İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 9. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Zonguldak türkiye taşkömürü kurumundaki grizu patlaması hakkında

Ali Koçal

Zonguldak Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 9. Birleşim · 5. yasama yılı · 20 Ekim 2010 · 575 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ali Koçal (CHP), 20 Ekim 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 9. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ZONGULDAK TÜRKİYE TAŞKÖMÜRÜ KURUMUNDAKİ GRİZU PATLAMASI HAKKINDA); konuşma 575 kelime.

Ali Koçal (CHP, Zonguldak). “Zonguldak türkiye taşkömürü kurumundaki grizu patlaması hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 9. Birleşim tutanağı, 20 Ekim 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-kocal-23-2010-10-20-zonguldak-turkiye-taskomuru-kurumundaki-grizu-patlamasi-hakkinda (erişim: 28 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ALİ KOÇAL (Zonguldak)Teşekkür ediyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Zonguldak’taki 17 Mayısta olan grizu patlamasıyla ilgili söz almış bulunuyorum. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, hepinizin bildiği gibi Şili’deki göçük sonucunda geçen hafta 33 madenci sağ salim yeryüzüne çıkartılmış ve dünyada ve Türkiye’de önemli gündem maddesi olmuştur. Böylece de Zonguldak’taki grizu patlaması ve onun sonuçları tekrar gündeme gelmiştir.

Zonguldak’a baktığımız zaman yüz altmış yıllık kömür üretim kültürüne sahip bir il, aynı zamanda Türkiye'nin sanayi devrimine katkı vermiş, Türkiye'nin sanayileşmesinde önemli yer tutmuş bir ilimiz.

Yüz altmış yıllık bu birikim ve donanım son zamanlarda, özellikle de 2002’den bu yana, kullanılmayarak “taşeronlaşma” ve “özelleştirme” adı altında, Zonguldak’taki birikim, yok sayılmış ve kömür üretimi giderek azalmaya başlamıştır. Türkiye'nin 20 milyon ton kömüre, taş kömürüne ihtiyacı vardır. 20 milyon tona karşılık sadece Zonguldak’ta çıkartılmakta olan taş kömürünün 1,5 milyon tonu TTK tarafından, yaklaşık 1,5 milyon tonu da özel sektör tarafından üretilerek 3 milyon ton kömür üretilmektedir. Dolayısıyla yıllık 17 milyon ton dışarıdan ithal edilmekte, bunun karşılığında da yaklaşık 2 milyar dolar dışarıya döviz verilmektedir. Oysaki Zonguldak’ta var olan 1 milyar 300 milyon tonluk kömürü eğer üretmiş olsak, yeryüzüne çıkartıp ekonomiye katmış olsak, yurt dışına verdiğimiz 2 milyar doları Türkiye’de kullanmış olsak bu sonuç ortaya çıkmaz. Zonguldak’taki birikim ve donanım bir kenara itilerek “özelleştirme” ve “taşeronlaşma” adı altında oradaki işler son yıllarda taşeronlara verilerek yapılmaya, yaptırılmaya çalışılmaktadır ama Zonguldak’ın işçisi, Zonguldak’ın mühendisi, yetişmiş elemanları aslında bu üretimi dünya standartlarında yapabilecek güce sahiptir.

Bu nedenledir ki, 17 Mayıstaki grizu patlaması ve onun sonucunda 30 madencimizi yitirmiş olmamız, Hükûmetin uygulamakta olduğu politikanın bir sonucudur. Yani, eğer Zonguldak’ta taşeronlaşma yöntemine başvurulmamış olsaydı, TTK kendi işini kendisi yapmış olsaydı 30 yurttaşımızı yitirmemiş olacaktık. 30 yurttaşımızın şehit olmasından sonra, o dönemi hatırlayacaksınız, 28’i çıkartılmış ve ailelerine teslim edilmiş ama 28’inden 6’sının cenazeleri de birbirine karıştırılmıştır. Hükûmet söylemlerinde, özellikle de Çalışma Bakanımız söylemlerinde “Şili’deki olay eğer Türkiye’de olmuş olsaydı biz bunu üç günde hallederdik.” demesinin karşılığında biz de şunu söyleyebiliriz: Şu anda 2 madencimiz beş aydan bu yana hâlâ yer altındadır. Ayrıca, çıkartılan madencilerimizden 6’sının da cenazeleri birbirine karıştırılmıştır. Bunu bile halledemedik, bu konuda bile bir ilerleme sağlayamadık. Dolayısıyla geldiğimiz noktada, şu anda Zonguldak’ta grizu patlaması sonucu 28 yurttaşımız, madencimiz yeryüzüne çıkartılmış, 2’si hâlâ içeridedir.

Bununla ilgili Çalışma Bakanlığı müfettişlerinin yaptığı çalışmaların, aynı zamanda diğer komisyonların yaptığı çalışmaların sonucunda görüldü ki idarenin bu konuda çok büyük ihmalleri olmuştur. İdarenin ihmalleri sonucunda 30 yurttaşımızı yitirmiş durumdayız. Dolayısıyla Sayın Başbakanın ifade ettiği gibi, bir kader söz konusu değildir. Çalışma Bakanlığı müfettişleri, Enerji Bakanlığı müfettişleri, TTK’nın kendi müfettişleri ve komisyonların verdiği raporlar, burada bir ihmalin olduğunu çok açık ve net olarak ortaya koymuştur. O nedenledir ki, Başbakanın söylediği “kader” havada kalmıştır. Buradaki ölümler kader değildir. Peki, ondan sonra ne olmuştur?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun.

ALİ KOÇAL (Devamla)Ondan sonraki süreçte 2 madencimizin cenazesinin çıkartılması için beş ay, yüz elli altı gün zaman geçmiş olmasına rağmen hâlâ bu madencilerimiz yeryüzüne çıkartılamamıştır. Bununla ilgili ihale daha pazartesi günü yapılmıştır, değerli milletvekilleri ve ihale dün sonuçlanmıştır, pazartesi yapılmıştır, dün sonuçlandırılmıştır. Bu konuda dikkatinizi çekiyorum. Yapılan ihale şaibelidir, yapılan ihale sıkıntılıdır. Bu ihalenin mutlaka değerlendirilip gözden geçirilmesi gerekmektedir.

Değerli milletvekilleri, burada ihmalin olduğu açık ve net olarak ortadadır. Bu ihmal Bakanlık tarafından gerçekleştirilmiştir ve TTK’yı yönetenler tarafından bu ihmal ortaya konmuştur. O nedenle, öncelikle Bakanlık, mutlaka, bu konuda yeniden durumu gözden geçirip ilgililerin ve yetkililerin ifadelerini alarak, gerekli değerlendirmeleri yaparak bu insanların, sorumlu olanların istifa etmesini sağlamalı, yeniden bir yönetim kurulu oluşturulmalıdır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

30 konuşma daha · 20 Ekim 2010

30 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook