3030 sayılı büyükşehir belediyelerinin yönetimi hk.khk'nin değiştirilerek kabulü hak.kan.tekl.( s.sayısı :303 )
Ankara Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 27. Birleşim · 2. yasama yılı · 11 Aralık 2003 · 824 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Oya Araslı (CHP), 11 Aralık 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 27. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 3030 SAYILI BÜYÜKŞEHİR BELEDİYELERİNİN YÖNETİMİ HK.KHK'NİN DEĞİŞTİRİLEREK KABULÜ HAK.KAN.TEKL.( S.SAYISI :303 )); konuşma 824 kelime.
Oya Araslı (CHP, Ankara). “3030 sayılı büyükşehir belediyelerinin yönetimi hk.khk'nin değiştirilerek kabulü hak.kan.tekl.( s.sayısı :303 )”. TBMM Genel Kurulu, 27. Birleşim tutanağı, 11 Aralık 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/oya-arasli-22-2003-12-11-3030-sayili-buyuksehir-belediyelerinin-yonetimi-hk-khk-nin-degistirile (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA OYA ARASLI (Ankara)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sizleri saygıyla selamlıyorum.
Adalet ve Kalkınma Partisi Grubunun sahiplendiği ve desteklediği bu kanun teklifiyle, aslında, belediye sınırları değiştirilerek, yerel seçimlerle ilgili bir seçim çevreleri değişikliği yapılmaktadır. Bu nedenle, bu kanun teklifi, bir anlamda, bir seçim kanunu niteliğini de taşımaktadır. Böyle bir değişiklik için, böyle bir düzenleme için seçilen zamanın ise çok yanlış olduğunu söylemek istiyorum. Çünkü, seçimle ilgili işlemler başlamıştır. Hatta, aday adayları kendilerine ait olduğunu düşündükleri seçim çevrelerinde kendilerini tanıtmak üzere birtakım çalışmalara girişmişlerdir, hazırlık bağlamında.
Şu anda, seçimin kurallarında, hangi alanda olursa olsun -bu, seçim çevrelerinin büyüklüğüyle ilgili olur, seçim çevrelerinin sınırlarıyla ilgili olur- seçimle ilgili kurallarda herhangi bir değişiklik yapılması, biraz önce Sayın Gazalcı'nın da belirttiği gibi, oyun başladıktan sonra oyunun kurallarında değişiklik yapmakla eşanlamlı bir olaydır ve böyle bir değişiklik, demokrasiyle de uyumlu olmaz; çünkü, demokraside, seçim kuralları, vatandaşın oy verme kalıplarını etkiler. Vatandaş oyunu verdiği zaman, hangi sonucun doğacağını önceden tasarlamak ve bu tasarısına göre oyunu kullanmak ister; ama, siz, seçim kanunlarını ikide birde değiştirirseniz, seçim çevreleri gibi, seçimin en önemli unsurunda değişmeye yol açacak yeni düzenlemeler getirirseniz, seçim, seçmen için belirliliğini kaybeder ve oyunu kullanırken onun birtakım tereddütlere düşmesine yol açar. Demokrasinin, anlamına uygun bir işlerlik kazanabilmesi için bu tür durumlardan şiddetle kaçınmak gerekir; ama, görüyorum ki, bu kanun teklifi yapılırken ve bu kanun teklifi desteklenirken bu husus tamamen gözardı edilmektedir.
Türkiye bu olaya hiç de yabancı değildir. Seçime 5 kala çıkan kanunlarla, değiştirilen seçim yasalarıyla ve masa başı mühendisliğiyle azalan oylarını çoğaltmayı uman iktidarlar olmuştur. Özellikle, 1985-1995 yılları arasında yapılan seçim kanunu değişiklikleri hep bu amaca yönelmiştir; ama, ne yazık ki, yapılan düzenlemeler hep geri tepmiştir ve süratle azalan oylarını sık sık seçim kanunlarını değiştirerek örtmeye çalışanlar, sonunda seçim sandığında boğulmak olayıyla yüz yüze gelmekten kaçınamamışlardır; bu nedenle, vazgeçelim. Geçmişimizde, deneyimlerimizde masa başı mühendisliğiyle oy azalışını örtmeye çare bulunamadığını gösteren pek çok olay var; bu işe kalkışmayalım.
Bu yasayı destekleyenler bununla yararlı bir iş yapmadıklarını hatırlasınlar, anlasınlar, değerlendirmelerini ona göre yapsınlar. Bu, ne ülkeye yarar verecektir ne de uzun vadede kendilerine yarar verecektir; aksine, zararlı çıkmalarına yol açacaktır.
Böyle "çoğunluğum var" diye her akla geleni yapmak, Anayasayı, kanunları, demokrasinin kurallarını gözardı etmek, belki o çoğunluğa, yasama organındaki bir çoğunluğa cesaret verebilir, belli bir süre için bunları gerçekleştirmesine imkân tanıyabilir; ama, bu tür, Anayasaya, demokrasiye, hukukun genel ilkelerine aykırı kanunlar, netice itibariyle bunları çıkaranları hüsrana uğratır, görevden ayrılmalarına yol açar. Ne yazık ki, yaptıkları zararı gidermek ülkelerde çok uzun zaman alır. Bu tür zararları ülkemize vermekten kaçınmamız gerektiğini bu yasayı oylarken bir daha hatırlatmaya, hatırlamanın gerekliliğine dikkatleri çekmek istiyorum.
Bu yasa, zamanlaması bakımından, bir başka husus açısından da sakıncalıdır. Burada, bu yasanın kamu yönetimine ilişkin birtakım sorunları çözümlemek için çıkarıldığına ilişkin açıklamalar yapıldığını görüyoruz yasa teklifinin gerekçesinde; ama, hepimiz biliyoruz ki, bir kamu reformu hazırlığı vardır. Bir taslak hazırlanmıştır ve tartışmaya açılmıştır. Kamu reformu taslağı tartışılırken, kamu reformu bağlamında düşünülmesi gereken bir hususu, o taslağın, o girişimin kapsamından çıkarıp, müstakil bir durumda, ayrı bir yasa konusu halinde burada incelemek ne kadar yararlı olur, takdirlerinize bırakmak istiyorum. Yarın öbür gün, bu teklifin tartışılması sırasında, burada benimsenen çözümden çok farklı bir çözümün en yararlı çözüm olduğu konusunda görüşler birleştiğinde ne yapacağız? Seçim yapılmış olacak, bu yasa çıktığı takdirde, buna göre. Ortaya çıkan durumu nasıl gidereceğiz? Bir yasa değişikliğiyle gidereceğiz diyemeyiz; çünkü, ortaya çıkan sorun, basit bir yasa değişikliğiyle giderilemeyecek kadar büyük bir sorun olacaktır; çünkü, şu çıkarılacak olan yasaya göre -eğer çıkacak olursa- yerel seçimler tamamlanmış, bitmiş olacaktır ve uygun görmediğimiz birtakım yerel yönetim bölünüşlerini de biz bu seçimle pekiştirmiş olacağız. Bunun ne kadar vahim bir tablo yaratacağını, öyle zannediyorum ki, biraz düşünebilen herkes, şu çatının altında bulunan her milletvekili ve her vatandaş idrak edebilecek durumdadır. O zaman, niçin bunlarla uğraşıyoruz? Niçin, böyle bir yasa teklifine şu sırada gündemimizde yer verdik? Acaba, bu seçim telaşının iktidarı getirdiği bir nokta mıdır? Masa başı hesaplarıyla, sandıktan, olmayan bir çoğunluğu çıkarmaya yönelik bir girişim midir? Haklı olarak bunları düşünmek mecburiyetindeyiz. Ben, bu düşünceleri, bu yasa teklifini ilk okuduğum zaman aklıma getirdim; ama, şu anda, kuşkularım pekişti; çünkü, çıkarılacak olan bu yasanın yürürlük tarihini daha ileriye ertelemeye yönelik öneriler yapıldı burada; onları kabul etmedi Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu. O zaman, bu yasanın, hemen, bu seçimde yürürlüğe girmesinden bekledikleri, seçimle ilgili bir husus var. O husus da nedir; bu yasa zoruyla sandıklardan çıkarmayı bekledikleri çoğunluk; çoğunluk olmasa bile, oylarda meydana gelecek birkısım artış birtakım seçim bölgeleri için; buna hakkımız var mı?! Demokrasiyi bu şekilde masa başı hesaplarla yönlendirmeye hangimizin hakkı var; elimizi vicdanımıza koyarak bunu düşünelim ve burada kullanacağımız oyları, bu tür emellere alet etmeyelim diyorum.
Biz, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak, böyle bir yasaya olur vermeyeceğiz. Yürürlük maddesi üzerinde dururken, oylarımızı kullanırken, nasıl bir yasanın yürürlüğe konmasına icazet verdiğimizi, yol açtığımızı, bu açıklamalar çerçevesinde bir kere daha düşününüz, ona göre oy veriniz ve tıpkı Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun yaptığı gibi, olumsuz oy vermeyi yeğleyiniz diyorum, daha doğrusu, bunu ummak istiyorum, bunu bekliyorum; bu bekleyişimi dile getirirken, size saygılarımı sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
31 konuşma daha · 11 Aralık 2003