İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 51. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Avrupa'daki türk işçilerin sorunlarıyla ilgili

Ali Rıza Gülçiçek

İstanbul Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 51. Birleşim · 3. yasama yılı · 13 Ocak 2005 · 551 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ali Rıza Gülçiçek (CHP), 13 Ocak 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 51. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: AVRUPA'DAKİ TÜRK İŞÇİLERİN SORUNLARIYLA İLGİLİ); konuşma 551 kelime.

Ali Rıza Gülçiçek (CHP, İstanbul). “Avrupa'daki türk işçilerin sorunlarıyla ilgili”. TBMM Genel Kurulu, 51. Birleşim tutanağı, 13 Ocak 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-riza-gulcicek-22-2005-01-13-avrupa-daki-turk-iscilerin-sorunlariyla-ilgili (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ALİ RIZA GÜLÇİÇEK (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın durumuyla ilgili gündemdışı söz almış bulunmaktayım; Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; Türk işçileri, bazı Avrupa Konseyi ülkelerinde, göçmen nüfusun büyük bir kısmını teşkil etmektedir. Türkiye'de ilk göç akımı, 1960'larda, Federal Almanya ekonomisinin gereksinimleri sonucu ortaya çıkmıştır. İşgücü yetersizliği çeken Federal Almanya, Türkiye ile 1961 yılında, Türk işçilerinin kısa süreli göçüyle ilgili olarak ikili bir anlaşma imzalamıştır.

Almanca terim gastarbeiter, yani misafir işçi tanımının kapsadığı gibi, Türk işçileri kısa süre Federal Almanya'da kalacaklar ve daha sonra ülkelerine geri döneceklerdi; ancak, 1967 yılında, geçici olması düşünülen göçün uzun vadeli olduğu anlaşıldı. Federal Almanya'nın yanı sıra diğer ülkeler de (Belçika, Hollanda, Avusturya, Fransa, İsveç ve İsviçre) Türkiye ile ikili anlaşma imzaladılar ve zamanla Türk işçileri birçok Avrupa ülkesinde toplumun bir parçası haline geldiler.

Değerli milletvekilleri, 1960'lı yılların ilk yarısında başlamış ve çoğunluğu Batı Avrupa ülkelerinde olmak üzere yurtdışında yaşayan Türk vatandaşlarımızın sayısı bugün 3 500 000'e ulaşmıştır. Bununla beraber, yabancı ülke vatandaşlıklarına geçenler ve onların çocuklarıyla yurt dışındaki Türk varlığı 5 000 000'u bulmuştur; ancak, geçmiş hükümetler ve şu andaki hükümet döneminde de, Avrupa Birliğine giriş sürecinde, özellikle serbest dolaşım konusu pazarlık konusu yapılabilen her bakımdan önemli bu potansiyelin, bulundukları ülkelerde çalışma yaşamı ve hukukî statülerine ilişkin birçok sorunu bulunmaktadır.

Değerli arkadaşlarım, yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızın, çocuklarının eğitim, çifte vatandaşlık, seçme ve seçilme hakkı, emeklilik, işsizlik, vize uygulamasındaki zorluklar, yurda girişte yaşadıkları zorluklar ve onların ekonomik güçlerinin değerlendirilmemesiyle ilgili birçok sorunları vardır.

Bu sorunların araştırılarak çözümü için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisinde Meclis Araştırması Komisyonu kuruldu ve bu komisyon çok kapsamlı bir rapor hazırlayarak Başkanlığa 17.12.2003 tarihinde sundu; fakat, bir yılı aşkın bu sürede, bu raporla ilgili, tek bir sorunun çözümü için gayret sarf edilmedi.

Özenle çalışılarak hazırlanan ve Mecliste oybirliğiyle kabul ettiğimiz, yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızla ilgili araştırma komisyonu raporu, halen yurt dışındaki temsilciliklerimize gönderilmemiştir. Bu raporun Avrupa'da hiçbir yansıması yoktur. Yine yurttaşlarımız kendi kaderleriyle baş başa kalmıştır.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; bildiğiniz gibi, 1960'lı yıllarda, Türkiye'yle birlikte Yunanistan, İtalya, İspanya, Portekiz ve eski Yugoslavya ülkeleriyle işgücü anlaşması imzalanmıştır. Bu ülkelerin AB'ye girmesiyle birlikte bu ülkelerin yurttaşlarının sorunları çözülmüş oldu; ancak, Türk vatandaşları sorunlarıyla baş başa kaldılar. Yapılan anlaşmalar ihlal edilerek yurttaşlarımız mağdur edilmiştir. Hükümetlerimiz bugüne kadar bu duruma seyirci kalmıştır.

Sayın Başbakanımız her konuşmasında "o ülkenin vatandaşı olun" çağrısında bulunuyor; ancak, sevgili arkadaşlar, vatandaşlarımızın yaşadığı o ülkenin pasaportunu alması meseleyi çözmüyor; kara kaşlı, siyah saçlı olduğu sürece yabancı konumu aynen devam etmektedir. Ancak, bazı hukukî kazanımlar elde edebilmektedirler. Sorunun asıl çözümü, uyum, entegrasyon ve eşit haklardır. Çokkültürlü bir topluluğun gerçekleşmesi ve karşılıklı birbirlerine saygı gösterilmesiyle bu sorunlar aşılabilir. Bu konuda hükümetlerimiz yurt dışında yaşayan vatandaşlarımıza öncülük etmemiştir. Halen, onların gücünden ve potansiyelinden gerekli ölçüde fayda sağlayamamışlardır.

Yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızı kandırarak paralarını çarçur edip, gasbeden YİMPAŞ ve KOMBASSAN gibi holdinglerle ilgili, milletvekili arkadaşlarımız tarafından verilen araştırma önergesinin bir an önce gündeme alınıp görüşülmemesi üzüntü vericidir.

Sevgili arkadaşlarım, Hollanda'da Fas kökenli radikal dinci bir şahıs tarafından öldürülen sinema yönetmeni Theo Van Gogh'un öldürülmesi sonrasında yaşanan olaylar içler açısıdır. Hollanda'da iki cami, bir okulun yakılması, Federal Almanya'da bir Türk camiinin kundaklanması, kiliselere yönelik kundaklamalar ve yaşanan buna benzer birçok olay karşısında vatandaşlarımız yalnız bırakılmıştır. Olayların yaşanmasından üç gün sonra Hollanda'ya giderek yurttaşlarımızla buluştum ve Köln'de DİTİP'in öncülüğünde yapılan mitinge katıldım.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

51 konuşma daha · 13 Ocak 2005

51 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook