İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 39. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

2007 yılı merkezi yönetim bütçesi kanun tasarısı (tarım ve köyişleri, tarım reformu, köy hizmetleri, çevre ve orman, orman genel, devlet meteoroloji, özel çevre koruma kurumu)

Adem Baştürk

Kayseri Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 39. Birleşim · 5. yasama yılı · 21 Aralık 2006 · 1.020 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Adem Baştürk (AK Parti), 21 Aralık 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 39. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2007 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KANUN TASARISI (TARIM VE KÖYİŞLERİ, TARIM REFORMU, KÖY HİZMETLERİ, ÇEVRE VE ORMAN, ORMAN GENEL, DEVLET METEOROLOJİ, ÖZEL ÇEVRE KORUMA KURUMU)); konuşma 1.020 kelime.

Adem Baştürk (AK Parti, Kayseri). “2007 yılı merkezi yönetim bütçesi kanun tasarısı (tarım ve köyişleri, tarım reformu, köy hizmetleri, çevre ve orman, orman genel, devlet meteoroloji, özel çevre koruma kurumu)”. TBMM Genel Kurulu, 39. Birleşim tutanağı, 21 Aralık 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/adem-basturk-22-2006-12-21-2007-yili-merkezi-yonetim-butcesi-kanun-tasarisi-tarim-ve-koyisleri (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c141/b039/tbmm221410390881.pdf

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

AK PARTİ GRUBU ADINA ADEM BAŞTÜRK (Kayseri)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Çevre ve Orman Bakanlığı 2007 bütçe tasarısı hakkında Grubum adına söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Çevre Bakanlığı, Teşkilat Kanunu'nda, esas itibarıyla, çevrenin korunması, kirliliğin önlenmesi amacıyla araştırmalar yapmak, politikalar üretmek, standartlar belirlemek, dengeli ve sürekli kalkınma amacına uygun çevre düzeni planları yapmak, tüm bu faaliyetleri denetlemek olarak ifade edilmiştir. Orman konusunda ise Bakanlığın görevi, orman varlığını korumak, geliştirmek, orman kadastrosunu yapmak, ağaçlandırma yapmak, gibi, şeklinde özetlenebilir.

Çevre ve Orman Bakanlığının bu görev ve sorumlulukları çerçevesinde performansını belirlemek için ülkenin geçmiş durumunun bir fotoğrafını çekmekte fayda var.

Türkiye'de, Çevre Kanunu 1983 yılında çıktı. Bu Kanun, kirlenme yasakları, arıtma mecburiyetleri, kirleten öder gibi prensipler yanında, Kanun'un uygulanmasını sağlayacak yönetmeliklerin de bir yıl içinde çıkarılmasını amirdir. Biliyorsunuz, kanunların uygulanabilmesi için -bu türlü çerçeve kanunların uygulanabilmesi için- mutlaka ilgili yönetmeliklerin çıkması gerekiyor. Ne yazık ki, bir yıl içinde çıkması gereken yönetmeliklerin ilki 1986 yılında Gürültü Kontrol Yönetmeliği olarak, sonra 1988 yılında -Kanun'un yayımından beş yıl sonra- Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği, 1991 yılında Katı Atıkların Kontrolü Yönetmeliği, on yıl sonra da, Kanun'un yürürlüğe girmesinden on yıl sonra da ÇED Yönetmeliği (Çevresel Etki Değerlendirme Yönetmeliği) yürürlüğe girmiş. Girmiş ama, tabii bunlar çok da fazla uygulama alanı bulamamış ve bu arada çevre kirlenmeye devam etmiş, denizler kirlenmiş, akarsular kirlenmiş ve Türkiye'de enteresan kazalar da olmuş. 1993 yılında, İstanbul'da, Ümraniye çöp sahası kayarak 38 insanımızın hayatına mal olmuş ve bu kazadan dolayı da Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde mahkûm edilmiştir bu vatandaşlık hakkını ihlal sebebiyle. Bugün, bu Mahkemenin bu sonuçları, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde emsal karar olarak alınmaktadır.

Tabii, bu uygulanamayan Kanun'un eksikliği 1995 yılında fark edilmiş, zamanın hükümeti bir kanun tasarısı göndermiş Meclise. Ama, ne yazık ki, bir türlü Meclisin gündemine taşınamamış, birkaç kere kadük olmuş ve bizden önceki dönemlerde, bu kanun maalesef çıkarılamamış. Hükümetimiz, her konuda olduğu gibi, bu konuyu da ciddiye aldı ve bu Kanun'u, Çevre Kanununda Değişiklik Yapan Kanununu ve çevreyle ilgili diğer kanunları Meclisin gündemine taşıdı ve Meclisimiz, 22'nci Dönem, Çevre Kanununda Değişiklik Yapan Kanun yanında, sekiz ilave çevreyle ilgili kanun çıkardı. Bu kanunlarla birlikte, yine bu kanunların veya daha önce çıkarılan kanunların uygulamasını sağlayacak 110 adet de yönetmelik çıkarıldı veya yönetmelik değiştirildi. Yani, bir önceki dönemde, beş yıl geciken, on yıl geciken yönetmelikleri dikkate aldığınızda, bu, bizim Bakanlığımızın performansını gösteriyor. Ayrıca, çıkan yönetmelikler içerisinde, bugünü, vizyonu ifade eden, zamanı takip eden yönetmelikler de var. Bunlardan birkaçını söylemek istiyorum: Bunlardan bir tanesi Ambalaj Yönetmeliği. Avrupa'da çok yaygın olan, çok kullanılan, atıkların geri kazanılması, geri kullanılması, recycling denilen kavramlar. Bunlar bizim Hükümetimiz zamanında gündeme taşınmış ve yönetmelik haline getirilmiştir. Aynı şekilde, Atık Yağların Kontrolü Yönetmelik'i, yine benzer şekilde, bunları bir düzene koymaya ve atık yağları kullanmaya veya kullanımdan uzaklaştırmaya yönelik. Yine, atık pil ve akümülatörlerle ilgili yönetmelikler, Toprak Kirliliğinin Kontrolü Yönetmelik'i gibi, cidden günü ifade eden yönetmelikler de hazırlanarak yürürlüğe konulmuştur.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Bakanlığımız, millî mevzuatı tamamlamak ve güncelleştirmek yanında Avrupa Birliği müktesebatına da uyum konusunda ciddi çalışmalar yapmıştır. Söz konusu müktesebatın yüzde 40'ı uyumlaştınlmıştır. Bu da çok önemli bir performans ve yapılan programa göre de, 2010 yılına kadar Avrupa müktesebatı uyumlaştırılacaktır, bu şekilde planlanmıştır.

Başta belirttiğim gibi, asıl görevi düzenleme, denetleme ve yol gösterme olan Çevre ve Orman Bakanlığı, eksik mevzuatı, ehil ellerde, süratli, sağlıklı şekilde, ülke gerçeklerini dikkate alarak, bilimin ödediğinde sonuçlandırmıştır. Bakanlık, uygulama konusunda da hem rehberlik yapmakta hem de imkânlar ölçüsünde maddi destek vermektedir. Özellikle evsel atıklar konusunda da önemli çalışmalar yapılmıştır.

1995'lere kadar Türkiye'de atıklar, katı atıklar, sadece, bir yere atılan, bir yere gömülen, çok fazla dikkat edilmeyen konular olarak görülürdü ve zamanla, özellikle 1993 yılındaki Ümraniye kazasıyla birlikte katı atıkların da bir teknik olarak düzenlenmesi, tedbir alınması konusunda ciddi bir bilinç oluştu Türkiye'de ve Bakanlığımız bu konuyu 2002 yılından sonra çok ciddi olarak ele alıp önderlik yapmış, kılavuzluk yapmıştır ve maddi katkıda da bulunmuştur belediyelere. Bugün, Türkiye'nin çeşitli il ve ilçelerinde, belediyelerinde otuz bir adet düzenli depolama sahasının inşaatı Bakanlık kılavuzluğunda, önderliğinde, kısmen maddi destek de sağlayarak devam etmektedir.

Ayrıca, yine bu Meclisten çıkan Mahallî idareler Kanunu'ndan da faydalanılarak belediyeler, özellikle katı atıklar konusunda birlikler teşekkül ettirilmiş ve Bakanlık bu konuda destekçi olmuştur. Türkiye'nin 3.225 belediyesinin katı atık sorunları, 200 adet düzenli depolama yapılarak çözülmesi yolunda planlar yapılmıştır ve 657 küçük belediye de birleştirilerek 54 birlik kurulmuştur.

Ayrıca, yine Bakanlığımız, tehlikeli atıklar konusunda, çevre düzeni konusunda, su kalitesi izleme konusunda önemli çalışmalar yapmıştır. Yine, ülke genelinde hava kirliliği ölçüm ağı kurulması konusunda ciddi bir altyapı hazırlanmıştır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANSayın Baştürk, konuşmanızı tamamlayınız.

Buyurun.

ADEM BAŞTURK (Devamla)Ormancılık konusunda da birkaç rakam vermek istiyorum. Yıllarca kamuoyunda eleştirilen kamu tesislerinin yaz kampları, eğitim kampları, özellikle Çevre ve Orman Bakanlığında özelleştirilmiş, kiralanmış, bazı kısımları satılmıştır. Ayrıca, her ilde kent ormanı kurma çalışmaları planlanmış ve 51 ilde de kurulmuştur.

Bakanlığımızın bir önemli başarılı çalışması da -özellikle vurgulamak istiyorum- ağaçlandırma faaliyetleri konusunda. Bu yıl, 2006 yılında 350 bin hektar alan ağaçlandınlmıştır. Çok önemli bir rakam bu. Bu, Türkiye yüz ölçümünün yüzde 0,5'ine tekabül eder. Türkiye'nin yüzde 30'unu orman diye dikkat ettiğinizde, dikkate aldığınızda, bu, aşağı yukarı Türkiye orman yüz ölçümünün yüzde 1,5'una tekabül eder. Bu da çok önemli bir rakam. Ben, arkadaşlarımı tebrik ediyorum. Bu yıl yangınla kaybettiğimiz 6.500 hektar yerine 350.000 hektar alan ağaçlandınlmıştır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANSayın Baştürk, teşekkür cümlenizi alabilir miyim.

Buyurun.

ADEM BAŞTÜRK (Devamla)Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Ben, sadece sununla bitirmek istiyorum: Çevre, insanların katılımıyla olacak bir işlem olmakla birlikte, çok daha önemlisi, bu konuda ciddi yatırımları gerektiren bir işlemdir. Yine, Çevre Bakanlığının yaptığı çalışmalara göre, Türkiye'de Avrupa Birliği standardına ulaşabilmek için 60 milyar euroluk yatırım yapmak gerekmektedir. Bunun yaklaşık 20 milyar euroluk kısmı özel sektöre, 40 milyar euroluk kısmı da kamu sektörüne, belediyelere ve diğer kamu kuruluşlarına aittir. Dolayısıyla, bu konuda çok ciddi bir kaynak ayırmak gerekmektedir ve bu noktada belki bir fayda-ma- liyet hesabı yaptığınızda bunlar çok pahalı yatırımlar gibi görülse de, çevrenin kazançları dikkate alındığında ülkenin bu noktadan kazançlı çıkacağını düşünüyorum.

Ben, bu gayretli, verimli, özverili ve Türkiye ve dünya gerçeklerini dikkate alarak, bilimin ışığında yaptıkları çalışmalarından dolayı başta Sayın Bakanımızı, Müsteşarımızı, Müsteşar yardımcılarını tüm Çevre ve Orman Bakanlığı personelini tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

62 konuşma daha · 21 Aralık 2006

62 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook