İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 96. BİRLEŞİM · SALI

Vakıflar haftası münasebetiyle

Ali Yüksel Kavuştu

Çorum Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 96. Birleşim · 3. yasama yılı · 10 Mayıs 2005 · 475 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ali Yüksel Kavuştu (AK Parti), 10 Mayıs 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: VAKIFLAR HAFTASI MÜNASEBETİYLE); konuşma 475 kelime.

Ali Yüksel Kavuştu (AK Parti, Çorum). “Vakıflar haftası münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim tutanağı, 10 Mayıs 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-yuksel-kavustu-22-2005-05-10-vakiflar-haftasi-munasebetiyle (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ALİ YÜKSEL KAVUŞTU (Çorum)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Vakıflar Haftası münasebetiyle gündemdışı söz almış bulunuyorum; bu vesileyle sözlerime başlarken, milletimizin ve Yüce Heyetinizin Vakıflar Haftasını tebrik ediyor, sizleri saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; vakıf, Meydan Larousse'da hukukî anlamıyla "Tüzelkişiliğe sahip olmak üzere bir malın belirli bir amaca tahsisi, menfaatından faydalanmak üzere bir mülkü Allah'ın mülkü sayma" olarak tarif edilir. Türk Medenî Kanunundaki ifadesiyle "Vakıflar, gerçek veya tüzelkişilerin yeterli mal ve hakları belirli ve sürekli bir amaca tahsis etmeleriyle oluşan tüzelkişiliğe sahip mal topluluklarıdır." Bu tarif gereği bir vakfın oluşabilmesi için, tahsis edilecek mal varlığı, bu mal varlığının tahsisi ve sürekliliği gerekmektedir. Yine, vakfın amacının, hukuka uygun, belirli ve anlaşılabilir olması lazımdır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Mezopotamya'da, eski Arap toplumlarında, Mısır'da, Bizans'ta ve Roma'da vakfa benzer müesseseler bulunmaktaysa da, vakıfların etkin hizmet etmesi İslamın doğuşuyla başlamıştır. İslam medeniyetinde vakıfların doğuş ve gelişmesinde birçok siyasî, ekonomik ve sosyal şartlar söz konusudur. İslamın fetihler yoluyla hızla yayılıp, refah seviyesinin yükselmesi, vakıfların kurulması için gerekli ekonomik ortamı hazırlamıştır. İslamın, hayır ve yardımlaşmayı teşvik eden temel ilkeleri, ahiret hayatına yönelik telkinleri, bir dinî ve hayrî müessese olarak vakıfların gelişmesini sağlamıştır.

Özellikle Peygamber Efendimizin vakfetmeyi teşvik eden hadislerinin yanı sıra bizzat kendisi de vakıf kurması, vakıf düşüncesinin yerleşip gelişmesinde büyük etken olmuştur. Peygamber Efendimizin ashabının da çeşitli vakıflar kurması, Müslümanlara örnek olmuş ve insanlığa hizmet etmiştir.

Vakıf müessesesinin hukukî temelleri de Peygamber Efendimiz döneminde atılmıştır. Vakıf kuranlardan kendi vakfına bizzat nezaret edenlerin ilki de Hazreti Ebubekir'dir. Emeviler ve Abbasiler dönemlerinde vakıflar, büyük gelişme gösterdi ve çok genişledi. Abbasiler döneminde özellikle vakıf hukuku tanzim edildi; vakıfların idaresi için "Vakıflar Nezareti" adı altında bütün vakıfları kontrol eden ve onları düzene bağlayan bir teşkilat kuruldu.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; vakıflar, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde de geniş yelpazede yaptıkları büyük hizmetlerle kâmil seviyeye ulaşmışlardır. Osmanlı İmparatorluğunda vakıflar, çok büyük bir etki alanına sahip olmuş ve günümüzde devletin yerine getirdiği birçok hizmeti vakıflar görmüştür. Bu nedenle, özellikle Batılı tarihçiler, Osmanlı devleti için "vakıf cenneti" tabirini kullanmışlardır.

Devlet Planlama Teşkilatı, gerek Osmanlı döneminde ve gerekse öncesinde kurulan vakıfların sayısını 50 000 olarak tahmin etmektedir. Bu dönemlerdeki vakıf hizmetlerinde "insanların en hayırlısı, insanlara faydalı olandır; malın en hayırlısı, Allah yolunda harcanandır ve vakfın en hayırlısı da, insanların en çok duydukları ihtiyacı karşılayandır" prensibi hareket noktası olmuştur. Bu sayede vakıflar, toplumsal hizmetin zirvesine ulaşmıştır.

Vakıf kurumuyla benzerlik gösteren başkaca sosyal yardımlaşma kurumları da bulunmaktadır; ancak, yüzyıllar boyunca vakfın sınırlarını çizen ve muhtevasını belirleyen temel prensipler olmuştur. Bu prensipler, onu diğer sosyal yardım kurumlarından ayırt etmiştir. Bu nitelikler, aynı zamanda vakfı, kökünü maziden alan, ama, günümüzün sosyal ihtiyaçlarına da cevap verebilecek bir yapıya kavuşturmuştur. Bu sayede vakıflar, sosyal güvenlik kurumlarının en gelişmişi, en kapsamlısı ve en sistemli olanı haline getirilmiştir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; cumhuriyet döneminde vakıflar, yalnız dinî ve hayrî amaçlarla sınırlı kalmamış, ticarî sahalara da el atmıştır. 5 Haziran 1935 tarihinde...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

33 konuşma daha · 10 Mayıs 2005

33 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook