Gelir vergisi kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı; harçlar kanununda ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı; ordu milletvekili rahmi güner'in; 3717 sayılı adli personel ile devlet davalarını takip edenlere yol gideri ve tazminat verilmesi ile 492 sayılı harçlar kanununun bir maddesinin yürürlükten kaldırılması hakkında kanun ve 657 sayılı kanunun 152 nci maddesinin "ıı-tazminatlar" kısmının (g) bölümünde değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi; konya milletvekili kerim özkul ve 4 milletvekilinin; bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi; kahramanmaraş milletvekili veysi kaynak'ın; bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi (s.s.:536)
İstanbul Milletvekili ·
Genel Kurul, 139. Birleşim · 4. yasama yılı · 22 Temmuz 2010 · 716 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ahmet Tan, 22 Temmuz 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 139. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GELİR VERGİSİ KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI; HARÇLAR KANUNUNDA VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI; ORDU MİLLETVEKİLİ RAHMİ GÜNER'İN; 3717 SAYILI ADLİ PERSONEL İLE DEVLET DAVALARINI TAKİP EDENLERE YOL GİDERİ VE TAZMİNAT VERİLMESİ İLE 492 SAYILI HARÇLAR KANUNUNUN BİR MADDESİNİN YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMASI HAKKINDA KANUN VE 657 SAYILI KANUNUN 152 NCİ MADDESİNİN "II-TAZMİNATLAR" KISMININ (G) BÖLÜMÜNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ; KONYA MİLLETVEKİLİ KERİM ÖZKUL VE 4 MİLLETVEKİLİNİN; BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ; KAHRAMANMARAŞ MİLLETVEKİLİ VEYSİ KAYNAK'IN; BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ (S.S.:536)); konuşma 716 kelime.
Ahmet Tan (İstanbul). “Gelir vergisi kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı; harçlar kanununda ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı; ordu milletvekili rahmi güner'in; 3717 sayılı adli personel ile devlet davalarını takip edenlere yol gideri ve tazminat verilmesi ile 492 sayılı harçlar kanununun bir maddesinin yürürlükten kaldırılması hakkında kanun ve 657 sayılı kanunun 152 nci maddesinin "ıı-tazminatlar" kısmının (g) bölümünde değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi; konya milletvekili kerim özkul ve 4 milletvekilinin; bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi; kahramanmaraş milletvekili veysi kaynak'ın; bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi (s.s.:536)”. TBMM Genel Kurulu, 139. Birleşim tutanağı, 22 Temmuz 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-tan-23-2010-07-22-gelir-vergisi-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-kanun-hukmunde-kararnamelerde-d (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
AHMET TAN (İstanbul)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 536 sıra sayılı Yasa Tasarısı’nın 50’nci maddesi üzerinde önergemiz dolayısıyla söz aldım. Bu vesileyle, saygılar sunuyorum.
Çalışma Bakanlığının Teşkilat Yasası söz konusu olan. Bakanlık görev ve yetki istiyor. Bu görev ve yetkiyi nasıl kullanacağı konusunda en ufak bir fikrimiz yok.
Torba yasa konusundaki hissiyat ve fikriyat bu kürsüde dile getirildi fakat bu torba yasanın içine atılan bu kanunlarla ilgili en ufak bir yanıt alamadık. Arkadaşımızın söylediği gibi torba olmaktan çıktı, bu artık çok büyük bir çuval hâline geldi. Çünkü otuzdan fazla yasanın altmıştan fazla maddesi bu çuvalın, torbanın içine atılmış durumda. Neyin nasıl çıkacağı, hangi maddenin ileride neye dönüşeceği herhâlde ortaya çıkacak yeni yanlışlıklar, yeni haksızlıklarla görülecek. O zaman, yeni torba yasalar önümüze getirilecek. Bu iktidarın bir uygulaması var. Bu uygulama, dar zamanda, zor zamanda hızlı değişiklikler, çabuk değişiklikler yaparak müzakeresiz kanun çıkartmak yahut da belli kanunların, işte yine aceleyle çıkarılması gereken, tabii Anayasa Mahkemesinin iptali dolayısıyla, maddeleri alelacele yenileriyle değiştirmek.
Şimdi, mükellef hakları, vergi denetiminde koordinasyon, Gelir İdaresi Başkanlığının özerk hâle getirilmesi gibi bahanelerle, vergi denetimi ve Gelir İdaresi Teşkilatı daha da siyasetin emrine sokulmuş olacaktır. Bu, biraz uyku mahmurluğundan, biraz da el çabukluğuyla ortaya çıkacak yeni yasa metniyle önümüze getirilmiş olacaktır. Şimdi Anayasa’ya aykırılıktan iptal edilen bazı maddeler; 3, 4, 5, 6, 8, 16, 18, 22, 37’nci maddeler dışındaki bütün maddeler bu fırsattan istifade ederek torbanın içine tıkıştırıldı.
Daha önceki uygulamaya bakacak olursak tarihî bir günde, “tarihî gün” derken bu tür kanunların çıkması ebcet hesabı gibi akılda kalıcı, tarih bakımından söylemek gerekirse 5/5/2005’te bir başka kanun burada çıkardık, Gelir İdaresi Başkanlığının Teşkilat Kanunu’ydu. Bu kanun daha sonra değiştirildi, otuz beş maddelik bu kanunun beş yıl geçmeden tam on maddesi değiştirildi. Şimdi önümüze çıkarılan bu kanunda ne kadar süre sonra kaç tane maddenin değiştirileceği de Allah’ın bileceği iş.
Devlet mevzuatı yap-boz tahtasına dönmüş durumda. Gelenekleri ve kökleri Fatih Sultan Mehmet’e dayanan Defterdarlık kurumu tasfiye edildi. Bu Defterdarlık kurumu tasfiye edilirken de gene el çabukluğuyla önümüze getirilen bir kanunla, defterdarlar, vergi dışı mali işlerle görevli kişiler hâline getirildi. Bundan kim yarar umdu bilemiyoruz tabii. Bu yasa operasyonlarının ne anlama geldiğinin kokusu, belirttiğim gibi, daha ileriki aylarda çıkacaktır.
Bu yasanın içine vergiyle, mükellef haklarıyla asla ilgisi olmayan iş yeri hekimliği gibi sağlıksız maddeler de sokuşturulmuş durumda. Oysa ki ILO’nun sözleşmesi var, 161 sayılı Sözleşme. Bu Sözleşmeye göre her üye ülke bütün işçiler için iş sağlığı hizmetlerini sürekli kılmak, iş ve işveren kuruluşlarına danışmakla yükümlü. Buradan sormak gerekiyor Çalışma Bakanına ama Çalışma Bakanını bulmak mümkün değil tabii, çalışmayla ilgili bir kanun olduğu hâlde! Danışılmış mıdır acaba işçi kuruluşlarına, işveren temsilcilerine? Danışılmadıysa niye danışılmamıştır bunu da bilme imkânı yok.
Bir başka konu, 161 sayılı iş sağlığı hizmetlerine ilişkin bir sözleşme daha var ki bu sözleşmeler yasa hükmündedir. 10’uncu maddesi iş sağlığı hizmetlerini sunan personelin görevlerinin yerine getirilmesinde işçiler ve işverene karşı bağımsız olmaları gerekiyor. Oysaki bu bağımsızlık ortadan kaldırılmaktadır. Bu bağımsızlık nasıl sağlanacaktır? Bu tür mekanizmaları göz ardı eden bir kanunda bu da cevapsızdır.
Günde ortalama 3 kişinin ne yazık ki iş kazalarıyla öldüğü ve en az beş işçinin de sürekli iş göremez hâle geldiği ülkemizde, iş yeri hekimliği ve iş güvenliği uzmanlığı gibi hayati bir konunun böyle aceleye getirilmesi ve bu hizmetlerin güvencesizleştirilmesinden, taşeronlaştırılmasından ne fayda umuyoruz? Bu umduğumuz fayda, maalesef işçilerin, emekçilerin canlarıyla ödenecek bir manzara sergileyecektir.
Sözlerimi noktalarken, iki gün önce, övünçle bahsettiğimiz sivil toplum kuruluşlarıyla ilgili bir bildiri yayınlandı. Bu bildiride....
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun, konuşmanızı tamamlayınız Sayın Tan.
AHMET TAN (Devamla)Teşekkür ederim.
Eğitim dâhil olmak üzere işçi sağlığı ve iş güvenliğinin pazar hâline getirildiği bu kanun vesilesiyle yayınlandı bu bildiri. Maden ocaklarında ve tersanelerde ne yazık ki “güzel ölümlerin” -ne yazık ki yine bu ifadeyi kullanmak zorundayız, bu tabir Çalışma Bakanına aittir- önleyecek midir, önleyemeyecek midir? Bunu herhâlde önümüzdeki bir hafta, iki hafta gösterecektir.
Bu sivil toplum kuruluşlarının bildirisinde diyor ki: “İşçi sağlığı ve iş güvenliği alanı tümüyle piyasaya açılmakta, bu alandaki taşeron firmalara kâr alanı yaratılmaktadır. Sivil toplum kuruluşlarının çok öne çıktığı şu demokratikleşme günlerinde -referandum dolayısıyla herhâlde çok vurgu yapılıyor- çok sayıda, yüzlerce örgütü temsil eden, sivil toplum örgütünü temsil eden Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu, KESK, Türkiye Mühendis Mimar Odaları Birliği ve Türk Tabipler Odaları Birliğinin yayınladığı bildirgedir bu, “Torba yasa geri çekilsin.” diyor. Tabii ne geri çekilecek ne de bu torbadan vazgeçilecektir...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
102 konuşma daha · 22 Temmuz 2010