İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 45. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Tütün mamullerinin zararlarının önlenmesine dair kanunda değişiklik yapılması hakkında kanun teklifi (s. sayısı: 55)

Ahmet İyimaya

Ankara Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 45. Birleşim · 2. yasama yılı · 3 Ocak 2008 · 697 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ahmet İyimaya (AK Parti), 3 Ocak 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 45. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜTÜN MAMULLERİNİN ZARARLARININ ÖNLENMESİNE DAİR KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFİ (S. SAYISI: 55)); konuşma 697 kelime.

Ahmet İyimaya (AK Parti, Ankara). “Tütün mamullerinin zararlarının önlenmesine dair kanunda değişiklik yapılması hakkında kanun teklifi (s. sayısı: 55)”. TBMM Genel Kurulu, 45. Birleşim tutanağı, 3 Ocak 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-iyimaya-23-2008-01-03-tutun-mamullerinin-zararlarinin-onlenmesine-dair-kanunda-degisiklik-ya-2 (erişim: 28 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Ankara)Değerli Başkan, çok değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan kanunun görüşülmekte olan maddesi üzerinde, Komisyon adına söz almış bulunuyorum. Sözlerimin başında yüce heyeti saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, Türk Parlamentosu, yüce Meclisimiz, çalışma usulleri bakımından, itiraf edeyim ki, uzun süre dayanılamayacak bir krizin içindedir. Aslında, Türk Parlamentosunun mukayeseli parlamento hukukundan ve kendi birikiminden yararlanarak büyük bir reform girişiminde bulunması lazımdır, bu, zarurettir. Meseleyi makro genel yapısı içerisinde değerlendirip ele almak yerine, kısmi bazı düzeltimlerden kaynaklanan sorunların A veya B kişisi bir isnat kaynağı kılınarak bu kürsüye taşınmasının doğru olmadığını düşünüyorum. Yüce Parlamento milletin emrindedir ve milletin memurudur. Yüce kurum, Komisyonun hiçbir zaman emrinde olamaz. Komisyon bir mikro kozmostur ve ana iradeye tabi, onun çizdiği usule göre çalışır.

Değerli arkadaşlar, sorun, bundan önceki dönemde İç Tüzük’ümüzün 77’nci maddesinde gerçekleştirilen ve samimi kanaatime göre rasyonelleştirme yolunda bir reform olan hükmün konuluş amacının ötesinde yorumlanmasıdır. Bundan önceki Parlamento koyduğu İç Tüzük kuralıyla dedi ki: “Önceki dönemlere ait işler yönünden yenilenen tasarı veya teklifin tümü üzerindeki görüşmelerden sonra, önceki dönemlere ait rapor ve metinler, açıkça belirtilmek kaydıyla komisyonca benimsenebilir.”

Kuralın ilk konuluşu, ilk uygulanışı itibarıyla sorunsuz olduğunu düşünmüyorum. Bütün yeni kanunlaştırmalarda ve yeni kurallarda, daima sorunlar, yorumlardan ve sorunun doğasından kaynaklanan şekilde yaşanır. Burada sorun ne değerli arkadaşlarım?

Bir, bu reformun birinci mantığı kurumsal birikime saygı. Bundan önceki Parlamento milletin Parlamentosuydu. Bundan önceki komisyon Türkiye Büyük Millet Meclisinin komisyonuydu. Önceki yapılan, tamamlanan çalışmalar, uygun görülüyorsa sonraki dönemlerde benimsenebilir. Temel kanunlar bakımından bu zorunludur arkadaşlar. Bir ticaret kanunu, yarın bir borçlar kanunu gelecek, yarın bir usul kanunu gelecek, önceki dönemde görüşülmüş. Aynı usulü yeniden başladığınız zaman, yasamada usul ekonomisini, yasama verimini elde edemezsiniz, yasama organı kendisini tekrarlar ve büyük reformları gerçekleştiremez. Sorunu yok mu? Var. Bilhassa önceki Parlamentonun kompozisyonu veya unsurları ile sonraki Parlamentonun kompozisyonu ve unsurlarının değişimi hâlinde, demokrasinin vazgeçilmez unsuru olan bir siyasal partinin görüşünü o süreçte, komisyon sürecinde, madde müzakereleri, teklif, önergeler yoluyla dönüştürme gibi bir işlevi elinden alıyorsunuz. Bu nispi çözüm, esasen bizim hâlen mevcut Tüzük’ümüzde de var. Aynı Parlamento dönemi iki kısma ayrılıyor. Birinci kısımdaki çalışmalar ikinci komisyonca belli sürede benimsenmiyor yönünde bir rezerv konmadıkça, kendiliğinden benimsenebiliyor. Haa, işlem temeli çökmüş, bir temel kanun görüşülmüş, konsept değişmiş, ekonomik anlayışlar değişmiş, sosyal anlayışlar değişmiş; o zaman, mecburen o kanunu temelden görüşeceksiniz. Fakat, bir Ticaret Kanunu, bir falanca kanun, görüşülmesi tamamlanmış, aynen benimsenebilir. Benim kişisel olarak mesela, Komisyon Başkanı olarak -bütün üye arkadaşlarım, muhalefetten, iktidardan arkadaşlarım biliyor- benim görüşüm, Tütün Kanunu’nun, bu görüşmekte olduğumuz kanunun esasına girilmesi gerektiği yönündeydi -Komisyon zabıtları müzakere edilirse görülecektir- ve dil ve hukuk kurgusu bakımından katılmadığımı da hem Komisyonda, burada ifade ettim hem yukarıdaki müzakerelerde ifade ettim. Ama, bu, bir imkândır, bu imkân verilmiştir. Bu imkânın Komisyonda şu veya bu yönde kullanılması, dayanakları bakımından, argümanları bakımından eleştirilebilir, ama, böyle bir yolun seçilmiş olması, herhâlde Komisyonun tasarrufunu İyimaya’nın tasarrufu hâline dönüştürmez. Böyle bir yolun seçilmiş olması, çok saygı duyduğu o demokrasinin mabedi olan Meclise “İyimaya’nın memuru” gibi hitap etmek, “sizin emrinizde olmak” gibi hitap etmek üslubunu derpiş edecek bir hitabeti veya söylevi meşru kılmaz diye düşünüyorum.

Değerli arkadaşlar, Adalet Komisyonu, aynen diğer komisyonlarda olduğu gibi, kendisine tevdi edilen görevi noksansız şekilde yerine getiriyor demiyorum, yerine getirme gayreti içerisindedir. Niyet olarak gayreti içerisindedir, mesaisini verimli olarak kullanmak suretiyle gayreti içerisindedir ve sizlerin düşünceleriyle Komisyonun düşüncesi arasında sonuçlar itibarıyla farklılık olsa bile, niyetler itibarıyla herhangi bir farkı yoktur.

Somut olarak bu maddeye gelince: Benim de görüşüm öyleydi. Çünkü, mülkiyet hakkı, yaşama ve sağlık hakkından sonra insanın var oluşunun, ontolojisinin en temel hakkıdır. Mülkiyet hakkına ilişkin gerek özel tasarruflar -adli yargıda öyledir; 444 zannediyorum, Usul Kanunu- gerek kamu tasarrufları kesinleşmedikçe mülkiyetin benden öbürüne, devlete, kamuya geçmemesi lazım, görüşüm öyle. Komisyonun görüşü aksine tecelli etti. Benim iç hukukum gereği Komisyonun görüşüne saygı duyuyorum.

KAMER GENÇ (Tunceli)Niye muhalefet şerhi koymadınız o zaman?

ADALET KOMİSYONU BAŞKANI AHMET İYİMAYA (Devamla)Ayrıca, tabii, burada mülkiyet konusunda Kabahatler Kanunu’nun 3’üncü maddesi yoluyla, burada özel hüküm olmasa bile, değerli arkadaşlar, bu el koyma veya kamusal alana özel mülkiyetin geçmesiyle ilgili itiraz hukuku aynen caridir. 3’üncü maddenin, Kabahatler Kanunu’nun 3’üncü maddesinin zannediyorum (a) ve (b) bentleri açık şekilde düzenlenmiştir.

Ben bu düşüncelerle yüce heyeti, değerli arkadaşlarımızı ve ismimi zikreden Değerli Milletvekilimi saygıyla selamlıyorum, hürmetlerimi sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

56 konuşma daha · 3 Ocak 2008

56 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook