İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
KOMİSYON · SALI

Songül Güner Güven'in akran zorbalığı konulu 17/2/2024 tarihli ve D28-7020 numaralı Dilekçesi'ne ilişkin görüşme

Ali Bozan

Mersin Milletvekili · DEM Parti

Dilekçe Komisyonu · 2. yasama yılı · 2 Temmuz 2024 · 270 kelime · yaklaşık 1 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ali Bozan (DEM Parti), 2 Temmuz 2024 tarihinde TBMM Dilekçe Komisyonu oturumunda konuştu (gündem: Songül Güner Güven'in akran zorbalığı konulu 17/2/2024 tarihli ve D28-7020 numaralı Dilekçesi'ne ilişkin görüşme); konuşma 270 kelime.

Ali Bozan (DEM Parti, Mersin). “Songül Güner Güven'in akran zorbalığı konulu 17/2/2024 tarihli ve D28-7020 numaralı Dilekçesi'ne ilişkin görüşme”. TBMM Dilekçe Komisyonu tutanağı, 2 Temmuz 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-bozan-2024-07-02-songul-guner-guven-in-akran-zorbaligi-konulu-17-2-2024-tarihli-ve-d28 (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=65022

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

ALİ BOZAN (Mersin)Sayın Başkanım, öncelikle, Dilekçe Komisyonu Başkanlık Divanının bu dilekçeyi gerçekten gündeme getirmiş olmasını önemsiyorum. Bu anlamda, elbette bir çalışma yapılmalı ama çalışma yaparken bakış açımız konusunda ben birkaç şey söyleyeceğim.

"Akran zorbalığı" dediğimizde mağdur tarafından bakıyoruz, mağdur çocuk tarafından bakıyoruz ama genelde yaşıt çocuklar arasında meydana geldiği için aslında mağduru, faili olmayan, her ikisinin de mağdur olduğu bir süreç bu. Bunun adını elbette değiştiremeyiz, artık kamuoyunda oturmuş ama akran zorbalığı değil de aslında zorbalaştırılan akranlar. Şundan kaynaklı: Mevcut ceza mevzuatımız dahi 12 yaşına kadar olan çocuklara cezai ehliyet vermemiş, "12 yaşına kadar olan çocuk yaptıklarının sonuçlarını anlamaz." demiş. Şimdi, 12 yaşından küçük çocukların birbirleriyle yaşadıkları sıkıntılar, sorunlar konusunda ceza mevzuatının dahi suç görmediği bir meselede bizim fail, mağdur ayırımına girebilmemiz söz konusu. İşte, mesele tam da nereden kaynaklanıyor? Mesele, kamudan... "Kamu" derken sadece resmî kurum değil, toplumun tamamı; aile, kamu kurumları, bizler, hepimiz. Bunun tamamını araştıracağımız, inceleyeceğimiz -az önce vekilimizin de özellikle ifade ettiği -yani gerçekten bu anlamda bir duyarlılık yaratacak bir çalışma ve bu anlamda şuna da inanıyorum: Gerçekten bu çalışmanın neticesinde gerçek bir farkındalık yaratmak. Asla bu dediğimi yanlış anlamayın. Ben ilk Komisyon toplantısına geldiğimde ombudsmanla ilgili 500-600 sayfa bir kitapçık vardı. Ya, gerekirse hiç kitapçığımız olmasın, şöyle anlaşılmasın: Ama gerçekten bu çalışma bittiğinde, toplumda bir farkındalık yaratmak, ailelerde farkındalık yaratmak... İşte, anaokullarında başlayan bir süreç ve eğitimcilerde farkındalık yaratacak bir sürecin özellikle şu boyutu da var, Dilekçe Komisyonuna dışarıdan bakış şu: "Dilekçe Komisyonuna işte dilekçeler gelir; bakarlar, dilekçeleri tasnif ederler, gönderirler." şeklinde. Gerçekten bunu söyleyeyim yani komisyonlar konusunda ama hani bu dilekçe üzerinde toplumda farkındalık yaratacak bir çalışma yapmamız gerektiğini ben de düşünüyorum.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI TOPLANTIDA

Aynı gün bu komisyonda konuşanlar

21 konuşma daha · 2 Temmuz 2024

Tümü →
21 konuşmanın tamamı →