Temel ceza kanunlarına uyum amacıyla çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 56)
İzmir Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 50. Birleşim · 2. yasama yılı · 16 Ocak 2008 · 907 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ahmet Kenan Tanrıkulu (MHP), 16 Ocak 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 50. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TEMEL CEZA KANUNLARINA UYUM AMACIYLA ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.: 56)); konuşma 907 kelime.
Ahmet Kenan Tanrıkulu (MHP, İzmir). “Temel ceza kanunlarına uyum amacıyla çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 56)”. TBMM Genel Kurulu, 50. Birleşim tutanağı, 16 Ocak 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-kenan-tanrikulu-23-2008-01-16-temel-ceza-kanunlarina-uyum-amaciyla-cesitli-kanunlarda-degisiklik-yap (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
MHP GRUBU ADINA AHMET KENAN TANRIKULU (İzmir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 56 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın on yedinci bölümü üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına görüşlerimizi açıklamak üzere huzurlarınızdayım. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Dört maddelik bu tasarının 1’inci ve 2’nci maddelerinde toplam 232 kanunda değişiklik öngörülmektedir. Geçen yasama döneminde görüşülen, komisyonlarda görüşülüp, İç Tüzük değişikliği nedeniyle bu dönem komisyonda parti gruplarının görüş ve eleştirileriyle değişiklik yapamadığı bu tasarıyı elan görüşmeye devam ediyoruz.
Bu konuya ilişkin olarak önemli bir husus şudur: Ülkemizde yapılmış ve yayınlanmış olan akademik çalışmalar tasarının hazırlanışı aşamasında yeterince değerlendirmeye tabi tutulmamışlardır. Böyle bir çalışma anlayışıyla kabul edilen kanun tasarılarının uygulamalarında da genellikle ilerleyen zamanlarda aksaklıklar oluşmaktadır. Bu tasarının içeriğini vatandaşımızın anlaması açıkçası pek mümkün görünmemektedir. Böyle bir durum da Milliyetçi Hareket Partisi için -özellikle grubumuz adına konuşuyorum- önemli bir konudur. Çünkü, tasarının ne getirdiğini, ne değiştirdiğini vatandaşımızın çok iyi bir şekilde tam anlamıyla da bilmesi gerekmektedir. Tasarının hangi yeni uygulamaları ve değişiklikleri getirdiği, devlet desteğiyle ulusal televizyon ve gazetelerde belirli bir süre eğitici yayınlar şeklinde de yayınlanmak zorundadır.
Değerli milletvekilleri, 4054 sayılı Rekabetin Korunmasına Dair Kanun’la ilgili olarak tasarının 505, 506, 507 ve 508’inci maddeleri düzenlemeler yapıyor. Eğer sonradan bir önerge verilmezse, bu şekilde düzenlemeler sadece idari ve para cezalarını kapsamaktadır. Buna da tasarının gerekçesinde de belirtildiği gibi “AB’ye uyum” denilmektedir. Acaba, 4054 sayılı Rekabetin Korunmasına Dair Kanun’un tamamı ne kadar günümüze ve de AB’ye uyumlu ve uygundur? Rekabetin Korunması Hakkında Kanun, 4054 sayılı Kanun olarak 13 Aralık 1994 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Yıl 2008’dir, neredeyse aradan on dört yıl geçmiştir. Tabii ki, rekabet şartları hem Türkiye'de hem dünyada değişmiştir, ancak bu Kanun hâlen aynı kalmıştır. Bugüne kadar, AB’ye uyum konusunda Rekabet Kurumunun çıkardığı tebliğlerle yetinilmiş ve bu şekilde bu Kanun’u tamamlama yoluna gidilmiştir. Hâlen, parasal cezalar arttırılarak uyum sağlanabileceğini düşünmekteyiz.
Değerli milletvekilleri, eğer rekabet konusunda bir uyum yapılmak isteniyorsa bizlerin bilmesi gerekir ki, Avrupa Birliğinin temel ekonomik hedefi, üye ülkeler arasındaki ortak pazarı sağlamak ve bu pazarla ilgili olarak bütün ekonomik engelleri de ortadan kaldırmaktır. Dolayısıyla, rekabet hukuku kuralları bu temel amaca ulaşılmasında, Birliğe üye ülke ve Birlik organlarının büyük bir duyarlılıkla izlediği de araçlar olmuşlardır.
Rekabet politikası, Türkiye-AB ortaklık ilişkileri ve gümrük birliği çerçevesinde büyük önem taşımaktadır. Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki gümrük birliği kapsamında, rekabet kuralları ve mevzuat uyumu ile uygulamalarda iş birliğine ilişkin yükümlülükler de 1/95 sayılı, o meşhur Ortaklık Konseyi Kararı’nın 30 ila 42’nci maddeleri içerisinde düzenlenir. Bu söz konusu maddelerde, Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki ticareti etkilediği ölçüde, teşebbüsler arasında rekabeti bozucu veya kısıtlayıcı anlaşma, karar ve uygulamalar ile hâkim durumun kötüye kullanılması yasaklanmış ve Türkiye'nin, gümrük birliğinin öngördüğü ekonomik bütünleşme için gerekli olan mevzuat uyumunu gerçekleştirmesi yükümlülüğüne de işaret edilmiştir. Ayrıca gümrük birliğinin yürürlüğe girmesinden itibaren bir yıl içerisinde, AB’de yürürlükte bulunan tüm blok muafiyetlerin yönetmelikleri ve AB makamlarınca geliştirilen içtihat hukukunda yer alan diğer ilkelerin Türkiye’de de uygulanmasının sağlanması öngörülmüştür. Değerli milletvekilleri, bunlara ek olarak, söz konusu kararın 38’inci maddesinde, Topluluğun rekabet politikası kapsamında alacağı ve Türkiye’nin çıkarlarını etkileyecek kararları Türkiye’ye bildirmesi söz konusu hükme bağlanmış, kararın gene 41’inci maddesinde ise taraflar arasında rekabet konusunda iş birliğine gidilmesi öngörülmüştür.
Değerli milletvekilleri, uluslararası rekabet edebilir bir toplum olmak istiyorsak, çağın gerekleri doğrultusunda bütün kanunlarımızı bir an evvel güncellemeli ve uygulamalarımızı da buna göre kolaylaştırmalıyız. Bugün için, hem uluslararası hem de iç piyasada rekabet gücümüzün azaldığı bir dönem geçiriyoruz. Bu dönemde, gerek enerji girdilerimizde, elektrik ve doğal gaz gibi enerji birimlerindeki zamlar gerekse geçenlerde leasing’de yapılan KDV yükseltmeleri ve de her şeyden önemlisi, uzun bir süredir sanayicimizin beklediği SSK primlerindeki indirimlerden dolayı -bu sene içinde mi olacak, 2009 yılına mı sarkacak, hâlâ daha belirsizliğini koruyor- sanayicimiz, rekabet konusunda nasıl ve ne şekilde destek görecektir, merakla beklenmektedir.
Değerli milletvekilleri, bu tasarıda, tüketicilerimizi, dolayısıyla hepimizi ilgilendiren 509 ve 510’uncu maddelerde, yine ceza oranları artırılmakta, mevcut tüketici sorunları ve uyumu konularına değinilmemektedir. Anayasa’mızın 172’nci maddesinde tüketicilere yönelik şöyle bir hüküm var, madde 172 diyor ki: “Devlet, tüketicileri koruyucu ve aydınlatıcı tedbirler alır, tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini teşvik eder.” diyor. Bu bir Anayasa hükmü. Tasarıda da olduğu gibi, tüketiciye karşı işlenen suçun cezası tabii ki ağır olmalıdır, bu konuda bir şüphe yok. Ancak, yapılan düzenleme uyum adı altında yapıldığı için, sadece tüketicilerimiz ve onların oluşturduğu sivil toplum örgütlerinin güncel sorunlarının da burada değerlendirilip ve görüşülmesi gerekmekteydi.
Değerli milletvekilleri, bu konuda da yapılması gerekenlere kısaca değinirsek; gümrük birliğine girme aşamasında iken, Türkiye, henüz o yıllarda geniş kapsamlı kanun hazırlanamadığı için “mal ve hizmet” sözcükleri o kanuna eklenmiş ve hizmet sektörleri de kapsama alınmaya çalışılmıştır. Günümüzde birçok tüketici ve tüketimle ilgili sivil toplum örgütleri mali açıdan zor ayakta durmaktadırlar ve değişik ölçülerde ve metotlarda desteğe de muhtaç durumdadırlar. Avrupa Birliği ülkelerinde, uyum için, işte bu yasayı da çıkarttığımız ve örnek aldığımız ülkelerde ulusal bazda veya yerel hükûmetler, yerel belediyeler bazında tüketici örgütleri değişik ölçülerde ve metotlarda desteklenmektedirler.
Sayın milletvekilleri, tüketici konusunda da eğer uyum sağlamak istiyorsak, tüketici hakem heyetlerinin organizasyonu genişletilmeli, bağımsızlığı sağlanmalı ve başvuruların sonuçlandırılması da hızlanmalıdır. Tüketici konseyinde temsil edilen bu sivil toplum örgütlerinin hem TÜBİTAK ve benzeri gibi kamu kuruluşlarının laboratuvar ve benzeri analiz merkezlerinden yararlanması sağlanmalı hem de bunlardan mümkün olduğu ölçüde ücretsiz bir şekilde kullanım ve istifadelerine sunulmaları temin edilmelidir. Bütün kamusal kuruluşlarda, tüketiciyi ilgilendiren kamusal kuruluşlarda tüketicilerin tam olarak temsil edilmesi de gerekmektedir değerli milletvekilleri.
Değerli Başkan, sayın milletvekilleri; bu tasarı faydalı ve gerekli dahi olsa, sadece uyum amacıyla çıkarılmak istense de ileride birtakım çıkmazlara yol açacağı da ortadadır. Birçok ihtisas konusunu tek bir tasarıda toplayarak uygulamaya gitmenin zor olacağını…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
100 konuşma daha · 16 Ocak 2008