İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 83. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Son günlerde meydana gelen olaylar ve gündemi teşkil eden gelişmeler hk.

Abdülkadir Aksu

İstanbul Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 83. Birleşim · 3. yasama yılı · 13 Nisan 2005 · 1.236 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma

Kaynak göster

Abdülkadir Aksu (AK Parti), 13 Nisan 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 83. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SON GÜNLERDE MEYDANA GELEN OLAYLAR VE GÜNDEMİ TEŞKİL EDEN GELİŞMELER HK.); konuşma 1.236 kelime.

Abdülkadir Aksu (AK Parti, İstanbul). “Son günlerde meydana gelen olaylar ve gündemi teşkil eden gelişmeler hk”. TBMM Genel Kurulu, 83. Birleşim tutanağı, 13 Nisan 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/abdulkadir-aksu-22-2005-04-13-son-gunlerde-meydana-gelen-olaylar-ve-gundemi-teskil-eden-gelismeler-h (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

İÇİŞLERİ BAKANI ABDÜLKADİR AKSU (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Sakarya Milletvekili Sayın Süleyman Gündüz arkadaşımızın, son günlerde meydana gelen olaylar ve gündemi teşkil eden gelişmeler ve yine, Tunceli Milletvekili Sayın Sinan Yerlikaya arkadaşımızın aynı içerikte yapmış oldukları gündemdışı konuşmalar üzerine söz almış bulunuyorum; konuşmama başlamadan önce de, siz Yüce Meclisin saygıdeğer üyelerini saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, son günlerde bazı illerimizde meydana gelen olayların, bizleri ve millet olarak hepimizi üzdüğünü belirtmek istiyorum. Bildiğiniz gibi, önce Mersin İlimizde meydana gelen ve hepimizi derinden üzen olaylar, polisimizin soğukkanlı davranışı ve dikkatli tutumu sayesinde büyümeden önlenmişti. Maalesef, geçen çarşamba günü, Trabzon İlimizde yine hepimizi üzen bir olay meydana gelmişti. Öncelikle, Trabzon İlinde yaşanan olaylarla ilgili bazı bilgileri aktarmak istiyorum.

6.4.2005 Çarşamba günü, Trabzon İli Kunduracılar Caddesi üzerinde, TAYAD isimli derneğe ait gençler tarafından bildiri dağıtmaya çalışan 5 kişiye vatandaşın gösterdiği ani reaksiyon ve sonrasında kalabalık bir halk grubu tarafından müdahale edilmesi sonucu, millî hassasiyetlerin öne çıktığı toplumsal bir olay yaşanmış ve ülke gündemini meşgul etmişti. Güvenlik kuvvetlerimizin zamanında ve samimî gayretleriyle olay daha da olumsuz ve elim sonuçlar doğurmadan önlenmişti. Bu konu bütün boyutlarıyla adlî makamlara intikal etmiş ve halen adlî süreç devam etmektedir. Olaya karışanların tümüyle ilgili incelemeler, cumhuriyet savcılarımızın nezaretinde, güvenlik güçlerimiz tarafından yapılmaktadır.

Bu toplumsal hassasiyetlerin devam ettiği bilinirken, aynı konuları gündemine alan ve bir kısmının da il dışından geldiği öğrenilen TAYAD'lı başka bir grup tarafından, 10.4.2005 Pazar günü, insan yoğunluğunun en fazla olduğu saat 14.00 sıralarında, Trabzon İli Meydan Parkı Atatürk Alanında yine pankart açılarak basın açıklaması yapılmaya başlanmıştır. Bu arada çay bahçesinde oturmakta ve oradan geçmekte olan vatandaşlar tarafından gösterilen ani tepki ve yaşanan arbede sırasında, basın açıklaması yapan grup değişik sloganlar atmış, alana 100 metre mesafede bulunan Gazipaşa Caddesindeki bir iş hanı istikametine yönelmiş, bu arada, basın açıklaması yapan gruba tepki gösteren kalabalığın da sayısı artmış. Yaşanan bu arbede ve hareketliliğe emniyet kuvvetlerince derhal el konulmuş; basın açıklaması yapan grubun iş hanına girmeleri sağlanmış, dışarıda toplanan öfkeli kalabalık, güvenlik kuvvetlerimizin çabaları sonucu dağıtılmış; içerideki grup da, her türlü tedbir alındıktan sonra binadan çıkarak salimen istedikleri yerlere gönderilmişlerdi; ancak, yine 12.4.2005 günü, yani dün, saat 14.30 sularında Trabzon Gençlik Derneği Lokalinde TAYAD'lı avukatların da içinde bulunduğu bir grup toplanmış ve dernek binası yanında, yakınında bulunan Trabzon Adliyesinin önüne gelerek basın açıklaması yapmak istemişlerdir. Yaklaşık 15 kişilik bu gruba, Trabzon Gençlik Derneği Lokali önünde toplanan başka bir kalabalık tarafından müdahale edilmek istenmesi üzerine de, önceden alınan tedbirler nedeniyle, müessif olay çıkmadan emniyet kuvvetlerimiz derhal müdahale etmişlerdir. Grup, basın açıklaması yapmaktan vazgeçmiş; herhangi bir olaya sebebiyet verilmeden, bu grup da güvenlik önlemleriyle istedikleri tarafa gönderilmişlerdir.

Değerli arkadaşlarım, bu olaylarla ilgili bir suç ya da bir kanunsuzluk var ise, bunu takip eden devlet kurumları da bellidir. Tüm bu olaylar ve olayların bütün failleri, ilgili adlî süreç içerisinde, cumhuriyet savcılıklarınca haklarında gerekli işlemler yapılmaktadır. Olayların görüntüleri, kasetleri, basın yayın organları, değerli cumhuriyet savcılarımızın nezaretinde güvenlik güçlerimiz tarafından incelenmekte; olayda suçlu durumda olanlar tespit edilip, savcıların talimatı gereği işlem yapılmaktadır.

Sayın milletvekilleri, milletçe hepimizin duyarlı olduğu ve hassasiyetle üzerinde durduğumuz konular var. Tabiî ki, bu değerlere hepimiz saygılıyız. Gençlerimizin, son zamanlarda, maalesef, bazı illerimizde birtakım karşılıklı sürtüşmelere girdiklerini görüyoruz.

Burada, bu vesileyle, hem halkımıza ve hem de gençlerimize seslenmek istiyorum; lütfen, provokasyonlara gelmeyelim. Bizim milletçe üzerinde titrediğimiz değerlere karşı güvenlik güçlerimiz de aynı hassasiyeti göstermektedirler. Birlik ve beraberliğimizi bozmayalım. Sağduyu içerisinde hareket edelim. Birbirimize anlayışla yaklaşalım, hoşgörü içerisinde bulunalım. Bunun bir erdemlilik olduğunu bilelim, birlik ve dirlik içerisinde olalım. Ortada hukuka aykırı bir durum ve eylem varsa, bunu takip edecek, soruşturacak, adlî organlara teslim edecek ve yargılanmalarını sağlayacak merciler de bellidir. Hiçbir kişi veya sivil toplum örgütü, kanunların kendisine vermediği bir yetkiyi üzerine atfederek kullanamaz. Aksi davranış ve eylemler, toplumda kamu düzenini bozar, kargaşaya sebep olur.

Milletimizin geleceğini emanet ettiğimiz sevgili gençlerimize de seslenmek istiyorum; ailelerinizin sizleri yetişmek ve okumak üzere gönderdiği üniversitelerde, sakın başkalarının yanlış hesaplarına alet olmayınız. Geçmişte de gördük ki, bu yanlışlıklardan hep aileleriniz, sizler ve Yüce Milletimiz zarar gördü. Türkiye Cumhuriyeti, demokratik bir hukuk devletidir. Eğer bir yanlışlık varsa, devletimizin güvenlik güçleri, er veya geç yanlış yapanları bulur ve hesabı sorulmak üzere adalete teslim edilir.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, daha önceki konuşmalarımda da belirttiğim gibi, sivil toplum örgütlerinin basın toplantıları ve basın açıklamalarını serbestçe yapmaları hususuyla ilgili olarak, valiliklerimize, ben, 2004 yılı haziran ayında bir bakanlık genelgesi gönderdim. Bu konuda nasıl hareket edeceklerini, vatandaşlarımızın bu gibi durumlarda hangi kurallara uyması gerektiğini açıkça ortaya koyduk; ama, görüyoruz ki, bu kadar olumlu yaklaşıma karşın, basın açıklaması adı altındaki faaliyetler, izinsiz toplantı ve gösteri yürüyüşlerine dönüştürülüyor; pankartlar açılıyor, belirlenen yerler dışında toplanılıyor, belirlenen yerler, güzergâhlar dışında yürüyüşler yapılıyor ve toplum rahatsız ediliyor. Gösteri yapanlar ve bildiri dağıtanlar da, Anayasada yer alan düşünceyi açıklama özgürlüğünü kullanırken suç işlemeden ve bu haklarını kanunların verdiği oranda kullanmaları gerekmektedir. İlgili merciler, bu olayların arkasında kimlerin olduğunu araştırmaktadır. Hükümetimiz, bu tip olayları önleme gücüne ve kudretine sahiptir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bilindiği üzere, Türkiyemiz, 1970'li yıllarla başlayan geniş terör eylemleriyle karşı karşıya kalmış. Terörden çok ıstırap çekmiş bir ülkeyiz. Bu bakımdan, Türk kamuoyu bu gibi olaylar konusunda çok hassastır. Geçmişte, akla gelmeyecek provokasyonlar tertip edildi; yüzyıllar boyu bir arada yaşamış kardeşleri birbirine düşürmek adına ne yapılması lazım geliyorsa o yapıldı; ama, provokatörler amaçlarına ulaşamadılar. Türkiye'de yaşayan herkes ayağa kalktı, hep bir ağızdan "biz kardeşiz" diye haykırdı. Bugün, Yüce Meclisimizin çatısı altında da bu kararlılığı görmenin mutluluğunu yaşıyorum. Burada benden önce konuşma yapan her iki arkadaşımız da bunu ortaya koymuş, bu şekilde güzel olumlu fikirler beyan etmişlerdir. Kendilerine, bu yapıcı, teskin edici konuşmaları için de teşekkür ediyorum; çünkü, biliyoruz ki, bu olaylara prim vermek, sosyal barışa, toplumsal huzura ve ekonomik gelişmeye karşı girişilen eylemlerin ortak adıdır.

Biliyorsunuz, Hükümetimiz, ülkenin gündemine, insan hak ve özgürlüklerini yeniden tanımlayan ve evrensel normları bizim insanımıza da sağlayan çeşitli kanunî düzenlemeleri art arda Yüce Meclise getirmiş, sizlerin yüksek tasvibiyle de kanunlaşmıştır. Herkesin başkalarına rahatsızlık vermediği ölçüde özgürce düşündüğünü ifade edebileceği, bir araya gelerek sorunlarına çözümler üretilebileceği örgütlü ve demokrat bir toplum için altyapı oluşturmak gayretimiz devam etmektedir. Umarım ki, bu çabalar çok kısa bir süre sonra meyvesini vermeye başlayacaktır. Türkiye, bir özgürlükler ülkesi olarak anılacaktır.

Buradan, ülkemizdeki tüm sivil toplum örgütlerine de seslenmek istiyorum; lütfen, demokratik haklarınızı meşru zeminlerde sürdürünüz. Bazı olayları vesile ederek, toplumun, gençlerin önünde yanlış istikametler çizmeyiniz. Bu ülkenin meşru sivil toplum temsilcileri olarak onlara örnek davranışlar sergilenmeli ve serinkanlı hareket etmeleri noktasında yardımcı olunuz, öğütler veriniz. Gençleri, toplumda zaman zaman meydana gelen olaylar ve tahrikler konusunda itidalli olmaya teşvik ediniz. Hepimizin, meydana gelen bu olaylardan ders çıkarmamız gerekiyor. Bir arada yaşamanın ortak paydasını 7'den 70'e insanlarımızla paylaşmamız lazım geliyor. Aslında, ortak payda, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin şerefli bir üyesi, bir vatandaşı olmaktır. Bu Albayrağın altında, birbirini anlayan, hoş gören ve sayan vatandaşlarımız, bizim geleceğimizdir. Türkiyemizin birliği, herkes için, her kurum için vazgeçilmez, tartışılmaz bir değer olarak, en büyük ortak payda kapsamında savunulmalıdır. Bu vesileyle, tüm sağduyulu vatandaşlarımızı, bu nahoş olaylar karşısında bir kez daha soğukkanlı olmaya davet ediyorum.

Şunu herkes bilmelidir ki, güvenlik güçlerimiz, polisimiz, jandarmamız, sahil güvenliğimiz, her türlü kanunsuzluğa anında müdahale edebilecek güç ve kabiliyeti haizdir. Bütün bu olaylar karşısında, emniyet mensuplarımız, güvenlik güçlerimiz, Mersin'de, Trabzon'da, Sakarya'da olduğu gibi, zamanında ve yerinde müdahalede bulunmakta, canla başla bu konularda tedbir alma gayreti içerisinde olmaktadırlar ve tüm güvenlik güçlerimizi de, bundan dolayı kutluyor, teşekkür ediyorum.

İçişleri Bakanı olarak, şunu da herkesin bilmesini istiyorum: Kaynağı ne olursa olsun, vatandaşlarımızın huzurunu bozan her türlü olumsuzluğa, yasadışı davranışlara karşı tavizsiz bir mücadeleyi sürdürmekteyiz, bundan sonra da sürdüreceğimizden bütün vatandaşlarımız emin olsunlar.

Bu duygularla, hepinize en derin saygılarımı sunuyorum. (Alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

33 konuşma daha · 13 Nisan 2005

33 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook