Sayıştay kanunu teklifi (s.s.510)
Genel Kurul, 24. Birleşim · 5. yasama yılı · 1 Aralık 2010 · 518 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ali Koçal (CHP), 1 Aralık 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 24. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SAYIŞTAY KANUNU TEKLİFİ (S.S.510)); konuşma 518 kelime.
Ali Koçal (CHP, Zonguldak). “Sayıştay kanunu teklifi (s.s.510)”. TBMM Genel Kurulu, 24. Birleşim tutanağı, 1 Aralık 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-kocal-23-2010-12-01-sayistay-kanunu-teklifi-s-s-510 (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
ALİ KOÇAL (Zonguldak)Teşekkür ediyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan Sayıştay Kanunu Teklifi’nin 34’üncü maddesinin teklif metninden çıkarılmasına ilişkin önergemiz üzerinde söz almış bulunmaktayım. Yüce Meclisi de saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, AKP hükûmetleriyle birlikte kamu kurum ve kuruluşlarının yapılarında ciddi sayılacak değişikliklere gidilmiş, yapılan ve yapılmakta olan bu değişiklikler sonucunda kamu kurum ve kuruluşları cumhuriyetle birlikte edindikleri kazanımları kaybetmekte, AKP’nin ülkemizi gelecekte şekillendirmek istediği mecraya doğru sürüklenmektedir. Çıkarılan mali içerikli yasalar daha uygulanmaya konulmadan değişmekte, uygulanmaya konulduktan sonra da çıkar gruplarının baskılarıyla defalarca değiştirilmektedir. Örneğin, İhale Kanunu yürürlüğe girmeden 2 kez, yürürlüğe girdikten sonra 17 kez değiştirilmiştir. Yasa’nın tamamen değişikliği ise gündemdedir. Yine, Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu yürürlüğe girmeden önce 1 kez ve yürürlüğe girdikten sonra da 8 kez değişikliğe uğratılmıştır.
İyice düşünülüp yeterince araştırılmadan Parlamento gündemine getirilen yasa tasarılarının, Parlamento sürecinde grubumuzun yaptığı eleştiri ve öneriler dikkate alınmadan yasalaşması neticesinde, kamu mali yönetiminin sistematiği tamamen bozulmaktadır. Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun yürürlüğe girmesiyle, giderin gerçekleşme sürecinde kontrol ve denetim işlevi zayıflatılmış, kamu kaynakları bu süreçte yeterince incelenmeden, denetlenmeden israf edilir duruma getirilmiştir. Şimdi ise görüşülmekte olan yasa tasarısıyla da kamu kaynağının harcanmasından sonraki denetim süreci zayıflatılmakta, Sayıştay, Parlamento adına denetim yapmaktan uzaklaştırılmakta, hükûmetlerin güdümü altına sokulmaya çalışılmaktadır.
Değerli milletvekilleri, Sayıştayın yapısı özellikle 1983 yılından sonra başlayan ve günümüze kadar gelen süreçte kasıtlı olarak siyasallaştırılmış, denetçi seçimi ve üye atamalarındaki siyasi tercihler tamamen bozulmuştur. Şimdi ise görüşülmekte olan Sayıştay Kanunu Teklifi’yle Sayıştayın kamu kaynaklarının kullanımı üzerindeki dış denetim yetkisi zayıflatılmak istenmektedir. Hemen ifade etmek gerekir ki bu, aynı zamanda Parlamentonun denetim yetkisinin de zayıflatılması anlamına gelmektedir. Sayıştay anayasal bir kuruluştur. Sayıştayın görevleri Anayasa’yla düzenlenmiştir. Teklifle, Anayasa’nın kanuna bıraktığı hususların düzenlenmesi yapılmaktadır. Sayıştay denetiminin amacı ise kendisine Anayasa ve kanunlarla verilen görevler bağlamında şekillenmektedir. Bu bağlamda, Sayıştayın kuruluşunu, işleyişini, denetim usulleri ile mensuplarının atanmalarını, ödev ve yetkilerini, haklarını, teminatlarını ve yükümlülüklerini düzenlemeyi amaçlayan bu kanun teklifinde denetimin amacının yer almaması gerekir. Sayıştayın denetim amacının, Anayasa ve kanunlarla verilen görevlerin en iyi şekilde yapılmasını teminen Sayıştayın strateji bildirimleri ile strateji planlarında yer alması gerekmektedir. Bu nedenle, teklifin 34’üncü maddesi yanlış ve eksik bir şekilde düzenlendiğinden tekliften çıkarılmalıdır.
Diğer taraftan, Türkiye Büyük Millet Meclisine ve kamuoyuna güvenilir ve yeterli bilgi sunulması Sayıştayın değil, kamu idarelerinin görevidir. Sayıştayların bu süreçteki görevi, parlamentolara ve kamuoyuna sunulan bilgilerin yeterli ve güvenilir olup olmadığını denetleyerek parlamentolara raporlamaktır. Ayrıca, sayıştayların kamuoyuna bilgi sunması ayrı, sayıştay raporlarının kamunun erişimine açık olması ayrı şeylerdir. Sayıştay ve kamuoyu açısından önemli olan, sayıştay raporlarının kamuoyunun erişimine açık olmasıdır. Maddenin (a) bendi (c) bendinde ifade edilen hususu da kapsadığından, (c) bendi tekrar mahiyetindedir. Maddenin (d) bendinde ifade edilen hesap verme sorumluluğu ve mali saydamlığın yerleştirilmesi ve yaygınlaştırılması Sayıştayın değil iç kontrolün meselesidir ve bu anlamda idarelerin amacıdır. Sayıştay bu süreçte ancak yaptığı denetimlerle katkı sağlayabilir.
Teklifin 34’üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde “bütçe hakkının gereği olarak” ifadesine yer verilmiştir. Türkiye Büyük Millet Meclisi, merkezî yönetim kapsamındaki kamu idareleri ile sosyal güvenlik kurumları üzerinde bütçe hakkını kullanmakta, yerel yönetimlerle, birlik, vakıf, işletme, bağlı ortaklık ve şirketler ise bütçe hakkının kapsamı dışında bulunmaktadır. Bu durumda, bütçe hakkının kapsamı dışında bulunan kamu idareleri için…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
58 konuşma daha · 1 Aralık 2010
