemdeki cumhurbaşkanlığı bu vesayetin önemli mekanizmasıdır. Burada, cumhurbaşkanı seçimleri çok büyük kavgalara şahit oldu demokratik tarihimiz içerisinde. Ali Fuat Başgil’in kafasına silah dayandı aday olmasın diye. Burada 367 garabeti ortaya koyuldu, milletin iradesiyle seçilen bir yerde hukuk dolanılarak yeni bir şey icat edildi; 367 ve dönemin yine ana muhalefeti Anayasa Mahkemesine götürdü, Anayasa Mahkemesi Parlamento yerine geçerek burada Anayasa’ya açıkça aykırı bir karar verdi.

Değerli arkadaşlar, tüm bu zihniyetin temel yaklaşımı: Sandıktan istediğim gibi biri çıkmazsa vesayet kurumlarıyla ben bu ülkeyi idare ederim. Vatandaşı da makbul vatandaş, makbul olmayan vatandaş diye ayıran işte bu zihniyetti. Neden? Çünkü millet sandıktan çıkarsa, milletin adamları sandıktan çıkarsa, Menderes sandıktan çıkarsa, Özal çıkarsa, Erbakan Hoca çıkarsa bu millet bir şeyden anlamıyor, vesayet kurumları devreye girsin diye bir anlayış vardı.

NEVROZ UYSAL ASLAN (Şırnak)Peki, günümüzdeki kayyumlara dair ne diyeceksiniz? Halkın iradesini tanımayan şu an iktidardaki sizlersiniz.

ABDULHAMİT GÜL (Devamla)İşte, bu vesayetçi anlayışa 2002'de milletimiz reformcu ve değişimci parti olarak AK PARTİ’yi iktidara getirerek yine hükmünü verdi, kararını verdi. Cumhurbaşkanımız ne dedi? “Türkiye'de artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.” ve o günden beri hep reformlarla milletin karşısına çıktık ama vesayetçiler asla boş durmadı.

BURCUGÜL ÇUBUK (İzmir)Evet, kayyum atayarak boş durmadılar.

ABDULHAMİT GÜL (Devamla)Darbe planları yapıldı, muhtıralar yapıldı; sandıkta deviremedikleri iktidarı sokakta devirmek için vesayet girişimlerine girdiler. Yine, AK PARTİ'ye kapatma davası açıldı, 2008'de bu ülkenin Meclisi -411 kişi- başörtüsüne özgürlük diye bir karar çıkarıyor, iradesini ortaya koyuyor ama “laikliğe aykırı” diye, “411 el kaosa kalktı.” diye Anayasa Mahkemesine yine “Ce-Ha-Pe” götürüyor.

Bakın, burada, yine değişim, değişim diyoruz; değişim sadece Genel Başkan değişimiyle olmaz. Sayın Özel’e hayırlı olsun diyorum, kongrede başarılar diliyorum ama değişim sadece Genel Başkan değişimiyle olmaz, zihniyet değişimiyle olur. 411 milletvekilinin “başörtüsüne, kılık kıyafete özgürlük” dediği bir yerde onu vesayet anlamında taşıyan bir anlayış ve onu yine iptal eden “Millet iradesi nedir ki 411 milletvekili nedir; ben iptal ediyorum.” diyen bir anlayışla, bu ülke vesayetle mücadele etti.

17-25’te yine, polise ve yargıya sızmış paralel çetenin operasyonuyla, seçilmiş Hükûmete darbe girişiminde bulundular. 15 Temmuzda FETÖ hain darbe girişiminde bulundu ve o gün “Halkın iradesinden başka hiçbir güç tanımam.” diyen Cumhurbaşkanımız milletimizle beraber bu hain saldırıya karşı çıktı; tüm duyarlı vatandaşlarımız ve siyasi partiler hep beraber karşı çıktı. Bugün esas itibarıyla, Cumhur İttifakı’nın varoluş sebepleri de yine 15 Temmuza dayanmaktadır çünkü milletimize bir saldırı varsa, millî iradeye bir saldırı varsa “Partim önemli değildir, benim makamım önemli değildir; ülkem önemlidir.” diyen bir anlayıştır, bu anlayışı sürdürüyoruz, bu anlayışı hep beraber sürdürmeye devam ediyoruz.

NEVROZ UYSAL ASLAN (Şırnak)Peki Cizre halkının iradesi irade değil midir kayyum atıyorsunuz?

ABDULHAMİT GÜL (Devamla)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 3 Kasımdan itibaren “Demokrasilerde vesayete yer yok, milletin vasiye ihtiyacı yoktur.” anlayışıyla hep çalıştık. Bizim demokrasi anlayışımızda sandıktan çıkmayan hiçbir irade bu ülkeyi yönetemez, ister Anayasa Mahkemesi…

BURCUGÜL ÇUBUK (İzmir)Kayyumları AKP atamadı, haklısınız, biz atadık(!)

ABDULHAMİT GÜL (Devamla)…ister Yargıtay ister Danıştay olsun kimse bu ülkede kendini seçilmişler yerine koyamaz. Bu ülkede Parlamento yerine kendini koyan Anayasa Mahkemesi…

NEVROZ UYSAL ASLAN (Şırnak)Sayın Gül, size hiç yakışmıyor, lütfen tutarlı olun.

ABDULHAMİT GÜL (Devamla)…Bakanlar Kurulu yerine kendisini koyan MGK ve Danıştay uygulamalarını gördük ama bunlarla hep mücadele ettik, mücadelemizi yine sürdürmeye devam edeceğiz.

Üniversitelere girişte katsayı adaletini ortadan kaldırdık.

BURCUGÜL ÇUBUK (İzmir)Bugün Boğaziçi öğrencileri okullarına alınmıyor, Boğaziçi öğrencilerinin kartları iptal edilmiş okullarına gidemiyorlar, yurtlarına gidemiyorlar; ne anlatıyorsunuz?

ABDULHAMİT GÜL (Devamla)Başörtüsüne özgürlüğü getirdik; kamuda özgürlüğü getirdik, üniversitelerde özgürlüğü getirdik ki bu en doğal hakkıydı. Bu hakkı engellenen gençlerimize, kızlarımıza bir anlamda aslında hakkın teslimiydi, onu verdik. Din eğitiminin, inanç özgürlüğünün önündeki engelleri kaldırdık.

BURCUGÜL ÇUBUK (İzmir)Alevilerin bu inanç özgürlüğünden haberi yok.

ABDULHAMİT GÜL (Devamla)Bir dönemin yasakçı uygulaması olan DGM'ye son verdik. Yine, OHAL’i kaldırdık. Vatandaşlarımız arasında inanç, kültür, din, dil, mezhep anlayışı farklılıklarından dolayı ret, inkâr, asimilasyon politikalarına son verdik çünkü insanı düşünceleriyle, inancıyla yaşatmak bizim siyasetimizin temel yaklaşımıydı. Azınlık vakıflarına yine mallarını iade ettik.

Türkiye’nin en önemli demokratik dönüşümlerinden biri Cumhurbaşkanını halkın seçmesiydi. Bu anlamda -seçilen, halkın seçtiği ilk Cumhurbaşkanı olarak- 2014 seçimlerinde yine ve sonraki seçimlerde hükûmeti milletin kurduğu bir seçim sistemi ortaya koyduk. MGK’yi sivilleştirdik.

Yine, 2010 yılında kadınlara, engellilere, çocuklara, gazilerimize pozitif ayrım getirdik. Temel hak ve özgürlüklere ilişkin uluslararası sözleşmelerin kanunlarla çelişmesi hâlinde uluslararası sözleşmelerin kabul edileceği ve değerlendirmede esas alınacağını Anayasa’da düzenledik. Kişisel verilerin korunmasını anayasal bir hak olarak belirledik. Yine, işkenceye karşı mücadelede sıfır tolerans… İfade, düşünce özgürlüğü anlamında eleştiriyi asla ama asla suç saymayan düzenlemeler ortaya koyduk. “Eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç olamaz.” diye düzenlemeleri ortaya koyduk.

NEVROZ UYSAL ASLAN (Şırnak)Her ay binlerce işkence başvuruları geliyor savcılıklara Sayın Gül.

ABDULHAMİT GÜL (Devamla)Değerli arkadaşlar, milletvekili seçilme yaşını 18’e indirdik ve gençlerimizin seçilme hakkını genişlettik. Lekelenmeme hakkını getirerek vatandaşlarımızın soyut, asılsız iddialarla lekelenmemesi için, adaletin tesisi için düzenlemeler ortaya koyduk ve bunu yasalaştırdık. Daha burada sayamayacağım birçok reform yaptık.

Bunları yaparken, peki, muhalefet ne yapıyordu değerli arkadaşlar? Daha millet yararına hiçbir projesi olmayan, sadece ve sadece “Tayyip Erdoğan gitsin.” üzerine bir projeyle milletin karşısına çıktılar. Daha milletin verdiği oyun mürekkebi kurumamış, bu bütçe görüşmelerinde: “Seçime gidelim. Hadi seçime gidelim, millet size gereken dersi verecek.” Ya, günaydın! 14 Mayısta, 28 Mayısta bu millet Recep Tayyip Erdoğan’ı yeniden Cumhurbaşkanı seçti, “Cumhur İttifakı’yla yola devam.” dedi.

Değerli arkadaşlar, bir de otoriter, tek adam eleştirileri bütçe döneminde de hep, sürekli vurgulandı. Bir nakarat “Otoriter… Otoriter…” Değerli arkadaşlar, dünyanın hangi otoriter ülkesinde ikinci tur seçim olur?

HASAN UFUK ÇAKIR (Mersin)Sizi Adalet Bakanlığından niye aldı bu adam, onu bir söyle bakalım!

ABDULHAMİT GÜL (Devamla)Otoriter olan yerde böyle bir değerlendirme olmaz. Tek adam… Değerli arkadaşlar, Recep Tayyip Erdoğan tek adam değildir, ona destek vermiş, oylarıyla destek vermiş, 28 milyondur, 85 milyondur. Bakın, bugün, oy verenler zaten memnun; vermeyen, muhalefetteki vatandaşlarımız da “İyi ki Tayyip Erdoğan kazandı. İyi ki Cumhur İttifakı kazandı.” diye memnuniyetini söylüyor. Çünkü herkes görüyor.

NEVROZ UYSAL ASLAN (Şırnak)Biz sayıları değil yetkileri kastediyoruz Sayın Gül sayıları değil verdiğiniz yetkileri.

ABDULHAMİT GÜL (Devamla)Değerli arkadaşlar, Heraklitos’un bir sözü var: “Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir.” Herhâlde, bugünlerde yaşasaydı… Değişmeyen tek şey, bir de CHP'deki anlayıştır, yaklaşımdır. Elbette kongreler yapılıyor ama gerçekten, burada, milletin iradesiyle seçilmiş bir Cumhurbaşkanı geldiğinde, eğer biz kaybetseydik, emin olun, millete saygımızdan dolayı hepimiz ayağa kalkardık. Neden? Çünkü “Milletin oylarıyla seçildi, helal olsun; bu iradeye saygı duyuyoruz.” derdik.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

37 konuşma daha · 25 Aralık 2023

Günün kaydı →
37 konuşmanın tamamı →