İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 28. BİRLEŞİM · CUMA

2802 sayılı hakimler ve savcılar kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi (s. sayısı: 65)

Ahmet İyimaya

Ankara Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 28. Birleşim · 2. yasama yılı · 30 Kasım 2007 · 1.462 kelime · yaklaşık 7 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ahmet İyimaya (AK Parti), 30 Kasım 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 28. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2802 SAYILI HAKİMLER VE SAVCILAR KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ (S. SAYISI: 65)); konuşma 1.462 kelime.

Ahmet İyimaya (AK Parti, Ankara). “2802 sayılı hakimler ve savcılar kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi (s. sayısı: 65)”. TBMM Genel Kurulu, 28. Birleşim tutanağı, 30 Kasım 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-iyimaya-23-2007-11-30-2802-sayili-hakimler-ve-savcilar-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d23/c006/b028/tbmm230060280281.pdf

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara)Değerli Başkanım, yüce Meclisin muhterem üyeleri; sözlerimin başında hepinizi saygıyla selamlıyor ve uçak kazasında hayatını yitiren vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, yakınlarına sabır ve milletimize başsağlığı diliyorum.

Değerli arkadaşlar, Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Teklif üzerinde, Adalet Komisyonu Başkanı olarak yüksek heyetle görüşlerimi paylaşmak istiyorum.

Değerli arkadaşlar, konuşmamı iki safhaya ayırıyorum. Birincisi komisyon işlemleri, ikincisi yasanın getirdiği model. Muhalefet partili değerli arkadaşlarımın veya diğer bilim adamlarının ortaya koyduğu modelin mukayesesi. Konuşmam tamamen konuyla sınırlı olacaktır.

Tabii, yürütme gücüyle, bağımsız ve tarafsız olan yargı egemenliğinin ortak sınırlarında, iz düşümlerinde olan bir yasayı görüşüyoruz. Böyle bir yasanın görüşülmesinde, böyle bir yasanın tabiatında elbette ki doğal bir gerilim vardır, bunu makul karşılamamız gerekir. Ancak, dünden bu yana gerilimin kişi veya özne unsuru olarak Komisyon Başkanı Ahmet İyimaya seçilmiştir.

KAMER GENÇ (Tunceli)Taraflı hareket ediyorsunuz.

ALİ RIZA ÖZTÜRK (Mersin)Taraflısınız Başkan, taraflısınız.

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Devamla)Tabii. Kabul ediyorum, beyanınızı kabul...

Arz ediyorum.

Değerli arkadaşlarım...

ALİ RIZA ÖZTÜRK (Mersin)İki saatte yazılan başka bir karar gördünüz mü? Bir de hukukçusunuz!

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Devamla)Çok değerli arkadaşlanm, Komisyon Başkanı olarak, hukukçu insan olarak yaptığım her işlemde hukuka, ahlaka ve vicdana saygı gösterdim. Komisyon işlemlerimde de bu ilkeden ayrılmadım. Şahsen, Komisyon işlemleri noktasındaki varsayılan aykırılıklar yok diyorum. Aykırılıkların siyasi sorumluluğunu, ahlaki sorumluluğunu, parlamento hukukundan kaynaklanan hukuki mesuliyetimi açık yüreklilikle kabul ediyorum.

Burada kısaca meseleyi ortaya koymak istiyorum. Bir kanun teklifi verilmiş, gündeme alınmış, davetiye çıkanlmış, değerli muhalefet partili arkadaşlanm, diğer üyeler toplantı yapılmış. Sanıyorum 21 veya 22...

ALİ RIZA ÖZTÜRK (Mersin)22'sinde.

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Devamla)Bir evvelki çarşamba günü. Geneli üzerindeki görüşmeler tamamlanmış, muhalefet partili arkadaşlar süre istemiş, bir hafta süre verdim.

İzleyen toplantıda muhalefet partili arkadaşlarım erteleme istemişler, üç tane önerge vermişler, önergeleri birleştirdim, usuli tartışma açtım iki, iki; 63'e göre -İç Tüzük- söz alanlar oldu ve önergeler reddedildi, esasa girdik. Öğleden sonra, aşağı yukarı, sanıyorum dokuz saati aşan müzakereyle Komisyon toplantılarını tamamladı.

Burada, Komisyon, aziz milletvekilleri, iki noktada eleştiriliyor. Birinci eleştiri noktası, bu denli hayati, yargı bağımsızlığı bakımından bu denli yaşamsal olan bir yasada ilgili kuruluş ve kişilere haber verilmemiş, davetiye çıkarılmamış. Sorun da şu: "Modeli kim yönetsin? Sınavı kim yapsın?" Tartışma bu. Tabii, ben Komisyon Başkanı olarak Parlamentonun müktesebatından yararlanmak zorundayım. 2005 yılında hâkimlik ve savcılık adaylığı sınavlarının kimin tarafından yapılması gerektiği sorunu Yüksek Hâkimler Kurulu, Yargıtay, Danıştay temsilcileriyle tartışılmış Parlamentonun müktesebatında. Bunu ben ifade ettim, muhalefet partili arkadaşlar da zaten okudular. İnceledim yine zabıtları, Barolar Birliği çağrılmış, ama iştirak imkânı olmamış. Barolar Birliğini derhâl çağırdım. Ben, şimdi, somut sorunda, kurumların görüşü belliyken, niye onları mesailerinden yok edeyim? Görüşleri belli. Gerekçem bu; bir. (Gürültüler) Dinleyin arkadaşlar.

İkinci sorun, makul süre. Arkadaşlar, "Gerekçe için, muhalefet şerhi için makul süre verilmedi." deniyor. İlk bakışta doğru, iki saat... (Gürültüler) Arkadaşlar, dinler misiniz.

Şimdi, makul süre nedir? Ben hukukçuyum, üstelik Parlamento hukukunda pek zayıf değilim. Makul süre, iki saat, yerine göre iki yıldan uzun, yerine göre iki saniyeden kısa. O zaman, ihtiyacın niteliğine göre bunu takdir edeceksiniz.

Bir: Yargıç ve savcı adaylarının alımında bir karmaşa var bir yıldan beri, kaos var. Bu, yargı kararlarının hukuksuzluğu anlamında değil, Anayasa Mahkemesi ile Danıştay arasındaki tartışma, yasama organının ve idarenin bu noktada duraksaması.

İki: Yürütmeyi durdurma kararının uygulanmasının tavanı 4 Aralıkta veya 5 Aralıkta.

Üç: Yürütmeyi durdurma kararını uygulamamız hâlinde, Bakanın bunların statülerine son verme durumu olacak veya aksi durumda tazminatlarını, vesairelerini... Ben, bunu zaruret teorisi içerisinde, sosyal demokrasi felsefesine gayet uygun olan sosyal zorunluluk ve zaruret sebebi olarak saydım ve iki saat verdim. Makul denmeyebilir, benim gerekçem bu. Benim gerekçeme karşı çıkıla- bilir. Ben, ezbere bir gerekçe üretmem, fenomenolojik verilere dayanmadan, sosyal verilere dayanmadan gerekçe üretmem.

Ondan sonraki gelişmeler: Ben, iki saat süre verdikten sonra komisyonun dosyasına artık el atamam. Benim görevim orada bitmiştir. Bu raporun basımı benim yetkimde değil parlamento hukukuna göre. Muhalefet şerhinin geç getirilmesi... Benim yetkimde değil. Ha, Grup Başkan Vekili arkadaşımız, Saygıdeğer Milletvekilimiz Kemal Anadol telefon açtı. Benim Grup Başkan Vekilim de, benim Komisyon Başkan Vekilim de yanımdaydı. "Kemal Bey, ben iki saat süre verdim -yani zabıtlarda, tutanaklarda- veremem..."

Ha peki, bu sürenin niteliği ne? Kimse durmuyor üzerinde. Arkadaşlar, bu süre, parlamento hukukuna özgü bir düzen süresidir. Nasıl ki soruşturmalarda dört ay geçse bile soruşturma komisyonunun rapor vermesi bakan hakkında soruşturmanın sürdürülmesini engellemiyorsa, bu süre de basımdan önce bir muhalefet şerhinin getirilmesi hâlinde basımı engellemez. Onun için, muhalefet partili milletvekili arkadaşlarımın Meclis Başkanıyla toplantıdayken getirmesi hâlinde bunu, ben talimat verdim Komisyonuma, düzen süresi felsefesi içerisinde, Başkana gönderdim ve basıldı.

Ha, bu bir tarafsızlıksa, kabul ediyorum; bü bir talimatsa, kabul ediyorum. Ama ben talimatı Allah'tan, talimatı hukuktan, talimatı vicdandan alırım. (AK Parti sıralarından alkışlar)

KAMER GENÇ (Tunceli)Uygulamalarınız öyle değil.

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Devamla)Değerli arkadaşlar...

HALİL ÜNLÜTEPE (Afyonkarahisar)Sayın İyimaya...

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Devamla)Değerli arkadaşlar, modele gelelim.

ATİLA EMEK (Antalya)Tüm geçmişin gitti!

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Devamla)Değerli arkadaşlar, modele gelelim. (CHP sıralarından gürültüler)

Başkanım...

BAŞKANSayın milletvekilleri, sükûneti sağlayalım.

Sayın İyimaya, Genel Kurula hitap ediniz.

Buyurun.

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Devamla)Değerli arkadaşlar, modele gelelim.

HALİL ÜNLÜTEPE (Afyonkarahisar)Benim odama geldin, ben AK Partili değilim dedin.

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Devamla)Bu model, şu andaki model neyi getiriyor?

HALİL ÜNLÜTEPE (Afyonkarahisar)Biraz dik dur, dik. Dik ol.

BAŞKANSayın Ünlütepe, lütfen...

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Devamla)Şu anda model neyi getiriyor? Yeni model, Türkiye'de cumhuriyet hükümetlerinin başından beri uygulanan Adalet Bakanlığı modelinin geliştirilmiş şeklidir.

HALİL ÜNLÜTEPE (Afyonkarahisar)Hukukçu ol, hukukçu.

BAŞKANSayın Ünlütepe, lütfen...

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Devamla)Modelin birinci özelliği, hâkim ve savcı adayları sınavında Adalet Bakanlığı yazılı sınav yetkisinden vazgeçiyor. Yazılı sınav yetkisini Anayasa Mahkemesinin kararına rağmen, yetkisinin olmasına rağmen delege ediyor. Kime? Ölçme ve değerlendirme sorununda Türkiye'de yegâne yetkili olan ÖSYM kurumuna delege ediyor. Ve burada yasama organı da talimat veriyor. Bir: Soru oranlan belirleniyor. İki: Protokol prensipleri yerinde belirleniyor ve bütün tartışma, arkadaşlar, biliyorum mülakatta, mülakatta. Mülakatı kim yapsın? Objektif olalım.

ŞAHİN MENGÜ (Manisa)Haa, mülakatı kim yapsın?

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Devamla)Burada mülakatta... Mülakatı kim yapsın? Bu model -karakterlerini söylüyorum- bir: Yetmiş yıldır devam eden modelin geliştirilmiş şekli, Adalet Bakanlığı bürokratları artı Adalet Akademisinden 2 üye.

Tartışırız onu Şahin Bey, tartışırız.

İki: Mülakat alanları belli, nesnellik bakımından. Alanların puan ağırlıkları belli -bu düşürülebilir, artırılabilir, konuşulabilir- ve bu modelde en büyük ölçüt yargısal denetim. Mülakata girenlerden birisinin mülakat işlemine muhalefet şerhi koyması, mülakat puanlarında farklılık olması hâlinde Danıştaym bu işlemi iptal etmemesi mümkün değil.

ŞAHİN MENGÜ (Manisa)Ama o kadar zor ki... İyimaya, o kadar zor ki olay, onu yargıya götürmek çok zor.

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Devamla)Peki. Peki arkadaşlar... Değerli arkadaşlarım, getirilmek istenen model ne? Bugün, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yönetim Kurulu, Komisyonuma bir Yönetim Kurulu Kararı gönderdi. Modeller... Bir: Diyor ki Cumhuriyet Halk Partili arkadaşlarımız -görüşleridir- Adalet Akademisi yapsın diyor, Yüksek Hâkimler Kurulu yapsın diyor veya başka karma modeller benimsensin diyor.

ŞAHİN MENGÜ (Manisa)Doğrudur, doğrudur.

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Devamla)Tamam, ama Yüksek Hâkimler Kurulu modeli üzerinde özellikle durmak istiyorum, çünkü Hukuk Fakültesinin önerdiği model de bu, değerli Cumhuriyet Halk Partili Komisyon üyesi arkadaşlarımın önerdiği model de bu.

Değerli arkadaşlar, bu model, kurulu hukuk düzenimizin yapısı içinde kabul edilebilir değildir.

1) Cumhuriyet Halk Partili arkadaşlarımızın yazdığı muhalefet şerhinde detaylı olarak yer alan 2005 tarihli Danıştay Başkanlar Kurulunun bildirisinde, aynen Anayasa Mahkemesinde ve Anaya- sa'nın 2'nci maddesinde tarif edildiği gibi hukuk devletinin tarifi var, diyor ki: "Hukuk devletinin kriterlerinden birisi, vazgeçilmez ölçütlerinden birisi, işlemlerin yargısal denetime tabi olmasıdır." Aynı yerde, aşağıda, diyor ki, tam bir paradoks: "Hâkimler ve savcılann adaylığa alımı Yüksek Hâkimler Kurulunca yapılmalıdır."

Değerli arkadaşlar, yazılı sınavı Yüksek Hâkimler Kurulu yaptı veya ÖSYM'ye yaptırdı, mülakatı Yüksek Hâkimler Kurulu yaptı; yargı yoluna gidemiyor, yargı yoluna gidemiyor. Nasıl olacak bu? Yargı yoluna gidemiyor. Nasıl olacak? Kapalı. Anayasa'nın 159'uncu maddesini değiştirmeden bu modeli benimseyebilir miyiz? Bu modelin tartışılabilirle yeteneği var mı?

2) Bir başka model bu versiyonda...

ŞAHİN MENGÜ (Manisa)Sevgili İyimaya, Anayasa değişikliğini, Anayasa yargıya...

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Devamla)Şahin Bey, konuşacaksın.

Bu modelde bir de diyor ki: "Efendim, Hâkimler ve Savcılar Kurulundan bir üye alalım karma kurula."

Değerli arkadaşlar, bu sıfat birleşmesidir. Hakem işlemlerde sıfatlan birleştirirseniz, objektifliği baştan öldürürsünüz. Şimdi, hem alımda o olacak hem kabulde o olacak. Adaylığa alımda kendi istememesine rağmen bir aday kazanmışsa sınavı, kabulde o üyenin sübjektif davranmasını önleyecek ahlaki veya nesnel model ne olabilir? Ayrıca bürokratik yoğunlaşmaya da yol açar.

Değerli arkadaşlar, mülakat sorunu tartışmalı. Ancak, bir başka husus da şu arkadaşlar: Yasama gücünün genellikle farkına varmadığı veya farkına varmazlıktan geldiği bir husus da şu, çok önemlidir, yasama egemenliğinin kullanımı bakımından önemlidir, o da şu değerli arkadaşlar: Bir Danıştay karan var, biz nasıl kanun çıkaracağız? Anayasa Mahkemesi karan var.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

110 konuşma daha · 30 Kasım 2007

110 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook