Beykoz çocuk göğüs hastanesinin kapatılması ve beykoz orman köylülerinin sorunları hakkında
İstanbul Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 73. Birleşim · 4. yasama yılı · 9 Mart 2006 · 522 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ahmet Sırrı Özbek (CHP), 9 Mart 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 73. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BEYKOZ ÇOCUK GÖĞÜS HASTANESİNİN KAPATILMASI VE BEYKOZ ORMAN KÖYLÜLERİNİN SORUNLARI HAKKINDA); konuşma 522 kelime.
Ahmet Sırrı Özbek (CHP, İstanbul). “Beykoz çocuk göğüs hastanesinin kapatılması ve beykoz orman köylülerinin sorunları hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 73. Birleşim tutanağı, 9 Mart 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-sirri-ozbek-22-2006-03-09-beykoz-cocuk-gogus-hastanesinin-kapatilmasi-ve-beykoz-orman-koylulerin (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
AHMET SIRRI ÖZBEK (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, İstanbul'un en önemli yerleşim merkezlerinden birisi olan Beykoz İlçesinde yaşayan vatandaşlarımızın çok önemli sorunlarını Yüce Mecliste dile getirmek üzere huzurlarınızdayım; Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Nedir bu sorunlar; nüfusu 300 000'in üzerinde olan Beykoz'daki 140 yataklı Beykoz Çocuk Göğüs Hastalıkları Hastanesi kapatılıp, tüm kadrosu ve mevcutlarıyla Süreyya Paşa Göğüs ve Kalp Damar Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesine nakledilmiştir.
Sayın milletvekilleri, bu hastanede 2005 yılında 32 000 kişiye poliklinik hizmeti verilmiş, 300-400 arasındaki hasta da yatarak tedavi görmüştür. Bu hastane, göğüs hastalıkları, özellikle de verem ve astım konusunda uzmanlaşmış doktorlarıyla yıllardır yöre halkına ve İstanbullulara hizmet etmiştir. Şu anda Beykoz'da bulunan 2 adet çocuk doktoru bu hastanede görev yapmaktadır. Sağlık hizmetlerini vatandaşa en yakın, en kolay ve en ucuz yollarla, en kaliteli biçimde sunmak amaç iken, bu hastanenin ıslahı, yenilenmesi, modernleştirilmesi, hatta Beykoz-Çubuklu'da bulunan eski itfaiye binasının tadilatı sonucu buraya nakli mümkün iken, İstanbul için bir hayli uzak sayılacak bir mekâna taşınmasını anlamak ve onaylamak mümkün değildir. Yoksul Beykoz çocuklarına ve halkına büyük bir haksızlık yapılmıştır. Çocukların çabuk, iyi ve ucuz tedavi imkânları ellerinden alınmıştır.
Değerli milletvekilleri, Beykoz'da mülkiyet, tapu ve imar sorunları büyük bir dert olmuştur. Yıllardır kendilerinin yaptığı ve oturdukları evleri bir türlü kendilerinin olamamıştır, tapularını alamamışlardır. Onlarca yıldır oturdukları evlerinin emlak vergilerini belediyeye ödeyen Beykozlulara beş on yıllık ecrimisil ücretleri defterdarlıkça tahakkuk ettirilmiş ve her Beykozlu 5 ile 10 milyar arasında değişen ödeme emirleriyle karşı karşıya kalmışlardır. Bunu, hangi hukukla, hangi adalet inancıyla izah edeceğiz; anlamak mümkün değildir.
Bunun yanında, tapusunu alanların da başka sorunları vardır. Beykoz İlçesi ve köylerinin önemli bir kısmı SİT alanı olarak ilan edildiğinden, Beykoz halkı evlerinin en küçük onarımını yapamazlarken, işyeri ve dükkânlarına ruhsat alamazlarken, İshaklı ve Alibahadır Köyleri Muhtarları altı yıldır okullarını yapamazken, diğer köylüler evlerinin damlarını aktaramaz, ahırlarını dahi yapamazken, hemen yanı başlarında, yollarının kenarlarında, Beykoz'un en güzel ormanlık alanlarında, Boğaz'ı gören tepelerinde, ormanlar ve doğa tahrip edilerek yapılan ve fiyatları milyon dolarlarla ifade edilen binlerce villa, onlarca plaza nasıl oluyor da yapılıyor?! Beykoz halkı şunu soruyor: Biz garibanlara uygulanan hukuk başka, zengine, parası olana uygulanan hukuk başka mı?! Hani Anayasadaki "herkes kanun önünde eşittir" ilkesi?! Fakir fukara diye diye iktidara gelen AKP'liler, ilk fırsatta zenginlere payanda oldular demektedirler.
Değerli milletvekilleri, Beykoz'da uygulanacak Kentsel Dönüşüm Projesiyle amaç birilerine rant temin etmek değilse, Beykozluların hak ve hukukları korunmalı, kesinlikle mağdur edilmemelidirler. Ayrıca, Beykoz orman köylüsüne geçimlerini sağlamak için hiçbir alternatif yaratılmadan, sıralı kesim yasağı getirilmesi, köylüyü ciddî geçim sıkıntısına sokmuş, işsizleştirmiş, yalnızlaştırmış ve fukaralaştırmıştır.
Değerli milletvekilleri, Beykoz geçmişte işçi kentiydi, şimdi yoksul kenti olmuştur. Mevcut fabrikaları, hastaneleri kapatılan Beykoz, Boğaz ve orman manzaralı konutlar ve plazaların yapımı için ideal bir arazi rantı merkezi olmuştur. Bu ranta göz dikenler, Beykozluların sorunlarını çözdürmeyerek, her gün yeni sorunlarla yüz yüze bırakarak, Beykoz halkını, Boğaz'dan, ormandan, doğadan uzaklaştırmaya çalışıyorlar. Kısacası, Beykoz halkına "siz gidin, biz gelelim" diyorlar. Biz, buna, asla izin vermemeliyiz ve vermeyeceğiz.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; İstanbul'a sevdalı olmak, İstanbul'un tarihine, doğasına, kültürüne ve insanına sevdalı olmaktır; ama, İstanbul'un, dolayısıyla Beykoz'un arazi rantına sevdalıysanız, bu sorunlar her gün daha da derinleşecektir.
Beykoz'da yaşayan vatandaşlarımızın sorunlarının ilgililer tarafından dikkate alınıp çözülmesi dileğiyle, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
52 konuşma daha · 9 Mart 2006