İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 138. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Türkiye bilimsel ve teknolojik araştırma kurumu kurulması hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.:234)

Akif Akkuş

Mersin Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 138. Birleşim · 2. yasama yılı · 31 Temmuz 2008 · 626 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Akif Akkuş (MHP), 31 Temmuz 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 138. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE BİLİMSEL VE TEKNOLOJİK ARAŞTIRMA KURUMU KURULMASI HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.:234)); konuşma 626 kelime.

Akif Akkuş (MHP, Mersin). “Türkiye bilimsel ve teknolojik araştırma kurumu kurulması hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.:234)”. TBMM Genel Kurulu, 138. Birleşim tutanağı, 31 Temmuz 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/akif-akkus-23-2008-07-31-turkiye-bilimsel-ve-teknolojik-arastirma-kurumu-kurulmasi-hakkinda-kan (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MHP GRUBU ADINA AKİF AKKUŞ (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu Kurulması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’yla ilgili olarak Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, görüşülmekte olan bu yasa ile 1963 tarih ve 278 sayı ile kurulmuş olan Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumunun o zaman ortaya konmuş olan yasalarında birtakım değişiklikler yapılması teklif edilmektedir.

Değişiklik teklif edilen maddelerden birisi de 2’nci maddedir ve ben bu madde üzerinde konuşmamı yapacağım. Bu maddeyle, 14 olan Bilim Kurulu 13’e düşürülmekte ve bu üyelerin seçim usulünde bir kısım değişiklikler yapılmaktadır. Bilimin en üst karar organı olan Bilim Kurulunun 6 üyesi eser araştırma, buluş ve teknoloji yönetimi alanında temayüz etmiş kişiler arasından, 5’i Bilim Kurulu tarafından belirlenen 10, 1’i Yükseköğretim Kurulu Genel Kurulu tarafından belirlenen 2 aday arasından Başbakan tarafından seçilir. Bilim Kurulunun 3 üyesi, Türkiye Bilimler Akademisinin asli üyeleri arasından Bilim Kurulu tarafından belirlenen 6 aday arasından Başbakan tarafından seçilir. Bilim Kurulunun 3 üyesi, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlardan; 1’i Bilim Kurulu tarafından belirlenen 2, 2’si Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği tarafından belirlenen 4 aday arasından Başbakan tarafından seçilir, denmektedir.

Değerli milletvekilleri, biz tabii, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu gibi, işi araştırma olan, işi bu araştırmaları pratiğe yansıtmak olan bir kurulu, Bilim Kurulunu seçiyoruz. Dolayısıyla, Başbakanın bu Bilim Kurulunun oluşturulmasında âdeta tek seçici hâline gelmiş olması gerçekten benim yadırgadığım bir durum.

Yasanın 2’nci maddesinin (a) bendine göre seçilen Bilim Kurulu üyeleri, üye vermesi istenen kurum ve kuruluşlar arasından 2 misli olarak belirlenmiş ve 12 kişilik liste için Başbakana 24 kişi takdim edilmiştir. Başbakan bunların sayısını 12’ye indirmiştir.

Diyelim ki bu normal bir durum, uygun bir durum ama bir de bu Kurul oluşturulduktan sonra Başbakanın bunları yeniden ataması söz konusu. Dolayısıyla, diyoruz ki, burada sanki her şeyi -Bilim Kurulunun oluşturulmasında özellikle- Başbakan tanzim etmekte, düzenlemekte gibi görünüyor.

Sadece bilim ve teknoloji geliştirme ve uygulama gibi bir anlayışa göre dizayn edilmesi gereken böyle bir kurumun siyasi otoritenin takdirlerine bırakılması anlamına da geliyor bu durum. Bu yüzden, Bilim Kurul üyeleri için, üye vermesi düşünülen kurum ve kuruluşların 2 misli değil de yeteri kadar üye belirlemeleri daha uygun olacaktır. Çünkü Bilim Kurulu oluşturulduğunda bu üyeler liste hâlinde Başbakana takdim edilecek ve Başbakan bunları onaylayacaktır. Eğer yasa bu hâliyle çıkarsa, Başbakan Bilim Kurulu üyelerini hem seçecek hem de onaylayacaktır. Bu da, Bilim Kurulu üyelerinin iradelerine ipotek konulması anlamına gelebilir.

Değerli milletvekilleri, TÜBİTAK’ı mutlaka geliştirmeli ve buralarda görev yapacak bilim adamlarını ve yöneticilerini serbest bırakmalıyız. Yani, onların, hür iradeleriyle istedikleri tarzda bilimsel değerlendirmeler yapmaları ve bilimsel değerlendirmelerin sonuçlarını ortaya çıkarmaları söz konusu olmalıdır. Aksi takdirde ne olacak? Aksi takdirde, bilim icazetli hâle gelecek ki, böyle bir bilimin ülkeye faydalarının olması, ülke kalkınmasına gereği gibi katkıda bulunması söz konusu olmayacaktır diyorum.

Kurumun dahli olan çalışmaları, bu anlayışa göre bilim adamlarının, bu Bilim Kurulundaki kişilerin takip edebilmesi için, kendilerinin hür iradelerini her yerde aksettirmeleri için seçimleri çok önemli hâle gelmektedir. Ülkemize ve dünya medeniyetine gerekli katkıları yapabilmeleri için, bunların güdümlü bilim adamı olmaktan, bilim yapmaktan kurtulmaları gerekir diye düşünüyorum.

Tabii, yasanın yahut da bu tür yasaların mutlaka zaman zaman değişmesi, yasalara yeni teknolojilere göre, yeni ufuklara göre ve icatlara göre birtakım eklentilerin yapılması gerekir. Bu Yasa üzerinde de böyle eklentiler ve değişikliklerin olması gerekir iken, biz daha çok bunun Bilim Kurulunun teşkili ile alakalı olan kısmını ele alıyoruz, diğer yerleri, aşağı yukarı eski Kanun’daki gibi, yine arzu edilen doğrultuda devam ediyor.

Yasanın tabii bu 2’nci maddesi bir hayli uzun, demin okunurken de dikkatinizi çekmiştir herhâlde. Burada (b) bendi seçim sürecini, (c) bendi Bilim Kurulu üyelerinin görev süresini, (d) bendi de Bilim Kurulunun görev ve yetkilerini içermektedir ki bunlar üzerinde arkadaşlarımız gereği gibi durdular. Ben bunlar üzerinde daha fazla durmak istemiyor, sözlerime son veriyor, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

72 konuşma daha · 31 Temmuz 2008

72 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook