İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 20. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

İçtüzüğün 19 uncu maddesine göre grup önerileri hakkında

Ali Koçal

Zonguldak Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 20. Birleşim · 4. yasama yılı · 18 Kasım 2009 · 951 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ali Koçal (CHP), 18 Kasım 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 20. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İÇTÜZÜĞÜN 19 UNCU MADDESİNE GÖRE GRUP ÖNERİLERİ HAKKINDA); konuşma 951 kelime.

Ali Koçal (CHP, Zonguldak). “İçtüzüğün 19 uncu maddesine göre grup önerileri hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 20. Birleşim tutanağı, 18 Kasım 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-kocal-23-2009-11-18-ictuzugun-19-uncu-maddesine-gore-grup-onerileri-hakkinda (erişim: 28 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ALİ KOÇAL (Zonguldak)Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak Başkanlık Divanına sunulan ve gündeme alınmasını istediğimiz, madencilik sektöründeki sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergelerin gündeme alınmasıyla ilgili olarak, önergenin lehinde söz almış bulunuyorum. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, madencilik sektöründeki sorunların görüşülüp değerlendirilmesi ve alınacak önlemlerin tespitiyle ilgili olarak sadece Cumhuriyet Halk Partisi Grubu değil, diğer gruplarımız da önergeler vermiştir ve burada yirmi bir ayrı önerge vardır. Her önergede en az 20 arkadaş olduğunu, 20 milletvekili olduğunu düşünecek olursak, bu demektir ki Meclisin neredeyse tamamı, madencilik sektörüyle ilgili sorunların görüşülerek bir an önce gerekli önlemlerin alınması konusunda bir öneride bulunmuşlardır.

Tabii, bu önergeleri vereli epey de bir zaman oldu, en az iki yıldan bu yana değişik zamanlarda arkadaşlarımız önergelerini verdiler ama bu önergeler zamanında değerlendirilemediği için, gündeme taşınamadığı için bugüne kaldı. Hatta beş hafta önce bu önergelerin görüşülmesiyle ilgili, yani 13/10’da bu önergelerin görüşülmesiyle ilgili gruplar kendi aralarında anlaşarak önergeler görüşülmeye başlandı. Önergelerle ilgili, gruplar, görüşlerini bildirdi. Önerge sahipleri görüşlerini bildirmeye başladılar ve daha sonra da bu önerge yine diğer buna benzer bazı önergelerde olduğu gibi gündem dışında bırakılarak farklı konular gündeme taşınmaya başlandı. Oysaki bu sektör çok önemli bir sektör. Bu sektörün sorunlarının bir an önce görüşülüp Meclis araştırma komisyonu kurulmak suretiyle bu sorunların değerlendirilmesi ve gerekli önlemlerin alınması gerekiyor.

Aslında, tabii, genelde baktığımız zaman ülkemizin sorunları oldukça fazla, çok sorunumuz var. Bu sorunların elbette görüşülmesi, değerlendirilmesi ve alınacak önlemlerin tespiti için gerekli olan yer Türkiye Büyük Millet Meclisidir. Türkiye Büyük Millet Meclisi, özellikle de iktidar bu sorunlara çözüm bulma zorundadır, çare bulma zorundadır. Ancak, görüyoruz ki, yedi yıllık iktidar döneminde, AKP iktidarları sorunlara çözüm bulma yerine, aksine sorunlar artarak bir yumak hâline dönüşmüş vaziyette.

Dolayısıyla, birtakım arkadaşlarımız daha önemli sorunlar olduğunu değerlendirebilirler, daha önemli sorunlarımız olduğunu iddia edebilirler. Ama bu sorun da, madencilik sektöründeki sorunlar da çok ciddi sorunlardır.

Nitekim, bu konuda AKP Sözcüsünün söz aldığı, grup adına söz aldıktan sonraki ifadelerini sizinle paylaşmak isterim. Dolayısıyla, bu önergenin bir an önce gündeme taşınması ve sonuçlan-dırılması gerektiğiyle ilgili bunu söylüyorum.

Şöyle diyor AKP Grubu Sözcüsü arkadaşımız: “Türkiye ekonomisi içinde madencilik sektörünün büyük bir önemi vardır. Yurdumuzda çok çeşitli, zengin maden rezervleri olmakla beraber, maalesef bu kaynakların çoğu henüz işletmeye alınamamıştır.”Yine başka bir yerinde “Madencilik sektörüne yön verirken, uzun vadede bir madencilik politikası oluşturmak şarttır.” diyor AKP’nin Sözcüsü ve devam ediyor, “Madencilik sektörümüzün gelişmiş ülkeler düzeyine gelmesi ve ekonomimizde olması gereken yere ulaşması için sektördeki belirsizliklerin en aza indirilmesi gerekmektedir. Ülkemizin sınırlı kaynakları akılcı bir şekilde maden aramaları yoğunlaştırılmalı ve sektörde gerekli yatırımların yapılması teşvik edilmelidir.” diyor AKP Sözcüsü ve “Çalışmaların daha verimli olabilmesi için gerekli yasal ve kurumsal düzenlemelerin yapılması ve bunlara işlerlik kazandırılması şarttır.” diyor. Buna rağmen görüyoruz ki bu sektörle ilgili Meclis araştırmasına yönelik, iktidardan bir ses yok.

Buna benzer, aynı şekilde, hatırlayacaksınız arkadaşlar, deprem riskinin araştırılarak bu konuda da bir Meclis araştırması açılmasına yönelik bir önerge vardı, bu önerge de yarım kalmıştı. Madencilik sektörüyle ilgili önerge yarım kalıyor. Yani her gün bir karar değiştiriyorsunuz, iktidar grubu her gün bir karar değiştiriyor, bir istikrarsızlık var. “Uzaktan kumandalı çalışıyor” gibi bir anlayış var, öyle bir izlenim bırakıyor. Yani grup kendi inisiyatifiyle bir şey yapabilme yetkisine, yeteneğine sahip değil gibi görünüyor; kararlar başka yerde alınıyor, gruba enjekte ediliyor, grup da o doğrultuda hareket ediyor gibi bir izlenim var.

Dolayısıyla, Meclisi de çalıştırmama noktasında, Meclisin iş ve işlemlerini geciktirme noktasında da AKP Grubunun büyük oranda bir devamsızlığı var, Meclise devamsızlığı var. Daha önceki konuşmalarımda da ben bunu söylemiştim. O nedenle de AKP Grubunu millete şikâyet ediyorum: Milletin sorunlarıyla ilgilenmiyor iktidar mensupları, başka sorunlarla, kendi sorunlarıyla, kendi çıkar ilişkileriyle, kendi menfaatleriyle ilgili meselelerle daha fazla zamanlarını harcıyorlar.

Nitekim dün burada, hatırlayacaksınız, bir yoklama yapıldı. Bu yoklamada, elektronik yoklamada bazı arkadaşlarımız hem elektronik yoklamaya girdi hem de pusula gönderdi. Bu çok yanlış bir şey, milletvekillerimize hiç yakışmayan bir hareket bu. Ayrıca, burada bulunmayan milletvekilleriyle ilgili, gene, Başkanlık Divanına pusula gönderildi. Acaba, bunların imzalarını kim attı? Bir de buna bakmak lazım. Yani, bu Meclisi çalıştırmama konusunda iktidarın nedense özenli bir anlayışı var.

Biz istiyoruz ki bu Meclis çalışsın, milletin sorunlarına çözüm bulalım, çare bulalım çünkü bununla ilgili biz görevlendirildik. Ancak, gelinen noktada, AKP İktidarı ülkenin hiçbir sorunuyla ilgilenmediği için, insanlarımızın sorunlarıyla ilgilenmediği için, bu sorunlar giderek büyümekte ve AKP İktidarı, kendi ideolojisini gerçekleştirme adına iş ve işlem yapma peşinde ve bu amaçla da AKP iktidarları, son zamanlarda, kurumların ve tüm birimlerin, neredeyse, genetiğini bozmuş durumda.

Devlet kurumlarında bir güvensizlik var, iş barışı yok devlet kurumlarında. Birçok kurumun yöneticisi değiştirildi AKP İktidarı tarafından. Tam bir kadrolaşma yaşanıyor Türkiye’de. Ehliyetli ve liyakatli insanlar görevlerinden alındı, onların yerine, tarikat ve cemaatlere yakın olanlar görevlendirildi; Atatürk ilke ve devrimlerinden, demokratik ve laik cumhuriyetten yana olanlar tamamen tasfiye edildi. Cumhuriyet ve devrim karşıtları, Atatürk karşıtları nedense bu ülkede prim yaptı, prim yapmaya devam ediyor ve demokrasiyi araç olarak kullanmaya başladı bu iktidar. Kendi hedeflerinizi gerçekleştirmek amacıyla demokrasiyi bir araç olarak kullanma peşindesiniz ve yine, AKP gibi düşünmeyenler neredeyse ikinci sınıf insan muamelesi görmeye başladı.

Bugüne kadar, bu Mecliste, ne yazık ki vatandaşın lehinde hiçbir yasa çıkartmadınız ve çıkarttığınız yasaların tamamı kendi yandaşlarınıza yarayan, kendi yandaşlarınızın lehinde olan yasalar. Nitekim, hatırlayacaksınız, Kamu İhale Yasası’nı 18 kere değiştirdiniz ve Türkiye'nin zenginliklerini yok ettiniz. Madenlerle ilgili görüşüyoruz, Türkiye'nin zenginliklerini yok ettiniz. “İşsizlik, yoksulluk, yolsuzluk” dediniz, “Onun için iktidara gelmek istiyoruz.” dediniz. İşsizlik had safhada, yolsuzluk had safhada ve insanlarımız fakirleşmiş vaziyette. Herkes sokaklarda eylem yapıyor. Bu eylemlerin hiçbir tanesi sizi ilgilendirmiyor. “Bu insanlar ne istiyorlar? Bu insanların talepleri nelerdir?” gibi bir anlayışınız yok. Sendikalar, meslek kuruluşları ve köylü, esnaf, çiftçi, emekli, öğrenci, herkes sokaklarda, herkes sıkıntısını anlatıyor, anlatmaya çalışıyor, sizlere ulaşmaya çalışıyor. Ama ne yazık ki hiçbir şekilde sizlerle bir temas kurulamıyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

38 konuşma daha · 18 Kasım 2009

38 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook