İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 71. BİRLEŞİM · SALI

209 sayılı sağlık bakanlığına bağlı sağlık kurumları ile esenlendirme (rehabilitasyon) tesislerine verilecek döner sermaya hakkında (s.s1101)

Ali Arslan

Muğla Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 71. Birleşim · 4. yasama yılı · 7 Mart 2006 · 1.087 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ali Arslan (CHP), 7 Mart 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 71. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 209 SAYILI SAĞLIK BAKANLIĞINA BAĞLI SAĞLIK KURUMLARI İLE ESENLENDİRME (REHABİLİTASYON) TESİSLERİNE VERİLECEK DÖNER SERMAYA HAKKINDA (S.S1101)); konuşma 1.087 kelime.

Ali Arslan (CHP, Muğla). “209 sayılı sağlık bakanlığına bağlı sağlık kurumları ile esenlendirme (rehabilitasyon) tesislerine verilecek döner sermaya hakkında (s.s1101)”. TBMM Genel Kurulu, 71. Birleşim tutanağı, 7 Mart 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-arslan-22-2006-03-07-209-sayili-saglik-bakanligina-bagli-saglik-kurumlari-ile-esenlendirme-4 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA ALİ ARSLAN (Muğla)Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; madde üzerinde, Grubum adına söz almış bulunuyorum; konuşmama başlamadan önce Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Benden önce söz alan birkaç arkadaşımın tespitleri var, onlara katılmadığımı belirtmek istiyorum. İlk konuşmamda, biliyorsunuz, özel hastanelerdeki, SSK'nın hizmet alımlarında ödediği paranın, kamu hastanelerindeki paraya göre 7 kat fazla olduğu ve bunun altından kalkılamaz, zaman içinde sağlığın finansmanını büyük sıkıntıya sokar iddiasında bulunmuştum. Değerli arkadaşım, iyi bir hekim olduğuna inandığım Uşak Milletvekili arkadaşım Sayın Alim Tunç "yok, devlet hastaneleri bir sıkıntıya girmez; çünkü, devlet hastanelerindeki hekimlerin, çalışanların maaşlarını devlet veriyor, özel hastanelerin, ayrıca, hekimlere ve çalışanlara para ödemek gibi bir masrafları var; o nedenle, rekabette bir sıkıntı çıkmaz" dedi.

Değerli arkadaşlarım, buradaki sataşmalardan da özellikle görüyorum ki, ya seçmen size ulaşamıyor ya ulaşıyor, siz, gözünüzü kulağınızı kapatıyorsunuz. Şimdi, burada bir uygulama var biliyorsunuz; özel hastanelerde, özellikle SSK'lı hastalarımızın bir şikâyeti var. Mutlaka size de geliyordur; çünkü, bize geliyor; size daha çok geldiğini sanıyorum, sonuçta, yürütmeyi üstlenen bir partinin milletvekillerisiniz. Özel hastaneler, SSK'lılardan ekstra ücret, para alıyor, SSK'nın ödediği paranın dışında ekstra, cebinden para alıyor, hem de bunu Sağlık Bakanlığının izniyle alıyor; yani, yasadışı bir para da değil. O açıdan, özel sağlık hastanelerinde personel giderleri hastane için bir yük değil. Onu düzeltmek istedim.

Şimdi, değerli arkadaşlarım, bizde bir deyim vardır, bilirsiniz; Allah, sevindireceği kuluna önce eşeğini kaybettirir, sonra buldururmuş. Kendi yaşamımızda çok vardır; hakikaten, bir şeyi kaybederiz, bulunca, sanki yeni almışız gibi seviniriz. Ben, bu yasa komisyona gelirken, bana daha önce sıkıntılarını anlatan başhekimlere telefon açtım, dedim ki, gözünüz aydın, paranızın, terkinin bir miktarı geri ödenecek, 2004 yılı için olanı geri ödenecek. Hepsi havalara zıpladı "Allah razı olsun" diye. Bu arkadaşlarımız büyük sıkıntı çekiyordu, bu yasayla sıkıntılarının bir bölümünü gidermiş olacağız; ama, bu, aslında, hiç yapılmaması gereken, hiç çıkarılmaması gereken, Meclisin böyle bir maddeye evet dememesi gereken bir maddeydi, şimdi bunu düzeltiyoruz.

Değerli arkadaşlarım, Antalya Milletvekili Sayın Osman Akman konuşurken, ben, Muğla Milletvekili olarak biraz kıskandım. Gerçekten, Antalya'da, Osman Beyin anlattıklarına göre, oldukça fazla sayıda sağlık yatırımı yapılmış, hastaneler yapılmış. Düşünüyorum ben, Muğla'da yapılan böyle bir hastane yok. Zaten, kuyruklardan bahsederken de, biliyorum, mesela, ben, Ortacalıyım, Ortaca Devlet Hastanesinde kuyruk hiç bitmez; defalarca dile getirdim, Sayın Bakana özel görüşmelerimizde söyledim, burada dile getirdim, medyada dile getirdim, hiç bitmez. Düşünüyorum, Muğla'da, kamunun, yatak sayısını artırma konusunda hiçbir çabası yok; ama, özel hastanelerde var, birkaç özel hastane açıldı. Ama, öğreniyorum ki, Antalya'da da aynı Muğla'daki gibi bunca yapılan kamu yatırımına rağmen kuyruklar devam ediyormuş, medyalara kadar yansımış, biraz önce Feridun arkadaşım gazeteden Yüce Meclise gösterdi.

FİKRET BADAZLI (Antalya)Yok, yok…

ALİ ARSLAN (Devamla)Sırf yüzde 6,5 kayıtdışı fazlayı yaratmak uğruna, IMF'ye verdiğimiz sözü tutmak uğruna, geçici de olsa, birbuçuk iki aylık bir gecikmeyle de olsa bir kâbus yaşattık hastane yöneticilerine, başhekimlere, o kâbustan bugün birazcık uyandıracağız, o açıdan, iyi bir iş yaptığımızı sanıyorum.

Zaten, sağlık alanında yaptığımız fazla bir şey yok, mecburî hizmeti kaldırıyoruz, tekrar koyuyoruz; işte, terkin yapıyoruz, tekrar geri veriyoruz; ama, her seferinde sağlık sektörümüzde bir kaos maalesef yaşanıyor. Özellikle bu zorunlu hizmet konusunda…

Şimdi, bakın, sıkıntı çeken bir hekim grubu var, Zorunlu Hizmet Yasası nedeniyle. Bu arkadaşlarımıza, mezun oldular, ihtisaslarını aldılar, bekleyin dedik, zorunlu hizmette size şubat ayının 17'sinde kura çektireceğiz. Danıştay zorunlu hizmetle ilgili bir yönetmeliğin yürütmesini durdurma kararı aldı, bu arkadaşlarımız atanamıyor. Geçen gün basına yansıdı, bir hekim arkadaşımız, eşi hamile, iki ay sonraki doğum için bugünden yeşilkart için başvurdu. Bakın, hekimleri ne hallere düşürüyoruz!

Değerli arkadaşlarım, bildiğiniz gibi, yarın, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü. Kadınlarımız büyük sıkıntı çekiyor; emekli kadınlarımız, işsiz kadınlarımız, çocuğu olup çocuğuna iş bulamayan kadınlarımız, yaşamın her alanındaki kadınlar büyük sıkıntı çekiyor. Yalnız, bir kadın grubu var ki, yeni tanıştım, yeni gittim, yeni gördüm. Urfa'da, çocukları SSPE hastası olan bir grup arkadaşımızla gittik; kadınlarımız, gerçekten, büyük sıkıntı çekiyor. 10 yaşında, 7 yaşında, 11 yaşında, 14 yaşındaki yavruları adım adım ölüme yaklaşıyor; çaresiz, elinden tutan yok, ne yapacağını bilmez durumdalar. Bir anne için, düşünün, çocuğunun yavaş yavaş, eriye eriye öleceğini bilmek...

Denizli Milletvekili arkadaşım Sayın Mehmet Neşşar, SSPE hastalarını gündeme getirdi; Sayın Bakan, kızdı; dedi ki: SSPE, ortalama… Sayın Bakanın bir özelliği var; Sayın Bakan hiç yalan söylemiyor; ama, Sayın Bakan, tam doğruyu da söylemiyor. Şimdi, bakın, SSPE hastalığının bir özelliği var, iki yıl ile on yıl arasında ortaya çıkıyor. Kızamık geçiren bir çocuk, iki yılda ya da on yılda SSPE hastalığına yakalanabiliyor; ortalaması 5, doğru. Bakın, 4 ile 6'nın ortalaması da 5; ama, 2 ile 10'un ortalaması da 5. Niye söylüyor bunu Sayın Bakan ortalaması 5 diyerek? Tabiî, herkes, SSPE hastalığını bu kadar derinlemesine, ayrıntılı bilmiyor. Yani, "Bu, beş yılda ortaya çıkıyor, beş yıl sonra görülüyor; biz de geleli üç yıl oldu, bunda bizim bir sorumluluğumuz yok." Değerli arkadaşlarım, SSPE hastalığı, iki yılda da ortaya çıkabiliyor. Bugün 2 000 civarında olduğunu tahmin ettiğimiz SSPE hastalarının önemli bir bölümü belki iki yıl içinde çıktı; böyle bir araştırma yok.

NEVZAT DOĞAN (Kocaeli)Belki.

ALİ ARSLAN (Devamla)Belki.

Efendim, ben geleli üç yıl oldu; bu, ortalama beş yılda çıkar, benim bunda bir sorumluluğum yok deme hakkı Sağlık Bakanında yoktur. Bu insanlar, gerçekten, büyük acı çekiyor, gerçekten büyük sıkıntı çekiyor; çok pahalı ilaçları var, bu ilaçları temin etmekte inanılmaz sıkıntılar yaşıyor.

Değerli arkadaşlarım, o gün, bu, SSPE'li hastaların… Ben, tutanaklara doğru geçsin diye Türkçesini söyleyeceğim. SSPE deyince, tutanaklara baktım "SSP hastalığı" diye geçmiş; ama, Subakut Sklorezan Pan Ensefalit'in kısaltılmışı, SSPE, tutanaklara doğru geçsin diye söylüyorum.

Değerli arkadaşlarım, o gün, bana geldiler, ölen yavrularının, ölmek üzere olan yavrularının fotoğraflarını gösterdiler. Danışmanım, sekreterim baygınlık geçirdi. Burada, Sayın Bakan "beş yılda bir" deyince kendimi tutamadım, laf attım, beni cahillikle suçladı. Evet, Sayın Bakan, gerçekten, belki, SSPE hastalığı konusunu -kendisi bir çocuk profesörü- mutlaka, benden daha iyi biliyordur; ancak, üzülerek görüyorum ki, bir hekim, siyasete atılınca, hele hele bir de bakan olunca, hekimken bildiklerini bu kürsüde unutmuş!

Değerli arkadaşlarım, bakın, belki, SSPE konusunda Sayın Bakanın bir sorumluluğu yoktur. Sayın Bakan, bu yasanın açış konuşmasında dedi ki: "Şu şu ilçeleri biliyor musunuz siz?" Birçok ilçe saydı. "Bu ilçelerde hekim yok, nasıl göndereceğiz" dedi. Biliyoruz Sayın Bakan. Bakın, ben de size birtakım isimler, birtakım köyler, birtakım ilçeler okuyacağım; siz biliyor musunuz bakalım.

EYÜP FATSA (Ordu)Ama Erzurum'dan olacak!

ALİ ARSLAN (Devamla)Ağrı'yı mutlaka biliyorsunuzdur. Kars İli Arpaçay-Kümbet Köyünü biliyor musunuz bilmiyorum. Ağrı İli Taşlıçay İlçesi Alakoçlu Köyü, biliyor musunuz bilmiyorum. Erzincan İli Çağlayan belde merkezi, Ağrı İli Taşlıçay-İkiyamaç Köyü, Iğdır-Tansu Çiller Mahallesi. Mutlaka Iğdır'ı biliyorsunuz; ama, mahalleyi bilmemeniz normal. Iğdır İli Aralık İlçesi... Değerli arkadaşlarım, bu ilçeler, bu köyler ne, biliyor musunuz? Çok yakın zamanda büyük bir bela olarak başımıza çıkan kuş gribinin kanatlılarda…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

54 konuşma daha · 7 Mart 2006

54 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook