Temel ceza kanunlarına uyum amacıyla çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 56)
Şanlıurfa Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 50. Birleşim · 2. yasama yılı · 16 Ocak 2008 · 565 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Abdulkadir Emin Önen (AK Parti), 16 Ocak 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 50. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TEMEL CEZA KANUNLARINA UYUM AMACIYLA ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.: 56)); konuşma 565 kelime.
Abdulkadir Emin Önen (AK Parti, Şanlıurfa). “Temel ceza kanunlarına uyum amacıyla çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 56)”. TBMM Genel Kurulu, 50. Birleşim tutanağı, 16 Ocak 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/abdulkadir-emin-onen-23-2008-01-16-temel-ceza-kanunlarina-uyum-amaciyla-cesitli-kanunlarda-degisiklik-yap (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
ABDULKADİR EMİN ÖNEN (Şanlıurfa)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nın on altıncı bölümüyle ilgili söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, bu bölüm 451’inci madde ile 480’inci maddeleri kapsamaktadır. Bilindiği gibi, ceza sistemimizi oluşturan ve temel ceza kanunları olarak bilinen Türk Ceza Kanunu, Kabahatler Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu ve Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilerek 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Ceza kanunlarında yapılan bu genel değişiklik ceza hükmü içeren yasalarda düzenlemeler yapılmasını gerekli hâle getirmiş ve üzerinde görüşmeler yaptığımız bu tasarıyla da ceza hükmü içeren kanunlarda gerekli bu düzenlemeler yapılmıştır.
Ceza kanunlarının pratikte uygulanmasında bireyler arasında, gerek ırk gerek dil ve din gerek mezhep ve milliyet gerek cinsiyet ve siyasi görüş ve gerekse millî veya sosyal köken, ekonomik ve diğer toplumsal konumları yönünden kişilere ayrım yapılamaz ve hiç kimseye ayrıcalık tanınamaz. Globalleşen, sürekli değişen ve gelişen dünya şartları karşısında, sosyal, siyasal ve ekonomik şartlar da göz önünde bulundurularak suç politikalarında bir değişimin yaşanması kaçınılmaz bir hâle gelmiştir. İnsanlığın mutluluk ve refahı için konulan kanunlar, içinde bulunduğumuz çağın gereklerine ve yeniden oluşan millî menfaatlere uyumlu olmalı ve insan haklarını ve toplumsal güveni korumayı hedefleyen bir amaca hizmet etmelidir. Bu açıdan bakıldığında, ceza kanunları bir toplumun düzenini, huzur ve asayişini sağlamayı ve korumayı amaç edinmelidir. Yine ceza kanununun amacı, kişilerin hak ve özgürlüklerini, kamu düzeninin güvenliğini ve toplumsal barışını korumak ve suç işlenmesini önlemektir.
Yapılan bu değişikliklere haksızlık oluşturan fiilin niceliği ve bunun toplumsal ve siyasal hayattaki etkileri göz önünde tutularak bazı fiillerin yaptırımı idari yaptırım olarak değiştirilmiş, bazıları da kabahat nevinden olan yaptırım çeşidinden çıkarılarak suç karşılığı bir ceza yaptırımına dönüştürülmüştür. Bu dönüştürülme sonucunda da özellikle idari yaptırımı gerektiren kabahatlerde, idari para cezasını gerektiren yaptırım dışındaki diğer idari yaptırımlar bakımından kanunlarda bazı yaptırım türlerine de yer verilmiştir.
Ceza mevzuatı, çağın gereklerine ve yeniden oluşan millî ve insanlığın ortak değerlerini vurgulayan, insan haklarını ve toplumsal güveni korumayı hedefleyen bir suç ve ceza siyasetine dayandırılmalıdır. Suç siyaseti, barış esasına dayalı toplum düzeninin devamı için hukuka aykırı fiillerin hangilerinin suç olarak tanımlanması gerektiğinin belirlenmesinde izlenen yolu göstermektedir. Hukuka aykırı herhangi bir fiile suç niteliği kazandıran koşullar izlenen suç siyasetiyle belirlenmektedir. Suç siyasetiyle güdülen amaca ulaşabilmek için uyulması gereken ana ilkeler, kusur ilkesi, hukuk devleti ilkesi ve hümanizm ilkesidir.
Tasarıyla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ile 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun yürürlüğe girmesinden sonra idari yaptırım kararı gerektiren fiiller ve suç açısından uygulama birliği sağlanması, ceza hükmü içeren kanunların uygulanmasından kaynaklanan tereddütlerin giderilmesi, Türk Ceza Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu ve Kabahatler Kanunu hükümleri dikkate alınmak suretiyle, ceza hükmü içeren kanunlarda yer alan hükümlerin bu kanunlarla uyumlu hâle getirilmesi, ayrıca bazı suçların unsurlarında 5237 sayılı Kanun’un uyum sağlanması amaçlanmıştır.
Mesela 454’üncü maddedeki değişiklikle, 2893 sayılı Türk Bayrağı Kanunu’nun 8’inci maddesindeki “üç aydan altı aya kadar hafif hapis ve hafif para cezası” hükmü kaldırılmış ve yerine “Kabahatler Kanunu’na göre yüz Türk lirası para cezası” hükmü konulmuştur ve yine 475’inci maddede diş hekimleriyle ilgili fıkrada “yüz bin liradan üç yüz bin liraya kadar para cezası” yerine “adlî para cezası” denilmiştir. Bu tasarıda bunun gibi örnekleri bol bol görmemiz mümkündür. Böylelikle geçmişteki bazı tereddütlerin ortadan kalktığını ve kanunların çağın gereklerine uygun hâle geldiğini görmekteyiz.
Bu duygu ve düşüncelerle konuşmamı bitirirken yapılan bu değişikliklerin milletimizin huzuru, refahı ve güvenliği adına hayırlar getirmesini temenni ediyor, yüce heyetinize saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
100 konuşma daha · 16 Ocak 2008