İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 63. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

İzmir milletvekili ahmet ersin, ankara milletvekili yılmaz ateş, kırklareli milletvekili ahmet gökhan sarıçam, adana milletvekili necdet ünüvar, istanbul milletvekili halide incekara, bitlis milletvekili vahit ve gaziantep milletvekili hasan özdemir uyuşturucu başta olmak üzere madde bağımlılığı ve kaçakçılığı sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla (10/6,19,36,39,41,51,103) (s.sayısı: 323)

Ahmet Gökhan Sarıçam

Kırklareli Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 63. Birleşim · 3. yasama yılı · 26 Şubat 2009 · 1.127 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ahmet Gökhan Sarıçam (AK Parti), 26 Şubat 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İZMİR MİLLETVEKİLİ AHMET ERSİN, ANKARA MİLLETVEKİLİ YILMAZ ATEŞ, KIRKLARELİ MİLLETVEKİLİ AHMET GÖKHAN SARIÇAM, ADANA MİLLETVEKİLİ NECDET ÜNÜVAR, İSTANBUL MİLLETVEKİLİ HALİDE İNCEKARA, BİTLİS MİLLETVEKİLİ VAHİT VE GAZİANTEP MİLLETVEKİLİ HASAN ÖZDEMİR UYUŞTURUCU BAŞTA OLMAK ÜZERE MADDE BAĞIMLILIĞI VE KAÇAKÇILIĞI SORUNLARININ ARAŞTIRILARAK ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLERİN BELİRLENMESİ AMACIYLA (10/6,19,36,39,41,51,103) (S.SAYISI: 323)); konuşma 1.127 kelime.

Ahmet Gökhan Sarıçam (AK Parti, Kırklareli). “İzmir milletvekili ahmet ersin, ankara milletvekili yılmaz ateş, kırklareli milletvekili ahmet gökhan sarıçam, adana milletvekili necdet ünüvar, istanbul milletvekili halide incekara, bitlis milletvekili vahit ve gaziantep milletvekili hasan özdemir uyuşturucu başta olmak üzere madde bağımlılığı ve kaçakçılığı sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla (10/6,19,36,39,41,51,103) (s.sayısı: 323)”. TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim tutanağı, 26 Şubat 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-gokhan-saricam-23-2009-02-26-izmir-milletvekili-ahmet-ersin-ankara-milletvekili-yilmaz-ates-kirkl (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

AHMET GÖKHAN SARIÇAM (Kırklareli)Sayın Başkanım, değerli milletvekili arkadaşlarım; malumunuz olduğu üzere, son yıllarda dünyada ve ülkemizde uyuşturucu maddeler başta olmak üzere madde bağımlılığıyla ilgili verilerin hızla yükseldiğini görmemizden dolayı iktidar ve muhalefet partisi milletvekillerinden yaklaşık 187 arkadaşımızın 7 önergeyi imzalayarak bir araştırma ve çözüm önerileri getirme noktasında kurmuş olduğu Komisyonun bugün raporunu değerlendirmek üzere huzurlarınızda bulunuyorum.

Bu Komisyonun kurulmasına bir önergeyle vesile olmakla beraber, Komisyonun çalışmalarında direkt olarak kendim, bizzat yer almadım. Komisyonumuzun gerçekten güzel bir çalışma süreci oldu. Bunu dışarıdan takip ettik ve bize ulaştırdıkları sonuç raporunu da iyice irdelediğimizde çok iyi bir çalışmanın yapıldığını, olayın değişik boyutlarıyla değerlendirildiğini memnuniyetle gördük.

Komisyonumuzun raporuna şöyle bir baktığımızda üç temel noktada Komisyonumuzun çalışma yaptığını görüyoruz. Birincisi “Uyuşturucu başta olmak üzere, madde bağımlılığı noktasında önleyici tedbirlerin alınması noktasında neler yapılabilir?” ikinci olarak “Bir şekilde madde bağımlılığına bulaşmış insanların tedavi ve rehabilitasyonuyla ilgili neler yapılabilir?” üçüncüsü “Madde bağımlılarının ihtiyaçlarını ve acziyetlerini kullanarak bu maddelerin üzerinden önemli miktarda rant sağlayan ve bu elde edilen rantın bir kısmını da terör örgütleri vasıtasıyla dünyada ve ülkemizde insanların huzurunu, barışını tehdit hâline getiren örgütlerle, kaçakçılıkla nasıl mücadele edilir?” şeklinde üç ana başlık üzerinde Komisyonun çalışma yaptığını görmekteyiz.

Komisyonda, Sağlık Bakanlığının, Millî Eğitim Bakanlığının, İçişleri Bakanlığı bünyesindeki yargı ve emniyet güçlerinin, aile ve kadından sorumlu Devlet Bakanlığımızın, değişik sivil toplum örgütlerinin, kanaat önderlerinin önemli fikirlerinden istifade edildiği, konunun enine boyuna çok iyi şekilde irdelendiğini görmek bizi memnun etti. Malumunuz olduğu üzere hiç kimse bu madde bağımlılığı belasıyla buluşmak istemez. Hele nesillerinin bunun üzerinden tahrip edilmesini, önce kişilerin, daha sonra onların çevresinin, daha sonra da toplumun bu madde bağımlılığı üzerinden getirilen sosyal dokudaki bozukluklarla karşı karşıya kalmaması için herkes karınca kararınca tedbir alır ama alınan tedbirlerin yeterli olup olmadığı… Bunu iyi irdelemek lazım. Bu Komisyon da bu görevi çok fazlasıyla yaptı. Bununla ilgili olarak birtakım kanuni düzenlemelerin ülkemizde yeterli olup olmadığı, kurumlar arası diyaloğun ve çalışmanın, bilgi paylaşımının yeterli olup olmadığı, bu tür alışkanlıklara bulaşan insanların bunlara ne şekilde, nasıl müptela olduğunu ve bundan nasıl kurtulması gerektiği konusunda ciddi çalışmalar görüyoruz ve bu çerçevede bakıyoruz ki her yerle değişik görüşmeler yapılmış.

Değerli arkadaşlar, bu konunun üzerinde hep birlikte durmak zorundayız ve bunu değişik yönlerinden incelediğimizde bunun -birçoğumuzun zannettiği gibi- belirli birtakım ekonomik seviyeye ulaşmış insanların veyahut da değişik sosyal ve ekonomik dışlanmışlık içinde olan insanların sadece kullandığı maddeler olarak algılamamamız gerektiğini de görmekteyiz.

Ben, kişisel anlamdaki gözlemlerimle raporda yaptığım incelemede, özellikle toplumumuz açısından önemli bir sorun olarak gördüğümüz bu madde bağımlılığının önleyici tedbirleri konusunda çok daha fazla kafa yormamızın, tedbirler almamızın, birtakım projeler geliştirmemizin, bunların rehabilitasyonu, tedavisi ve bu madde bağımlıları üzerinden rant sağlayan değişik kaçakçılık ve terör örgütleriyle uğraşmaktan daha kolay ve daha ekonomik olduğu kanaatine vardım.

Madde bağımlılığı genelde insanların ya merakla veyahut da içine düştükleri herhangi bir ruhsal boşluk esnasında alışkanlık hâline gelip daha sonra kurtulamaması, bunun üzerlerindeki kötü etkilerini gidermek için her türlü gayriahlaki ve gayriinsani yola başvurarak bu maddeyle buluşmak noktasında, kendilerine, çevrelerine ve topluma ciddi zararlar verdiğini görmekteyiz. Bunu önlemek için değişik tedbirler, bu gençlerimizin, nesillerimizin bu madde bağımlılığına kapılmaması için değişik önlemler, projeler üretebiliriz ama burada özellikle gençlerimizin ailelerine çok büyük görevler düştüğüne ve sağlıklı, iç iletişimin iyi olduğu, canlı yaşandığı ailelerin oluşturulmasının çok büyük bir önem arz ettiğine inanıyorum.

Biraz önce bir değerli konuşmacı arkadaşımızın özellikle madde bağımlısı olanların yaklaşık yüzde 90’ının bir ailesinin olduğunu belirtmesi, demek ki sadece ailesi olmayan veya parçalanmış ailelerin veyahut da sokaktaki çocukların madde bağımlılığıyla karşı karşıya olmadığını, aksine aile içi iletişimin iyi olmadığı, aile içi millî ve manevi eğitimin iyi verilmediği gençlerin de madde bağımlılığı konusunda risk altındaki grupta olduğunu bize göstermektedir.

Ben, onun için, Komisyonumuzun çok değişik kesimlerle yaptığı çok önemli görüşmeleri ve bunları raporunda değerlendirmesini olumlu bulmakla beraber, bu görüşülen kurumlar arasında, mesela, Başbakanlığa bağlı Diyanet İşleri Başkanlığıyla herhangi bir görüşmenin yapılmadığını, oradan herhangi bir görevlinin dinlenmediğini, bu önleme anlamında millî ve manevi değerlerin gençlerimizde kuvvetlendirilerek ruhsal boşluk oluşma anının ötelenmesi ve böylece uyuşturucuyla karşı karşıya gelmelerinin geciktirilmesi noktasında bir adım atılmadığını görerek üzülüyorum. Çünkü, ben uyuşturucuyu sadece birtakım insanların madde bağımlısı olarak bu konuda birtakım zararlı alışkanlıklar edinmesi, kendilerine ve topluma zarar vermesinin ötesinde, genel anlamda toplumun zarar gördüğü kötü alışkanlıklardan biri olarak görüyorum.

Cinsel istismar da en az uyuşturucu ve madde bağımlılığı kadar şu anda toplumun üzerinde önemli bir tehlike arz etmektedir ve hızla yükselmektedir. Yine adi suçlarda hızlı bir artış görmekteyiz. Buna benzer, birtakım, toplumumuzu bitiren, içini boşaltan ve en ufak bir sarsıntıda çökme hâline getirecek zararlı alışkanlıkların, zararlı unsurların toplumumuzda yer etmemesi için öncelikle bu tip alışkanlıklarla gençlerimizin ve yeni nesillerimizin, korumasız çocuklarımızın buluşmasını önleyecek bazı tedbirleri almamız lazım.

Evet, uyuşturucu satıcıları okullarımızın yanına kadar sinsice ulaşabilirler ama belli mekânlarda, özellikle ülkemizde, gidip görmesek dahi Avrupa’dan izlediğimiz değişik yayınlarda gördüğümüz kadarıyla Avrupa’da, gelişmiş bütün ülkelerde sinsice değil, açıkça uyuşturucu ve diğer toplumsal çöküşü hızlandıracak kötü alışkanlıkların eğlence mekânları çerçevesinde rahatlıkla gençlerimizle bir araya geldiğini ve birçok alışkanlıkların buralardan başladığını görmekteyiz. Bunların basın-yayın organlarından, insanları ve özellikle gençlerimizi özendirici bir hâlden uzaklaştırılması çok önem arz etmektedir.

Yine raporda, medyayı temsilen bulunan bir yetkilinin medya üzerinden uyuşturucuyla ilgili birtakım önleyici tedbirlerin anlatılması noktasında gençler üzerinde merak uyandıracağı ve böylece bu noktada bir tetikleyici görev görebileceği riski üzerinde durulmuş. Tamamen katılıyorum. Konferanslarımızda, yazılı ve görsel medyamızın yayınlarında bu konunun çok iyi, uzmanlar tarafından hazırlanmış programlar şeklinde sunulması lazım ama sadece uyuşturucu değil, toplumumuzu çökertecek bütün kötü alışkanlıkların özendirilmemesi noktasında ve onların o alışkanlıklarla çok rahat buluşabileceği yerlere o insanların yönlendirilmemesi noktasında medyaya çok görev düşmekte.

Maalesef, etrafımızdaki tüm yazılı ve görsel medyanın uygulamalarına baktığımızda, kanaat önderlerinin günlük hayatlarında kendilerini rol model olarak alacak gençleri dikkate almadan yapmış oldukları birtakım hareketler o insanları o mekânlara ve o mekânlarda ağlarını örmüş, tuzaklarını örmüş bekleyen uyuşturucusundan cinsel istismarcısına kadar her türlü melanet üzerinden rant sağlayan çevrelerle ve kişilerle -maalesef- karşı karşıya getirmekte.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun Sayın Sarıçam.

AHMET GÖKHAN SARIÇAM (Devamla)Onun için olayı sadece bir uyuşturucu kaçakçılığı, bir madde bağımlılığı olarak algılamak, daha sonra bunların rehabilitasyonu için gerekli hazırlıkları yapmak, uyuşturucu madde kaçakçılıklarıyla ilgili mücadele etme konusunda önlemler almak elbette önemli ama dediğim gibi, gençlerimizin sadece uyuşturucuyla değil, bütün toplumsal çöküntüye sebep olan kötülüklerle buluşmaması noktasında özendirici birtakım yayınlardan, rol model alınacak kanaat önderlerinden, toplum önderlerinden çok dikkatli olmaları gerektiği kanısındayım.

Ve böylece birtakım aile içi millî ve manevi duygularımızı kuvvetlendirecek çalışmaların da yapılması çok önemli. Çünkü sadece aile eğitimi verilerek ailenin bir arada kalması değil, aynı zamanda o ailenin kurulması noktasındaki saiklerin en başında gelen bize ait değerlerin de aileyi oluşturacak kişilere veyahut da aile kavramını kabul etmeyen insanlara bir şekilde izah edilmesi, eğitim sistemimizin içine, basın-yayın sistemimizin içine, sağlık politikalarımızın içine bunun muhakkak dâhil edilmesi kanaatindeyim.

Düşüncelerimi açıklama fırsatı verdiği için öncelikle Sayın Başkanıma, beni dinleme zahmetine katlandığınız için hepinize teşekkür ediyor, Komisyonumuzun raporunun en kısa zamanda dikkate alınarak önerileri konusunda gerekli adımların atılmasıyla hepinize saygılarımı sunuyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

16 konuşma daha · 26 Şubat 2009

16 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook