İç tüzük 37'ye göre doğrudan gündeme alınma önerisi
İzmir Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 8. Birleşim · 3. yasama yılı · 21 Ekim 2008 · 508 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ahmet Ersin (CHP), 21 Ekim 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 8. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İÇ TÜZÜK 37'YE GÖRE DOĞRUDAN GÜNDEME ALINMA ÖNERİSİ); konuşma 508 kelime.
Ahmet Ersin (CHP, İzmir). “İç tüzük 37'ye göre doğrudan gündeme alınma önerisi”. TBMM Genel Kurulu, 8. Birleşim tutanağı, 21 Ekim 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-ersin-23-2008-10-21-ic-tuzuk-37-ye-gore-dogrudan-gundeme-alinma-onerisi (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
AHMET ERSİN (İzmir)Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; gecenin zifirî karanlığında Allah’tan ve yıldızlardan başka kimsesi olmayan taksicilerin güvenlik sorununu içeren kanun teklifi hakkında ben de söz aldım. Hepinizi saygılarımla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlarım, doğumdan ölüme kadar insanların ihtiyacını gideren, yardımına koşan bir meslek grubu taksicilik ama son birkaç yıldan beri taksicilik mesleğini sürdürmek gerçekten son derecede zor oldu. Değerli arkadaşlarım, taksiciler, gecenin karanlığında, hapçılar, tinerciler ve gaspçılar için çok kolay lokma hâlindeler. Yani taksisine aldığı bir kişinin bir süre sonra bıçağı gırtlağına dayayıp parasını ya da canını alıp almayacağından emin değil. O nedenle, çok önemli can güvenliği sorunları var.
Değerli arkadaşlarım, taksicilerin can güvenliğini sağlamak, aslında bütün vatandaşların can güvenliğini sağlamak devletin elbette başta gelen görevlerinden biridir. Ancak, ne yazık ki bu meslek grubunda çalışan vatandaşlarımızın can güvenliğini sağlamakta devlet maalesef üzerine düşeni yapamıyor yani taksicilerin can güvenliğini sağlayamıyor devletimiz. Bu nedenle taksici esnafı, kendi güvenliğini, kendi sorununu kendisi çözmek için güvenlikli araç alabilme olanağını kullanmak istiyor yani hapçıdan, gaspçıdan kendisini bir ölçüde koruyacak olan güvenlikli araç alabilmek için devletten yardım bekliyor. Nedir o yardım? Bir defaya mahsus olmak üzere, güvenlikli araç alırken ÖTV ve KDV alınmasın istiyor.
Değerli arkadaşlarım, ekmek teknesini satın alan taksiciyle, can güvenliğini sağlamak için araç alan taksiciyle keyfi için, zevki için araç alan kişiler bir olabilir mi, aynı kefeye konulabilir mi? O nedenle bu ÖTV ve KDV’nin bir defaya mahsus alınmaması konusundaki taleplerinin, taksicilerin bu taleplerinin son derece de yerinde olduğunu ve devletin sağlayamadığı güvenliği hiç olmazsa kendi imkânlarıyla sağlamak için yaptıkları, giriştikleri bu çabanın mutlaka olumlu karşılık görmesi lazım diye düşünüyorum. Ancak değerli arkadaşlarım, maalesef Maliye Bakanımız bu konuda çok katı bir tavır içinde. Bakın, aynı konuda 26/03/2003 tarihinde bir soru önergesi verdim Sayın Başbakana yönelik, sonuç yok. 24/05/2005 tarihinde bu kez Maliye Bakanına aynı konuda bir önerge verdim. Yani taksicilerin bu can güvenliğinin sağlanmasında önemli katkısı olacak olan bu güvenlikli araç satın almalarında yardımcı olunması için, ÖTV ve KDV konusunda yardımcı olunması için verdiğim bu soru önergelerinden bir sonuç alamadık maalesef. Her ikisinden de gelen cevapta bu talepler reddedildi. Keza 31 Mayıs 2005 tarihinde yine bu kürsüden, değerli arkadaşlarım, aynı sorunu gündeme getirdim ama maalesef yine bir olumlu karşılık alamadık. Yani değerli arkadaşlarım, Maliye Bakanlığımız bu güvenlikli araç alınması konusunda taksicilerin istediği kolaylığı sağlamamakta ısrarlı, ÖTV, KDV alınmasında ısrarlı. Yani değerli arkadaşlarım, taksicileri ya vergi ya hapçı tercihine zorluyorlar. Ya vergiyi vereceksin ya da hapçılarla muhatap olacaksın. Yani değerli arkadaşlarım, genel olarak değerlendirirsek taksici esnafı kırk katırla kırk satır arasında tercih yapmaya zorlanıyor.
Değerli arkadaşlarım, bir defaya mahsus olmak üzere bu ekmek teknelerinden, güvenlikli ekmek teknelerinden ÖTV ve KDV alınmasa maliye batar mı? Ne kadar lüzumsuz yerlere ne tür harcamalar yapıldığını biliyoruz, yolsuzluklar için ne kadar büyük kaynakların harcandığını biliyoruz. O hâlde devletin yapmadığı bir görevi, yerine getiremediği bir görevi insanlar kendi çabalarıyla gerçekleştirmek istiyorlarsa, insanlar kendi can güvenliklerini sağlamak için bir çaba istiyorlarsa, bir yardım istiyorlarsa devletimizden, elbette ki bu çabayı, bu yardımı karşılıksız bırakmaması lazım, bu yardım taleplerini karşılıksız bırakmaması lazım. Ama maalesef bugüne kadar bütün girişimlerden hiçbir sonuç alınamamıştır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
20 konuşma daha · 21 Ekim 2008