Spk kaydına alınmaksızın halktan para toplayan şirketlere ilişkin (6/144)
Sivas Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 69. Birleşim · 1. yasama yılı · 22 Nisan 2003 · 258 kelime · yaklaşık 1 dakikalık okuma
Kaynak göster
Abdullatif Şener (AK Parti), 22 Nisan 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 69. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SPK KAYDINA ALINMAKSIZIN HALKTAN PARA TOPLAYAN ŞİRKETLERE İLİŞKİN (6/144)); konuşma 258 kelime.
Abdullatif Şener (AK Parti, Sivas). “Spk kaydına alınmaksızın halktan para toplayan şirketlere ilişkin (6/144)”. TBMM Genel Kurulu, 69. Birleşim tutanağı, 22 Nisan 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/abdullatif-sener-22-2003-04-22-spk-kaydina-alinmaksizin-halktan-para-toplayan-sirketlere-iliskin-6-1-2 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI ABDÜLLATİF ŞENER (Sıvas)- Evet Sayın Başkan.
BAŞKANBuyurun Sayın Bakan.
DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI ABDÜLLATİF ŞENER (Sıvas)- Ankara Milletvekili Sayın Yakup Kepenek Beye teşekkür ediyorum.
Gerçekten, ben de, konuşmamın başında, vurguladığınız birinci noktayı vurgulamayı düşünüyordum; çünkü, soru önergeleri Meclis gündeminde uzun süre bekliyor. Halbuki, sorular verildiği zaman, o konu, Türkiye gündeminde yer alan bir konu oluyor; böyle aktüel, acil, cevabı beklenirken, ilgili sayın milletvekilleri de cevabını beklerken, Meclis gündeminde aylarca bekledikten sonra gündemden düşüyor; gündemden düştüğü bir ortamda cevaplandırılması da kamuoyunun ilgisini zayıflatıyor; belki İçtüzük değişikliklerinde buna yönelik bir düzenleme yapılması faydalı olabilir diye düşünüyorum.
İkincisi ise, bağımsız düzenleyici otoritelerin tamamıyla ilgili olarak düşünülmesi gereken bazı noktalar olduğunu belirtmek suretiyle açıklayacağım bir husustur.
Bir kere, bu bağımsız düzenleyici otoritelerin varlığına ihtiyaç vardır. İsimlendirildiği gibi, bu kurumların, kuruluşların bağımsız niteliğine herhangi bir müdahale asla olmamalıdır, bağımsız niteliklerine uygun olarak idarî ve malî özerkliğe sahip olmalıdırlar ve kararları da, özgür iradeleriyle ilgili kurulun karar organları vermelidir; ancak, Türkiye'de, değişik zamanlarda, değişik pratik ihtiyaçlara göre, değişik bağımsız otoriteler oluşturulmuştur ve her seferinde de, farklı mülahazalarla değişik düzenlemeler yapılmıştır.
Bu kurulların yönetim kurulu üye sayılarında bir standart yok, çok farklı farklı düzenlemeler yapılmıştır. Denetimleriyle ilgili belli bir standart, düzen yok, karmaşa var; denetimlerinin nasıl olacağı, zaman zaman tartışmalara bile sebep olabilmektedir. Diğer taraftan, ücret düzenlerinde belli bazı dağınıklıklar ve önemli ölçüde farklılıklar var. Tüm, bu ve buna benzer konuları ifade etmek üzere, belki bir çerçeve kanuna ihtiyaç vardır; ama, asla bağımsız niteliklerine, idarî ve malî özerkliklerine müdahale anlamı taşıyacak bir düzenlemenin yapılmaması gerekir diye düşünüyorum.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
21 konuşma daha · 22 Nisan 2003