İç tüzük 37'ye göre doğrudan gündeme alınma önerisi
İstanbul Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 136. Birleşim · 2. yasama yılı · 29 Temmuz 2008 · 415 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Alaattin Büyükkaya (AK Parti), 29 Temmuz 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 136. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İÇ TÜZÜK 37'YE GÖRE DOĞRUDAN GÜNDEME ALINMA ÖNERİSİ); konuşma 415 kelime.
Alaattin Büyükkaya (AK Parti, İstanbul). “İç tüzük 37'ye göre doğrudan gündeme alınma önerisi”. TBMM Genel Kurulu, 136. Birleşim tutanağı, 29 Temmuz 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/alaattin-buyukkaya-23-2008-07-29-ic-tuzuk-37-ye-gore-dogrudan-gundeme-alinma-onerisi (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
ALAATTİN BÜYÜKKAYA (İstanbul)Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; sözlerime başlamadan önce hepinizi saygıyla selamlarım. Çok değerli arkadaşımız, milletvekilimiz Reşat Doğru Bey’in 26 Şubatın Hocalı katliamının anma günü olarak kabul edilmesi hakkındaki kanun teklifi üzerine söz almış bulunuyorum.
Evet, sanıyorum bunu söylemeden önce Güngören’deki katliamda hayatlarını kaybeden kardeşlerimize önce Allah’tan rahmet diliyorum, bu mübarek gecede hepsinin ruhunun şad olmasını diliyorum; yaralananlara da acil şifalar diliyorum. Herkesin başı sağ olsun. Katliamlar maalesef bitmiyor, her gün bir katliamla karşılaşıyoruz, ama bu arada Hocalı katliamı da unutulacak olaylardan değil ve Hocalı katliamında ne olduğunu sanıyorum hepimizin Türk olarak bilmeye ihtiyacımız var.
Hocalı, bildiğiniz gibi Dağlık Karabağ bölgesinde yer alan bir ilçe, yaklaşık nüfusu da 11 bin civarında. Ermeniler bu bölgeyi 25 Şubat 1992 tarihinde kuşatır, ki bu kuşatma sırasında Rus 366’ncı Motorize Birliğinin de yardım ettiği bizzat Rus askerlerinin yaptıkları konuşmalarla, ifadeleriyle de kanıtlanmıştır. Burada 613 tane Azeri Türkü öldürülmüştür; sivil, korumasız, çoluk çocuk denmeden bu insanlar katledilmiştir. Bu olay Türk tarihi içerisinde de yakın zamanımızda da herkesin şahit olduğu bir olaydır.
Ermeniler, Türkler için, bizim için bir soykırım iddiasında bulunuyorlar. Ne zaman daha çok iddiada bulunmaya başladılar? O dönemde yaşayan kalmadıktan sonra. Bu olayları yaklaşık 1978’den sonra gündeme getirmek istediler. Çünkü fiilen yaşayan kalmamasına özen gösterdiler, çünkü gerçek olmadığını biliyorlardı. Ama Hocalı’daki katliamı yaşayanların hepsi şu anda sağ ve bunların hepsine şahitlik edecek durumdalar.
Dolayısıyla, böyle bir olayın bir anma günü olarak kabul edilmesi Azerbaycan’la olan dayanışmamızın da bir nişanesi olacaktır diye düşünüyorum. Ben böyle bir teklife olumlu bakıyorum.
Bu arada, gene bu sözlerime bağlı olarak hemen belirtmek isterim, Astana’da -ben grup toplantımızda da, arkadaşlarımızla- AGİT’te bir karar alındı. Bunu da bu arada duyurmak isterim. Burada Ermenilerin ve dünyadaki uyuşmazlıklar bakımından tarihte yaşanmış ve çeşitli şekillerde iddia edilen olayların tarihçilerce kurulacak bir komisyonca incelenmesi yönünde bir uluslararası karar alındı. Türkiye'nin teklifi olarak bu karar gündeme getirildi ve “Astana Deklarasyonu” olarak da bütün dünyaya duyuruldu. Ermenistan’da son zamanlardaki açılımların temelinde bu kararın olduğunu da söylemeliyim. Çünkü, ilk defa Türk tezi elli altı ülkenin iştirak ettiği AGİT Genel Kurulunda kabul edildi. Bundan sonra Ermeniler aslında daha da sıkışık bir vaziyetteler. Çünkü, dediğim gibi, bir Hocalı katliamında, o katliamı yapanlar da, yaşayanlar da, hepsi sağ. Ama, kendilerinin iddia ettiği dönemdeki olaylar için hiç kimse yaşamıyor bugün. Fiziki olarak yaşaması da mümkün değil. Dolayısıyla, tarihteki bir olayı kullanan Ermeniler Hocalı katliamını gizlemeye de sürekli çalışıyorlar. Dolayısıyla, böyle bir teklifi, tekrar ediyorum, Azerbaycan-Türkiye dostluğu ve dayanışması açısından da olumlu bulduğumu bildirir, hepinize saygılar sunarım.
Teşekkür ediyorum. (AK PARTİ ve MHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
27 konuşma daha · 29 Temmuz 2008