İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 51. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Kültür ve tabiat varlıklarını koruma kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.:266)

Ali Koçal

Zonguldak Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 51. Birleşim · 3. yasama yılı · 29 Ocak 2009 · 1.003 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ali Koçal (CHP), 29 Ocak 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 51. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARINI KORUMA KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.:266)); konuşma 1.003 kelime.

Ali Koçal (CHP, Zonguldak). “Kültür ve tabiat varlıklarını koruma kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.:266)”. TBMM Genel Kurulu, 51. Birleşim tutanağı, 29 Ocak 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-kocal-23-2009-01-29-kultur-ve-tabiat-varliklarini-koruma-kanununda-degisiklik-yapilmasina (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA ALİ KOÇAL (Zonguldak)Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair 266 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın 4’üncü maddesiyle ilgili olarak Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Bu kanun tasarısının 4’üncü maddesiyle 2863 sayılı Kanun’a eklenen geçici madde tasarının en tehlikeli, en esnek ve en gereksiz maddesidir. Nedenlerini anlatmak için, bu maddenin kanun tasarısına konulmuş olmasının geriye dönük öyküsüne kısaca değinmek istiyorum.

Değerli milletvekilleri, Kültür ve Turizm Bakanlığı, 11/3/2005 tarihinde bir genelge yayımlayarak koleksiyoncuların koleksiyon envanter defterlerine sadece taşınır kültür varlıklarını kaydedebileceğini belirtmiş, bunun dışında kaydı yaptırılan taşınmazların tespiti ve iadesinin sağlanmasını istemiştir. Bunun üzerine Kültür Varlıkları Koleksiyoncular Derneği bu uygulamaya karşı dava açmış ve Danıştay 6. Dairesi taşınmaz kültür varlıklarına ait parçaların koleksiyon envanter defterine kaydedilemeyeceği yönünde karar vermiş ve Bakanlığın genelgesine uymuştur. Yani “Taşınmaz kültür varlıkları ve parçaları koleksiyoncuların elinde bulunamaz. Elinde böyle bir varlık olanlar varsa Bakanlığın ilgili birimlerine teslim etmek zorundadır.” sonucuna varılmıştır.

Şimdi getirilen maddeyle ortaya çıkan durum şudur değerli arkadaşlar: Kültür Bakanlığı bakan değiştikten sonra önceki talebinden vazgeçmiştir. Yani koleksiyoncular ellerindeki taşınmaz kültür varlıklarını ve parçalarını iade etmeyecekler ve 11/3/2005 tarihine kadar koleksiyon envanter defterine taşınmaz parçalarını kaydettirenler bu varlıkların sahibi olacaklar. Bu tarihe kadar ve bu tarihten sonra kaydını yaptıramayanlar ellerindeki taşınmazları iade edecekler, artık böyle bir taşınmazı koleksiyon envanter defterine kaydettirerek sahiplenemeyecekler.

Değerli milletvekilleri, ayrıntıya girecek olursak durum şöyledir: Kültür Bakanlığı 11/3/2005 tarihinde bir genelge yayımlamış ve hangi koleksiyoncunun elinde ne kadar taşınmaz ve taşınmaz parçası var ise tespit edilmesini ve tespit edilen varlıkların müzelere teslim edilmesini istemiştir. Danıştay bu genelgenin haklılığını mahkeme kararıyla ortaya koymuş, bu karar tüm koleksiyonculara duyurulmuş ve bir an önce ellerindeki taşınmazların teslimi istenmiştir. Teslim etmeyenler hakkında yasal işlem yapılması talimatı verilmiştir. Ayrıca Koruma Yüksek Kurulu da bir karar almış ve bu kapsamdaki eserlerin derhâl teslim edilmesi gerektiğini ortaya koymuştur. İşin ilginç yanı, Kültür ve Turizm Bakanlığı da bu uygulamaları destekler biçimde, 6/12/2007 tarihinde valiliklere bir genelge göndererek “Kimin elinde ne kadar taşınmaz vardır bunları tespit edin ve 14/2/2008 tarihine kadar bize bildirin.” şeklinde bir genelge yayımlamıştır. Muhtemelen, istenen bilgiler valilikler tarafından Bakanlığa bildirilmiştir.

Şimdi, Bakanlık kimin elinde ne var ne yok hepsini biliyor. Biliyor olmasına karşın ne iadesini istiyor ne de yasal işlem yapıyor. Peki ne yapıyor dersiniz? 11/3/2005 tarihinden öncekilere af getiriyor. Onlarla ilgili herhangi bir iş ve işlem yapılmayacak, ondan sonrakiler için ise “Bulabildiğimizi buluruz, bulamadığımızı ne yaparsa yapsın.” anlayışı ortaya çıkmıştır. Yani Kültür Bakanlığı kendi uygulamalarıyla çelişkiler içindedir. Bu uygulamalar Bakanlığın altı ayda bir karar değiştirdiğini göstermektedir.

Değerli milletvekilleri, bilinmelidir ki hiç kimse bu ülkenin tarihî varlıklarını peşkeş çekme hakkına sahip değildir. Binlerce yıldan beri birçok medeniyete beşiklik etmiş ülkemizin tarihî ve kültürel varlıkları ülkemizin mirasıdır. Bu mirasın korunması ve sahip çıkılması hepimizin görevidir. O nedenle Bakanlığın 6/12/2007 tarihinden itibaren istediği ve 14/2/2008 tarihine kadar süre verildiği seksen bir il valiliğinden gelen yazılar, yapılan tespitler derhâl kamuoyuna açıklanmalıdır. Hangi koleksiyoncunun elinde ne vardır Bakanlık bunu bilmektedir, bizim de bilme hakkımız vardır. Kuşkusuz Bakanlığın elinde valiliklerden gelen resmî belgeler vardır ama vatandaşın haberi yoktur. Bu varlıklar hepimizin yani 71 milyonun, ulusumuzun ve geleceğimizin varlıklarıdır. Hükûmet biliyor ama biz hangi koleksiyoncunun elinde ne olduğunu bilmeden yasa çıkartıyoruz yani bilinmeyeni yasallaştırıyoruz. Bu yaklaşımla tarihî eser kaçakçılığı neredeyse resmî hâle getirilmektedir. Böyle bir şeyi kabul etmemiz asla mümkün değildir.

Değerli milletvekilleri, elbette Türkiye’mizin yüzünü ağartan, çok saygıdeğer, bilinen, tanınan koleksiyoncularımız vardır, kendileriyle övünüyoruz, destekliyoruz. Onlar sınırlarımızı aşmış, dünya çapında ülkemize olumlu katkılar sağlamışlardır, yasalar çerçevesinde kalarak önemli bir görevi yerine getirmişlerdir ancak Türkiye’nin kültür zenginliklerini, tabiat zenginliklerini, tarihî eserlerini kaçıranlar da vardır. Burada esas olan taşınmazların değil, taşınırların koleksiyonlara dâhil edilmesidir ama biz bu kanunun 4’üncü maddesiyle 11/3/2005’ten önce kayıt yapılan taşınmazları serbest bırakıyoruz ve o koleksiyon sahiplerine af getiriyoruz. Af getiriyoruz.

Bu bir af yasasıdır değerli arkadaşlar. O nedenle, bu maddenin kabulü için mutlaka nitelikli çoğunluk gereklidir. Dolayısıyla, buradan Hükûmeti uyarıyorum.

Değerli milletvekilleri, özellikle bu tasarının 4’üncü maddesiyle ilgili olarak şu sorulara yanıt bulmamız gerekmektedir: Sayın Bakan, Türkiye’de ne kadar koleksiyoncu vardır? Bunların elinde bulunan taşınmazlar ve taşınmazlara ait parçalarla ilgili bilgi ve belgeleri kamuoyuna açıklamayı düşünür müsünüz? Hangi amaçla 11/3/2005 tarihi esas alınmıştır? Bu tarih nereden çıkmıştır? Dayanağı nedir? Bakanlığın genelgesi, Danıştayın ve Koruma Yüksek Kurulunun kararı doğrultusunda tespit edilen ve teslim alınan taşınmazlar var mıdır? Teslim alanları ve kimden aldığınızı açıklar mısınız? Bakanlığınızın genelgeleri doğrultusunda ellerindeki taşınmazları teslim etmeyenlerle ilgili bir yasal işlem başlattınız mı? Yasal işlem yapılmış ise hangi aşamadadır? Sonuçları nelerdir? Herhangi bir yasal işlem başlatılmamış ise bunun hesabını kim yahut kimler verecek? Bürokratlar mı yoksa Bakanın kendisi mi bu hesabı verecek? Maddenin gerekçesinde “kültür varlıklarını iyi niyetle elinde bulunduran kimseler” ifadesi yer almaktadır; bu ifade ne anlama gelmektedir? Böyle bir yasa maddesi olabilir mi? “İyi niyetli” demekle Hükûmete yakın olanlardan mı bahsediyorsunuz veya “güzel insanlar, eli yüzü düzgün tarihî eser kaçakçısı” mı demek istiyorsunuz! Yine, maddenin gerekçesinde “bir şekilde taşınmaz kültür varlığından ne anlama geliyor? Bu kültür varlığı parça parça sökülüp başka yere taşınırsa “taşınır kültür varlığı” mı olacak? “Taşınır kültür varlığı” veya “taşınmaz kültür varlığı”nın Bakanlığınızca resmî bir tanımı var mıdır? Öyle anlaşılıyor ki önceki Bakan ile mevcut Bakan arasında uygulama farklılıkları söz konusudur. Dolayısıyla, bu konuda Hükûmetin bir politikası var mıdır? Hangi Bakanın yaptığı doğrudur? Bunu da bilmeye hakkımız vardır.

Değerli milletvekilleri, özetleyecek olursak bu tasarının 4’üncü maddesiyle, bazı koleksiyonculara bir af getirildiğini, bunun da tarih anlayışı çerçevesinde doğru olmadığını, bu düzenlemeyle, taşınmaz kültür varlıklarının parçalarının özel koleksiyoncuların envanter defterlerine kaydedilebileceğini, bir taşınmaz kültür varlığının özel koleksiyoncunun elinde olmasının tek anlamının tarihî eser kaçakçılığı olduğunu bilmemiz gerekir. Bu madde çok esnek ve gereksiz bir maddedir, birtakım kesimlerin zorlamasıyla gündeme getirildiği anlaşılmaktadır. Bu maddenin kabul edilmesiyle, bazı eserler doğal hâle dönüştürülecektir.

Ayrıca, bu madde, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yasası’nın 26’ncı maddesinin özüne de aykırıdır çünkü normal koşullarda bile envanter defterine kaydedilmiş olsa dahi müzeler tarafından el konulması gereken taşınmaz eserlere sahip olan birileri ciddi olarak kayırılacaktır, dolayısıyla bir af söz konusudur burada. O nedenle, bu değişiklik maddesi çözüm üretmeyen, çelişkileri ortadan kaldırmayan, aksine, illegal yollarla elde edilmiş eserleri legalleştiren bir değişikliktir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

56 konuşma daha · 29 Ocak 2009

56 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook