Kalkınma ajanslarının kuruluşu,koordinasyonu vegörevleri hakkında kan.tas.(ss.920)
Sivas Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 54. Birleşim · 4. yasama yılı · 25 Ocak 2006 · 1.244 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma
Kaynak göster
Abdullatif Şener (AK Parti), 25 Ocak 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 54. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KALKINMA AJANSLARININ KURULUŞU,KOORDİNASYONU VEGÖREVLERİ HAKKINDA KAN.TAS.(SS.920)); konuşma 1.244 kelime.
Abdullatif Şener (AK Parti, Sivas). “Kalkınma ajanslarının kuruluşu,koordinasyonu vegörevleri hakkında kan.tas.(ss.920)”. TBMM Genel Kurulu, 54. Birleşim tutanağı, 25 Ocak 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/abdullatif-sener-22-2006-01-25-kalkinma-ajanslarinin-kurulusu-koordinasyonu-vegorevleri-hakkinda-kan (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI ABDÜLLATİF ŞENER (Sivas)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; kalkınma ajanslarının kuruluşuyla ilgili bu kanun tasarısı vesilesiyle, hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Bildiğiniz gibi, bu kanun tasarısının ilk 25 maddesi geçen yasama yılının sonunda Genel Kuruldan geçmişti; 26 ncı maddeden itibaren dünden beri görüşmelerimizi sürdürüyoruz. Bu görüşmeler sırasında, değerli milletvekilleri konuya ilişkin olarak değerlendirmelerini yaptılar, lehte, aleyhte, faydalı veya mahzurlu gördükleri yönleri vurguladılar; ancak, şunu belirtmek gerekir ki, aslında, görüşmekte olduğumuz bu kanunla kurulacak olan kalkınma ajansları önemli bir yapısal dönüşüm projesidir. Bu, elbette bir hükümet tasarısıdır; ancak, Avrupa Birliği Uyum Komisyonu ile Plan ve Bütçe Komisyonunda ve alt komisyonda iktidar ve muhalefet partilerinin değerli katkılarıyla olgunlaşmış ve Genel Kurul gündemine gelen biçimini almıştır. Yani, tek yanlı bakış açısını yansıtmamakta, geniş bir katılımla son şekline ulaşmıştır.
Bu oluşumu ulusal bir politika olarak değerlendirmek lazım; ama, biliyoruz ki, günümüzde tüm değerler ve ekonomiler küreselleşmenin etkilerine açık hale gelmiştir. Dünyanın yaşadığı bu hızlı değişim karşısında da Türkiye olarak güçlü olmak, var olmak zorundayız; küresel rekabetin tehditlerini asgarîye indirmek ve fırsatlardan da azamî ölçüde yararlanmak zorundayız. Bunun için de, ülke potansiyelimizi tüm bölgelerimiz itibariyle topyekûn harekete geçirmek, bölgemizdeki entegrasyonlardan yararlanmak zorundayız. İşte küreselleşmenin etkisinin yoğun bir şekilde her ülke üzerinde hissedildiği böyle bir konjonktürde, aslına bakarsanız, bu kalkınma ajansları, yerel potansiyellerimizin harekete geçirilmesi suretiyle dünyaya güçlü olarak adım atma amacına yönelik olarak oluşturulmaya çalışılmaktadır.
Tüm bölgelerimizdeki potansiyelleri harekete geçirmek elbette önemlidir; ama, bu arada, bölgelerimiz arasındaki gelişmişlik farklarını da azaltmanın gerekli olduğunu düşünüyoruz. Bu maksatla, bu kanunun amacı arasında bölgelerarası gelişmişlik farklarının azaltılması vardır. Biraz önce konuyla ilgili değerlendirmesini yapan sayın milletvekilimiz "bu ajansların 26 bölgede ayrı ayrı çalıştığını düşünecek olursak, bölgelerarası gelişmişlik farkını nasıl kaldıracaklar" diye haklı olarak sormuşlardır. Birinci nokta olarak, bu ifade, Plan ve Bütçe Komisyonunda Cumhuriyet Halk Partili milletvekillerinin de vermiş olduğu bir önergeyle tasarının içerisine girmiştir. Bunu belirtmek istiyorum.
İkincisi, bu ajansların rolü, bölgeler arasındaki gelişmişlik farkını azaltmak değildir. Bu kanun tasarısının amacı, aynı zamanda, bölgeler arasındaki gelişmişlik farkını azaltmaktır. Bu nasıl olacak; Devlet Planlama Teşkilatı, bu ajanslar arasındaki koordinasyonu yapacağı için, kaynak dağılımında etkin olacağı için, yine, belirttiğiniz gibi, Devlet Planlama Teşkilatının Kanununda da bölgeler arasındaki gelişmişlik farkını azaltmak yer aldığına göre, teşkilat kanunuyla bu kanun arasında bu konuda uyum vardır diye değerlendiriyoruz. Diğer taraftan, AB fonlarından da etkili bir yararlanım bu şekilde sağlanacaktır.
Tüm ülke sathında yerel potansiyellerimizin harekete geçirilmesi, küresel rekabette ülkemize önemli avantajlar sağlayacaktır demiştim. Bu bakımdan, kalkınma ajansları; ekonomik, sosyal, kültürel kalkınma çabalarına, yerel aktörlerin katılımını sağlayacaktır. En önemli hususlardan biri budur. Bu ajanslar, yerel aktörlerin oluşturacağı ajanslardır. Kimdir bunlar; birincisi, yönetim kurulu var. Bu yönetim kurulunda, bölgenin içinde bulunan illerin valileri yer alacaktır, ayrıca il belediye başkanları bu yönetim kurulunda yer alacaklardır. Halkın seçmiş olduğu kişilerin bu şekilde yönetimde temsil edilmesi önemlidir. Ayrıca, illerdeki ticaret ve sanayi odasının başkanları yönetim kurulunda temsil edilecektir ve bir de, yine, komisyonda eklenen bir ifadeyle, il genel meclisi başkanları temsil edilecektir. Böylece, valilerin, halkın seçmiş olduğu belediye başkanları ve il genel meclisi başkanlarının, ayrıca bir sivil toplum kuruluşu olan ticaret ve sanayi odası başkanlarının oluşturduğu bir yönetimin bulunduğu ajansa, yerel aktörlerin katılımıyla, yönetimiyle, direktifiyle ortaya çıkmış olan bir ajans gözüyle bakmak, değerlendirmek mümkündür. Peki bu yeterli mi; başka sivil toplum kuruluşları var, sendikalar var, diğer sivil toplum kuruluşları var, bunlar da yönetimde temsil edilmelidir dediğimizde, şu saydığımız isimlerden oluşan bir yönetim kurulu, 3 ilin bulunduğu bir bölgede 12 sayısına ulaşmaktadır. Bunu genişlettiğiniz zaman, 20, 25, 30 kişinin katılımıyla oluşacak bir yönetim kurulunun çalışma kabiliyeti olmaz. O bakımdan, rasyonel yönetim ilkelerine göre işlevini yerine getirebilecek büyüklükte bir yönetim kurulu oluşturma zorunluluğu, bunun sınırlı olarak tutulmasına imkân hazırlamıştır. Ancak, diğer sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinin, başkanlarının da bu yönetimde, bu ajanslar içerisinde yer alması gerekliliğine biz de katılıyoruz. Bu maksatla her bölgede kalkınma kurulu oluşturulmuştur. Bu kalkınma kuruluşlarının içerisinde diğer sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri bulunacaklardır, dolayısıyla, geniş bir katılımla oluşmaktadır. 100 civarında kişinin katılacağı kalkınma kurulu en üst kurul olacaktır. Bu niteliği itibariyle de, yerel aktörlerin devrede olduğu, yerel potansiyelin harekete geçirildiği bir yapıya kavuşturulmuş olmaktadır.
Diğer taraftan, "bu ajanslar kamu kaynakları kullanıyor" denildi. Evet, doğrudur. Kamu kaynakları kullanıyor, kamunun da kaynaklarını kullanıyor. Ajansların kullanmış olduğu kaynakları üç ana gruba ayırabiliriz. Bu kaynaklardan birincisi yerel kaynaklardır; işte, il özel idaresi gelirlerinden, belediyelerin gelirlerinden, ticaret, sanayi odası gelirlerinden bir miktar, küçük bir miktar, bu ajansların kullandığı kaynaklar arasındadır.
İkinci bir kaynak söz konusudur; bu da, merkezî bütçeden, yani, merkezden ajanslara aktarılan paraları ifade etmektedir. Bu seneki bütçede de 100 trilyon civarında bir kaynak, ajanslara aktarılmak maksadıyla, zaten bütçeye yerleştirilmiştir.
Üçüncü bir kaynak var. Bu üçüncü kaynak da Avrupa Birliği fonlarıdır. Bu da, aynı şekilde, ajansların kaynağı olacaktır. Demek ki, yerel, merkezî ve uluslararası kaynakları değerlendirmek suretiyle, bölge aktörlerinin oluşturduğu ajanslar, yerel potansiyeli harekete geçireceklerdir ve kalkınma çabalarına katkı sağlayacaklardır.
Böyle bir maksatla oluşmuş ajansın, elbette, Avrupa Birliği fonlarıyla, Avrupa Birliğine üyelik süreciyle bağlantısı vardır; ama, Avrupa Birliği süreciyle bağlantısı vardır diye, bize özgü hiçbir şey olmadığını söylemek doğru değil. Şimdi, demokrasiye, Avrupa'da teşekkül etmiş bir oluşumla ortaya çıkmış bir kavramdır diye, bu millî değildir diye karşı çıkmak, elbette, doğru bir şey değil; hepimiz demokrasinin gereğine inanıyoruz, bunu her vesileyle kürsülerden dile getiriyoruz; bu konu da böyle, Avrupa Birliği süreciyle bağlantılı olarak değerlendirilmektedir. Tasarı çalışmalarında bu dikkate alınmıştır; ama, bir noktaya da dikkat çekmek istiyorum: 1963 yılında hazırlanan Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planında bu ajanslar ihtiyaç olarak tespit edilmiştir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla)Bitiriyorum.
BAŞKANBuyurun.
DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla)Bu ajanslar, 1963-1967 yıllarını kapsayan Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planında ihtiyaç olarak tespit edilmiş, kısmen tanımlanmış ve kurulması da hedef olarak gösterilmiştir. Aradan geçen süre zarfında böyle bir düzenleme yapılmamıştır; ama, şimdi böyle bir düzenlemeyi yapıyoruz. Demek ki, ilk plan çalışmalarıyla birlikte gündeme gelmiş bir konudur.
Kamusal kaynağı kullanmış olması, denetimin bulunmadığı anlamına gelmez. Denetim, bu kanunda iki kısımda değerlendirilmektedir; birincisi, iç denetim; ikincisi, dış denetim. İç denetim hakkında ayrıntılı bilgi verildi. Dış denetime baktığımızda, hukukîlik açısından İçişleri Bakanlığının denetimi var, yerindelik açısından Devlet Planlama Teşkilatının denetimi var. Malî denetim de bağımsız denetim kuruluşları tarafından yapılmaktadır; ama, bir noktayı belirtmek istiyorum; bu kuruluşlar, bu ajanslar, Sayıştay denetimi dışında değildir. Sayıştay, Sayıştay Kanunu hükümleri çerçevesinde bu ajansları denetleyebilecektir. Bu noktaya gelinmesinin sebebi, yani, Sayıştay denetiminin dışında gibi algılanmasının sebebi, kanunda açık şekilde, sarahatle, Sayıştay denetimine tabi olduğu ifade edilmediği için yapılmaktadır, böyle yorumlar, değerlendirmeler yapılmaktadır; ama, bu kanunda ayrıca yer almasına gerek yok. Neden gerek yok; Sayıştay Kanunu açıktır, Sayıştayın bu ajansları da denetleme yetkisi vardır. Sayıştay denetiminden uzak tutmak istenilen birtakım kuruluşlar ve yapılar hakkında, Meclise gelen kanunların hepsinde sarahaten şu ifade kullanılır: "Bu kuruluş veya bu işlem, İhale Kanununa ve Sayıştay denetimine tabi değildir" diye açıkça ifade edilir. Bunu, Plan ve Bütçe Komisyonu üyelerimiz de zaman zaman rastladıkları için bilirler; ama, bu kanunda böyle bir ifade yoktur ve Sayıştay denetimine tabidir.
Devlet Planlama Teşkilatı, dinamik bir süreç olarak, bu ajansların koordinasyonunu yapacaktır. Onun için, hangi durumlarda, hangi yatırımların, hangi ekonomik faaliyetlerin destek alacağı gibi ayrıntılar yasada belirtilirse, bu takdirde aradan bir süre geçtikten sonra, piyasanın dinamik oluşundan dolayı, ekonomik olayların çok dinamik bir değişim göstermesi nedeniyle bu yasa hükümleri işlevsiz hale gelebilir. Onun için, desteklenecek alanlar ve hangi ekonomik faaliyetlerin özendirileceğiyle ilgili bağlantılı konular, doğrudan doğruya, zaten, Devlet Planlama Teşkilatının çalışma alanına girmektedir ve ajansların koordinasyonunu yapacak olan Devlet Planlama Teşkilatıdır, tüm bu mülahazaları takip edecektir ve ona göre yapılması gereken neyse, objektif olarak onu gerçekleştirecektir.
Ben, tüm milletvekillerimize, göstermiş oldukları ilgiden dolayı teşekkür ediyorum ve bu ajansların ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
22 konuşma daha · 25 Ocak 2006