Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu Teklifi münasebetiyle
Genel Kurul, 69. Birleşim · 4. yasama yılı · 7 Nisan 2021 · 541 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ali Şeker (CHP), 7 Nisan 2021 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 69. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu Teklifi münasebetiyle); konuşma 541 kelime.
Ali Şeker (CHP, İstanbul). “Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 69. Birleşim tutanağı, 7 Nisan 2021. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-seker-27-2021-04-07-guvenlik-sorusturmasi-ve-arsiv-arastirmasi-kanunu-teklifi-munasebetiyl (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=96766
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)ALİ ŞEKER (İstanbul)Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Değerli milletvekilleri, Anayasa Mahkemesinin defalarca reddettiği, “Anayasa’ya aykırı, insan haklarına aykırı” dediği maddeleri tekrar tekrar kanun teklifi olarak önümüze getirmekten bıkmadınız. Memuriyete alım ve kamu atamalarında uygulanmak üzere getirmek istediğiniz ve bu uğurda Anayasa’yı, yüce Meclisin İç Tüzük’ünü yok saydığınız, vicdanları ayaklar altına aldığınız bu düzenleme, AKP’nin 15 Temmuz sonrası OHAL ikliminden memnuniyetini ve sürekli bir OHAL iklimi yaşamamızı dayatıyor bize. Bu düzenlemenin bir tek hedefi var, kamuda biat etmeyen memurların varlığına son vermek; eski ortağınız, yeni düşmanınızla kavga etme görüntüsü altında tüm muhalifleri sindirmek, devletten uzak tutmak, onlara geçinecekleri bir ücreti dahi çok görmekten geçiyor.
Anayasa Mahkemesini kapatmayı dahi önerebilecek bir ortağınız var. Anayasa bizim burada olmamızın temeli aslında, ortak sözleşme ve Anayasa Mahkemesi de o ortak sözleşmemizin güvencesi. Artık demokrasiden o kadar uzaklaştınız ki işi Anayasa Mahkemesini kapatmayı teklif etmeye dahi getirdiniz.
Bu baskıcı düzenleme daha çok insanı aç, daha çok insanı işsiz bırakacak. 50 bine yaklaşan vakaların görüldüğü, Covid vakasının görüldüğü bugünlerde insanların asıl meselesi aş, iş ve yaşam güvencesi. Bu süreç içerisinde bu saatten sonra her aşı olamayan kişi ölüm tehdidi karşısında, ölümle burun buruna geliyor. Biz her gün 4-5 otobüs insanı maalesef kaybediyoruz ve buna alışmaya da devam ediyoruz ve Türkiye, nüfusuna göre en yüksek oranda Covid hastası olan ülke pozisyonuna geldi. İnsanların aşı yok, aşısı yok, işi yok ve güvencesi yok. Zorla sınavları kazanarak geldikleri yerde de işe başlatmıyorsunuz. Bu Covid salgınında halk mücadele ederken sağlıkçılara en çok ihtiyacımız olan, doktorlara en çok ihtiyacımız olan bu dönemde maalesef doktorlar Türkiye’de kalmayı seçmiyorlar. 2012 yılında sadece 59 hekim yurt dışına gitmek için başvurmuştu, 2013 yılında 90 hekim başvurmuştu, 2019 yılında ise 1.042 hekim yurt dışına gitmek için başvuruda bulundu. Bu ne demek biliyor musunuz? İngilizce ve Türkçe bölümleri olarak 320 mezun veriyor Cerrahpaşa Tıp Fakültesi. Hacettepe Tıp Fakültesi 360 öğrenci alıyor, Ankara Hacettepe bu kadar alırken İstanbul Çapa Tıp Fakültesi de 360 öğrenci alıyor. Cerrahpaşa, Çapa ve Hacettepenin toplam aldığı öğrenci sayısı 1.040. Biz bir senede 1.042 öğrenciyi, mezun olmuş doktoru yurt dışına gönderirken 3 büyük tıp fakültesinden sadece 1.040 öğrenci mezun edebiliyoruz ve en yetişmiş olanları, en yüksek puan alanları da yurt dışına kaptırıyoruz. Onların yerine nereden geliyor? Afrika’dan geliyor, Suriye’den geliyor, Uzak Doğu’dan doktorlar geliyor Türkiye’ye çalışmak için. Biz kaymak tabaka diyeceğimiz, en yetişmiş elemanlarımızı bir bir kaptırıyoruz. Niye kaptırıyoruz? Bu çıkan kanunlar yüzünden. Öğrenci haklarıyla ilgili bir eyleme katıldı diye, o kişiyi, siz, doktorluk yapamaz diye, aylarca güvenlik soruşturmasından dolayı bekletiyorsunuz diye. Biz bu tıp fakültelerinin mezunlarını kaptıracak kadar nasıl şaşırdık, nasıl kendimizden geçtik?
Bu süreç içerisinde de Covid’in bu kadar salgın yaptığı bir dönemde de kafe sahibi, garson nasıl geçinecek? Orada çalışanlar, bulaşıkçısı nasıl geçinecek, sanatçısı nasıl geçinecek; bunlarla ilgili dert etmek yerine onların yanına biraz daha aç insan katabilir miyiz diye uğraşıyorsunuz. Temel gelir desteğiyle tam kapanma gerekiyor arkadaşlar. Vakaların 50-60 binleri bulduğu bugünlerde mutlaka insanlara temel gelir desteğini verip tam bir kapanmaya gitmemiz gerekiyor, yoksa bu gidişat daha da yüksek ölümlere, 300’lü, 500’lü günlük ölüm sayılarına ulaşacak maalesef. Kısa çalışma ödeneğini böylesi bir dönemde maalesef kapattınız, bitirdiniz, insanları açlıkla baş başa bıraktınız.
Bir başka yaptığınız da… Kendi yandaşlarınıza ikinci görevler, üçüncü, dördüncü görevler vermeye devam ediyorsunuz. 12 Mart 2021 tarihinde AKP Genel Başkanı tarafından “Kurumsal yapılar güçlendirilecek…”
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
109 konuşma daha · 7 Nisan 2021
