İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 57. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Balık çiftliklerinin çevreye verdiği zararlar ile balık üreticilenin sorunları hakkında

Ahmet Ersin

İzmir Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 57. Birleşim · 2. yasama yılı · 31 Ocak 2008 · 541 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ahmet Ersin (CHP), 31 Ocak 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 57. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BALIK ÇİFTLİKLERİNİN ÇEVREYE VERDİĞİ ZARARLAR İLE BALIK ÜRETİCİLENİN SORUNLARI HAKKINDA); konuşma 541 kelime.

Ahmet Ersin (CHP, İzmir). “Balık çiftliklerinin çevreye verdiği zararlar ile balık üreticilenin sorunları hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 57. Birleşim tutanağı, 31 Ocak 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-ersin-23-2008-01-31-balik-ciftliklerinin-cevreye-verdigi-zararlar-ile-balik-ureticilenin-s (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

AHMET ERSİN (İzmir)Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; hepinizi saygılarımla selamlıyorum.

Konuya girmeden önce, bugün İstanbul Davutpaşa’da bir maytap imalathanesinde yaşanan facia sonucunda 17 vatandaşımız yaşamını yitirdi. (AK Parti sıralarından “19” sesleri)

19 mu oldu? Evet, 19 vatandaşımız yaşamını yitirdi, bazıları ağır olmak üzere onlarca vatandaşımız da yaralandılar. Yaşamını yitiren vatandaşlarımızın yakınlarına sabır diliyorum, yaralılarımıza da acil şifalar diliyorum.

İşte, denetimsizliğin ve ilgisizliğin getirdiği bir sonuçla karşı karşıyayız. Ruhsatsız olduğu söylenen bu iş yerinin zamanında denetlenmemiş olması böyle bir faciayla sonuçlandı.

Değerli arkadaşlarım, denetimsizlik ve ilgisizlik, bu balık çiftlikleri konusunda da başımızı ağrıtıyor, şikâyetlere neden oluyor. Kendi seçim çevremde örneğin, Urla-Karaburun-Çeşme kıyı şeridindeki en güzel koylarımızın girişine konuşlanmış olan balık çiftlikleri, maalesef, yıllardan beri bir sorun olarak karşımızda duruyor. Yarattıkları kirlilik nedeniyle, deniz dibinde ve yüzeyinde yarattığı kirlilik nedeniyle, denizin eko sistemini bozdukları nedeniyle ve oksijen yetersizliğine sebep oldukları nedeniyle, yıllardan beri bu balık çiftlikleri kamuoyunun tepkisini çekmektedir. Nitekim, son günlerde yaşanan yoğun balık ölümleri hem sektörde ciddi zararlara neden oldu hem de kamuoyunda endişelerin yaratılmasına neden oldu.

Değerli arkadaşlarım, şimdi, Türkiye Büyük Millet Meclisinden bir Çevre Yasası geçirdik, çıkardık ve 13 Mayıs 2006 tarihinde yürürlüğe giren Çevre Yasamızın geçici 9’uncu maddesinin (h) bendi gereğince arkeolojik ve doğal sit alanları ile kapalı koylarda ve körfezlerde balık çiftliği kurulamaz ve yine, bu Yasa’ya dayanarak yayımlanan tebliğe göre, balık çiftlikleri sadece kıyıdan 1.100 metre uzaklıkta ve en az 30 metre derinliği olan yerlerde konuşlandırılabilir ancak ve bu tebliğin yayımlanmasından sonra, Yasa’nın özellikle yürürlüğe girmesinden sonra beklenen neydi? Bu Yasa’ya ve tebliğe uygun olmayan balık çiftliklerinin açık denizlere taşınması ya da en azından Yasa’nın ve tebliğin buyurduğu şekilde konumlarını düzeltmeleri gerekiyordu. Ancak, aradan bir buçuk yıldan fazla bir zaman geçmiş olmasına karşın, maalesef, bir düzeltme, bir iyileştirme yapılamadı. Dolayısıyla, sorun yine karşımızda bütün canlılığıyla duruyor.

Sayın Çevre Bakanımız zaman zaman açıklamalar yaptı. Örneğin, hatırlayabildiğim en son açıklamasında, bu balık çiftliklerinin, yaz başlamadan önce bulundukları yerlerden, yani Yasa’ya ve tebliğe aykırı olarak konuşlanmış oldukları yerlerden açık denize taşınacaklarına ilişkin açıklamalar yaptı. Ancak, bu balık çiftliklerinin, yani Yasa’ya ve tebliğe aykırı konuşlanmış olan balık çiftliklerinin nereye taşınacakları belirli değil. Yani, bu sektöre, nerede faaliyet göstermeleri gerektiğine ilişkin bir belirlenen yer yok. Dolayısıyla, “taşının” demekle sorun bitmiyor değerli arkadaşlarım, nereye taşınacaklarının, hangi koşullarda faaliyetlerini sürdüreceklerinin de belirlenmesi gerekir.

Şunu açıklıkla belirtmek isterim; Hiç kimse balık çiftlikleri tamamen kaldırılsın, yok edilsin demiyor. Böyle bir iddiamız yok. Tam tersine, balık çiftliklerinde yetiştirilen balıkların, ürünlerin, vatandaşlarımızın ucuz protein sağlamasına yardımcı oldukları nedeniyle varlıklarının sürdürülmesinden yanayız, ama çevre sorunları yaratmadan, sıkıntı yaratmadan ve Avrupa’da, gelişmiş ülkelerde hangi koşullarda faaliyet gösteriyorlarsa Türkiye’de de aynı koşullarda çalışmaları gerektiğini söylüyoruz…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

AHMET ERSİN (Devamla)…ve işte itirazlar da buradan kaynaklanıyor değerli milletvekilleri.

Şimdi, taşınacakları yeri göstermeden “bulunduğunuz yerden ayrılın” demek yeterli olmadığı gibi, nereye gideceğini bilmeyen bu sektörde faaliyet gösterenler, çoğunlukla bulundukları yerlerden 150-200 metre ileriye kafeslerini sürükleyerek, aynı bölgede, aynı yerlerde faaliyetlerini sürdürmeye devam ediyorlar. Yani, bir iyileştirme yapmadan, yani, Yasa’nın aradığı koşulları yerine getirmeden, tebliğin aradığı koşulları yerine getirmeden faaliyetlerini sürdürmeye devam ediyorlar.

Değerli arkadaşlarım, gerek sektördeki yasa tanımazlık ve gerekse ilgililerin soruna planlı, projeli yaklaşmamaları nedeniyle, bu sektöre yol göstermemeleri nedeniyle, bu sorun bir ciddi bunalım olarak karşımızda varlığını sürdürmeye devam ediyor ve bir an önce çözümlenmesi gerekir.

Dinlediğiniz için çok teşekkür ediyorum.

Saygılar sunuyorum. (Alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

50 konuşma daha · 31 Ocak 2008

50 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook