Bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.962)
İstanbul Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 125. Birleşim · 3. yasama yılı · 3 Temmuz 2005 · 808 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Abdülkadir Aksu (AK Parti), 3 Temmuz 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 125. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (S.S.962)); konuşma 808 kelime.
Abdülkadir Aksu (AK Parti, İstanbul). “Bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.962)”. TBMM Genel Kurulu, 125. Birleşim tutanağı, 3 Temmuz 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/abdulkadir-aksu-22-2005-07-03-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-s-s-962 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
İÇİŞLERİ BAKANI ABDÜLKADİR AKSU (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi üzerinde söz almış bulunuyorum. Değerli arkadaşlarım, bildiğiniz gibi, gündemimizdeki kanun teklifi, üç ayrı kanunun çeşitli maddelerinde değişiklik öngörmektedir.
Değerli arkadaşlar, günümüzde, toplum ve devlete gelecek olan tehlikelerin önceden sezilmesi ve bunların önlenmesi için tedbir alınması, demokratik hukuk devletinin korunması açısından bir zorunluluk olmuştur. Bu açıdan baktığımızda, istihbarat birimleri, devlet ve toplumun güvenliğiyle, onun hayatî çıkarlarının korunmasına yönelik enformasyonu, müstakilen analizini gerçekleştiren devletin kilit önemindeki teşkilatlarıdır.
Uluslararası terörizm, uyuşturucu kaçakçılığı, kaçakçılık, örgütlü suçlar ve yasadışı göçlerin iç güvenliğe yönelttiği yeni tehdit ve riskler, istihbarat teşkilatlarının kapasitelerinin artırılması ve yeni teknolojilerden yararlanılmasını haklı çıkarmıştır; çünkü, yeni teknolojiler sayesinde tehlikenin tespiti ve gözlenmesi büyük önem arz etmektedir. Biraz önce konuşan bir değerli arkadaşımız "bu gerekçelerde, bu dinlemeyle yapılan faaliyetleri de görmek isterdik" dedi; ama, yine, bir değerli arkadaşımız, Sayın Recep Koral da ifade ettiler; bunlar, komisyonlarda, altkomisyonlarda anlatıldı; yani, dinlemeyle, ne tür olayların, daha çıkmadan önlendiği, çok büyük olayların önüne geçildiği ve birçok ve bilhassa son zamanlarda rastlanan patlayıcılarla ilgili yapılmış olan çalışmalarla, henüz eyleme geçmeden yakalanmış olduğunu, arkadaşlarımız altkomisyonda ve komisyonda uzun uzun anlattılar. Bu nedenledir ki, tehlikede yer alanların yerlerinin belirlenmesi ve ele geçirilmesi de mümkün hale gelmiştir.
Ülkemizde istihbarat birimlerinin hukukî bakımdan şu anda yeterli bir düzeyde bulunduğu söylenemez. Bu amaçla verilen teklif önemli bir sorunu çözmeye yöneliktir.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin gereği olarak bu alanda yapılacak düzenlemede üç temel ilkeye uyulması istenilmektedir. Bu ilkeler, belirlilik, ulaşabilirlik ve denetlenebilirlik ilkeleridir. İşte teklifi, tüm bu noktaları gözeterek hazırlanmış bir teklif olarak görüyoruz.
Verilen teklifle, kurumların kanunlarında değişiklik önerilmiştir. Bunun altını çizerek belirtmek istiyorum. Yeni bir yetki değil, bu yasayla, yöntemler belirlenmiştir.
Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; Avrupa Birliği müktesebatı da üç temel sütundan oluşmaktadır: Siyasî kriterler, adalet hizmetleri, iç ve dış güvenlik. Üçüncü sütunda yer alan iç ve dış güvenliğin korunması, devletin istihbarat hizmetlerinin düzenlenmesini gerekli kılmaktadır. Anayasanın koruma altına aldığı özel hayat ve haberleşme hürriyetlerine devlet tarafından suç öncesi alanda yapılacak olan müdahalelerin Avrupa Birliği standartlarına uygun bir kanunla yapılması ve sınırlama sebeplerinin bu kanunda açıkça gösterilmesi gerekmektedir. Bu teklif, işte bu amaca hizmet etmek üzere ve Avrupa Birliği standartları da gözönünde bulundurularak hazırlanmıştır. Ama, birtakım eksiklikler -çok değerli arkadaşımın da belirttiği gibi- gerçekten, başta İçişleri Komisyonumuz olmak üzere, grup başkanvekillerimiz ve siz değerli milletvekili arkadaşlarımın gayretiyle giderilmiş ve verilen bu önergelerle de o eksiklikler giderilerek yasa Avrupa Birliği standartlarına gerçekten daha uygun hale getirilmiştir.
Önleme amaçlı istihbarat çalışmalarında devletin bu haklara riayet edebilmesi için, yasal düzenleme yapılması ve düzenlemede müdahale sebeplerinin gösterilmesi gerekmektedir.
Değerli arkadaşlar, ülkemizde iletişimin denetlenmesi ve telefonların dinlenmesi, 1 Haziran 2005 tarihine kadar 4422 sayılı Çıkar Amaçlı Suç Örgütleriyle Mücadele Kanunuyla, bu tarihten itibaren ise, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunuyla düzenlemişti. Bu kapsamda 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 135 ve devamı maddelerinde, telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınmasına ilişkin hükümler yer almaktadır.
Anılan düzenlemeler, suçluların soruşturulması sırasında ve sanık takibi amacıyla kolluk kuvvetlerince iletişime yapılan müdahaleye ilişkin olup, sadece suç işlendikten sonra yapılan adlî amaçlı dinlemeleri düzenlemekteydi. Ayrıca, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununda yapılan düzenlemeye göre, dinleme, adlî kolluk tarafından gerçekleştiriliyordu. Oysa, istihbarat teşkilatları tarafından yürütülen faaliyetler suçla ilişkili olmayıp, kuruluş kanunlarında yer alan görevleri kapsamında ulusal güvenliğin sağlanması amacıyla, demokratik hukuk devletine yönelik tehdit unsurlarına ilişkin olarak, düzenli ve sistemli bilgi toplama ve değerlendirme ihtiyacına yöneliktir.
Nitekim, bu esastan hareketle, Avrupa Birliği ülkelerinin ulusal güvenlik servisleri, kendi kanunlarında yer alan düzenlemeler çerçevesinde iletişime müdahale hususunda yetkilendirilmişlerdir.
Demokratik hukuk devletlerinin varlığını tehdit eden terör odaklarının -ki, biraz önce arkadaşım bahsetmişti- zamanında teşhisi, eylemlerine, daha ortaya çıkmadan engel olunabilmesi, taktik ve stratejilerini devamlı olarak değiştiren yasadışı örgütler karşısında genel kolluk kuvvetlerinin yasal yetkilerinin yeniden düzenlenmesi gerekliydi. Bu düzenlemenin yapılmaması halinde sekteye uğrayan istihbarat hizmetlerinin sonuçları, hem ülkemizi hem de vatandaşlarımızı son derece üzecek olaylara sebebiyet verebilirdi. Yeni düzenleme, hem kişi hak ve özgürlüklerini devletin aşırı müdahalesine karşı koruyacak niteliktedir hem de devlete karşı verilen tehdit ve tehlikeleri etkin bir şekilde bertaraf edebilecek özellikler taşımaktadır.
Değerli milletvekili arkadaşlarım, devlete yönelik tehlikelerin yakın bir tehdit haline gelmeden, yani, doğmadan bertaraf edilmesi için, bilgi toplama, değerlendirme ve iletişime müdahale, yakından takibe alma, izleme, tarassut gibi başka yetkilere de ihtiyaç vardı. Hazırlanan teklif, yukarıda sözü edilen esas ve standartlara uyulması suretiyle, ki, bu konular gerçekten arkadaşlarımız tarafından çok titiz bir şekilde incelenmiş, araştırılmış, üzerinde uzun uzun çalışmalar yapıldıktan sonra birtakım eksiklikler de verilmiş olan önergelerle düzenlenmiş ve sistemli bir hale getirilmiştir.
Bu duygularla, tüm bu görüş ve düşüncelerle, bu yasaya vereceğiniz destek için, katkılarınız için şimdiden teşekkür ediyorum. Ayrıca, dün meydana gelen müessif olayı da, üzücü olayı da, hepimizi üzüntüye boğan olayı, 5 Devlet Demiryolları görevlimizin şehit olması, 20'ye yakın vatandaşımızın yaralanmış olmasını da lanetle, nefretle kınıyorum ve bir kere daha şunu ifade ediyorum ki, terörle hiçbir yere varılamaz, varılmamıştır, bundan sonra da varılmayacaktır.
Hepinize en derin sevgi ve saygılarımı sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
27 konuşma daha · 3 Temmuz 2005