İstanbul-kasımpaşa'da yaşanan hırsızlık ve gasp olaylarıyla ilgili
İstanbul Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 44. Birleşim · 2. yasama yılı · 20 Ocak 2004 · 1.155 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma
Kaynak göster
Abdülkadir Aksu (AK Parti), 20 Ocak 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 44. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İSTANBUL-KASIMPAŞA'DA YAŞANAN HIRSIZLIK VE GASP OLAYLARIYLA İLGİLİ); konuşma 1.155 kelime.
Abdülkadir Aksu (AK Parti, İstanbul). “İstanbul-kasımpaşa'da yaşanan hırsızlık ve gasp olaylarıyla ilgili”. TBMM Genel Kurulu, 44. Birleşim tutanağı, 20 Ocak 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/abdulkadir-aksu-22-2004-01-20-istanbul-kasimpasa-da-yasanan-hirsizlik-ve-gasp-olaylariyla-ilgili (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
İÇİŞLERİ BAKANI ABDÜLKADİR AKSU (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; İstanbul Milletvekili Sayın Mehmet Sevigen'in, Kasımpaşa'da yaşanan hırsızlık ve gasp olaylarıyla ilgili gündemdışı konuşması üzerine söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, hepinizi en derin saygılarımla selamlıyorum.
Aslında, bugün, Sayın Sevigen'in, gündeme getirdiği konu, polis karakolunun kapatılıp polis merkezine dönüştürülmesi konusu, esas itibariyle, emniyet teşkilatımızda yürütmekte olduğumuz reorganizasyon çalışmalarının sonucudur. Polis karakollarının polis merkezlerine dönüştürülmesi biçiminde özetleyebileceğimiz bu projenin amacı, daha etkili, ucuz ve kaliteli güvenlik hizmeti sunmaktır. Şu ana kadar 1 173 karakolun 888'i polis merkezine dönüştürülmüş, İstanbul'da halen karakol olarak hizmet görmeye devam eden birim -karakol- sayısı 285.
Değerli arkadaşlar, malumunuz olduğu üzere, polis karakolunda olmazsa olmaz diyeceğimiz bazı görevler, hizmetler vardır. Bunların, muhakkak, her polis karakolunda olması gerekir. Sabit görevler; nedir bunlar; çevre emniyet nöbetçisi, adlî işlere bakan memur, idarî işlere bakan memur, ana telsiz görevlisi, nezarethane görevlisi gibi.Bunlar muhakkak olması gereken hizmetler ve bunların sayısı 15'i buluyor. Bir karakolda 15 personel sürekli olarak bu hizmete ayrılınca, olaylara müdahale edebilecek uzman personel bulma sıkıntısı çekiliyor karakol sayısı çoğalınca. İşte bu projenin amacı, karakolları birleştirip bir merkez haline getirmek. Bir karakolda olmazsa olmaz dediğimiz görevleri yapanlar kalacak, onun yanında, uzman, motorize ekiplerle güçlendirilmiş bu polis merkezleriyle o bölgenin, o mahallenin, mahallelerin asayişini sağlamak. Bu projenin esası budur. Bütün bu merkezlerde, temel uzmanlık alanında tecrübesi olan, ihtisası olan arkadaşlar da bulunacak; ama, tabiî, bugün bunları bir karakolda bulundurmak mümkün değil.
Tabiî, bu, aynı zamanda, dünyada yaygın olan, yeni kullanılmaya başlanan güvenlik konseptinin ülkemize uyarlamasıdır. Bu projeyi biz bulmuş değiliz; birçok Batı ülkesinde, Avrupa Birliği üyesi ülkelerde uygulanan bir konseptin ülkemizde de uygulanmasıdır.
Değerli arkadaşlarım, bunun yanında, biz, bazı bölgelerde araştırmalar yapıyoruz; yani, ille karakolun da kalması zorunluysa, onun da gereğini yapmaya gayret ediyoruz.
Ayrıca, bu tür olayların önlenebilmesi için, 23.12.2003 tarihinde benim verdiğim bir onayla, asayişe yönelik çalışmaların belli bir vizyon içerisinde yürütülmesi ve etkinliğin sağlanması için "Asayiş Hizmetleri Araştırma Merkezi" diye yeni bir merkez kurduk ve bu merkez de faaliyetlerine başladı.
Değerli arkadaşlarım, İstanbul-Kasımpaşa'yla ilgili, bu hırsızlık, gasp olaylarıyla ilgili olarak Sayın Sevigen'in ifade ettiği hususlara gelince; biz, göreve başlar başlamaz, tüm İstanbul'la ilgili, bu konularda etkin bir çalışma yapılması konusunda talimat verdik ve yeni gelen Emniyet Müdürü arkadaşımız, Valimiz, bu konuda projeler ürettiler, çalışmalar yaptılar ve gasp, hırsızlık, otopark çetesi dediğimiz bu gibi olayların arkasında organize suç çetelerinin olduğu tespit edildi ve biz, bunlara yönelik olarak faaliyetlerimizi yoğunlaştırdık. Bu anlamda, Beyoğlu'nda, Eminönü'nde -Eminönü'nde iki şebeke- ve Şişli İlçesinde, bu tür faaliyetler gösteren, yani, kapkaç, gasp, hırsızlık gibi benzeri olayları yürüten, organize eden şebekeler tespit edildi ve bunlar çökertildi. Yakalanan bu şebeke, çete elemanları, Beyoğlu'nda faaliyet gösteren organize suç şebekesinden 156 kişi sorgulanmak üzere gözaltına alındı, sorgulandı, çıkarıldıkları devlet güvenlik mahkemesinde bunların 27'si tutuklandı. Eminönü'nde faaliyet gösteren şebekeyle ilgili 60 kişi gözaltına alındı. Yine, sorguları yapıldı, çıkarıldıkları devlet güvenlik mahkemesinde bunların da 27'si tutuklandı. Yine, Eminönü'nde başka bir çete tespit edildi; bu çeteden de 7 kişi tutuklandı. İşte, bu operasyonlardan sonra bu suç türlerinde, başta Beyoğlu, Eminönü, Şişli olmak üzere, gerçekten önemli düşüşler oldu.
Tabiî, değerli arkadaşlar, amacımız, İstanbul'u dünyanın en huzurlu metropolü yapmaktır; gözbebeğimiz, incimiz İstanbul'u bu hale getirmektir. Bunun için de, İstanbul için, hiçbir masraftan kaçınmadan özel bir proje de uygulamaya koyduk.
Tabiî, o projeye geçmeden, şunu da ifade etmek istiyorum. Esasen, İstanbul'a ilişkin asayiş verileri şu anda da iyi durumdadır. Bakın nasıl; İstanbul ile dünyadaki benzeri metropollerdeki suç oranlarını karşılaştırdığımızda, bu gerçek, bütün çıplaklığıyla ortaya çıkmaktadır. Birkaç örnek vermek istiyorum: Malumunuz, İstanbulumuzun nüfusu 10 630 000 ; 2002 yılında İstanbul'da işlenen suç sayısı 71 191. Şimdi, bakın, nüfusu 3 388 000 olmasına karşın Berlin'de işlenen suç sayısı 584 020 olmuştur. İstanbul'a benzer bir metropol kent Tokyo; nüfusu 12 212 000; İstanbul'a benzeyen bu şehirde bir yıl içinde işlenen suç sayısı 322 265 olmuştur. Tabiî, bu rakamlar, yine, bize, İstanbul'un ne denli huzurlu bir kent olduğunu da göstermektedir. Biz, buna rağmen, gerçekten, İstanbulumuzun huzur ve güvenliği için, vatandaşımızın huzur içerisinde, rahat bir şekilde yaşayabilmesi için, biraz önce de söylediğim gibi, yeni projeler üretiyoruz ve bunların en önemlisi de, adına MOBESE dediğimiz Mobil Elektronik Sistem Entegrasyonu Projesidir.
Değerli arkadaşlar, bu proje üç bölümden ibarettir. Proje çalışmalarına başlandı.
Bu projenin birinci aşamasında devriye hizmeti gören aşağı yukarı 1 000 araç ve polis merkezlerimize vereceğimiz bir aparatla, bütün ekipleri İstanbul'un elektronik haritası üzerinde yönlendirme imkânı bulabileceğiz.
Projenin ikinci aşamasında, devriye araçları ile komuta kontrol merkezi arasında on-line bağlantı sağlayacak bilgisayar donanımları oluşturulmaya başlanacaktır. Böylece, suç ihbarları ve suçluların takibi bilgisayarla da gerçekleştirilecektir.
Üçüncü aşamada, vatandaşlarımızın, kendi bilgisayarlarıyla, emniyetteki bu mekanizmaya ihbar etme imkânı olabileceği gibi, vatandaşlarımıza verilecek bilgisayar çipler sayesinde, otomobil, ev ve işyerlerinde kullanacakları bu çipler sayesinde, inanıyoruz ki, hırsızlık başta olmak üzere, gasp ve kapkaç olayları çok az sayıya inecektir.
Bu uygulanacak olan MOBESE dediğimiz sistem sayesinde neler olacak:
Zaman ve mekân fark etmeksizin, suç ve suçlularla ilgili anlık bilgilere ulaşılabilecektir, o anki bilgilere ulaşılabilecektir, o andaki bilgilere ulaşılabilecektir; artı, ikinci bir kolaylık, merkeze bağlı mobil bilgisayardan yapılacak sorgulama imkânıyla insanların gözaltına alınma süresi çok kısaltılacaktır. Yakalanan kişiyi, ekip, karakola götürüp, hüviyeti, ana adı, baba adı, gibi sorgulamayı yapmadan, otomobilin başında merkezle yapacağı bir görüşme sonunda, eğer, suçlu değilse gözaltına alınmadan bırakacak, gereksiz işlemler ve vatandaşın rahatsız edilmesi önlenmiş olacaktır.
Yine başka bir durum; herhangi bir şekilde gözaltına alınan birisinin yakınları, bir ekip otosundan, bu yakınıyla ilgili bilgilere ulaşabilecektir ve böylece hizmeti vatandaşın ayağına götürmüş olacağız. Ayrıca, kayıp çocuk ve yetişkinlerle ilgili verilecek fotoğraf, anında, bütün ekiplere, bütün merkezlere de bu bilgisayar sistemiyle geçilmiş olacaktır.
Yine, olaylara müdahalede ekiplerin koordinasyonu en etkin bir şekilde bir merkezden sağlanabilecek, suç ve suçlularla mücadelede en yüksek verim elde edilecek; personel, araç ve yakıt bakımından da azamî tasarruf edilecektir.
Şimdi, bu projenin bir özelliği; bu projeyle ilgili program yazılımları, araçlarda kullanılacak bilgisayar, diğer birtakım malzemeleri, bizim Emniyet Genel Müdürlüğümüzün kendi teknik elemanları tarafından yapılmaktadır, yapılmaya başlanmıştır.
İkinci bir önemli konu da; İstanbul Ticaret Odamız bu projeye destek vermekte, bununla ilgili gerekli binaların donatımı ve eskort görevi yapacak otomobil konusunda da İstanbul Ticaret Odamızın katkıları vardır.
Tabiî, bir önemli katkı da, İstanbul İl Özel İdaremizin bu iş için aşağı yukarı 8 000 000 dolarlık bir kaynak tahsis etmiş olmasıdır. Bu çalışmalar başlamıştır; umut ediyorum ki, en kısa sürede İstanbul'da, biz, inşallah, bu projeyi, bu sistemi uygulamaya geçireceğiz ve böylece, yalnız Kasımpaşa'da değil, bütün İstanbul'da, asayiş, en iyi, en düzgün bir şekilde sağlanmış olacaktır.
Değerli arkadaşlarım, değerli milletvekili arkadaşım burada konuşurken, Sayın Başbakanın evinde veya şunun evinde niye koruma bekliyor dedi. Değerli arkadaşlarım, bunu biz icat etmedik. Türkiye'de, devlet büyükleri, cumhurbaşkanları, başbakanlar, bakanlar ilk defa da korunmuyor. Dünyanın her yerinde, devlet, kendi devlet adamını korur; bu, onun, en tabiî görevidir. Ondan sonra söylediği bir fıkrayı, bir benzetmeyi de çok yakışıksız buluyorum; yani, hiç de yakışmadı değerli arkadaşıma; o üslubu kabul etmiyorum.
MEHMET SEVİGEN (İstanbul)Niye korunuyor demedim, kaç polis koruyor diye sordum.
İÇİŞLERİ BAKANI ABDÜLKADİR AKSU (Devamla)- Hayır, efendim, hayır... Herkes görevini yapar ve ilk defa biz icat etmedik; bekliyor, bekleyecek. Bizden evvel başlamıştı, bizden sonra da bu olacak.
Hepinize en derin saygılarımı sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
15 konuşma daha · 20 Ocak 2004