2003 mali yılı bütçesinde 2 tur görüşmeleri
İstanbul Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 54. Birleşim · 1. yasama yılı · 24 Mart 2003 · 687 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ali Kemal Kumkumoğlu (CHP), 24 Mart 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 54. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2003 MALİ YILI BÜTÇESİNDE 2 TUR GÖRÜŞMELERİ); konuşma 687 kelime.
Ali Kemal Kumkumoğlu (CHP, İstanbul). “2003 mali yılı bütçesinde 2 tur görüşmeleri”. TBMM Genel Kurulu, 54. Birleşim tutanağı, 24 Mart 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-kemal-kumkumoglu-22-2003-03-24-2003-mali-yili-butcesinde-2-tur-gorusmeleri (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (İstanbul)Sayın Başkan, zamanı, üç arkadaş eşit olarak kullanacağız.
BAŞKANBuyurun.
Konuşma süreniz 10 dakika.
CHP GRUBU ADINA ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (İstanbul)Teşekkür ederim.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz Başbakanlık bütçesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun görüşlerini ifade etmek üzere huzurlarınızda bulunuyorum; hepinizi ve bizi izleyen değerli yurttaşlarımızı, Grubum ve şahsım adına saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlarım, 3 Kasım seçimleri, Türkiye'nin siyasal yaşamında, gerçekten sonuçları itibariyle devrim sayılabilecek, demokratik kurallar içerisinde bir ülke yurttaşlarının yapabileceği en üst düzeydeki dönüşümlerin yapılabildiği bir seçim olarak gerçekleşmiştir. Halkımız, bütün geleneklerini, bütün alışkanlıklarını, 3 Kasım seçimlerine kadar var olan bütün siyasal angajmanlarını önemli ölçüde terk ederek, yaşadığı sıkıntılara, sorunlara yeni çözümler arama arayışı içerisinde yepyeni siyasal bir tercih ve yepyeni bir parlamento oluşturmuştur.
Bu seçim sürecince yapılan çalışmalarda, özellikle Cumhuriyet Halk Partisinin Genel Başkanı ve sözcüleri, tek başına bir iktidarın, Türkiye için, Türkiye'nin yararına neler ifade ettiğini, her vesileyle yurttaşla paylaşmaya çalışmış ve yurttaşımızın böyle bir tercihi ortaya koyabilmesinin, ülke yararına yaratabileceği sonuçları önceden onlarla paylaşarak, tek başına bir iktidar, kim olursa olsun tek başına bir iktidar için, olağanüstü gayret sarf etmiştir ve sonuçta, tek başına bir iktidarla birlikte, Cumhuriyet Halk Partisinin, seçim süresinde ifade etmiş olduğu bütün yararların, o iktidarın, kim olduğuna bakılmaksızın ortaya çıktığını somut olarak gördük; üstelik, bu, sadece Cumhuriyet Halk Partisinin bir iddiası değil.
Bakın, Devlet Bakanı Sayın Ali Babacan, bütçesinin sunuş konuşmasında bu durumu nasıl izah ediyor: "Kasım ayında yapılan erken seçim sonrasında, AK Partinin tek başına iktidara gelmesi, malî piyasalarda olumlu karşılanmış, döviz kuru ve faiz oranları tekrar düşme eğilimine girmiştir. Bu süreçte, sanayi üretiminde de nispî bir canlanma gözlenmiştir." Ne zaman; sadece AK Partinin tek başına iktidarının ortaya çıktığı; ama, AK Partinin, bir iktidar partisi olarak, henüz, hiçbir uygulama içerisine girmediği, daha nasıl bir iktidar olabileceği noktasında topluma en küçük bir mesaj sunmadığı bir dönemde, Cumhuriyet Halk Partisinin o seçim sürecinde ifade etmiş olduğu gibi, sadece tek başına bir iktidarın yaratmış olduğu pozitif ortam ve Cumhuriyet Halk Partisinin ortaya koyacağı muhalefet çizgisinin o günden belirlenmiş olması, böyle bir olumlu gelişmenin kendiliğinden ortaya çıkmasını sağlamıştır.
Değerli arkadaşlarım, Sayın Bakan, bu ifadeyi kullandıktan sonra, devamında ne olduğuna ilişkin hiçbir şey söylememektedir; ama, asıl problem, bugün, Türkiye'nin yaşadığı bu tarihî sıkıntıların altında yatan en temel problem "ondan sonra ne olmuştur" sorusuna, Sayın Bakanın, Sayın Başbakanın, sayın hükümet yetkililerinin, sayın iktidar partisi üyelerinin vereceği cevapla ilgilidir; ama, maalesef, bunun cevabı yoktur. Burada da bunun cevabı yoktur, sadece bir durum tespiti yapılmaktadır, ondan sonrasına dönük olarak hiçbir ifade kullanılmamaktadır. Değerli arkadaşlarım, bugün yaşadığımız bütün sıkıntıların temelinde yatan asıl gerekçe, bu olumlu başlangıca rağmen, AK Parti iktidarının, başta, 58 nci hükümet dönemindeki Başbakanlık kurumunun üzerindeki müdahalelerden, Bakanlar Kurulu üzerindeki müdahalelerden başlamak üzere, bir bütünlük sergileyememesi, topluma güven verememesi, gerekli kararları gerektiği biçimde alamaması; hatta, dünyaya gerekli mesajları, bu güvenin yarattığı, iktidarın gerektirdiği mesajları verememesiyle ilgilidir. Dolayısıyla, şu anda bütçesini görüşmekte olduğumuz -58 inci hükümet döneminde bir kısmını yaptığımız, şimdi 59 uncu hükümet döneminde tamamına ilişkin yapmış olduğumuz bu görüşmelerde-Başbakanlık görüşmelerinde, Türkiye'nin asıl sorununun ve sıkıntısının buradan başladığını hepimiz görmek durumundayız.
Değerli arkadaşlarım, bir iddiayla yola çıkılmıştır: "Başbakanlık kurumunu küçülteceğiz. Başbakanlık, icracı bir bakanlık olmaktan çıkacak, koordinasyon bakanlığı haline dönüştürülecektir." Doğrudur, başlangıçta Başbakanlık küçültülmüştür; ama, maalesef, koordinasyonu sağlayan bir bakanlık haline dönüştürülememiştir; tam aksine, herkesin bildiğini söylediği, herkesin bildiğini yaptığı, Başbakana herkesin müdahale edebildiği, koordinasyon sağlamakla görevli bir kurum olmaktan çok uzaklaşan bir noktaya hızla Başbakanlık kurumunun sürüklendiğini, maalesef, hep birlikte gördük.
Değerli arkadaşlarım, AK Parti, Sayın Genel Başkanının ifadesiyle reddi miras üzerine kurulu bir partidir; dolayısıyla, geçmişten getirdiği bütün birikimlerini, biraz da siyasetin zorlamaları nedeniyle reddetmek durumuyla karşı karşıya kalmıştır. Böyle olunca, herkes, kendine göre farklı gerekçelerle, farklı nedenlerle, farklı sebeplerle AK Parti içerisinde bir biçimiyle yer almıştır; bakanlıklar da böyle oluşmuştur. Koordinasyondan sorumlu olması gereken Başbakanlık kurumu, üzerine düşen sorumluluğu yeterince yerine getiremediği için, her bakan, her konuda, zaman zaman kendi içinde tutarsız, günübirlik, bugün söylediğini yarın reddeden, bugün söylediğinin yarın tam aksini söyleyen, çoğu zaman da, bir bakanın söylediğini öbür bakanın reddettiği, bir bakanın söylediğini öbür bakanın ertesi gün reddetmek durumunda kaldığı bir karmaşa içerisine hızla sürüklenmiştir. (AK Parti sıralarından "bütçeyle ilgili ne var; bütçeyle?" sesleri) Evet, bütçeyle ilgili konuşuyoruz değerli arkadaşlarım.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
54 konuşma daha · 24 Mart 2003