Kütahya ili ve tarihi hakkında
Kütahya Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 119. Birleşim · 3. yasama yılı · 27 Haziran 2005 · 417 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Alaettin Güven (AK Parti), 27 Haziran 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 119. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KÜTAHYA İLİ VE TARİHİ HAKKINDA); konuşma 417 kelime.
Alaettin Güven (AK Parti, Kütahya). “Kütahya ili ve tarihi hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 119. Birleşim tutanağı, 27 Haziran 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/alaettin-guven-22-2005-06-27-kutahya-ili-ve-tarihi-hakkinda (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ALAETTİN GÜVEN (Kütahya)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; yaşadığımız topraklar kutlu, tarihimiz şanlı, aralarındaki ilişki çok anlamlı. Bu ilişkiyi anlamlı kılan ise aziz milletimizin varlığını sürdürmede kararlı sevdası.
Biz, bu sevdayı, kentlerimiz ile tarihimiz arasında da görür dururuz. Milletimizin varlığını sürdürme sevdasına tanıklık eden, önemli olayların yaşandığı Kütahya'yı bu yönüyle dikkatlerinize arz etmek üzere gündemdışı söz almış bulunuyorum; bana bu fırsatı veren Sayın Başkanımıza teşekkür ederken, sizleri sevgi ve saygıyla selamlıyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; tarih, kültür ve sanat şehri Kütahya, Osmanlı Devletinin ve Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kuruluşunun en yakın tanığı olmuştur. Domaniç İlçemizde Osman Bey'in salıncağının sallandığı Mızık Çamı, bize, Osmanlının kuruluş öyküsünü anlatmaktadır sürekli.
Kütahya, Hitit, Frig, Roma, Bizans, Selçuklular, beylikler, Osmanlı ve millî mücadeleye ait birçok bilgi ve belgenin harmanlandığı bir ilimiz.
Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; yolunuz Kütahya'ya düşerse ve Altıntaş-Zafertepe-Çalköy-Dumlupınar güzergâhında yolculuğunuzu sürdürürseniz, Dumlupınar Şehitliğine mutlaka uğrarsınız. İnanıyorum, milletimizin her ferdi, burada, kendinden bir parça bulacak. Hele, Şehit Baba ve Oğul Anıtını gördükten sonra ve "oğlu Mehmet 8 yaşında iken, 1912 yılında, Balkan Savaşına katılan, Galiçya, Hicaz, Yemen ve Kafkas savaşlarında onbir yıl çarpışan, doğu cephesinde, Başkomutanlık Meydan Muharebesinde, 19 yaşındaki alay sancaktarı oğlu Mehmet Onbaşıyla karşılaşan ve 31 Ağustos 1922 günü şehit düşen Çetmeli Kara Ali Çavuşun muhteşem destanıdır. Oğul kahraman Onbaşı Mehmet, 9 Eylülde İzmir'e giren birliğin başında şehit düşmüştür. Yüce kahramanları, minnetle, şükranla anıyoruz" diyen kitabede, Türkiye Cumhuriyetinin temelinin atıldığı bu topraklarda ne serüvenlerin geçtiğini, ne hayatların yaşandığını, nelere "evet" derken nelere "hayır" dendiğini, ne yüreklerin nasıl yandığını nasıl söndürüldüğünü, ne gönüllerin bu topraklar aşkına ne sevgileri feda ettiğini, ne canların vatan aşkıyla canlandığını, derinden ve yürekten, bir kere daha anlama ve kavrama fırsatı bulacağız ve biraz Şehitliği dolaştığımızda, buranın, Türkiye olduğunu göreceğiz. "Zonguldak-Merkez; Kömürcüoğlu Nihat 13 yaşında", "Adıyaman-Kahta; Mustan Oğlu Veli 26 yaşında", "Ağrı-Eleşkirt; Yusuf Oğlu Hüseyin 36 yaşında", "Afyon-Sandıklı; İbrahim Oğlu Tevfik 25 yaşında" ve Türkiye'nin her bölgesinden 137 000 şehit. Yüce Allah'ın, kendilerine "onlar diridirler" dediği, Peygamberin, ağuşunu açıp beklediği şehitlerimiz ve Çetmeli baba ile oğlunun buluştuğu bu topraklar, hep bir ağızdan sunu haykırmakta, dillendirmektedir: Bu aziz millet, vatansız, devletsiz olamaz. Bu kutlu topraklara da en yakışan millet Türk Milletidir. Osmanlı Devletinin kurulduğu topraklarda tekrar dirilmesi ve şahlanmasıdır.
Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Başkomutan Atatürk, 30 Ağustos 1924'te, Zafertepe-Çalköy'de yakılan evlerin dumanlarını işaret ederek "bu alevler içinde yanan Çalköy'de, bir gün gelecek fabrika bacaları tütecektir" demiştir. Şimdi, o yörelerde tüten fabrika bacaları yok, işsizi çok.
Kuruluşun toprağı Domaniç'te Ertuğrul Gazinin annesi Hayme Anamız, kuruluşun toprağı Dumlupınar, Aizanoi Kenti, Frig Vadisi, Kütahya'nın Germiyan Sokağı evlerimiz…
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
28 konuşma daha · 27 Haziran 2005