İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 37. BİRLEŞİM · SALI

2007 yılı merkezi yönetim bütçesi kanun tasarısı (sosyal hizmetler ve çocuk esirgeme kurumu genel müdürlüğü, özürlüler idaresi, aile ve sosyal araştırmalar genel müdürlüğü, kadının statüsü genel müdürlüğü, çalışma ve sosyal güvenlik bakanlığı)

Ali Küçükaydın

Adana Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 37. Birleşim · 5. yasama yılı · 19 Aralık 2006 · 777 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ali Küçükaydın (AK Parti), 19 Aralık 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 37. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2007 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KANUN TASARISI (SOSYAL HİZMETLER VE ÇOCUK ESİRGEME KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ, ÖZÜRLÜLER İDARESİ, AİLE VE SOSYAL ARAŞTIRMALAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ, KADININ STATÜSÜ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ, ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI)); konuşma 777 kelime.

Ali Küçükaydın (AK Parti, Adana). “2007 yılı merkezi yönetim bütçesi kanun tasarısı (sosyal hizmetler ve çocuk esirgeme kurumu genel müdürlüğü, özürlüler idaresi, aile ve sosyal araştırmalar genel müdürlüğü, kadının statüsü genel müdürlüğü, çalışma ve sosyal güvenlik bakanlığı)”. TBMM Genel Kurulu, 37. Birleşim tutanağı, 19 Aralık 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-kucukaydin-22-2006-12-19-2007-yili-merkezi-yonetim-butcesi-kanun-tasarisi-sosyal-hizmetler-ve (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c141/b037/tbmm221410370426.pdf

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

AK PARTİ GRUBU ADINA ALİ KÜÇÜKAYDIN (Adana)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 2007 Yılı Bütçe Tasarısı üzerinde Grubum adına söz almış bulunmaktayım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Bütçenin daha çok sosyal güvenlikle ilgili bölümü üzerinde kısaca görüşlerimi belirtmek istiyorum.

Devletin varlık sebebi, hepimizin bildiği gibi, eski çağlardan beri bireylerin güvenliğini sağlamaktır. Yani, bu, bir yerde, devlet ile birey arasındaki bir toplumsal sözleşmenin de, mutabakatın da neticesidir. Devletten, birey, "Benim güvenliğimi sağlayacaksın." diyor, bunun karşılığında da "Koyduğun kurallara uyacağım." şeklinde devletine karşı ya da yöneticilerine karşı verdiği bir sözü var. Demek ki, bu, eski çağlardan beri böyle.

Günümüze gelince, yavaş yavaş sosyal devlet anlayışının başlamasıyla, devletten bireylerin talepleri de artmaktadır. İnsanların, bireylerin gücü yerindeyken, elleri tutup ayakları tuttuğu sürece, bütün güçlüklerin üstesinden gelirken bu güçlerini, bu takatlerini kaybettiklerinde yavaş yavaş insanlar, işte devletin bu sosyal güvenliğine muhtaç duruma gelirler ki, bu noktada da, işte, devletin varlığı anlamlı kılınır.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; AK Parti olarak siyaset felsefemizi çok önemli bir değer üzerine kurduk. Bu değer, emekten, sermayeden ve diğer söylemlerden daha çok insandır. Zira, toplumda her birey üretim sürecinde kendi üzerine düşeni yapar. Kimsenin yaptığı iş diğerinden daha önemsiz de değildir. Fakat, gün gelir, her insan safta yerini, sadece emekli olarak alır. Yani, emeklilik safında, emeklilik çizgisinde insanlar eşitlenir. Oysaki, AK Parti Hükümetine kadar bu böyle değildi; Emekli Sandığı emeklisi, Bağ-Kur emeklisi, SSK emeklisi, maaşıyla, hastanesiyle birbirinden ayrılmış vaziyetteydi. Yapılan yeni düzenlemelerle, bu ayrımlar ortadan kaldırılmıştır. Böylelikle, tüm çalışanlar için nimet-külfet dengesi eşitlenmiş, yaşlanan nüfusa karşı zamanında önlem alınmış, istihdam üzerindeki ilave yük kaldırılmış, sistem basitleştirilerek bürokrasi azaltılmış ve kamuda önemli tasarruf sağlanmıştır. Meclisimizde kabul edilen 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'yla bu hedef gerçekleştirilmek istenmiştir.

"Gerçekleştirilmek istenmiştir." diyorum, zira, bilindiği gibi, 5510 sayılı Yasa'nın bazı maddeleri, memurlar lehine, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir. Elbette, asli görevlerinden, en önemli görevlerinden birisi, yasaların Anayasa'ya uygunluğunu denetlemek olan Anayasa Mahkemesinin verdiği karara hepimizin saygılı olması gerekir, ben de aynı saygıyı duyuyorum.

Yalnız, burada, bir şeyi de belirtmek istiyorum, o da şu: Biraz önce yukarıda belirttiğim "Emekli Sandığı emeklisi, SSK emeklisi, Sosyal Sigortalar emeklisi aynı çizgide birleşti, aynı çizgide duruyor." demiştim. Bu verilen Anayasa Mahkemesi kararıyla, işte, bu çizgide, yine, devlet memuru, yani, Emekli Sandığı emeklisi bir adım öne çıkmak gibi bir durum hasıl oluyor. Bunu, şöyle bir örnekle de açıklayabiliriz: Yer altında bilmem kaç metrede çalışan maden işçisi, 2048'lere doğru altmış beş yaşında emekli olurken, daha çok konforlu bir ortamda çalışan devlet memuru, belki de, çok daha düşük yaşlarda, daha küçük yaşlarda emekli olacaktır şeklinde bunu ifade etmek mümkün.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ülkemizde, kurumsal hoşgörünün de fazla geliştiğini söylemek mümkün değil. Her kurum her işi kendisi yapmak istiyor. Oysaki, verimlilik uzmanlık ister.

SSK hastanelerinin devri, devletin sağlık sistemindeki ikiliğe son vermiştir. Böylelikle, sigorta kurumları kendilerini daha üste taşımış ve böylece de özel hastanelerden, devlet hastanelerinden hizmet almaları da kolaylaşmıştır. Eskiden itilip kakılan, hatta sağlıklıyken hastane koridorlarında hasta olan vatandaşlarımız, insan onuruna yakışacak şekilde tedavi görme imkânına kavuşmuştur. Yapılan düzenlemelerle, Hükümetimiz, vatandaşımıza, sevk dahi almaya ihtiyaç görmeden hem yurt içindeki bütün hastanelerde, eğer ihtiyaçsa yurt dışındaki hastanelerde tedavisini yaptırır duruma gelmiştir; hatta devlet, gücü yetmeyen vatandaşının primini ödemek suretiyle ona sahip çıkar duruma gelmiştir.

Bu dönemde prim ödemeleri kolaylaştırılmış, bilgi çağı olarak nitelenen günümüzde, e-devlet hizmet sunumuyla online ödemeler mümkün hâle gelmiştir.

Dünyadaki teknolojik gelişmelere paralel olarak, sosyal güvenlik kuruluşlarımızda, e-bildirge, e-borcu yoktur, e-sigorta gibi uygulamalarla bilgi teknolojileri halkımızın ihtiyaçları için seferber edilmiştir. Bugünkü SSK kapsamındaki sigortalıların yüzde 92'sinin hizmetleri, bilgisayar ortamında, aynı ay içerisinde görülebilmektedir

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sosyal güvenlik reformunun temel amacı, orta ve uzun vadede, adil, kolay erişilebilir, yoksulluğa karşı daha etkin koruma sağlayan, mali açıdan sürdürülebilir bir sosyal güvenlik sisteminin hayata geçirilmesidir; fakat, bu ancak iç dinamiklerin, devletin bütün dinamiklerinin anlayış ve bakışındaki paralellikle mümkün olacaktır. Bunu şunun için söylüyorum: Yıllarca -bu biraz önce yukarıda da belirttiğim gibi- SSK emeklilerinde ya da çalışanlarında, Bağ-Kur çalışanlarında, Emekli Sandığı çalışanlarındaki ayrımın kaldırılması, bir yerde onların, en azından emeklilikte eşitlenmelerine ya da onların hastanelerde eşitlenmelerine son zamanlardaki konulan birtakım engellemeler bunun bir göstergesidir diye düşünüyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANSayın Küçükaydın, lütfen toparlar mısınız.

Buyurun.

ALİ KÜÇÜKAYDIN (Devamla)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; AK Parti Grubu olarak, yapılanları, baştan beri yapılanları takdirle karşılıyoruz. İktidarımız döneminde, vatandaşlarımızın ayağına bağ teşkil edecek ya da onların önünde engel olabilecek ne varsa bunların giderilmesi için Hükümetimiz, Parlamentomuz bütün gayretini göstermektedir. Ben, bu nedenle ve gayretlerinden dolayı, başta Sayın Bakanımız Murat Başesgioğlu Beyefendi'ye ve tüm çalışma arkadaşlarına teşekkür ediyor, onları bu çalışmalarından ötürü kutluyorum.

Bu bütçenin, başta çalışanlarımız olmak üzere ve ülkemiz insanlarına hayır, uğur getirmesini temenni ediyor, saygılarımı sunuyorum. (AK Parti ve Anavatan Partisi sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

55 konuşma daha · 19 Aralık 2006

55 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook