İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 102. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)

Ali Rıza Öztürk

Mersin Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 102. Birleşim · 4. yasama yılı · 5 Mayıs 2010 · 520 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ali Rıza Öztürk (CHP), 5 Mayıs 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.497)); konuşma 520 kelime.

Ali Rıza Öztürk (CHP, Mersin). “Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)”. TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim tutanağı, 5 Mayıs 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-riza-ozturk-23-2010-05-05-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinin-degisiklik-yapilmas (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ALİ RIZA ÖZTÜRK (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; AKP Grup Başkan Vekili Bekir Bozdağ’ın çok doğru bir şekilde söylediği gibi, bu kürsü milletin kürsüsüdür. Bu kürsüden ister iktidar isterse muhalefet partisi milletvekilleri düşüncelerini özgürce söylerler ancak bu düşüncelerini beğenmeyen arkadaşlarımız gelirler, bu düşüncelerini burada söylerler. Son günlerde, özellikle bu Anayasa değişikliği çerçevesinde, AKP milletvekillerinin sayısal çoğunluklarına dayanarak uygulamaya çalıştıkları baskı ve şiddeti şiddetle kınıyorum. Baskı ve şiddetle bizi yıldırabileceklerini, susturabileceklerini sanıyorlarsa yanılıyorlar.

Öte yandan, Meclis Başkanı, kendisinin Meclisi taraflı yönettiğine yönelik tepkiler sonucu şahsımla ilgili olarak “oğluna hitap edemeyen adam” lafını kullanmış. Bir kere, öncelikle şunu söylemek istiyorum Sayın Başkanım: Benim oğlum yok, 2 tane kızım var, 2 kızımla da iftihar ediyorum, onlarla gurur duyuyorum. (CHP sıralarından alkışlar) Ancak öyle anlaşılıyor ki siz evinizde oğlunuza söz geçiremediğiniz için, oğlunuza söz geçirememenin verdiği öfkeyle, buraya gelip, Meclisteki milletvekillerine yönelik olarak, hiç de bir Meclis Başkanına yakışmayan üslupla saldırılarda bulunuyorsunuz. Yine, Sayın Başbakan, kendisine derdini anlatmaya çalışan çiftçilere “Ananı al git.” diyor, on üç yaşındaki bir çocuğun ümüğünü sıkıyor. Benim çocuklara, sadece kendi kızlarıma değil, çocuklara yönelik herhangi bir öfke duymam söz konusu olamaz çünkü çocuklar, hukuksuzluğun, haksızlığın kaynağı değildir; bizim tepkimiz, haksızlığa ve hukuksuzluğadır. Meclis Başkanı olarak, siz de eğer bu Meclisi yasa ve yönetmeliklere uygun olarak yönetirseniz size de herhangi bir tepkimizin olmayacağını belirtmek istiyorum.

Değerli arkadaşlarım, AKP grup başkan vekili arkadaşlarım burada konuşurlarken şunu söylediler, dediler ki: “Sayın Başbakan hakkında bir tek fezleke var mı?”

Şimdi, değerli arkadaşlarım, benim üslubumu bilen arkadaşlarımız geçmiş tutanakları incelediklerinde, ben kişilerin kişisel sorunlarını çok fazla bu kürsüde dile getirmemişimdir. Beni ilgilendiren husus bu aşamada şudur: Sayın Bekir Bozdağ da Sayın Hayati Yazıcı da bilirler ki CMK’nın 225’inci maddesi uyarınca iddianamedeki fiil ve fail hakkında sonuç doğurur mahkeme kararları.

Şimdi, benim elimde, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Türkiye Büyük Millet Meclisine gönderilmiş iki tane konu var, okumak istiyorum. Birisi şu değerli arkadaşlarım: Zimmet, kamu taşıma biletlerinde kalpazanlık, resmî evrak ve kayıtlarda sahtecilik ile cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak suçlarından dolayı bir kişinin, bir genel başkanın dokunulmazlığının kaldırılması isteniyor. Eğer bu kişi gerçekten Bekir Bozdağ’ın ya da Hayati Yazıcı’nın söylediği gibi beraat etmişse, diğer failler hakkında verilen beraat kararı bununla da ilgili sonuç doğuruyor ise o zaman bu fezlekenin Adalet ve Anayasa Karma Komisyonunda olmaması lazım; bu kişi, bugün, Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan. Başka bir genel başkanla ilgili de dokunulmazlığın kaldırılması dosyası var değerli arkadaşlarım, o da 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Yasası’na muhalefet yani seçim sırasında güneş battıktan sonra propaganda yapmak; bu da Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Deniz Baykal’ın dokunulmazlığı.

Değerli arkadaşlarım, bunları söyledikten sonra, bugün gerçekten yasama ve yürütmenin bir olarak, birleşerek, yargının elini kolunu kırmaya çalıştığı, gerçekten yargıyı kötürüm hâline getirmek istedikleri bir Anayasa değişikliğiyle karşı karşıyayız.

Bugün görüşülmekte olan 23’üncü madde, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 159’uncu maddesinde değişiklik yapılmasına ilişkin AKP teklifidir. AKP, getirdiği Anayasa değişikliğinin bu maddesiyle, Anayasa’nın 159’uncu maddesini kendi ihtiyaçlarına göre biçimlendirmeye çalışmaktadır, yargının kalbi olan Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun yapısını yeniden yapılandırmaya çalışmaktadır. Baktığımız zaman, AKP çevreleri, Avrupa Birliğinin bunu bir standartlaşmanın gereği olarak sunduklarını, Avrupa Birliğinin istediğini söylüyorlar ve…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

57 konuşma daha · 5 Mayıs 2010

57 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook