İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 57. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanunda değişiklik (mit,emniyet, jandarma da telefon dinlenmesi) (s.s. 1070)

Ali Küçükaydın

Adana Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 57. Birleşim · 4. yasama yılı · 1 Şubat 2006 · 526 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ali Küçükaydın (AK Parti), 1 Şubat 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 57. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUNDA DEĞİŞİKLİK (MİT,EMNİYET, JANDARMA DA TELEFON DİNLENMESİ) (S.S. 1070)); konuşma 526 kelime.

Ali Küçükaydın (AK Parti, Adana). “Bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanunda değişiklik (mit,emniyet, jandarma da telefon dinlenmesi) (s.s. 1070)”. TBMM Genel Kurulu, 57. Birleşim tutanağı, 1 Şubat 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-kucukaydin-22-2006-02-01-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanunda-degisiklik-mit-em-2 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ALİ KÜÇÜKAYDIN (Adana)Sayın Başkanım, değerli milletvekili arkadaşlarım; Telekomünikasyon Kurulu, telekomünikasyon iletişim merkezi kuruluncaya kadar… Zaten, şu anda, yıllardan beri uygulanan bir sistem vardı; yani, Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu, Jandarma Teşkilat Kanunu, daha doğrusu hem jandarma hem polis teşkilatımız, Polis Vazife ve Salahiyet Kanununun ek 7 nci maddesine göre, yıllardan beri istihbaratını o şekilde yapıyordu. Millî İstihbarat Teşkilatımız da, Millî İstihbarat Teşkilatı Kanununa göre bu istihbarat görevini yıllardan beri yapıyor. Yani, bu kurumlarımız, yıllardan beri, ülkemizle ilgili, ülkemizin millî istihbaratıyla ilgili ve istihbaratıyla ilgili istihbarat çalışmalarını yapıyordu. Bu son çıkardığımız 5397 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten sonra çıkan yasayla, elbette, bütün bu çalışmalar bir çatı altında, yani, bir başkanlığın eşgüdümü altında yürütülecek. Tabiî, burada süre… Daha önce arkadaşımızın da bahsettiği gibi, başlangıçta bu tartışıldı, İçişleri Komisyonunda tartışıldı doğrusu. Bir yıllık bir sürenin verilmesi de… O zaman, hem CHP'li komisyon üyesi arkadaşlarımız hem bizim tarafımızdan bu tartışmalar yapıldı. Ancak, o zaman teknik arkadaşlarımız, altı ay süre içerisinde bu altyapı çalışmalarını, teknik altyapı çalışmalarını bitirebileceklerini söylediler ve altı aylık süre verilmişti. Şimdi bu sürenin altı ay uzatılıyor olması neticeyi pek değiştirmeyecek. Zaten, şu anda, mevcut sistemimiz içerisinde, bu iletişimin dinlenmesi, tespiti, sinyal bilgilerinin alınması konusunda Telekomünikasyon Kurumundan istihbarat birimleri taleplerine cevap alıyorlar, almak durumundalar, o kurumlar da bunu veriyor; yani, mevcut sistem içerisinde bu çalışmalar şu anda aksamadan yürütülüyor. Ülkemizin birçok yerinde önleyici bir faaliyet olarak, istihbarat faaliyetlerinin önemini sık sık basından da izliyoruz. Yani, büyük bir felaketin önüne iyi bir istihbaratla geçebiliyoruz, geçilebiliyor. Demek ki, bu kuruluşlarımız bizim, bir günlük, beş günlük ya da bugünlük kuruluşlar değil. Çok geçmişi olan, köklü bir geçmişi olan, belki de cumhuriyetimizden de önce köklü bir geçmişi olan istihbarat birimlerimizin böyle bir geçmişi var.

Özellikle, Türk Devleti, sıradan bir devlet değil. Böyle, sıradan devlet olmayan ve bölgesinde de gerçekten ciddî anlamda, tarihinin her döneminde teröre ve terör benzeri olaylara muhatap olduğu için ülkemiz, elbette, istihbarat örgütleri de çok ciddî örgütlenmeler gerçekleştirmiş ve faaliyetlerini de o şekilde, bugüne kadar en güzel şekilde, en nitelikli şekilde yapmıştır. İstenmeyen olaylar olmamış mıdır; olmuştur; ama, kamuoyunun genel kanaati gibi, böyle, her önüne gelenin telefonunu dinleyecek durumda da değil istihbarat birimleri. Burada şöyle yanlış bir algılama oluyor: Mesela, bizim istihbarat teşkilatımız -sözgelimi, emniyet istihbarat birimi- bir ilde, bir ilçede ya da bir bölgede, bir kişinin mahkeme kararıyla telefonunu dinlemeye alıyor; sözgelimi. Bu telefonla konuşan diğer insanlar da bu konuşmalara takılıyor. Yani, dinlenen kişi başka, peşinde olunan olay başka; ama, o kişilerle konuşan kişiler de, onun telefonu dinlendiği için, telefon dinlemelerine takılıyor ve bu bir yerde ortaya çıktığı zaman da "bizim telefonlar da dinleniyormuş" gibi yanlış bir algılamaya, yanlış bir düşünceye bu sebep olabiliyor. Oysaki, herkesin telefonu dinlenecek değil.

Zaten, eğer, bir mahkeme kararıyla, adlî bir olay olduktan sonra bir dinleme yapılıyorsa Ceza Muhakemeleri Kanununa göre, o, hâkimin, tamamen, yıllardan beri verdiği kararlarla yapılıyor ve o olaylarla sınırlı olarak yapılıyor; ama, bir örgüt çalışması dinleniyorsa da, onun, yine, dinlemesi, başka metotlarla yapılıyor. Ama, ben baştan söyledim, bir kez daha söylüyorum; bu birimlerimiz hiçbir zaman için denetimsiz değil. Yani, hem İstihbarat Daire Başkanlığı merkezlerde hem de illerdeki, ilçelerdeki istihbarat birimleri sıralı amirleri tarafından her zaman denetleniyor. Yani, dinleyeni nasıl denetleyeceksin ya da bunları…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

31 konuşma daha · 1 Şubat 2006

31 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook