İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 102. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Gelir vergisi kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanun tasarısı (s.s:385)

Ali Rıza Öztürk

Mersin Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 102. Birleşim · 3. yasama yılı · 10 Haziran 2009 · 589 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ali Rıza Öztürk (CHP), 10 Haziran 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GELİR VERGİSİ KANUNU VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TASARISI (S.S:385)); konuşma 589 kelime.

Ali Rıza Öztürk (CHP, Mersin). “Gelir vergisi kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanun tasarısı (s.s:385)”. TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim tutanağı, 10 Haziran 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-riza-ozturk-23-2009-06-10-gelir-vergisi-kanunu-ve-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ALİ RIZA ÖZTÜRK (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tarım ürünleri lisanslı depoculuk faaliyetlerinin ülkemizde gelişmesi önemli olduğundan ve bunun geçici bir maddeyle düzenlenmesi değil süreklilik arz etmesi bakımından bu önergeyi verdik. Bu çok ciddi bir konudur.

Değerli milletvekilleri, devletin kamu hizmetlerindeki harcamalarını finanse etmek için topladığı vergiler halktan alınmaktadır. Bu vergilerin en adaletli olanı doğrudan alınan vergilerdir. Çok kazanandan çok, az kazanandan az vergi alınması temel ilkedir. Maliye Bakanımız Sayın Mehmet Şimşek, bakan olmadan önce, televizyon ekranlarında, ekonomik programlarda, Merrill Lynch adına yaptığı yorumlarda sık sık bunu dile getirirdi ama bakan olduğundan bu yana bu görüşünü herhâlde unutmuşa benziyor.

Bugün, gelişmiş ülkelerde toplanan vergilerin yüzde 70’i doğrudan vergi, yüzde 30’u dolaylı vergiyken; ülkemizdeki toplanan vergilerin yüzde 70’i aşanının dolaylı vergi ve yüzde 30’unun gerçekten de doğrudan vergi olması ülkedeki vergi konusundaki adaletsizliği gözler önüne sermektedir.

Değerli arkadaşlarım, Sayın Başbakan, içinde bulunduğu durum nedeniyle sanıyorum sinirlerine hâkim olamamaktadır. İstanbul Büyükşehir Belediyesini yönetmekten başka devlet deneyimi olmayan Sayın Başbakana ülkeyi yönetmek çok ağır gelmiştir anlaşılan. Sayın Başbakan, son günlerde Cumhuriyet Halk Partisine yönelik olarak televizyonlarda verdiği bir demeçte “Cumhuriyet Halk Partisi, Anayasa Mahkemesinin tespit ettiği 1 milyon liralık usulsüz harcamanın hesabını veremedi. Hazineden aldığı parayı ne yaptı, nereye harcadı?” diye soruyor. Bir halk deyimi vardır değerli arkadaşlarım: “Kendi gözündeki merteği görmeyenler başkasının gözündeki çöpü ararmış.” Şimdi ben size bir Anayasa Mahkemesi kararı okuyorum. Bu olay nedir? Bu olay şudur: 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 70’inci maddesinde partilerin hangi harcamalarının usule uygun olacağı, hangisinin olmayacağı belirlenmiştir. Partiler gerçekten harcama yapmışlardır ancak alınan belgeler Siyasi Partiler Yasası’ndaki maddeye uymadığı nedenle, usulüne uygun belge kabul edilmediği nedenle verilen paralar tekrar geri istenmiştir. Şimdi, bakın, Anayasa Mahkemesinin 2004/19; 2005/24; 1/12/2005 tarihli kararında aynen şu söyleniyor:

“Sonuç:

2- Partinin hesabında görülen 3 milyar 304 milyon lira tutarındaki sağlık gideri (doktor ve ameliyat ücreti) 2820 sayılı Kanun’un 70’inci maddesine uygun olarak gerçekleştirilmediğinden bu giderin 2820 sayılı Kanun’un 75’inci maddesine göre Hazineye gelir irat edilmesine oy birliği ile karar verildi.”

Hangi partiymiş bu değerli arkadaşlarım?

YILMAZ TUNÇ (Bartın)CHP mi?

ALİ RIZA ÖZTÜRK (Devamla)Sayın Başbakanın partisi, yani AKP. Demek ki, AKP şimdi kimi ameliyat ettirmiş, Sayın Başbakan bunu açıklasın. Çıksın, desin ki… Burada aynen söylüyor: “Doktor ve ameliyat ücret parası” diyor. Kendisini mi ameliyat ettirdi, danışmanını mı ameliyat ettirdi, şoförünü mü ameliyat ettirdi, çıksın bunu açıklasın. Sayın Başbakan, başkasının gözündeki çöpü arayacağına önce… Mademki bunlar usulsüzse bu usulsüz harcamayı çıksın halka açıklasın.

Değerli arkadaşlarım, evet bu, AKP’yle ilgili Anayasa Mahkemesi kararı. Bu yokmuş gibi, her şeyi bilerek, gerçekleri çarpıtarak halkın karşısına çıkıp doğru olmayan sözler söyleyerek siyaset yapma biçimi etik değildir, ahlaki değildir değerli arkadaşlarım. Şimdi, Başbakana düşen görev, Anayasa Mahkemesinde belirlenen bu ameliyat ücretleri neyin nesiymiş, kim ameliyat olmuş…

YILMAZ TUNÇ (Bartın)CHP’nin kararını da oku.

ALİ RIZA ÖZTÜRK (Devamla)İşte AKP’ninkini okudum.

Değerli arkadaşlarım, bu devlet yönetme olayı gerçekten büyük yük gelmiştir AKP’ye, yönetememektedirler. 338 milletvekiliyle Parlamentoyu çalıştıramaz hâle gelmişlerdir. Artık bu Parlamentoda toplantı ve karar yeter sayısı bulunamadığı nedenle Parlamentonun sık sık tatil edilmesi, sık sık ara verilmesi artık kural hâline gelmiştir. Sayın Başbakan sağa sola çatacağına öncelikle Meclisi çalıştırsın, muhalefetin denetim yetkisini kısacağına Meclisi çalıştırsın. Sayın Başbakan diyor ki: “Yolsuzluk konusunda, şahsımın, arkadaşlarımın, partimin, en küçük bir müsamaha olmamıştır.” diyor, “Bundan sonra da olmayacaktır” diyor, “Bu milletin tek bir kuruşunun dahi amaç dışı kullanılmasına rıza göstermeyiz, göz yummayız.” diyor.

Keşke öyle olsaydı değerli arkadaşlarım. Bugün Türkiye'nin en ücra bir köşesinde sıradan bir olay için, bir devlet memuru, herhangi bir suç işlediği zaman, hakkında dava açılınca, dava sonuçlanıncaya kadar derhâl, derhâl görevden el çektiriliyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

64 konuşma daha · 10 Haziran 2009

64 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook