Gelir idaresi başkanlığının teşkilat ve görevleri hakkında kanun (s.s.861)
İstanbul Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 83. Birleşim · 3. yasama yılı · 13 Nisan 2005 · 930 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ali Kemal Kumkumoğlu (CHP), 13 Nisan 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 83. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN (S.S.861)); konuşma 930 kelime.
Ali Kemal Kumkumoğlu (CHP, İstanbul). “Gelir idaresi başkanlığının teşkilat ve görevleri hakkında kanun (s.s.861)”. TBMM Genel Kurulu, 83. Birleşim tutanağı, 13 Nisan 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-kemal-kumkumoglu-22-2005-04-13-gelir-idaresi-baskanliginin-teskilat-ve-gorevleri-hakkinda-kanun-s-s (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Gelir İdaresi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı üzerinde söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlarım.
Değerli arkadaşlarım, geçen haftadan bu yana Genel Kurulumuzda Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu Tasarısını tartışıyorduk. Birden, milyonlarca esnafımızı ilgilendiren ve çok tartışmalı olan, gerçekten bütün esnaf odalarımızın tek tek milletvekillerine, gruplarımıza, bu yasal düzenlemeyle kendilerini yakından ilgilendiren, birinci derecede ilgilendiren bu yasa tasarısıyla ilgili şikâyetlerini, sıkıntılarını bize iletmeye çalıştığı bir süreçte ve hükümetin, bütün bu talepleri, hiçbir şekilde dikkate almayan bir anlayışla kendi bildiği yolda giderken, birden, bu milyonlarca esnafımızı ilgilendiren tasarı gündemimizden çıktı, yerine şimdi görüşmekte olduğumuz Gelir İdaresi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı girdi. Niye?..
VEZİR AKDEMİR (İzmir)Birazdan bu da geri çekilir.
ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (Devamla)Niye?.. Yeni bir stand-by anlaşması yapılacak, IMF bunu talep ediyor...
Değerli milletvekilleri, bir defa, önce, şunun, kendi içinizde, kendinizle bir muhakemesini yapmanızı isterim. Kim bilir İktidar Partisi sıralarında bulunan kaç sayın bakan, kaç sayın milletvekili, bu kürsüden "nedir bu, Meclisi IMF'nin dayatmalarına teslim etmişsiniz" anlayışıyla iktidar partilerini eleştirmiştir, onlara eleştiriler taşımıştır, yöneltmiştir. Nereden nereye geldiğinizi, ekonominin en sıkıntılı, en stresli krizlerinin yaşandığı bir süreçte, IMF'den kredi alma adına yapılan birtakım düzenlemelerin, belki, o günkü iktidarlar açısından bazı gerekçeleri olabilir; ama, şimdi, siz, hem her şeyin çok iyi olduğunu söylüyorsunuz...
AHMET YENİ (Samsun)Siz de söylüyorsunuz.
ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (Devamla)...hem de IMF'nin dayatmalarını, milyonlarca esnafımızın taleplerinin, beklentilerinin, onlarla ilgili bir yasal düzenlemenin önüne çıkarabiliyorsunuz.
Bunların ikisinden birisi doğru değil değerli arkadaşlarım. Ya ekonominin durumu iyi değil, hâlâ IMF'nin bu tür dayatmalarına bile evet demek zorundasınız ya da geçmişe dönük eleştirilerinizde hiçbir haklılık payı yoktur.
Şimdi, ne yapılmaya çalışılıyor. Vergi politikası ile Gelir İdaresi kısmen birbirinden ayrılmaya çalışılıyor, Gelir İdaresi lehine.
Ne yapacak Gelir İdaresi; Maliyenin vergi politikalarını belirleyen birimin belirlediği şartlar altında, belirlenen ölçüler içerisindeki vergiyi toplamaya çalışacak. Bununla ilgili olarak Gelir İdaresinde yeni bir düzenleme yapmaya çalışıyoruz. Gelir İdaresinin çalışanlarını mağdur ederek, hükümet, iktidar, mesela, vergi toplamada, geçtiğimiz yıllar içerisinde kendi önüne koyduğu hedefleri aştığını ifade ederek, yüzde 6,5'lik faizdışı fazladan daha fazlasını bu vesileyle verdiğini ifade ederek, kendine övünç payları çıkarmasını biliyor. Peki, kimle yapıyorsunuz bunları, kim topluyor bu vergileri; nerede şefler, müdürler; bu tasarıda, onlarla ilgili ne getiriyorsunuz; hiçbir şey; onlarla ilgili bir tasfiye süreci var. Onu da geçiyoruz.
Peki, sorunumuz, esas itibariyle vergiyi toplamakta mı yatıyor, vergi politikasında mı yatıyor? Eğer, vergilerin yüzde 73'ü dolaylı vergilerden oluşuyor, ekonominin yüzde 50'si kayıt dışından oluşuyor ise, o zaman hangi vergiyi, hangi idareyle toplayacaksınız? Geriye kalanın tamamını toplasanız bile, sizi, Türkiye gibi 70 000 000'luk dinamik bir ülkeyi, istenilen, beklenen, özlenilen hedeflere ulaştırmaya yetecek mi?
Siz, ne söylemişsiniz -bu söylemler bizim söylediğimiz şeyler değil, sizin söyledikleriniz- seçim beyannamesinde: "KDV, Kurumlar Vergisi, Gelir Vergisi gibi vergilerin oranları düşürülecek, kayıtdışı ekonomik faaliyetler önlenecek, kayıtlı işletmeler aleyhine işleyen haksız rekabet engellenecektir." Kayıtdışı ekonomi, zamanınızda, sizin resmî rakamlarınıza göre yüzde 40'lardan yüzde 50'lere çıktı.
"Kamu açıklarını kapatmak amacıyla son yıllarda enerji ve haberleşme gibi sanayiin temel girdilerinin fiyatları üzerine çok yüksek vergiler uygulanmış, fiyatlar dünya standartlarının çok üzerine çıkmıştır. Bu vergiler, reel sektörün, uluslararası rekabet gücü kazanmasına ve ihracat potansiyelini artırmasına imkân verecek standartlara çekilecektir."
Değerli arkadaşlarım, Türkiye'de 1 litre benzin neredeyse 2 dolara kullanılıyor tüketici tarafından. Sayın Bakan, dünyanın herhangi bir yerinde, 2 dolara benzin tüketen bir ülke var mı? Sizin döneminizde, 1 litre benzin nereden nereye geldi?!
Değerli arkadaşlarım, hatırlamaya çalışalım, bu ülkede 1 litre benzin 50 sent civarındayken "devlet benzini sübvanse edemez, 1 litre benzin mutlaka 1 dolar olmalıdır" dendiğinde kıyametler kopuyordu; şimdi, oralardan, 1 litre benzinin 2 dolar olduğu yere geldik. Peki, siz ne söylemişsiniz: "Bu rakamları makul, kabul edilebilir yerlere çekeceğiz, vergiyi buralardan alan anlayışa son vereceğiz..." Vermiş misiniz; hayır. Döneminizde, dolaylı vergilerin oranı, yüzde 67'lerden yüzde 73'lere çıkmış.
Başka?.. "Çalışan kesimlerin vergi yükü kademeli olarak hafifletilecektir..." Çalışan kesimlerin üzerine yüklediğiniz vergiler, Türkiye'de en çok insan çalıştıran sanayi kesimlerinin, özellikle emek ağırlıklı, emek/yoğun sanayi kesimlerinin ihracata dönük çabalarında önlerindeki en önemli engel olarak duruyor ve onlar, her gün, konuyla ilgili bakanların, yetkililerin kapılarını çalarak "bu bizim rekabet gücümüzü olağanüstü biçimde azaltıyor; zaten, uyguladığınız döviz politikası, bizi her anlamda olağanüstü zorlukların içerisine sokmuştur; bir de sizin bu ağır vergi yükünüz, bizi, bu işi artık yapamaz noktalara taşımıştır" şikâyetleri, her gün, hepimize, hepinize birlikte geliyor ve bunları duyuyoruz değerli arkadaşlarım.
Bu örnekleri, sayısız biçimde çoğaltmam mümkün; ama, zamanımı daha uygun kullanabilmek için, hepinizin bildiği bu örnekleri bir tarafa bırakıyorum.
Değerli arkadaşlarım, bakın, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı ne söylüyor, Rifat Hisarcıklıoğlu: "Kayıtdışına, tepkisiz bir toplum yaratmak için göz yumuluyor." Bu, çok önemli bir iddia değerli arkadaşlarım: Kayıtdışına, tepkisiz bir toplum yaratmak için göz yumuluyor... Kayıtsız ekonomide, insanlar her an korku altındadırlar; o nedenle, daha kolay yönetilirler.
Sayın Bakan, bu iddia, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanının iddiasıdır.
HASAN FEHMİ KİNAY (Kütahya)Cumhuriyet tarihi boyunca tabiî.
ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (Devamla)Bu iddia, hem Sayın Bakan tarafından hem bütün Parlamentomuz tarafından dikkate alınmalıdır.
Esnafı kayıtdışına itip yönetmeye çalışarak, kolay yönetmeye çalışarak, vatandaşın açlığı, çaresizliği, işsizliği karşısında, vatandaşa, iane biçiminde, Başbakanlığın kontrolündeki kaynaklardan, belediyelerin başkanlarının kontrollerindeki kaynaklardan iane biçiminde kaynaklar aktararak, vatandaşların çaresizliğinden, yoksulluğundan yararlanmaya çalışıp, onlara verdiklerimizin karşısında onlardan siyasal destek talep etmek, siyasî etik açısından doğru bir yaklaşım biçimi değildir, adil değildir, eşitlikçi değildir. (AK Parti sıralarından "öyle mi" sesi)
Öyledir. Evet, öyle yapıyorsunuz maalesef.
Değerli arkadaşlarım, bu uygulamaların bir başka sonucu, Türkiye'de vergiyi dolaylı biçimde toplamaya çalışmanın bir başka doğal sonucu da, otuz yıl öncesini hatırlatan kaçakçılık hikâyelerinin yeniden hortlamış olmasıdır. Bugün, üzerlerinden dolaylı vergi alınan ürünlerin kaçak piyasasında 10 milyar doların üzerinde bir kaynağın döndüğünü, dolaştığını, artık, herkes biliyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
33 konuşma daha · 13 Nisan 2005