İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 110. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Orman köylülerinin sorunlarının ve kalkınmalarını araştırılarak alınması gereken önlemler, (10/69,118)

Ali Rıza Öztürk

Mersin Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 110. Birleşim · 3. yasama yılı · 25 Haziran 2009 · 968 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ali Rıza Öztürk (CHP), 25 Haziran 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 110. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ORMAN KÖYLÜLERİNİN SORUNLARININ VE KALKINMALARINI ARAŞTIRILARAK ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLER, (10/69,118)); konuşma 968 kelime.

Ali Rıza Öztürk (CHP, Mersin). “Orman köylülerinin sorunlarının ve kalkınmalarını araştırılarak alınması gereken önlemler, (10/69,118)”. TBMM Genel Kurulu, 110. Birleşim tutanağı, 25 Haziran 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-riza-ozturk-23-2009-06-25-orman-koylulerinin-sorunlarinin-ve-kalkinmalarini-arastirilarak-alinma (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA ALİ RIZA ÖZTÜRK (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; işçileri tamamen köleleştirmeye yönelik bu tasarı üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi adına söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, görüşülmekte olan bu tasarıyla amaçlanan, özel istihdam büroları kurulacak, özel istihdam büroları geçici iş ilişkisi çerçevesinde işçi istihdam edecek ve bu istihdam ettiği işçileri başka işverenlere devredecek. Bu durum işçinin sosyal güvencesini, işçinin sendikal örgütlenme güvencesini zayıflatan, sosyal hakları ve kıdem tazminatı gibi haklarını belirsiz hâle getiren, iş hukukunun temel tanımlarını, temel kavramlarını, temel ilkelerini, hizmet akdinin niteliğini tartışmalı hâle getiren, iş hukukunun işçiyi korumaya yönelik temel ilkesini dinamitleyen bir yasa tasarısıdır.

Geçici işçi ilişkisi 4857 sayılı İş Kanunu’na 7’nci maddeyle girmişti. Ancak orada birtakım koşullar getirilmişti. Bu koşullardan en önemlisi işçinin rızası ve işçinin aynı holdingin değişik iş yerlerinde veya şirketlerinde veya benzer işlerde çalıştırma ilişkisiydi. Bu bile esnek istihdam politikalarında yeterli bir verim sağlayamamıştır. Şimdi bununla da yetinilmemiş, tamamen işverenlerin çıkarlarını korumaya yönelik bu tasarı getirilmiştir.

Değerli milletvekilleri, bu tasarı kapitalizmin, krizin faturasını emekçinin, işçinin, yoksulun, köylünün, fakir fukaranın, gurebanın sırtına yükleyerek aşmaya çalıştığının, AKP Hükûmetinin işçiden, köylüden, yoksuldan yana olmadığının çok somut bir göstergesidir. Bu yasayla “özel istihdam büroları” adı altında modern köle kahveleri kuruluyor. Hatırlar mısınız? Tarımda köylerden amele toplarlar. Bunlara. “dayıbaşı” denir. Dayıbaşı, amele başına para alır tarla sahiplerinden. Örneğin, amele 10 lira yevmiyeyle çalışıyorsa onu 12 liraya pazarlar. İşte bu, bunun tipik bir uygulamasıdır.

Şimdi, İş Kanunu’nun en temel niteliği hizmet akdidir. Hizmet akdinin nitelikleri vardır, unsurları vardır, yani bir akdin hizmet akdi olup olmamasını belirleyen temel unsurlar vardır. İşte bu tasarı bunu da yok ediyor. Hizmet akdinin konusu vardır. İşçinin hangi edimi göreceği, işçinin çalışma koşullarının ne olacağı, buna karşılık işverenin ne ücret vereceği hizmet akdinin olmazsa olmaz unsurlarıdır. Böyle bir tasarı bunu yok ediyor. İş gücü piyasasının kurallarını darmadağın ediyor bu tasarı, İş Kanunu’nu temelinden kaldırıyor.

Değerli arkadaşlarım, bu tasarı aynı zamanda Anayasa’nın 48’inci maddesine açıkça aykırıdır. Çünkü Anayasa’nın 48’inci maddesi çalışma ve sözleşme hürriyetini düzenlemiştir. Herkes dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir, özel teşebbüsler kurma serbestisi vardır. Burada işçinin kendi rızası olmadığı hâlde bile bu işçinin bilmediği, ne yapacağını bilmediği bir işte çalıştırılma zorunluluğu vardır.

Yine Anayasa’mızın 49’uncu maddesi, çalışmayı hem bir hak hem bir ödev olarak tanımlamıştır. Dolayısıyla, burada hizmet akdi kurulan bir işveren bu işçinin hizmet görme borcunu talep etme hakkını başka bir işverene devrediyor.

Değerli milletvekilleri, bu tasarı mevcut İş Kanunu’muzun 7’nci maddesinde tanımlanan geçici iş ilişkisini sınırlayan koşullardan birisi olan “benzer işlerde çalıştırma” koşulunu aşmaya, dolanmaya da yönelik bir tasarıdır. Bu, işçi sendikalarını çökertmeye yönelik bir tasarıdır, işçiyi çökertmeye yönelik bir tasarıdır.

Şimdi, esnek istihdam politikalarının, esnek istihdam uygulamalarının en tipik örneği taşeron uygulamalarıdır. Bu taşeron uygulamalarının istihdamı artırdığını gösteren bugüne kadar somut belge, bilgi var mı Sayın Bakan elinizde? Bunun bir tek, bilimsel olarak bir tek somut olgusu yok. Aksine, bu ülkedeki taşeron uygulamaları işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda temel tehlikeler yaratmış ve iş kazalarının artmasına neden olmuştur, işçi haklarının budanmasının aracı olmuştur; asıl, işverenlerin yasaların kendisine yüklediği yükümlülükleri yerine getirmemek için başvurduğu hileli yollardan birisi olmuştur, işçiler alın terlerinin karşılıklarını bile alamaz olmuşlardır.

Şimdi, bu tasarıda bir büro var. İşçi bu özel istihdam bürosuyla yani modern köle kahvesinin sahibiyle bir hizmet akdi yapacak. Bu hizmet akdinin konusu belli değil yani bu işçi ne iş yapacağını bilmiyor. Bu modern köle kahvesinin sahibi başka bir işverenle onun adına bir hizmet akdi yapacak. Belli bir müddet çalışacak, başka bir işverenle başka bir hizmet akdi yapılacak. Peki, bu işçinin İş Kanunu’ndan doğan o temel hakları tartışmalı hâle gelmeyecek mi? Kim ödeyecek? Örneğin, bu işçi bu işyerinde çalışması bittikten sonra, bu özel istihdam bürosuna döndükten sonra, iş bulamadığı sürede bu ücretleri kim ödeyecek? Sonra, hepimiz biliyoruz ki hem taşeronların hem de bu özel istihdam bürosu gibi büroların ekonomik gücü yoktur.

Değerli milletvekilleri, iş hukuku işçiyi korumaya yönelik bir hukuktur. İş hukuku sosyal devlet ilkesinin egemen olduğu dönemde çıkmış, sosyal devlet olmanın gerektirdiği bir hukuktur. İş hukuku kısaca işçinin hukukudur çünkü ekonomik ve iktisadi olarak güç sahibi olan sermaye karşısında alın terini satarak, iş gücünü satarak geçinen, hiçbir gücü olmayan işçilerin korunmaya ihtiyacı olduğundan dolayı bu kanun çıkmıştır. Devlet kendi koruması altına aldığı insanları korumak durumundadır. Bunu, sermaye istedi diye onların insafına terk edemez.

Tekirdağ Milletvekilimiz Ahmet Faik Öztrak burada “Sayın Başbakan ve AKP yöneticileri ekonomik krizin olduğunu kabul etmiyorlar ama…” dedi. Hayır, öyle değil, AKP ve Başbakan işine geldiği zaman ekonomik krizi kabul ediyor, işine gelmediği zaman kabul etmiyor. İşçilerin üzerine, köylülerin üzerine, esnafın üzerine, kısacası alın teriyle, emeğiyle geçinen insanların üzerine bir yük yüklenme zamanı geldiği zaman, hemen ülkenin krizde olduğunu hatırlıyor AKP’nin yöneticileri, “Kriz vardır.” diyorlar, “Ekonomi sıkıntıdadır, ekonomi dardadır.” diyorlar.

Değerli arkadaşlarım, bu ekonomik krizi işçiler çıkarmamıştır, bu ekonomik krizi köylüler çıkarmamıştır. Ekonomik krizi kim çıkardıysa faturayı da onlar ödemek zorundadırlar. İşçilerin iş sağlığı ve güvencesinden, işçilerin ücretlerinden, işçilerin çalışma koşullarından kısarak tasarruf etmeye çalışan işverenler kendi özel yaşamlarındaki harcadıkları lüks harcamalardan kısıntı yaparak ekonomiye katkı yapsınlar. Bugün Türkiye’de işverenlerin yaşama düzeylerinde hiçbir gerileme yoktur ama işçilerin, köylülerin…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun.

ALİ RIZA ÖZTÜRK (Devamla)…emekçilerin yaşam düzeyi her geçen gün düşmüştür. Artık onlar insanca yaşayabilmenin hayalini kurar hâle gelmişlerdir. Dolayısıyla kapitalist sistemin çıkardığı, sermayenin çıkardığı ve uluslararası sermayeyle bütünleşen bu krizin faturasını bu krizde hiçbir günahı olmayan insanların üzerine yıkmak, onlara ödetmek ayıptır, günahtır. Dolayısıyla bu maddenin derhâl çekilmesi gerekiyor.

Bu madde sendikaları da yok etmeye yönelik bir maddedir. Güçlü demokrasiler ancak güçlü sendikalarla ayakta kalabilir. Bir ülkenin sendikaları, sivil toplum örgütleri güçlü değilse demokrasi güçlü olamaz.

Darbeye karşı olanlar özellikle işçi haklarına böyle yasalarla darbe yapılmasına da karşı çıkmak zorundadırlar. Darbe sadece başka şeylerde olmaz, buralarda da darbe olur değerli arkadaşlarım. Bu, işçi haklarına, sendikalara, emeğe yapılmış darbedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ALİ RIZA ÖZTÜRK (Devamla)Bu nedenle bu 1’nci maddenin çıkarılmasını talep ediyorum.

Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP ve MHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

43 konuşma daha · 25 Haziran 2009

43 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook