Bingöl ilinin sorunları hk
İstanbul Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 22. Birleşim · 2. yasama yılı · 2 Aralık 2003 · 513 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Abdülkadir Aksu (AK Parti), 2 Aralık 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 22. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BİNGÖL İLİNİN SORUNLARI HK); konuşma 513 kelime.
Abdülkadir Aksu (AK Parti, İstanbul). “Bingöl ilinin sorunları hk”. TBMM Genel Kurulu, 22. Birleşim tutanağı, 2 Aralık 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/abdulkadir-aksu-22-2003-12-02-bingol-ilinin-sorunlari-hk (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
İÇİŞLERİ BAKANI ABDÜLKADİR AKSU (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Bingöl Milletvekili Sayın Feyzi Berdibek'in, Bingöl İlinin sorunları konulu gündemdışı konuşmaları üzerine söz almış bulunuyorum; sözlerime başlamadan önce, hepinizi en derin saygılarımla selamlıyorum.
Bildiğimiz gibi, ülkemiz, ramazan ayı içerisinde, müessif, iki büyük terör hadisesiyle karşı karşıya kaldı. Bu hadiselerde 54 vatandaşımız hayatını kaybetti, 600'den fazla vatandaşımız yaralandı. Öncelikle, yakınlarını kaybeden vatandaşlarımıza bir kez daha başsağlığı diliyorum; halen hastanelerde olan yaralılarımıza da acil şifalar temenni ediyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Türkiye, intihar eylemcilerinin kullanıldığı bu tarz bir eyleme ilk kez tanık oldu. Teröristlerce, benzer eylemler, daha önce, dünyanın çeşitli yerlerinde sahnelendi ve sayıları binleri aşan masum insanlar hayatlarını kaybetti. Maalesef, uluslararası toplum teröre karşı ortak mücadele zemini oluşturmakta gecikince, terörle beslenen kanlı örgütler için bir fırsat doğmuş oldu.
Şimdi tablo daha net görülmektedir ki, terör örgütleri için, ülkelerin ekonomik durumunun, halklarının siyasal ve dinî tercihlerinin hiçbir önemi yoktur. Onlar, tüm insanlığın ortaklaşa oluşturduğu bazı temel değerlere karşı olduklarını, işte, bu çeşit eylemlerle ifade etmektedirler. Öyleyse, gerek uluslararası toplumun ve gerekse ülkelerin millî kamuoylarının, terörizm konusunda, çok açık şekilde tavır geliştirmeleri gerekmektedir. Bu çerçevede, toplumların, bir yandan bütün terör eylemlerinin ortak karakteristiğini gözönünde tutup, öte yandan, veri eylemi ve terör grubunu iyi etüt etmeleri gerektiğini düşünmekteyim.
Şimdi, varsayalım ki, teröristler, din eksenini, bölge eksenini veya asabiyet eksenini kullanarak eylem yapıyorlar. Şayet, toplumsal dinamikler, eylemleri yorumlarken örgütün hedeflerini gözardı edecek olurlarsa, belki de, istemeyerek, topluma değil, terör örgütünün amaçlarına bile hizmet edebilirler. Şayet, böyle bir tehlike var ise, ortaya konulması gereken bir tavır olmalıdır. Kanaatimce, bu tavrın en temel göstergesi, terör örgütlerinin hedefledikleri birlik ve beraberlik şuurunu bertaraf edecek nitelemelerden kaçınmak olmalıdır.
Değerli arkadaşlarım, şimdi, geriye dönüp bir baktığımızda, yazılı ve görsel medya ile diğer toplumsal kesimlerde, terör eylemlerine ilişkin yorumların gittikçe daha bilinçli bir hal aldığına tanık oluyoruz. Aziz milletimiz, bir yandan terörü ortak bir dille lanetlerken, diğer yandan da, millî birliği sağlayıcı tepkiler ortaya koymuştur.
Bu çerçevede, Sayın Berdibek'in Bingöl'le ilgili hassasiyetlerine yürekten katıldığımı belirtmekle birlikte, milletimizin ortak aklının, küçük bir grubun dillendirmeye çalıştığı negatif propagandayı boşa çıkardığını ifade etmeyi de bir vazife sayıyorum. Kaldı ki, olaylarla ilgili olarak yürütülen çalışmalarda, soruşturmalarda, Türkiye'nin 7 bölgesinden 38 ayrı ilimiz nüfusuna kayıtlı kişiler sorgulanmıştır. Yani, terörü bir bölge, bir il insanına yakıştırmak, fevkalade yanlış bir niteleme olur, millî birliğimizi hedefleyen terör gruplarının oyununa gelmek olur.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; toplum olarak, değerlendirmelerimizi sağduyuyla yapmak zorundayız, objektif olmak zorundayız; bir olay için şöyle bir başkası için böyle davranma lüksüne sahip değiliz.
Suç ve suçlulukta evrensel bir kaide var. Biz buna "suçların şahsîliği prensibi" diyoruz. Şayet, herhangi bir biçimde yardım ve yataklık yok ise, bir suçtan dolayı, ancak o olayın sanıkları üzerinde, yani, bireyler üzerinde çalışma yapabiliriz.
Bombalama olaylarından bazılarında Bingöl İli nüfusuna kayıtlı olanların kullanıldığı doğrudur; ama, unutmamak lazımdır ki, en derin acılar da bu ilde söz konusu olmuştur. Bingöllü vatandaşlarımız acıyı daha bir derinden hissetmiş, katillerin hemşerisi olmanın teessürünü yaşamışlardır. Dolayısıyla, Sayın Berdibek başta olmak üzere, bütün Bingöllü hemşerilerimiz, vatandaşlarımız müsterih olsunlar. Bu aziz milletin evlatları, doğruyu yanlıştan, haklıyı haksızdan ayırt edebilen bir kültürün mirasçılarıdır.
Sözlerime son verirken, hepinize, tekrar, en derin saygılarımı sunuyorum. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
23 konuşma daha · 2 Aralık 2003