İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 117. BİRLEŞİM · CUMA

Sivil havacılık genel müdürlüğü teşkilat ve görevleri hakkında kan.tas. (ss: 940 )

Ahmet Ersin

İzmir Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 117. Birleşim · 3. yasama yılı · 24 Haziran 2005 · 826 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ahmet Ersin (CHP), 24 Haziran 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 117. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SİVİL HAVACILIK GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KAN.TAS. (SS: 940 )); konuşma 826 kelime.

Ahmet Ersin (CHP, İzmir). “Sivil havacılık genel müdürlüğü teşkilat ve görevleri hakkında kan.tas. (ss: 940 )”. TBMM Genel Kurulu, 117. Birleşim tutanağı, 24 Haziran 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-ersin-22-2005-06-24-sivil-havacilik-genel-mudurlugu-teskilat-ve-gorevleri-hakkinda-kan-tas (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA AHMET ERSİN (İzmir)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkında Yasa Tasarısının 33 üncü maddesiyle ilgili görüşlerimizi sunacağım. Daha doğrusu, bir bölümü Grup adına, bir bölümü şahsım adına sunacağım.

Değerli milletvekilleri, havacılık, yoğun yatırım gerektiren, yatırım ağırlıklı bir sektördür; ama, aynı zamanda güvenliğin de çok önemli olduğu, hatta, güvenliğin her şeyin önüne geçtiği bir sektör. Havacılığın uluslararası bir karakter taşıması nedeniyle, globalleşen dünyada, uçuş güvenliğinin en üst seviyede sağlanması bakımından, ülkemiz havacılığının da uluslararası uygulamalarla uyumlu ve paralel olması şarttır. Havayolu taşımacılığında yaşanan olumsuzluklar ve kazalar, bütün dünyada ses getirmektedir. Dolayısıyla, bu kazalar, hem havayolu taşımacılığına güveni sarsmakta hem de ülke imajını zedelemektedir. Bu anlamda, sadece uçuş güvenliği yeterli değil, aynı zamanda hava sahasının da güvenli olması gerekiyor.

Değerli milletvekilleri, bugün, sivil havacılığın ana insan kaynağı Türk Silahlı Kuvvetleridir. Türk Silahlı Kuvvetlerinden istifa ya da erken emeklilik yoluyla ayrılan pilotlar, Türk Hava Yollarında ve diğer özel havayollarında istihdam ediliyorlar; ancak, bu erken emeklilik ve istifalar nedeniyle, Türk Silahlı Kuvvetleri de ciddî bir sorun, sıkıntı yaşıyor. Bu, böyle devam edemez. Hızla gelişmekte olan sivil havacılık sektörünün ihtiyaç duyduğu pilot, kontrolör ve diğer teknik personelin temini amacıyla, bu konularda eğitim veren üniversiteler, Türk Hava Kurumu ve diğer özel eğitim kurumlarının da devletçe desteklenmesi gerekir.

Değerli milletvekilleri, sadece uçuş güvenliği değil, hava sahasının güvenliği de sivil havacılığın gelişmesinde önemli ana faktörlerden birisidir. Türk hava sahasının yeniden sınıflandırılarak askerî ve sivil trafiklerce müşterek kullanım esas ve usullerinin yeniden belirlenmesi gerekmektedir. Nitekim, son dönemlerde, özel havayolu şirketlerinin sayısı artmıştır; dolayısıyla, hava trafiğinde bir yoğunlaşma var. O nedenle, bu hava trafiğinin yeniden düzenlenmesi, tarafların bir araya gelerek yeni bir proje ortaya koymasında fayda var. Hava sahasını kullanan küçük uçak ve helikopterlere, teşhis ve takibi kolaylaştırıcı askerî elektronik tanıma sistemlerinin konulması zorunlu hale gelmelidir. Sportif havacılıkta kullanılan hava araçlarının uçuşları kontrol ve disiplin altına alınmalıdır.

Değerli milletvekilleri, Türkiye'de özelleştirme uygulamaları, dünyada benzeri olmayan bir anlayışla sürdürülmektedir. Ülkemizin en değerli ve dünya çapında şöhreti olan kuruluşları, özelliklerine ve ülke ekonomisine olan katkılarına aldırmadan, günü kurtarma adına özelleştirilmekte, daha doğrusu, haraç mezat satılmaktadır. Hiç olmazsa sivil havacılık sektörüne hizmet veren stratejik kuruluşların özelleştirilmelerinde dikkatli olmak ve sektörü zor durumda bırakacak imtiyazlardan kaçınmak gerekir.

Konma, konaklama ve yolcu servis ücretlerinin Avrupa ülkeleri seviyesine indirilmesi kesinlikle gerekiyor. Örneğin, İzmir'den İstanbul'a sefer düzenleyen özel havayolları şirketleri 49 000 000'a yolcu taşırken, Türk Hava Yolları 139 000 000'a yolcu taşıyor. Aynı mesafe, hemen hemen aynı hizmet; ama, biri 49 000 000, biri 139 000 000! Bunun nedeni ne?.. Örneğin, İzmir'den Ankara'ya özel havayolu şirketleri çalışmıyor. Neden acaba çalışmıyor?.. Neden, Türk Hava Yollarının bilet ücretleri bu kadar yüksek de, aynı hizmeti veren özel havayolları, Türk Hava Yollarının hemen hemen yarısından da daha düşük bedelle yolcu taşıyabiliyor?..

Bu arada, gümrük mevzuatları değiştirilerek, hava aracı yedek parça ithal ve ihracatı kolaylaştırılmalıdır.

Değerli milletvekilleri, sivil havacılığın iç ve dışticaret ile turizme olan katkısı tartışılmaz. Bu nedenle, özellikle dışticaretin ve turizmin yoğun yaşandığı illere daha fazla seferler düzenlenmesi ve bu merkezlerdeki havaalanlarının geliştirilerek çağdaş bir seviyeye getirilmesi zorunludur.

Değerli milletvekilleri, özel havacılıkla ilgili bir hususu sizlerle paylaşmak istiyorum. Türk Hava Yolları, sekiz yıldan beri, İzmir'den yurt dışına doğrudan seferler yapmıyor. Nitekim, zorlamalar sonucunda, geçici bir süre için yurt dışına seferler başlatıldı. Bununla ilgili soru önergeleri vermiştim. Yani, İzmir'den yurt dışına neden doğrudan seferler yapılmıyor; bu, turizmi etkiliyor, dışticareti etkiliyor; dolayısıyla, Ege Bölgesinin sıçrama tahtası olan İzmir'de uluslararası Adnan Menderes Havalimanı olmasına karşın, nedense, Türk Hava Yolları, yurt dışına bu seferleri yapmaktan ısrarla kaçınıyor.

Değerli milletvekilleri, bununla ilgili verdiğim soru önergelerine, bakınız, Ulaştırma Bakanımız Sayın Binali Yıldırım tam 3 sayfalık cevap verdi; yani, sorumlu davranarak 3 sayfalık cevap verdi. Yine, dışticareti etkiliyor olması nedeniyle Sayın Kürşad Tüzmen tarafından cevaplandırılması istemiyle verdiğim soru önergeme, Sayın Tüzmen, 1 sayfalık cevap verdi. Yani, cevaplar beni tatmin etmiş değil; ama, Sayın Bakanların sorumlu davranması, Meclise ve milletvekillerine olan saygısı nedeniyle kendilerine teşekkür ediyorum; ancak, turizmi de çok yoğun bir şekilde, olumsuz bir şekilde etkilemiş olması nedeniyle Turizm Bakanı tarafından yanıtlanması talebiyle verdiğim 1 sayfalık soru önergeme, Sayın Bakan, bütün sorularımı bir cevapta toplayarak, 7 kelime ve bir cümlelik bir cevap vermiş.

Şimdi, Sayın Bakanımızın -tabiî, Ege'nin ve Aydın'ın bağrından kopup gelen efemiz, kamalı zeybeğimiz, Turizm Bakanımız- nedense, Meclise ve milletvekillerine önem vermediğinin kanıtı olarak, işte, bu soru önergesini sizlere sunuyorum; yani, 7 kelimeden oluşan bir cümlelik bir cevap.

RECEP GARİP (Adana)Kelime israfı yapmamış oluyor.

AHMET ERSİN (Devamla)Değerli milletvekilleri, bu durumu, bu anlayışı kınıyorum. Bir bölgenin önemli bir sorununu gündeme getirerek Sayın Bakana verdiğim soru önergesini, sevgili efemiz, sevgili kamalı zeybeğimiz, maalesef, önemsemeyerek, Meclisi küçümseyerek, milletvekillerini küçümseyerek, çok basit bir cevap vermiş. Şimdi, ben, bu, Sayın Bakanın cevabını, huzurlarınızda, küçümsediği Meclisin ve küçümsediği milletvekillerinin önünde yırtıyorum!

ÜNAL KACIR (İstanbul)Sayın Başkan, ayıp, ayıp!

SALİH KAPUSUZ (Ankara)Bu kürsü böyle kullanılamaz!

MUSTAFA NURİ AKBULUT (Erzurum)Ayıp değil mi, utanmıyor musun?!

ÜNAL KACIR (İstanbul)Yakışmıyor, yakışmıyor!..

AHMET ERSİN (Devamla)Sayın Bakan, sevgili efemiz, kamalı zeybeğimiz, bu cevabı alsın cebine koysun! (AK Parti sıralarından gürültüler)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

42 konuşma daha · 24 Haziran 2005

42 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook