İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 27. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

3030 sayılı büyükşehir belediyelerinin yönetimi hk.khk'nin değiştirilerek kabulü hak.kan.tekl.( s.sayısı :303 )

Abdülkadir Aksu

İstanbul Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 27. Birleşim · 2. yasama yılı · 11 Aralık 2003 · 1.512 kelime · yaklaşık 8 dakikalık okuma

Kaynak göster

Abdülkadir Aksu (AK Parti), 11 Aralık 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 27. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 3030 SAYILI BÜYÜKŞEHİR BELEDİYELERİNİN YÖNETİMİ HK.KHK'NİN DEĞİŞTİRİLEREK KABULÜ HAK.KAN.TEKL.( S.SAYISI :303 )); konuşma 1.512 kelime.

Abdülkadir Aksu (AK Parti, İstanbul). “3030 sayılı büyükşehir belediyelerinin yönetimi hk.khk'nin değiştirilerek kabulü hak.kan.tekl.( s.sayısı :303 )”. TBMM Genel Kurulu, 27. Birleşim tutanağı, 11 Aralık 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/abdulkadir-aksu-22-2003-12-11-3030-sayili-buyuksehir-belediyelerinin-yonetimi-hk-khk-nin-degistirile-2 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

İÇİŞLERİ BAKANI ABDÜLKADİR AKSU (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 3030 sayılı Büyükşehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi ve Bazı Geçici Maddelerin İlavesine Ait Kanun Teklifi hakkında düşüncelerimi ifade etmek üzere huzurlarınızdayım; bu vesileyle, Yüce Meclisin siz değerli üyelerini en derin saygılarımla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, bizim hedefimiz, çevreyle uyumlu, çağdaş bir alan planlamasıyla desteklenmiş, yaşanılır kentler oluşturmaktır. Hedefimizin herhangi başka mülahazaya konu edilmemesi için, bu yasa teklifiyle hedeflenen amacımızı bir kez de İçişleri Bakanı olarak ben izah etmek istedim.

Biliyorsunuz, biraz önce burada konuşulurken de ifade edildi, Hükümetimizin elinde, kamu yönetimi reformu çerçevesinde hazırlanmış, kamu yönetiminin yeniden yapılandırılmasıyla ilgili temel kanun ve yine, bunun yanında, Büyükşehir Belediye Kanununu, İl Belediye Kanununu, Özel İdare Kanununu da ihtiva eden tasarılar hazır ve Türkiye Büyük Millet Meclisine, yani, sizlerin tasvibine sunulmak üzeredir. Bunlar kabul edildiği takdirde, Türk kamu yönetiminde ve yerel yönetimlerde temelden değişiklikleri, hep birlikte, inşallah, yapacağız. Öyle umut ediyorum ki, önümüzdeki günlerde sevk edecek ve bunu da, biz, 22 nci Dönem Parlamentosu olarak gerçekleştirmiş olacağız. Öyleyse, müsaade ederseniz, işin esasına girmeden önce, niçin bu konunun tasarıyla değil de, bir teklifle önünüze geldiğini izah edip, bilahara da, teklifinin içeriğine ilişkin görüşlerimi ifade etmeye çalışacağım.

MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin)Niye 12'ye 5 kala geldiğini söyler misiniz?!

İÇİŞLERİ BAKANI ABDÜLKADİR AKSU (Devamla)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; niyetim, bu konunun, hem siz saygıdeğer milletvekillerimiz tarafından hiçbir tereddüte mahal vermeyecek bir biçimde anlaşılması ve hem de televizyonları başında bizleri izleyen aziz milletimizin doğruyu bilme hakkı çerçevesinde bir kez de tarafımdan anlatılmasıdır.

Hepinizin malumu, 3030 sayılı Yasa, ülkemizde kent görünümlerini, kendisinden daha evvelki uygulamalarla karşılaştırıldığında, ciddî ölçüde değiştirmeye muvaffak olmuş önemli bir yasadır. Bu yasa, 1984 yılında Yüce Meclisin tasvibine sunulurken, bazı gerekçeler üzerine yaslanıyordu. Hafızalarımızı tazelersek, özetle, bu gerekçelerden birkaçını da sizlerle paylaşmak istiyorum.

Bu gerekçelerden biri, belirli büyüklükteki kentlerin sorunlarını 1580 sayılı Belediye Kanunu mantığı içerisinde çözemediğimizden ileri geliyordu.

İkinci bir konu, belediye yönetimleri için yeni bir ölçek geliştirmek gerekmekteydi.

İZZET ÇETİN (Kocaeli)Pergel mi o?!.

İÇİŞLERİ BAKANI ABDÜLKADİR AKSU (Devamla)Üçüncü bir konu, çağdaş kent oluşturmak için yeni gelir kaynaklarının bulunması lazımdı ve bir önemli konu da, görev ve yetkilerin yeni bir hiyerarşik model üzerine oturtulması gereğiydi ve nihayet ve özellikle de imar yetkisinin bölge ölçeğinde kullanılmasında metropol kent planlamasının önemi büyüktü.

İşte, bu gerekçelerden, bugün, hiçbirimizin, zannediyorum ki, hiçbirine itiraz edecek hali yok. Yukarıda da arz ettiğim gibi, 3030 sayılı Yasa, önemli bir yasa ve son yirmi yılda önemli bir misyonu yerine getirdi; ama, hemen ifade edeyim ki, o tarihte kanun koyucunun göremediği, kentlerimizi açıkça tehdit eden ve hatta, tahrip eden, çarpık kentleşmeye yol açan bazı önemli durumlar var. Nedir bu durum; bunlar, büyükşehir belediyesi mücavir alanı içinde imar planı yapma ve onama yetkisini haiz başka müstakil idarelerin de var oluşudur. Bu idarelerin başında belde belediyeleri geliyor; ama, sadece belde belediyeleri değil, bunun yanında il özel idareleri, köyler dolayısıyla Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü.

Değerli arkadaşlarım, şimdi, bakın, dürüstçe itiraf edelim. Bu denli açık görev dublikasyonlarının olduğu bir yönetim yapısında, çağdaş kent ve çağdaş çevre kurulabilir mi; elbette ki hayır.

AHMET ERSİN (İzmir)O yasayı kim hazırladı Sayın Bakan?!

İÇİŞLERİ BAKANI ABDÜLKADİR AKSU (Devamla)Değerli Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; ülkemiz, gelişen bir ülke, çözüm bekleyen pek çok sorunları var ve kum saati hızla çalışıyor, kaybedecek bir saniyemiz bile yok.

Biz bunları tartışırken, çeşitli nedenlerle kentler ve kent çevrelerinde göç, hızla devam ediyor. Ülkemizde şehirlerde bulunan nüfusun oranı, son on yılda önemli artış göstererek, 1990 yılında yüzde 59 iken, 2000 yılında yüzde 64,9'a yükselmiştir. Bunların yanında, çok temel bir istatistikî veri de, illerin kent nüfus oranları arasında önemli farklılıklar olmasıdır. 81 ilimizin 55'inde, nüfusun çoğunluğu artık kentlerde yaşıyor. Metropol kentlerde kent nüfus oranı da çok ciddî biçimde değişme durumundadır.

Örneğin, İstanbul İlinin yüzde 91'i -nüfusun yüzde 91'i- Ankara İlinin yüzde 88'i, İzmir İlinin yüzde 81'i kentlerde yaşıyor. Zaman içerisinde, bu oranlar, hep kentlere doğru yükselerek devam edecek. Öyleyse, hiçbir siyasî mülahazaya kapılmadan, kentlere akıp gelen nüfusun insanca yaşayabileceği konut ve çevre için yasal altyapıyı süratle hazırlamamız lazım. Bu düzenlemeyi, bir yasa teklifi olarak getirmemizdeki en önemli neden, bu sorunun beklemeye hiç tahammülü olmamasından kaynaklanmaktadır; yani, hemen, hiç zaman kaybetmeden bu hukukî boşluğu doldurmamız lazım. Bunu, sanıyorum, iktidar ve muhalefet olarak kabul ediyoruz. Sorun, buradaki tartışma, işin zamanlamasından kaynaklanıyor.

Bakın, değerli arkadaşlarım, çözüm için elimizde üç seçenek vardı; birinci seçenek, yasayı şimdi veya 28 Mart sonrası çıkarıp, mahallî idareler seçiminden sonra uygulamak. Yani, şimdi çıkarır ya 28 Marttan sonra çıkarır; ama, mahallî idareler seçiminden sonra uygulayabilirdik. İkinci seçenek, yasayı uygulamayı, bir sonraki mahallî idareler seçimine bırakmak; yani, beş yıl daha geri bırakmak. Üçüncü seçenek -ki, şimdi bizim yaptığımız- yasayı şimdi çıkarıp, 28 Mart tarihinde yapılacak mahallî idareler seçimine yetiştirmek.

Şimdi, öyle zannediyorum ki, bu teşhisimize itiraz eden olmayacak. Üç seçeneğimiz var; öyleyse, açık yüreklilikle, hangi alternatifin doğru olduğuna bir bakmamız lazım. Şimdi, hissiyatımızı bir kenara bırakarak bu seçenekleri yorumlayalım.

Değerli arkadaşlarım, birinci seçenekte, yasayı şimdi veya 28 Şubattan sonra çıkarıp, ondan sonra uygulamak.

TUNCAY ERCENK (Antalya)Ya... Ya... 28 Şubat(!) 28 Şubat değil.

İÇİŞLERİ BAKANI ABDÜLKADİR AKSU (Devamla)28 Mart.

Ne olacak bu biliyor musunuz? Şimdi, seçimi yapıp bitireceğiz ve ondan sonra da bu kanunu çıkarıp uygulayacağız; ama, o insanlarımızın birçoğu, o kendi ilçesinin veya beldesinin belediye başkanına oy vermiş, öyle oy verdiği insanı biz alıp büyükşehre getireceğiz veya belediye meclisi üyelerine -o belediye meclisi için- oy vermiş, bu insanları biz alıp büyükşehir belediyesine getireceğiz; yani, bunların tercihlerini biz yanlış yönlendireceğiz. Aday olacak arkadaşlar bakımından, aday olduğu belediyenin büyükşehre dahil olduğunu bilerek aday olma durumu vardır. Ee, aday olup seçildikten sonra yasa çıkarıyoruz... Gel, biz seni büyükşehir belediyesine aldık demek var. Ayrıca, muhtarlıklar mahalle oluyor. Köy muhtarlığı seçimi yapacağız; kısa bir müddet sonra diyeceğiz ki: "Pardon, sen mahalle oldun, mahalle muhtarlığı seçimini yeniden yapmamız lazım." O bakımdan, bu alternatifi uygun görmüyorum.

İkinci alternatif, yasanın uygulamasını bir seçim sonraya, yani beş yıl sonraya bırakmak. Bunu biraz evvel de izah ettim; gerçekten, acelemiz var, kentler elden çıkıyor. Bilhassa büyükşehirlerin durumu hepimizce biliniyor. Onun için, kaybedecek zamanımız yok.

Şimdi, durum geliyor, bizim de bugün yapmış olduğumuz gibi, hemen, teklif olarak getirip yasayı çıkarmak ve bu önümüzdeki seçimlere uygulamak noktasına.

YILMAZ KAYA (İzmir)Sayın Bakan, bu yasa iptal edilir, boşuna yorulmayın!

İÇİŞLERİ BAKANI ABDÜLKADİR AKSU (Devamla)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; izin verirseniz, şimdi de, yasa teklifinin neler getirdiğine işaret etmek istiyorum.

Teklifin 1 inci maddesiyle, daha önce var olan "büyükşehir", "ilçe" ve "alt kademe belediyesi" isimlendirilmesi yerine, "o ilin adıyla bir büyükşehir belediyesi kurulur" diyoruz, "ilçe" ve "alt kademe" yerine "ilk kademe" diyoruz. Bu, teknik bir değişiklik.

Aynı maddede, İzmit İlinde de -İstanbul'da olduğu gibi- mülkî sınır ile belediye sınırı aynı olduğu için, merkezde mevcut iki belediye birleşip, tek merkez ilçe belediyesi olup "İzmit" adını kullanma imkânı getiriliyor. Bu da önemli bir konu; çünkü, birçok yerde, o kendi beldelerinin eski yıllardan beri, tarihin derinliklerinden gelen ismini kullanmak isterler. Bu da tabiî hakları. Böyle bir durum getiriyoruz.

SALİH GÜN (Kocaeli)İsmi değiştirilir, belediye kalır. Fatih Belediyesi, İstanbul Büyükşehir Belediyesine 300 metre uzakta.

İÇİŞLERİ BAKANI ABDÜLKADİR AKSU (Devamla)Ama, böyle uygun görüldü. Siz de komisyonda vardınız, bunu tartıştık.

SALİH GÜN (Kocaeli)Yanlış... Halk uygun görmeli.

İÇİŞLERİ BAKANI ABDÜLKADİR AKSU (Devamla)Bu yasa teklifinin 2 nci maddesinde ise, nüfusu 5 000 000'un üzerindeki kentler ile valilik binası esas alınmak suretiyle 50 kilometre yarı çapından daha küçük illerde; yani, ilçelerin uzaklığı 50 kilometreden daha yakınsa -ki, buna Kocaeli uyuyor- buralarda, kentin, belediye hudutları ile mülkî hudutları aynı oluyor ki, bunlar metropol şehirler. Aslında, hem İstanbul hem Kocaeli, bunu çoktan hak etmiş illerimizdir.

DURSUN AKDEMİR (Iğdır)Sayın Bakan, Kocaeli istemiyor.

İÇİŞLERİ BAKANI ABDÜLKADİR AKSU (Devamla)Değerli arkadaşlarım, yukarıda istatistikî bilgi arz ettiğim İstanbul İline gelince, İstanbul İlimizde yaşayan nüfusun yüzde 91'i, İstanbul kent merkezinde yaşıyor. Zaten, nüfus, bize, yeni bir büyükşehir sınırını da bastırıyor; yani, İstanbul zorluyor bunu, Kocaeli de zorluyor bunu. Dolayısıyla, bu konuya da çözüm, bu maddeyle getiriliyor.

Aynı maddede yer alan ikinci bir grup, 2 000 000 ile 5 000 000 arası nüfusu olan kentler için de, mücavir alan sınırı, 50 kilometre yarıçapa tekabül eden alanı kapsıyor. Mücavir alan, nüfusu 1 000 000 ile 2 000 000 arasında olan yerler için, 30 kilometre yarıçaplık bir alanı; 1 000 000'dan daha düşük nüfuslu büyükşehir belediyeleri için de, 25 kilometre yarıçaplık bir alanı kapsıyor.

Değerli arkadaşlarım, bunlar, genel kriterler. Şimdi, biz, bakanlık olarak, bu genel kriterlere uygun yerleşim yerlerini, köy, belde, ilçe bazında da tespit çalışmalarımızı yapıp tamamladık. Amacımız, yukarıda da söylediğim gibi, bu alanlar içerisinde kalan ilçe belediyelerini, belde belediyelerini, Büyükşehir Belediye Kanununun uygulanması alanına almak; bu alanda kalan köyleri mahalle haline dönüştürmek suretiyle, kent planını, büyükşehir belediye meclisi onayıyla yürürlüğe girecek hale getirmek; böylece de, büyük kentler etrafında rant amaçlı kaçak yapılaşmayla mücadele etmek, güzel, daha yaşanılır, çağdaş kentler geliştirmek.

Değerli arkadaşlarım, daha fazla zamanınızı almak istemiyorum. Bu değişim çok gerekliydi. Hatta, AK Partili veya başka partili bütün büyükşehir belediye başkanlarının ortak ifade ettiği gibi, gecikmiş bir zorunluluktu.

Konuşmamın sonunda, ben, bu teklifin hazırlanmasında ve komisyonda görüşülmesi sırasında katkıları olan ve şu anda Meclisimize katkısı ve emeği olacak, siz, bütün değerli milletvekili arkadaşlarıma teşekkür ediyorum, saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

31 konuşma daha · 11 Aralık 2003

31 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook