İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 20. BİRLEŞİM · SALI

Futbolda şike,rüşvet,vb.meydana gelen istenmeyen olayların araştırılması amacıyla meclis araşt.açılmasına ilişkin önergeler(10/63,113,138,179,228)

Ahmet Ersin

İzmir Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 20. Birleşim · 3. yasama yılı · 23 Kasım 2004 · 1.034 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ahmet Ersin (CHP), 23 Kasım 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 20. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: FUTBOLDA ŞİKE,RÜŞVET,VB.MEYDANA GELEN İSTENMEYEN OLAYLARIN ARAŞTIRILMASI AMACIYLA MECLİS ARAŞT.AÇILMASINA İLİŞKİN ÖNERGELER(10/63,113,138,179,228)); konuşma 1.034 kelime.

Ahmet Ersin (CHP, İzmir). “Futbolda şike,rüşvet,vb.meydana gelen istenmeyen olayların araştırılması amacıyla meclis araşt.açılmasına ilişkin önergeler(10/63,113,138,179,228)”. TBMM Genel Kurulu, 20. Birleşim tutanağı, 23 Kasım 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-ersin-22-2004-11-23-futbolda-sike-rusvet-vb-meydana-gelen-istenmeyen-olaylarin-arastirilma (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

AHMET ERSİN (İzmir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygılarımla selamlıyorum. Bu arada, geçmiş ramazan bayramınızı kutluyorum, hepinize sağlıklar diliyorum.

Kuşkusuz, pazar günü yaşanan tribün terörü sonucu, 16 yaşındaki bir gencimizin yaşamını yitirmiş olması son derecede üzüntü verici. Ama, bu olaylar, yıllardan beri, her maçta yaşanıyordu. Nitekim, geçtiğimiz sezonda, İzmir'de yapılan Göztepe - Karşıyaka maçında da benzer olaylar oldu ve o olaylar sırasında da 2 vatandaşımız yaşamını yitirdi ve eğer o zaman önlemler çok ciddî biçimde ele alınsaydı, belki de, muhtemelen, bu son olay yaşanmayabilirdi.

Değerli milletvekilleri, birkaç yıldan beri futbol, maalesef, Türkiye'de spor olma özelliğini kaybetti. Kulüp yöneticileri, futbolcular, taraftarlar, artık, futbolu bir spor olarak değerlendirmiyorlar, şike ve onun baş tetikçisi ve düzenleyicisi olan mafyanın yarattığı kirlenme ve bu kirlenmenin parçası olan kulüp yöneticileri ve federasyonlar, maalesef, futbolu spor olmanın dışına çıkardılar. Üstelik, bu kirlenme sanki olağanmış gibi değerlendiriliyor. Öyle ki, kulüplerin ve futbolcuların mafya bağlantıları kimseyi rahatsız etmiyor. Öyle ki "futbolun içerisinde bu da var" anlamına gelecek değerlendirmeler yapılabiliyor. Başkan ya da yönetici olmak için mafyadan yardım isteyen, mafyayla kol kola giren yöneticiler, futboldaki bu kirlenmenin baş sorumlusu değil mi?! Mafya reisini mutlu etmek için Eyüp Sultan'da kurban kestiren federasyon başkanı dünyanın neresinde var?!

Son olarak, aklıma geldi, bahsedeyim; yine, geçtiğimiz haftalarda bir maçta bir futbolcunun diğer bir futbolcuya ahlakdışı yaklaşımını gördük. Genci çocuğu, kadını erkeği yetmiş milyon, bu görüntüyü günlerce izledi ve sonunda Ceza Kurulu bir karar verdi; ama, Tahkim Kurulu bu cezayı ortadan kaldırdı. Ortaya koyduğu gerekçeler de, aslında son derecede komik. Peki, şimdi, büyük umutlarla seçilen bu yeni Federasyon yönetimi, o Tahkim Kurulu, Ceza Kurulu, bundan sonra vereceği kararlarda adaletli olabileceğine kimi inandırabilir?! Kim, artık bu Federasyonun, Tahkim Kurulunun, Ceza Kurulunun, bundan sonra vereceği kararlarda adil davranacağına, adaletli davranacağına inanır?! Dolayısıyla, bu son olay bile, büyük umutlarla seçilen, göreve gelen bu Federasyonun bu tedirgin davranışı, bu Tahkim Kurulunun tedirgin davranışı bile, futbolda kirlenmenin devam edeceğini gösteriyor. Değerli arkadaşlarım, bu anlayışla mevcut Federasyon acaba futbolda düzeni, disiplini nasıl sağlayacak?! Seçildiğinin hemen ertesinde böyle bir talihsiz olayla karşılaşmış olması doğrusu düşündürücü.

Değerli milletvekilleri, bir gözü siyasîlerde, bir gözü babalarda olan Federasyon yöneticileri, futbolu spor olmaktan çıkarmış, şike ve mafyanın bataklığı haline getirmiştir. Artık, futbol Asiye'ye benzetilirse, "Asiye nasıl kurtulur" anlayışı, bugün "futbol bu bataklıktan nasıl kurtulur" anlayışına geldi ve bizler toplum olarak, futbolumuzu, içerisine girdiği bu kirlilikten ve bataklıktan kurtarmak için çabalıyoruz.

Değerli milletvekilleri, futboldaki bu kirlenme, futboldaki şike ve mafya iddiaları birbuçuk yıldan beri Meclisimizin gündeminde. En azından, birbuçuk yıldan beri, ben bu konuyu birkaç kez gündeme getirdim; ama, Sayın Bakan, nedense, bu iddialara karşı hep reddeden bir tavır içerisine girdi.

Bakın, elimde, bir Meclis Tutanak Dergisi var. Sayın Bakan, yine bana cevap olarak yaptığı bir konuşmasında "şike ve mafya var diyorsanız, belgesini getirin de görelim" diyor.

Şimdi, hepimiz biliyoruz ki, bazı şeylerin belgesinin olamayacağı, yıllar önce bilinen üslup içerisinde söylendi; bunu hepimiz biliyoruz. Şikenin belgesini ben nereden bulayım Sayın Bakan?! Siz Bakansınız, hükümetsiniz; elinizde emniyet var, MİT var, jandarma var... Bunları bulmak sizin göreviniz; ama, şimdiye kadar reddettiğiniz bir olguyu bugün kabul etme noktasına geldiniz. Biraz önceki konuşmanızda "gerçekten futbolun içerisine mafya girmiş olabilir, bunu araştıralım" deme noktasına geldiniz.

Aradan birbuçuk yıl geçtikten sonra bu noktaya gelmiş olmanız bile bir kazançtır Sayın Bakan ve futbolun temizlenmesi, bu kirlilikten arınması konusunda ciddî bir kazançtır. Geç de olsa bu noktaya gelmenizden ötürü sizi tebrik etmek istiyorum.

Sayın milletvekilleri, şimdi, Sayın Bakan, konuşmasının büyük bölümünü, geçtiğimiz aylarda çıkardığımız yasaya dayandırdı ve o yasadan maddeler okudu. O yasanın son derecede düzgün bir yasa olduğunu, en azından iyi niyetle çıkarıldığını söyledi. Sevgili Bakanım, eğer, yasalar kitapta kaldığı şekilde sorunları çözüyor olsaydı, bugün cezaevlerinde kimse olmazdı. Uygulayıcılarıdır o yasaları yaşama geçiren.

Şimdi, ben size bir soru sorayım Sayın Bakanım, bunu daha önce de sordum; ama, cevabını alamadım, umarım, bu kez cevabını verirsiniz. Gerçi, benim soracağım bu sorunun asıl muhatabı İçişleri Bakanı; ama, siz de hükümetin bir üyesi olarak, üstelik de spordan sorumlu Bakan olarak, bu soruya cevap vermek durumundasınız diye düşünüyorum. Sayın Bakanım, "mafya yok" diyordunuz; peki, ben size bir şey sorayım: Bu konuları, şike ve mafya sorunlarını yazılarında işleyen gazeteciler, köşeyazarları, yorumcular, bunlardan bazıları sokak ortasında silahlı saldırıya uğradılar, hatta, ölümden döndüler, bazıları öldüresiye dövüldüler. Bu olayları, bu silahlı saldırıları yapanlardan, bu faillerden kimleri yakaladınız? Elinizde emniyet var, elinizde MİT var, elinizde jandarma var, hükümetsiniz, muktedir olmanız lazım. Peki, soruyorum tekrar: Bu faillerden kaçını yakaladınız ve adalete teslim ettiniz? Ya da yakalayamadınız mı, yakalamadınız mı; bunu da sorayım size Sayın Bakanım.

Değerli milletvekilleri, şimdi, şike, mafya gerçekleri, artık, buna gerçek demek lazım, çünkü, kamuoyu da aynı görüşte, en son Sayın Bakan da aynı görüşe geldiğine göre, demek ki, futbolun içinde şike var, mafya var ve mafya, sadece var olmakla kalmıyor, mafya futbolun damarlarına girdi. O halde, bunu temizlememiz gerekiyor, futbolu bu kirlilikten arındırmamız gerekiyor. İşte bu konuda Sayın Bakana, geç de olsa bu noktaya geldiği için tekrar teşekkür etmek istiyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun Sayın Ersin.

AHMET ERSİN (Devamla)Bu Meclis araştırmasının önünü açtığı için; ki, birkaç kez erteleyerek önünü açtığı için... Çünkü, burada, Genel Kurul salonunda birkaç ay önce, Sayın Bakan, bu konuyu artık ele alalım dediğimde, "önce süper lig tamamlansın, ondan sonra" dedi. Süper lig bittikten sonra tekrar söylediğimde, "federasyon seçimleri tamamlansın, ondan sonra" dedi. Neticede, taa ki 16 yaşındaki bir gencin yaşamına son verildikten sonra Sayın Bakan da artık bu noktaya gelmiş oldu. Geç oldu; ama, olsun, yine de kendisine teşekkür ediyorum.

Değerli milletvekilleri, umuyorum, bu araştırma komisyonu kurulur. Öyle anlaşılıyor. Ancak, bu araştırma komisyonunun, kuşkusuz, çok ciddî ve gizli çalışma yapması lazım ve bu araştırma komisyonu üyelerinin dışarıya bilgi sızdırmama konusunda bir defa yeminli olarak göreve başlaması lazım; çünkü, bilgi vermek isteyenlerin can güvenliğini sağlamakta sorunlar yaşanabilir. O açıdan, o komisyona gelip bilgi vermek isteyen kişiler, bilmelidir ki ve emin olmalıdır ki, söyledikleri orada kalacak, dışarıya sızmayacak. Bu güveni vermemiz lazım. Komisyonun bu güveni vermesi lazım, bunu kamuoyuna ilan etmesi ve kamuoyunu tatmin etmesi lazım. O açıdan, bu noktada çok ciddî ve dikkatli olmamız gerektiğini düşünüyorum.

Bu arada, bir şeyi daha son olarak söyleyeyim: Biz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak, sporun terörden arındırılması, sporun şike ve mafyadan arındırılması için yapılan çalışmalara iyi niyetle destek veriyoruz. Nitekim, getirdiğiniz tasarılara destek verdik.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

AHMET ERSİN (Devamla)Sayın Başkan, izin verirseniz 30 saniye yeterli.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

19 konuşma daha · 23 Kasım 2004

19 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook