İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 30. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Tarım ürünleri lisanslı depoculuk kanun tasarı (s.s. 701)

Ahmet Rıza Acar

Aydın Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 30. Birleşim · 3. yasama yılı · 9 Aralık 2004 · 2.395 kelime · yaklaşık 12 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ahmet Rıza Acar (AK Parti), 9 Aralık 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 30. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TARIM ÜRÜNLERİ LİSANSLI DEPOCULUK KANUN TASARI (S.S. 701)); konuşma 2.395 kelime.

Ahmet Rıza Acar (AK Parti, Aydın). “Tarım ürünleri lisanslı depoculuk kanun tasarı (s.s. 701)”. TBMM Genel Kurulu, 30. Birleşim tutanağı, 9 Aralık 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-riza-acar-22-2004-12-09-tarim-urunleri-lisansli-depoculuk-kanun-tasari-s-s-701 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

AK PARTİ GRUBU ADINA AHMET RIZA ACAR (Aydın)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Kanunu Tasarısı üzerinde, AK Parti Grubunun görüşlerini açıklamak üzere söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Biraz önce konuşan, Anamuhalefet Partisi sözcüsü, değerli dostum Sayın Seyhan'ın konuşmasından şunu anladım: Acaba Türkiye'de hiçbir şey yok mu?! Bakın, Türkiye'de bugün, 19 000 000'u aşkın, 20 000 000 ton buğday üretiliyor, 10 000 000 tona yakın arpa üretiliyor, 850 000 ton ayçiçeği üretiliyor, 250 000 ton nohut, fasulye ve benzeri ürünler üretiliyor, 2 200 000 ton civarında pamuk üretiliyor. Bütün bu mallar, bütün bu ürünler, yıllarca, onlarca yıldan beri ticarî faaliyet olarak yürütülüyor, yürüyor. Hatta, lisanslı depoculuk usulünün amatörce uygulamasını, üreticilerimiz, tüccarlarımız, tacirlerimiz, sanayicilerimiz bilfiil yapmaktadırlar. Nasıl yapıyorlar; üretmiş oldukları ürünlerini, zaman zaman, gerek çırçır üreticisine gerek sanayiciye gerekse bunun ticaretini yapan firmalara, şahıslara, karşılıklı güven esasına, ticaretinin düzgünlüğüne inanç esası üzerine bina edilmiş emanet bırakılır; bir ay, iki ay, üç ay, beş ay sonra hesabını görmek anlayışıyla.

İşte, biz, bunu, şimdi, Adalet ve Kalkınma Partisi olarak önünüze getirdik. Hukukî altyapısıyla ve tüm dünya ülkelerinde uygulanan şekliyle inceleyerek, Türkiye'de de fiilî olarak borsalarımızı ziyaret ederek, Polatlı'da, Konya'da nasıl işliyor bu borsalar, nasıl alım satım yapılıyor diye inceleyerek, Türkiye'ye özgü bir kanun haline getirdik. Hukukî yapısı itibariyle, işleyişi itibariyle, denetimi itibariyle Türkiye için ilk olan bir lisanslı depoculuk, tarım ürünleri lisanslı depoculuk kanunu olarak karşınıza geldi. Bu, uzun yıllardan beri yapılması gereken bir kanundu. On yıl, yirmi yıl, otuz yıl, kırk yıl, hatta, belki elli yıl önce çıkması gereken bir kanundu; niçin çıkmadı diye ben düşünüyorum. Ülkemizin tarımsal ürünlerinin pazarlanmasıyla ilgili, ticaret borsalarımızın rolleri gözetilerek, Türkiye'ye özgü hazırlanmış bir kanun olarak getirmiş bulunuyoruz. Dünya örneklerinden elbette istifade edeceğiz ve ettik de. Gelişmiş ülkelerdeki deneyimler ve onların uygulamaları bize aynı zamanda örnek olmak durumundadır diye düşünüyorum. Bu bir yeniliktir; bu bir reformdur; bu, daha yeni olarak uygulanınca, yarın mutlaka ki, aksaması olabilir, mutlaka ki, daha değiştirilecek maddeleri olabilir, ilave edilecekler olabilir; bunu da yapacağız, bunu da uygulayacağız diye düşünüyorum.

Görüştüğümüz bu kanun tasarısının öncelikle amacına baktığımızda, tarım ürünlerinin ticaretini kolaylaştırmak, yaygın bir sistem kurarak depolanmasını sağlamak, ürün sahiplerinin mallarının emniyetini sağlamak, kalitesini korumak, ürünlerin sınıf ve derecelerini saptamak, kişiler arasında ayırım yapmadan ürünlerin depo kabulünü temin etmek, ürünlerin mülkiyetini temsil eden, finansmanını, satışını, teslimini sağlayan, ürün senedi çıkararak standartları belirlenmiş tarım ürünleri ticaretini geliştirmek, tarım ürünleri lisanslı depoculuk sisteminin kuruluş, işleyiş ve denetimine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.

Peki, bu amaç ve gayeye hizmet edecek piyasaların daha iyi oluşmasına imkân hazırlayacak, öncelikle, üreticinin haklarını koruyacak, ticareti çok hızlı geliştirecek bu kanunun yazılması, hayata geçirilmesi, uygulanması çok mu zordu da bugüne kadar beklendi; işte, bunu anlamak zor diye düşünüyorum.

Buradan şu çıkmaktadır: Mutlaka partiler ve iktidarlar güzel Türkiyemiz için birçok şey yaptılar; ama, bir o kadar da ihmal ettiler mi diye düşünüyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Bakanlığımızın, hükümetimizin, tali komisyon olarak Tarım, Orman ve Köyişleri, esas komisyon olarak Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabiî Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonumuzun, şimdi de, tartışıp, görüşüp kabul edecek olan Yüce Meclisimizin yüzakı bir kanun olarak literatürümüze girecektir. Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Kanunu en iyi şekilde uygulanacaktır.

Burada biraz da, komisyonumuz, önüne gelen kanun tasarılarıyla ilgili olarak ne tür çalışmalar sergiliyor, onlardan da söz etmek istiyorum. Önümüze gelen kanunla ilgili olarak, ilgili bakanlıklardan ve bürokratlardan brifing almak; kanunun ilgilisi varsa, sivil toplum kuruluşlarını, meslek kuruluşlarını komisyonumuzda dinlemek, fikirlerini almak. Kanun hangi sektörü ilgilendiriyorsa, hemen araziye iniyoruz; kanunu, sektörü yerinde tartışmak, yerinde incelemek, görüşleri ve fikirleri almak şekliyle bire bir dinliyoruz. Bu kanuna da dayanak, kaynak, bir nevi az da olsa örnek oluşturan borsalarımızı ve işleyişlerini yerinde görmek, bilgilenmek amacıyla, ticaret borsalarımız bu kanun hakkında ne düşünüyorlar diye Polatlı, Konya borsalarını ziyaret ettik; alım ve satımları yerinde gördük, inceledik. Ticaret borsası yetkililerinin özveriyle çalıştıklarını ve bu kanunu dört gözle beklediklerini gördük. Başta, Komisyon Başkanımız Sayın Dr. Soner Aksoy'un riyasetinde, iktidar ve muhalefet milletvekilleri olarak, kanun tasarısının mümkün olduğunca mükemmel olabilmesi hedefine kilitlenerek çalışma yaptığımızı bilhassa ifade etmek istiyorum.

Değerli milletvekilleri, görüştüğümüz Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Kanunu Tasarısı, gelişmiş ülkelerde, bilhassa Amerika'da onlarca yıldan beri uygulanmaktadır. Bunun içindir ki, bu ülkedeki çiftçiler, tarım sektöründe faaliyet gösteren kurum ve kuruluşlar çok hızlı gelişme göstermişler, üretici birlikleri, ürün borsaları, vadeli işlemler borsaları gibi birçok organın desteğiyle oluşturulan piyasalarda hem hâkimiyet kurmuşlar hem de merkez olmuşlardır.

Burada şunu ifade etmek istiyorum: Partimizin çok özel tarım politikalarının olduğunu -ama mutlaka ki eksikleri olabilir; çünkü, bu saydığım üretici birlikleri, ürün borsaları, vadeli işlemler borsaları kanunlarının bazıları çıkmış, şimdi de lisanslı depoculuk kanunu, sonuncusu da bugün çıkacaktır- bu yönüyle bir politikamızın olduğunu, destekler yönüyle politikamızın olduğunu, 2003 yılında takriben 7-7,5 katrilyonluk yatırım yapan bu ülkenin 3,7 katrilyonluk tarım desteğinin olduğunu, bunun içerisinde süt desteklerinin, hayvancılık desteklerinin dahil edilmeden söylediğimi bilhassa ifade etmek istiyorum. Yeterli midir; hayır, çiftçimize, üreticimize yeterli değildir. Önümüzdeki yıl, bunların daha da gelişmiş olarak uygulanacağını tahmin ediyorum ve ifade etmek istiyorum.

Burada, Amerika Birleşik Devletlerinde lisanslı depoculuk sisteminin nasıl yapıldığına bakacak olursak, üretici yararına piyasayı kamu müdahalesinin bir aracı olarak kullanma şeklinde olduğunu biliyoruz ve görmekteyiz. Herhalde, bu prensip sayesinde Amerika Birleşik Devletlerinde tarım ürünleri borsaları çok gelişmiş olduğu gibi, IMF tarafından da çevre ülkelerin destekleme fiyatlarının Amerika Birleşik Devletleri borsa fiyatlarına endekslenmesi, hem işleyişe hız katmış hem de ününe ün katmıştır.

Bugün, dünyada Chicago ve Kansas Borsasını duymayan olmadığı gibi, dikkate almayan da yoktur. Bu sayede 7 800 tane borsaya ulaşılmıştır. Bunların 6 633 tanesi hububat ve çeltik, 405 tanesi pamuk, 300 tanesi işlenmiş ürün, 110 tanesi şeker, 350 tanesi fıstık üreticilerine, ticaretini yapanlara, sanayicilerine her yönüyle hizmet etmekte, Amerikan ekonomisine güç katmaktadır. İşte, bunun için, dünyada buğdayın, pamuğun, bademin ve daha birçok ürünün de ambarı konumuna gelmiştir, iyi uygulamakla, uzun yıllardan beri uygulamakla.

İki yılda, elbette ki, bütün bunlarda düzenlemeler, en iyi kanunlar, en iyi yapılanmalar yapılamaz, ama, şu vardır ki, 3 Kasımdan öncesi ile bugün kıyaslanmayacak bir şekilde farklılık göstermektedir.

Amerika Birleşik Devletlerinde borsaların çoğunun yapısının kooperatif yapıları olduğu da pek bilinmemektedir bizim toplumumuzca, bizim bu işlerle meşgul olanlarca. Bu hususu, ülkemizde, kendilerinin çok büyük olduklarını iddia eden, tarım ürünleri üzerine faaliyet gösteren kooperatiflerimize ithaf ediyor; insanlar isterlerse, çaba gösterirlerse, kanunu beklemeden de bu ve benzeri işler yapabilirler diye düşünüyorum. Bu işlerin odağında bulunmuş bir milletvekili olarak, kişisel görüşüm olduğunu da ifade etmek isterim.

Yine, Amerika Birleşik Devletlerinde Tarım Bakanlığının lisanslı depolar üzerinde sıkı bir denetim yetkisinin olduğunu söylemek istiyorum. Bunları da şöyle sıralayabiliriz: İlk başvuruda yapılan denetim, rutin denetim, değişlik durumunda denetim, özel durumlarda özel denetim. Bunları niçin söylüyorum derseniz; daha katedeceğimiz mesafenin çok olduğunu ifade etmek için söylüyorum.

Yüce Meclisimizin çıkardığı ve bugün çıkaracağı, yarınlarda da çıkaracağı kanunlarla, yine, yüce milletimizin becerisi, kabiliyeti, üstün nitelikleri ve çalışkanlığıyla, Büyük Atatürk'ün gösterdiği muasır milletler seviyesine mutlaka ulaşılacaktır; çünkü, 3 Kasım 2002 tarihinde, iktidarıyla muhalefetiyle, bu necip milletin kaderi değişmiştir diye düşünüyorum sevgili arkadaşlarım.

Yine, kanunumuza dönecek olursak, ülkemizde yüzlerce yıldır amatörce, zaman zaman bir tarafın lehine, zaman zaman diğer tarafın aleyhine işleyen, karşılıklı güven esası üzerine kurularak uygulanan, aynı zamanda ürünlerin bankaların depolarında, umumî mağazaların depolarında veya özel sektör depolarında, ürün muhafazasına dayanan, borsaya usulüne uygun olarak ulaşmadan çalışan sistem, şimdi, hükümetimizin ve siz değerli milletvekillerinin gayretleriyle, üreticimize gerçek anlamda bir hizmet, reform çapında bir uygulama olarak hayata geçirilmektedir.

Üreticilerimizin ürünleri, kurulacak lisanslı depoculuk müesseseleri, yine, bu kanunla doğrudan bağlantılı ürün borsaları, vadeli işlemler borsalarıyla tüm içpazarlara, alıcılara, sanayici ve ticaret erbabına ulaşacağı gibi, dünya piyasalarına açılarak, üretimin ve ticaretin gelişmesinde çok önemli görevler ifa edilecektir.

Üreticimiz lehine arz dengeleri yenilenecek, sanayi ve ticaretle uğraşan firmalarımız için çok önemli oranlarda yeni finans kaynakları oluşacaktır;. aynı zamanda, ürün kaliteleri, ticarî kalite gelişecek, standartlar yükselecektir. Büyük miktarlarda ürünün hasat dönemlerinde piyasalara arz edilmesi, üretici aleyhine fiyatların düşmesine sebep olduğu gibi, tüccar ve sanayicinin haksız bir şekilde töhmet altında kalmasına da sebep olmasıyla ayrı bir problem olarak karşımıza çıkıyordu. Birbirleriyle kenetlenmesi gereken üretici, tüccar ve sanayici, hükümetimizin ve Yüce Meclisimizin üstün gayretleriyle çıkarılan bu lisanslı depoculuk müesseseleri, vadeli işlemler borsaları ve tarım ürünleri lisanslı depoculuk müesseseleriyle bütünleşecek; birinin varlığıyla varlık kazanan üreticilerimizin ve tüccarlarımızın üzerindeki birçok olumsuz düşünce ortadan kalkacak; üretim, ticaret, sanayi ve alım satımlar hem güçlenecek hem de şeffaflaşacaktır diye düşünüyorum.

Güçsüz olarak hayatını sürdürmeye çalışan birçok küçük üretici, düşük fiyatla ürününü satmaya mecbur kalmakta, kredi borçlarını zaman zaman ödeyemez duruma düşmekteydi. Yıllardır böyle işleyen bu sistem, AK Partiyle bir değişim geçirmektedir. Borçlar ertelenmiş, yeni kredi imkânları yaratılmış, tarım ve hayvancılığa çok çeşitli destekler verilmiştir. 2004 yılında -biraz önce de bahsettiğim gibi- 7,5 katrilyon civarında yatırım yapabilen Türkiye, tarım kesimine 3,7 katrilyon destek vermiştir; yeterli midir; hayır, yeterli değildir.

Hükümetimiz, 2005 yılında tarımı destekleme politikalarında mutlaka yenilikler yaparak çiftçimizin yüzünü güldürecek, cebini dolduracak, ürün bazında primleri yaygınlaştıracaktır diye düşünüyorum. Sayın Başbakanımızın ve Tarım Bakanımızın zaman zaman yaptığı açıklamalarının da bu doğrultuda olduğunu ifade etmek isterim.

Hükümetimizin yeni değişim projeleriyle tarım büyük hamleler yapacaktır; zira, tarım sektöründe kişi başına düşen yatırım maliyetinin düşük olması, sanayi, endüstri ve hizmet sektörlerinde kişi başına düşen yatırımların daha yüksek olması, işsizliğin giderilmesi açısında da önem arz etmektedir.

Çoğalan nüfusumuz, gelişen gıda ve tarıma dayalı sanayimiz, ihracatçılarımızın artan talepleri, tarımımızı çiftçilerimizle birlikte hızla daha verimli, daha kaliteli, daha fazla ürün çeşitliliğine kavuşturmamızı zorunlu kılmaktadır.

Bu arada şunu da söylemek isterim: Çiftçilerimiz adına hareket eden meslek kuruluşlarının, tarım ürünlerini değerlendirmek üzere kurulan çeşitli birliklerin, kamu ve özel kuruluşların, artık, politikalarını yeniden gözden geçirmelerinin zamanının çoktan gelmiş ve geçmekte olduğunu düşünüyorum.

Sadece hazine yardımlarına bel bağlayarak, gelişmiş ülkelerin üreticileriyle rekabet, verimlilik, kalite ve daha birçok husus gözönüne alındığında, hiçbir şekilde yarışılamaz. Yukarıda saydığım kurum ve kuruluşlar da yönetim tarzlarını değiştirmek, kendi üyelerinin gelişmesine yönelik yeni anlayışlarla değişimi yakalamak mecburiyetindedirler diye düşünüyorum.

Yine, bu arada, hükümetimizin, tarım satış kooperatiflerine, mesela, incir için 9,5 trilyon destek verdiğini, pamuk için 70 trilyon liralık desteği ayırıp, takdim ettiğini, üzüm için de 54 trilyon liralık desteği bizzat üzüm üreticileri için üzüm birliğine gönderdiğini, bilhassa söylemek istiyorum.

TACİDAR SEYHAN (Adana)Sayın Bakan vermedik diyor, sen verdik diyorsun.

AHMET RIZA ACAR (Devamla)Bu değişimi, AK Parti olarak her alanda, daha iktidar olmadan yakaladığımız için, 3 Kasımdan beri yaptıklarımızla, bunları da halkımıza ispat etmiş bulunmaktayız. Çıkardığımız kanunlar, uyguladığımız ekonomi politikaları, hayata geçirdiğimiz demokratikleşme ve özgürlüklerle ilgili reformlarımız, bütün bunların göstergeleridir.

3 Kasım öncesi ile 3 Kasım sonrasının Türkiyesi, hiçbir şekilde kıyaslanamayacak bir durumdadır. Bütün bunlarda, iktidarımızın katkıları, muhalefetimizin de çok zaman destekleri olduğunu, bilhassa ifade etmek istiyorum.

Yine, kanun tasarımıza dönecek olursak, lisanslı depoculuk; tarım ürünlerinin ticaretini kolaylaştıracak, ticaretimizi büyütecek ve de şeffaflaştıracaktır.

Ülkemizdeki mevcut ürün ve kalitesi hakkında bilgi verecek, ithalatın daha düzenlenmesine zemin hazırlayacak, ek finansman ihtiyacını karşılayacak, gereksiz nakliye ve depolama masraflarını ortadan kaldıracak, üreticiyi hızla bilinçlendirecektir, burası önemlidir.

Ürün rehin kredileri devreye girecek, ürün borsalarını ve vadeli işlemler borsalarını hızla harekete geçirecektir.

İşleyiciye zamanında ve uygun nitelikte hammadde temin edilmesini gerçekleştirecek; depolanması yaygınlaşacak; ürün sahiplerinin mallarının emniyeti sağlanacak, kaliteleri korunacak ve gelişecek; ürünlerin sınıf ve derecelerinin sağlıklı bir şekilde tespiti gerçekleşecek; ürünlerin mülkiyetini, finansmanını, satışını ve teslimini içeren ürün senedinin çıkarılması sağlanacak; ülke çapında geçerli tüm standardizasyon sistemi gelişecek; sağlıklı depolama tesislerinin yapımı gerçekleşecek; sağlam ve eksiksiz bir hukukî altyapı tesis edilecek; nitelikli bilgi işlem altyapısı oluşacak; finans dünyasıyla entegrasyon sağlanacak; ekonomimizin düşük faiz ve stabil bir yapıya oturmasına zemin hazırlanacak; üreticinin ivedi nakit ihtiyacının karşılanmasına, gelirinin artmasına ortam hazırlanacak; piyasa spekülasyonunun önlenmesine yararlı olacak; kamu finansman ihtiyacının zamana yayılmasına imkân verecektir.

Üreticiyi, üretim planlamasına ve üretim deseni yaratmaya yönlendirecek; dolayısıyla, verim ve kârlılık giderek artacak; üretici, dilerse üretime başlamadan planlamasını yapıp ürününü daha tarlaya ekmeden satabilecek; üretici, ürün bazında örgütlenip ticarî bir güç olacak; dolayısıyla, kendi sıkıntılarını kendisi aşabilecek, bu sayede devlet ve ekonomi üzerindeki yük azalacak.

Sanayici, kalitesi belirlenmiş kendi üretim standartlarına uygun ürününü rahatlıkla temin edebilecek; sezonluk dalgalanmalardan mümkün olduğunca az etkilenecek, önünü görebilecek.

Depolara teslim edilecek ürünlerin teknik kontrolleri akredite olmuş laboratuvarlarca yapılacağından, ürün gerçek fiyatını bulabilecek, ihracatta yaşanabilen sorunlar ortadan kalkacaktır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun.

AHMET RIZA ACAR (Devamla)Ürün borsaları dünyayla entegre olacak, rekabet ve buna bağlı ürün kalitesi artırılacaktır. Depolara ürün tesliminin sonrasında alınacak makbuz senetleri teminat olarak gösterilebilecek ve finansman ihtiyaçlarını bu yolla sağlayabileceklerdir. Dolayısıyla, üretici, sanayici ve tüccara yeni finans imkânları sağlanarak kredi maliyetleri düşürülecektir. Sayıları 100'ün üzerinde olan ürün borsalarının işlevsel hale gelmesini sağlayacaktır. Paraya ihtiyaç duyan üretici, ürününü piyasaya sürmeden bu ihtiyacını karşılayabilecek, arz fazlası oluşması engellenecektir.

Yüzde yüz güvenilir ve net istatistiklerin oluşmasına zemin hazırlanacaktır.

Kaynak israfı önlenecektir.

Ticaret borsaları, Toprak Mahsulleri Ofisi, Tarım Satış Kooperatifleri Birliği gibi çeşitli kamu ve özel kuruluşlar ile kooperatifler kendilerini yenileyecekler, politikalarını yeni baştan düzenleyecekler, lisanslı depoculuk kurumlarında yer alacaklardır.

Kamunun stok maliyeti büyük oranda ortadan kalkacak, milletimizin üzerindeki yük bu yönüyle hafifleyecektir.

Üretici, ürününü dilerse satışa sunmayıp fiyat bekleyecek, nakde ihtiyacı varsa ürününü rehin etme imkânına kavuşacaktır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri...

NECATİ UZDİL (Osmaniye)Helal olsun sana!..

AHMET RIZA ACAR (Devamla)Ben, bunları otuz yıldır, kırk yıldır görüyorum.

NECATİ UZDİL (Osmaniye)Seni millî takıma teknik direktör yapalım; takımı şampiyon yaparsın!

AHMET RIZA ACAR (Devamla)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; gelişen çağımızda, birçok ülkenin henüz uygulayamadığı, ancak Avrupa Birliğinin bazı ülkelerinde ve Amerika'daki üretici, sanayici ve ihracatçıya önemli imkânlar sunan, finans piyasalarına yeni enstrümanlar getiren bu yasalar için, hükümetimizi, emeği geçenleri, destek verenleri kutluyorum.

İletişimin çok ileri boyutlarda hayatımızı etkilediği bu yıllarda, lisanslı depoculuk yasası, daha önce Yüce Meclisimizin çıkardığı ürün borsaları yasaları sayesinde kurulacak ürün borsasıyla birlikte, ulusal ve uluslararası pazarda ve finans piyasalarında üreticilerimizi, ürünlerimizi buluşturacak, tüccarlarımızı, tacirlerimizi dünya borsalarıyla entegre edecektir. Şimdiden, tüm bu kesimler için, sektörler için heyecan duymakta olduğumu ifade etmek isterim.

Yine, daha önce Meclisimizin yasalaştırdığı türev piyasalarıyla ilgili yasayla 28 Ocak 2005'te İzmir'de açılacak Vadeli İşlem ve Opsiyon Borsası; şimdi, siz değerli milletvekillerimizin oylarıyla yasalaşacak Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Yasası; yine beş ay önce yürürlüğe giren Ürün Borsaları Yasasıyla kurulacak olan Ürün Borsası Anonim Şirketi ve Lisanslı Depoculuk Anonim Şirketiyle Türk üreticisinin yüzü gülecek, sanayici ve ihracatçı, standardı belli, kaliteli mal bulma imkânına sahip olacaktır diye düşünüyorum.

Değerli arkadaşlar...

NAİL KAMACI (Antalya)Burası neresi?!..

AHMET RIZA ACAR (Devamla)Burası Türkiye. 3 Kasım öncesinin ve 3 Kasım sonrasının hesabını yapan milletimiz, buranın ne olduğunu bizden de iyi biliyor diye düşünüyorum.

Değerli arkadaşlar, bugün, Türkiye'deki sıkıntıların başında iç ve dışborç stoku varsa, bu, uzun yılların getirdiği... Mesela, 2001 yılında yüzde 200 oranında, yüzde 300 oranında arttıysa, bunun sorumlusu veya bunun suçlusu AK Parti Hükümeti değildir. AK Parti Hükümeti, millî hâsılaya oranını yüzde 71 olarak aldığı bu stoku yüzde 61'e düşürmüştür; önümüzdeki yıl, daha sonraki yıl ve beşinci yılın sonunda göreceksiniz ki, tekrar iktidar olabilecek seviyeye çekecektir ve halkın desteğini o gün daha fazla alacaktır diye düşünüyorum.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

17 konuşma daha · 9 Aralık 2004

17 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook