Saadet Partisi Grubu önerisi münasebetiyle
Malatya Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 97. Birleşim · 2. yasama yılı · 2 Temmuz 2024 · 361 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Kaynak göster
Abdurrahman Babacan (AK Parti), 2 Temmuz 2024 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 97. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Saadet Partisi Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 361 kelime.
Abdurrahman Babacan (AK Parti, Malatya). “Saadet Partisi Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 97. Birleşim tutanağı, 2 Temmuz 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/abdurrahman-babacan-2024-07-02-saadet-partisi-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=125405
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)AK PARTİ GRUBU ADINA ABDURRAHMAN BABACAN (Malatya)Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.
Değerli milletvekillerim, Saadet Partisi grup önerisi üzerine Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Grup önerisinde üniversitelerin, akademisyenlerin bilim hürriyetinden yoksun oldukları ve AK PARTİ hükûmetleri döneminde bu sorunun daha da derinleştiği iddiası üzerine bir net vurgu görüyoruz. Oysa Türkiye'nin 90’lı yılların karanlık ortamından, darbe ortamından çıktığı henüz 2003 başında açıklanan 58'inci Hükûmet Programı’nın bizatihi kendisinde, AK PARTİ parti programının bizatihi kendisinde, 2007'de yayınlanan Türkiye'nin Yükseköğretim Strateji Dokümanı’nda, yine, 2014 ve 2018 arasını kapsayan Onuncu Kalkınma Planı’nda aslında yükseköğretim politikasına ilişkin AK PARTİ’nin temel perspektifini net bir şekilde görüyorduk. Hesap verebilirlik temelinde özerklik, performans odaklılık, ihtisaslaşma ve çeşitlilik ilkeleri çerçevesinde kalite eksenli bir yükseköğretim politikası ve bu hâlâ aynı zeminde devam ediyor.
OECD standartları ve evrensel normlar temelinde akademik özgürlüğün üç temel boyutu var; bir tanesi araştırma yapmak ve bunların sonuçlarını özgürce yayınlayabilmek; ikincisi, üniversitede ders verirken neyi nasıl anlatacağına özgürce karar verebilmek; üçüncüsü, araştırma ve düşüncelerinden dolayı kurumsal sansüre ve baskıya maruz kalmamak. Objektif bakıldığında -ama objektif- AK PARTİ hükûmetleri döneminin tamamında Anadolu’daki üniversitelere, İstanbul, Ankara, İzmir’deki büyük üniversitelerin tamamına, kamu üniversitelerinin ve vakıf üniversitelerinin tamamına bakıldığında akademik hürriyete ilişkin bu üç temel perspektifin de pekâlâ net bir şekilde sağlandığını ve hiçbirinin ihlal edilmediğini görmekteyiz. Öyle ki siyasi bakımdan Hükûmete en muhalif olan fikirler, araştırmalar ya da tezler dahi konuşulan, rahatça yayılan ve üzerine istişare edilebilen, sosyolojik olarak çok farklı kesimlerden akademisyenlerin ve bilim insanlarının üniversitelerde istihdamından, fikir ve araştırma hürriyeti koşullarının sağlandığı bir üniversite, bir akademi dünyasından bahsediyoruz. Bugün Türkiye'de hangi üniversiteye giderseniz gidin, Ankara'da ODTÜ'ye, Hacettepeye, Bilkente, Gaziye ya da İstanbul'da Marmaraya, İstanbula veya Koça, Sabancıya bu söylediklerimin, bu üç temel normun da sağlandığını pekâlâ her birimiz görüyoruz. Daha geçen gün Koç Üniversitesinin mezuniyet töreninde de buna dair çok farklı konuşmaların -ne anlama geldiğini ayrı tutuyorum ama- pekâlâ özgürce serdedilebildiğini görüyoruz.
Dolayısıyla akademisyenlerin, çalışanların, öğrencilerin ve bir bütün olarak yükseköğretim sisteminin süreç içerisinde oluşmuş olan çeşitli mağduriyetlerini gidermek ve bu konuda ortak çalışmak; bu başka bir şey ama buradan genellemeci bir yaklaşım çıkarmak ve buradan Türkiye'nin bütün bir yükseköğretim camiasının sistematik bir baskı altında olduğunu iddia etmek bambaşka şeyler.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
77 konuşma daha · 2 Temmuz 2024