İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 88. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.119)

Ağah Kafkas

Çorum Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 88. Birleşim · 2. yasama yılı · 9 Nisan 2008 · 1.282 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ağah Kafkas (AK Parti), 9 Nisan 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 88. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.119)); konuşma 1.282 kelime.

Ağah Kafkas (AK Parti, Çorum). “Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.119)”. TBMM Genel Kurulu, 88. Birleşim tutanağı, 9 Nisan 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/agah-kafkas-23-2008-04-09-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-k (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

AK PARTİ GRUBU ADINA AGÂH KAFKAS (Çorum)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu üçüncü bölümü üzerinde AK Parti Grubu adına söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Ben, özellikle bu kanunun süreci hakkında birkaç şey söylemek istiyorum. Sokağın sesi, sokaktan gelen dinlenmiyor, sokak… Sanki biz başka bir gezegende yaşıyoruz ve bu sokakları bilmiyoruz. Sokaktan gelen birisi olarak konuşuyorum, Emek Platformu’nun içerisinden gelen birisi olarak konuşuyorum…

SIRRI SAKIK (Muş)Hepsinin kafasını kırdınız, kafasını.

AGÂH KAFKAS (Devamla)…ve bu süreç içerisinde 5510’u çıkarttık, bütün sosyal taraflarla o zaman konuşuldu. Yeni bu dönemde, cumhuriyet tarihinde hiçbir yasada görülmediği kadar, sosyal taraflarla mutabakat arayışı içerisine girildi. Emek Platformu’yla defalarca görüşüldü. Üçlü danışma en az 3 defa, 4 defa -benim bildiğim- toplandı Çalışma Bakanlığında. Üçlü danışma dediğiniz nedir? İş Kanunu’nda AK Parti Hükûmeti tarafından kurulan işçi, işveren, hükûmet üçlüsünden oluşan, demokratik bir yapıdır. En az 4 defa bununla ilgili toplandı. Sosyal Güvenlik Yüksek İstişare Kurulu -ki, burada işçi, işveren ve bütün sosyal taraflar, meslek odaları vardır- en az 2 defa bu konuyla ilgili toplandı. Ekonomik Sosyal Konsey toplandı. Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonunda sosyal taraflar dinlendi, Plan ve Bütçede dinlendi, daha sonraki aşamada Emek Platformu bileşenleri -ki, on yedi örgüttür- on yedi örgüt oturdu, kendi aralarında on dokuz maddeden oluşan bir talepler listesi ortaya koydu. Bu talepler listesi, Bakanlık aldı, karşılıklı oturdu ve bir mutabakat arayışı içerisine girildi ve bu on dokuz maddede yapılan çalışmanın sonucunda sosyal taraflarla varılan mutabakat on dört-on beş maddedir. Yani bir başka ifadeyle -matematiksel olarak ifade edersek daha iyi anlaşılsın diye- yüzde 85’inde mutabakata varıldı. Şimdi, burada bu mutabakatlar hiç yokmuş gibi -bazı sosyal kesimler var ki ve Emek Platformu bileşenleri içerisinde- bazı kesimler var ki uzlaşmamak için elinden geleni yapıyor. Ve şimdi, burada, biz, “Niye uzlaştılar?” diye kimi büyük sivil toplum örgütlerimizi karşımıza alarak, vay efendim siz şuranın arka bahçesi oldunuz, buranın ön bahçesi oldunuz gibi koskoca konfederasyonların şahsiyetleriyle oynamaya kimsenin hakkı yok. Ne Türk-İş ne Hak-İş hiçbir siyasi parti, AK Parti de dâhil olmak üzere, hiçbirinin ne arka bahçesine sığabilir ne ön bahçesine sığabilir. Hiçbir parti de bunları arka ya da ön bahçesi yapma gayreti içerisinde olmaz, olamaz. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Beri taraftan, dönüyorsunuz, bir kısım sivil toplum örgütlerimiz, ki oradan aldığınız bildirileri burada okuduğunuz örgütlerin hiçbirisiyle sizin beraber yürüdüğünüz filan söz konusu olmadı, o örgütlerle. İşte, burada biraz önce Sayın Ufuk Uras’ın etkinliği ana muhalefetin etkinliğinden daha fazladır. Onun için değerli arkadaşlarım, kendisiyle sorunu olan, uzlaşmama konusunda “Aman bu mutabakatı yok sayalım.” diyen kimi sivil toplum örgütleriyle mutabakat arama girişimlerimizi hâlâ yasanın noktalanacağı son güne kadar sürdürdüğümüz ortada. O nedenle, hiç kimse kendi sesini sokağın sesi olarak iddia etmeye, ortaya koymaya kalkmasın.

Baktığınız zaman, buradaki yasayı dinlediğimiz zaman, bakıyorum, kimi muhalefet sözcülerimiz kimi önergelerini bahane ederek bu yasada ki hiç alakası olmayan bir anlatımla kamuoyunu yanıltma girişimi içerisinde bulunuyoruz. Bu, inanın kendinize de haksızlıktır, bu Meclise de haksızlıktır. Hepimiz aynı çatı altındayız. Bu kurumlara hepimiz özen göstermeliyiz. Demokrasinin olmazsa olmazı siyasi partiler ve sivil toplum örgütleridir, sendikalardır. Bu müesseselerin adam gibi iş yapmasına hepimiz katkı vermeliyiz, ki ülkelerin kalkınmasına, ülkede demokrasinin gelişmesine beraber katkı verelim.

Bugüne kadar siyaset üzerine iddiası olan herkes Türkiye’de sosyal güvenlik sisteminin sürdürülebilir olma şansının kalmadığını söyledi. İddiası olan herkes bir reforma ihtiyacı olduğunu da söyledi. İddiası olan herkes, bu ülkenin yönetimine dair iddiası olan bütün siyasi partiler bunun artık yürütülemez ve üçlü parçanın, dörtlü parçanın, birçok emeklilik rejiminin artık yürütülemez olduğunu, norm ve standart birliğine gidilmesi ve bir reformun yapılması gerektiğini söyledi. Şimdi, baktığınız zaman bu ortada. 2006’da 23 milyar YTL, 2007’de 33,2 milyar YTL açık veren bir sistem -ki sistemin içindekileri de mutlu etmeyen- bu kadar kaynak aktardığınız hâlde, bu kadar kaynak aktardığınız hâlde de sistemin içindekilerini mutlu etmeyen bir sistem. Yani, bunu…

M. CEVDET SELVİ (Kocaeli)Kayıt dışını niye önleyemediniz altı yıldır?

AGÂH KAFKAS (Devamla)Bir de mutlu etseniz, bu kadar açığı karşıladığınız hâlde mutlu etseniz anlayacağım.

Şimdi, o nedenle, şimdi burada tutulmuş bütün… Emek Platformu’nu burada kimsenin küçümsemeye hakkı yok. Biz -Sayın Meral de burada- cumhuriyet tarihinin en büyük meydanını Kızılay’da yaptık. Koalisyon döneminde yedi bin güne çıkarılırken, yaptığımız mitinge rağmen, ne bizi muhatap alan oldu Emek Platformu olarak ne de tek bir satır geriye alan ya da bizimle müzakere eden oldu. Emek Platformu bu dönem eylemler yapmıştır. Demokrasinin gereği AK Parti “Sokak ne diyor?” demiştir, “Emek Platformu ne diyor?” demiştir, oturup konuşmuştur. 5510’da, geçen 22’nci Dönemde dokuz bin gün iş günü olan prim sayısını yedi bin iki yüze çekmiştir. Bu, Emek Platformu’nun cumhuriyet tarihi boyunca verdiği mücadeleyle elde ettiği en önemli kazanımlarının başında gelir.

Şimdi, Emek Platformu bileşenleri… Biz hepimiz eylem yaptık. Eylem niçin yapılır? Eylem, eğer sendikacıysanız, reel bakıyorsanız hayata, eylem en son müracaat edeceğiniz şeydir. Ama eylem yaptığınız zaman sonuç almak için, müzakere için bir araçtır. Siz müzakere edip ve kazanımlarınızı artırmışsanız, 19 tane maddeyle gidip 15 tanesini artırmışsanız, kimisinde tamamını karşılamışsanız kimisinde kısmen iyileştirme yapıp el sıkışmışsanız bundan daha büyük kazanım elde edilmemiştir bugüne kadar yapılan hiçbir çalışmada, hiçbir müzakerede elde edilememiştir. Onun için hiç kimse kendisini tatmin etmesin. Şimdi bu yasayla ilk defa, burada çıkan herkes sadaka devletinden söz ediyoruz. Tabii, fakir fukara diye bir derdiniz olmadığı için bugüne kadar -kimi siyasetçiler için söylüyorum- Bebek’te, Gaziosmanpaşa’da gezdiğiniz için..

SIRRI SAKIK (Muş)Sizden daha çok var, çok.

OSMAN ÖZÇELİK (Siirt)Bizzat kendimiz fakir fukarayız, kendimiz.

AGÂH KAFKAS (Devamla)Mamak’ın derdini hiçbir gün anlamadınız. Orayı duymadınız, bilmediniz, zannettiniz ki biz seçim döneminde kömür dağıtıyoruz.

AKİF AKKUŞ (Mersin)Mamak’ı artık terk edin.

AGÂH KAFKAS (Devamla)Biz “kimsesizlerin kimi” iddiasıyla siyasete başladık, partiyi kurduk. (AK Parti sıralarından alkışlar) Geldiğimiz günden bu yana da beş yıldır devleti milletin emrine sunduk. Sadaka devleti değil, işte bu yasada, cumhuriyet tarihinde ilk defa sosyal devlet “Prim borçlarının açığını ödüyorum” diye milletin başına kakan devlet değil. Toplanan primlerin dörtte 1’i kadar da sosyal devlet prime katkı sağlıyor. İşte sosyal devlet böyle kurulur.

SIRRI SAKIK (Muş)Peki sokakta dayak yiyenler deli mi yahu!

AGÂH KAFKAS (Devamla)Devleti, sosyal devleti milletin emrine vermek, devletin kaynaklarını millete, milletin yanmayan sobasında kömür hâline getirmek, okulunda defter hâline getirmek nasıl sadaka devleti oluyor? Devleti milletin emrine sunmak olmuyor da nasıl sadaka oluyor? İlaç alamayanın, dün tedavi göremeyen insana ilaç olması, devletin, sosyal devlet olmak değil de başka ne olarak izah ediliyor olabilir ki? (AK Parti sıralarından alkışlar)

Onun için değerli dostlar, devleti, devletin kurumlarını ve devletin yaptıklarını bugüne kadar kimsenin küçümsemeye hakkı yok. İşte, sosyal devleti biz inşa ediyoruz. İşte bu yasayla on sekiz yaşına kadar, anasının karnından doğan, ana sağlığından başlayarak on sekiz yaşına kadar, babası çalışıyor mu, kimin çocuğudur, sigortalı mıdır, değil midir, işçi midir, işsiz midir, işveren midir sormadan devletin güvencesine alıp tüm tedavisini karşılamak sosyal devlet değil de nedir, ne diye anlatılıyor olabilir? (AK Parti sıralarından “Bravo” sesleri, alkışlar) Sosyal devlet ne anlama gelir? Sosyal devlet dediğiniz, genel sağlık sigortasında primi olanın parasını ödeyeceği, “Olmayanın da ben devlet olarak primini ödeyeceğim” diyor, yani millete sadaka vereceğim demiyor. Devlet, sosyal devlet, prim ödeyemeyen vatandaşının primidir diyor. İşte, sosyal devlet bu değil de nedir? Allah aşkına, bunu sosyal demokratlar yapmaya kalksaydı, yani dünyanın en harika işini yapmış olurdunuz. Niye biz yapınca tahammülsüzlüğü bu kadar yukarılara taşıyorsunuz? O nedenle biz sosyal devleti inşa ediyoruz.

M. CEVDET SELVİ (Kocaeli)Halkın sağlığını, sosyal güvenliğini satıyorsunuz, bankalar gibi.

AGÂH KAFKAS (Devamla)Biz halkı sağlığa kavuşturuyoruz.

M. CEVDET SELVİ (Kocaeli)Yahu sen bunları biliyorsun, yani kendine ters düşme.

AGÂH KAFKAS (Devamla)Halkın sağlığından söz edemezsiniz. Niye edemezsiniz? Bakın, burada biz sağlığı tek elde toplayıp…

M. CEVDET SELVİ (Kocaeli)Halkın sağlığını, sosyal güvenliğini teslim ediyorsunuz tekellere.

AGÂH KAFKAS (Devamla) -…sağlığı tek çatı altında milletin emrine sunacağımız zaman da siz en üst dereceden muhalefet ettiniz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

67 konuşma daha · 9 Nisan 2008

67 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook