İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 96. BİRLEŞİM · SALI

Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)

Alim Işık

Kütahya Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 96. Birleşim · 4. yasama yılı · 27 Nisan 2010 · 1.141 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma

Kaynak göster

Alim Işık (MHP), 27 Nisan 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.497)); konuşma 1.141 kelime.

Alim Işık (MHP, Kütahya). “Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)”. TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim tutanağı, 27 Nisan 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/alim-isik-23-2010-04-27-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinin-degisiklik-yapilmas (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ALİM IŞIK (Kütahya)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; İç Tüzük kurallarımız gereği Cumhuriyet Halk Partisinin İhlas Finans Kurumu mağdurları hakkında vermiş olduğu araştırma önergesinin aleyhine söz aldım ancak takdir edersiniz ki milletimizin hakkının aranmasına yönelik olarak verilmiş böyle bir önergenin aleyhinde olmam mümkün değildir. Dolayısıyla, bu vesileyle öncelikle hepinizi saygılarımla selamlıyorum.

Bu konuda son bir yılda bir milletvekili olarak hem İhlas Finans Kurumunun hem de izinsiz halka arz yoluyla milyonlarca vatandaşımızı sömüren sözde holdinglerin uygulamalarıyla ilgili olarak 13 adet yazılı soru önergesi, 1 adet gündem dışı konuşma ve 1 adet de, Sayın Grup Başkan Vekilimizle birlikte, basın toplantısı yapmış bir milletvekili olarak konuşuyorum. Sorun gerçekten çok büyük ve çok sayıda insanımızın mağdur edildiği çok önemli bir konudur.

Hepinizin malumu olduğu üzere 2001 yılında battığında ardında 1 milyar doların üzerinde alacağı olan 200 bin dolayında İhlaszede bırakan İhlas Finans Kurumu, aradan geçen bunca yıla rağmen alacaklı mudilerini hâlâ umut deryasında sürüklemeye devam etmektedir. Oysa anılan Kurumun Tasfiye Kurulu tarafından gerçekleştirilen 3 Ağustos 2001 tarihli Olağanüstü Genel Kurulunda alınan kararda, kurum borçlarının tamamının ödenerek, tasfiye sürecinin tamamlanacağı belirtilmiştir. Ancak bugün hâlâ tüm alacakların ödenmemiş olması, yine aynı Genel Kurulda tasfiye memurlarının “Tasfiye sürecinde basiretli bir tüccar gibi davranmak, ödemelerde sıra ve eşitlik ilkelerine uygun hareket etmek mecburiyetindedirler.” şeklindeki ağır işleyen sürecin sorumlusunun alacaklarını icra yoluyla tahsile giden mudileri göstermeleri, konunun bir başka yönünü sizlere açıkça sergilemektedir.

Değerli milletvekilleri, bankacılık faaliyet izni 10 Şubat 2001 tarihinde Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu tarafından durdurulan ve Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenen anonim şirketlerin tasfiyesi hakkındaki genel hükümlere göre, tasfiyesine karar verilen İhlas Finans Kurumunun Sanayi ve Ticaret Bakanlığının kontrolünde yürütülen tasfiyesinde bugüne kadar gelinen nokta maalesef hiç tatminkâr olmamıştır.

İhlas Finans Kurumunun kendi İnternet sitesinden süslü puntolarla borçlarını ödediğini belirttiği ve devlete Kurumun 1 kuruş borcunun olmadığını özellikle vurguladığı basın duyuruları da mağdur vatandaşlar nezdinde artık hiçbir itibar görmemektedir. Mağdurların kurmuş olduğu “İhlaszedeler Platformu” isimli İnternet sitesinde, Kurumun 300-500 dolar civarında alacağı olan mudilerin alacağını ödediği ancak yüklü miktarda alacağı olan mudilerin alacağının özellikle ödenmediği, böylece daha fazla alacaklının alacağının ödenmiş gibi gösterildiği yönünde birçok iddia yer almaktadır.

2009 yılında 4 bin dolarını alamayan Kütahyalı bir vatandaşımızın durumu, şikâyet ettiği Sanayi Bakanlığının, Vatan gazetesinin 16 Mart 2009 tarihli İnternet sayfasında da belirtildiği gibi, İhlaszedeye cevaben yazdığı yazıda “Kriz var, sıranız gelince alırsınız.” diye cevap veriyor ve Eylül 2008 ödemelerinin yapıldığı 74’üncü ödemeyle 2.069 dolara ve 1.507 avroya kadar olan borçların ödendiği belirtiliyor.

Değerli milletvekilleri, bu devletin bakanlığı, şikâyet eden vatandaşımıza “Kriz var, sıranız gelince alırsınız.” diye yazı yazabiliyor. Durum bu kadar vahim.

Aynı İnternet sitesinde mağdurlarla yüz yüze görüşen dönemin Sanayi ve Ticaret Bakanı Sayın Ali Coşkun’un ifadeleri de çok manidar. Sayın Coşkun diyor ki: “İhlas Finansta benim de param battı ve hâlâ alamadım. Adresime gelen ‘75 YTL ödemeniz çıktı, gidip Şekerbanktan alabilirsiniz.’ yazısını görünce sinirlenip kızdım ve bu mektubu yırtıp attım.”

Saygıdeğer milletvekilleri, İhlas Finans Kurumunda 27 Mayıs 2009’da İrfan Bağımsız Denetim ve Yeminli Mali Müşavirlik Anonim Şirketinin sorumlu ortak başdenetçisi Salim Akgül tarafından yapılan denetim sonucu düzenlenen raporunun 4’üncü maddesinde aynen şu ifadelere yer veriliyor: “Kurumun tasfiye sürecini sonuçlandırabilmesi, hâlihazırdaki kendi imkân ve kaynaklarıyla borçlarını ödeme ve yükümlülüklerini yerine getirebilmesi, söz konusu 151 firmanın protokole bağlanmış borçlarını ödemelerine bağlıdır. Kurum tasfiye sürecini zorlaştırabileceği gerekçesiyle tasfiye sürecine girmeden önceki dönemlerde kullandırdığı fonların geri ödemesi hususunda yaptığı en son protokole ait firma bazında detaylı listeyi dipnotlarda açıklamayı uygun görmemiştir.” denilmektedir.

Yine, aynı raporun 6’ncı maddesinde: “Rapor tarihi itibarıyla kurumun hukuk müşavirliğinden alınan dava raporuna göre kurum aleyhine açılan ve hâlen devam eden 23 adet davanın tutarı 1 milyon 530 bin TL, kurum tarafından açılan ve hâlen devam eden 1.190 adet davanın tutarı 12 milyon 813 bin TL’dir. Rapor tarihi itibarıyla söz konusu davaların devam etmekte olması sebebiyle ekteki finansal tablolar üzerindeki etkileri bilinmemektedir.” şeklinde ifadeler yer almaktadır. Yani İhlaszedelerin alacaklarının tahsili kurumun kendisinin açtığı davalar sonucunda yapacakları tahsilata bırakılmıştır. Ne acıdır ki, bu maalesef yakın sürede gerçekleşmesi mümkün görünmeyen bir olaydır.

Yaşanılan kriz nedeniyle, öte yandan Sanayi Bakanlığı müfettişlerinin daha önce hazırladığı bir raporda İhlas Finansın alacaklı olduğu firmalarla 2016 yılına kadar uzanan ödeme protokolleri yapmış olmasına dikkat çekilmiş ve bu durumun bir tutarsızlık göstergesi olduğu belirtilmiştir. Bağımsız denetim raporunu da teyit eden bu çelişkili ifadeler maalesef birçok vatandaşımızın mağduriyetine yol açmıştır.

Değerli milletvekilleri, konunun önemi ve durumun vahameti açısından hâlen Sayın Cumhurbaşkanımızın Danışmanı olan sabık TMSF Başkanı Sayın Ahmet Ertürk’ün, 2 Şubat 2010 tarihli “Teke Tek” programında Gazeteci Sayın Fatih Altaylı’ya yapmış olduğu itiraf niteliğindeki anekdotu da sizlere aynen aktarıyorum: “Şu anda Türkiye'de bankacılığın yaşadığı depremde mağdur olan, hakkını alamayan, bankalara mevduat yatıran anaparasını tahsil edemeyen kimse yok. Çaresizliğin getirildiği en büyük üzüntüyü yaşadığım İhlas Finansın durumudur.” İfade biraz düşük, ama aynen okuduğum için ne anlama geldiğini biliyorum. “İhlas Finans bir finans kuruluşu adı üstünde, ama o dönemin mevzuatı belki öyle gerektiriyordu, ona bir bankanın değil, herhangi bir şirketin tasfiyesi gibi muamele yaptım. Finansın o zamana gelmesinin sorumluları, aynı zamanda tasfiyeyle görevlendirildi. Gelen şikâyetlerden anlaşılıyor ki hâlâ alacağını alamayanlar var.” Bu bir itiraf ve maalesef acı bir itiraf.

Daha önce de İhlas Finans olayı için “Hortumlama tabirinin çok geçerli olduğu bir durumdur oradaki.” diyen ve AKP’nin en güvendiği bürokratlarından birisi olan Sayın Ertürk’ün dahi bu olayın üzerine gidememesinin esbabımucibesi nedir diye düşünmemek ve sormamak elde değildir.

“Kimsesizlerin kimsesiyiz.” diyerek iktidar olan AKP ve Sayın Lideri, İhlas Finansa “Hac param faize bulaşmasın, hastane param faize bulaşmasın, kefen param faize bulaşmasın, emin gördüğüm Müslüman bir kuruluşa yatırayım.” diye oralara emanet eden insanların, bugün, maalesef düştüğü durum hepimizin yakından bildiği çok acı bir durumdur.

İsterseniz bu soruya Türkiye gazetesi ve televizyonunun yıllarca Ankara temsilciliğini yapmış ve o dönemde siyasi diyalogları sayesinde İhlas Finansın faaliyet iznini alan Sayın Sabahattin Önkibar’ın sözleriyle cevap vereyim: “O günlerde, garibin gurebanın hakkı arşı boğar, diye bana telefon eden ve bunu benimle paylaşan Sayın Erdoğan, şimdi İhlası sadece korumuyor, aynı zamanda ona bağrını açıyor.” İşte, imtihan, samimiyet; işte vicdan! İşte, işte tablo; işte hakikat! Bütün bunları bire bir canlı olarak yaşadıktan sonra ben bunların samimiyetine söyler misiniz nasıl inanırım? Nasıl? Nasıl? Nasıl? TMSF Başkanı Ahmet Ertürk -ki, AKP’nin en güvendiği bürokrattır- “İhlas’ta hortum var.” diyor, Tayyip Bey umursamıyor. Peki, ama niye? Medyasını kullanmak, onu topyekûn satın almak için.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun Sayın Işık, bir dakika süre veriyorum, konuşmanızı tamamlayınız.

ALİM IŞIK (Devamla)Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

İşte, bu gerçeklerin açığa çıkarılması amacıyla verilmiş olan bu önergeye kişisel olarak lehinde oy vereceğimi belirtiyorum ve sizlerin de desteklemesini istiyorum.

Sözlerimin sonunda “İhlaszede.com” İnternet sitesinde, girdiğinizde karşınıza çıkan soruları aynen onların dilinden size aktararak konuşmamı bitirmek istiyorum.

“Tayyip Erdoğan’a soruyoruz:

1- Bakan Ali Coşkun “Bunlar resmen milleti soydular, durumu Başbakana defalarca anlattım.” dedi. Başbakan olarak neden gereğini yapmadınız, milleti soyanlardan hesap sormadınız?

2 - TMSF Başkanınız “İhlas’ta hortumlama var.” dedi “Çok konuşuyor, sussun.” diyeceğinize neden çağırıp belgeleri isteyip gereğini yapmadınız?

3- Neden yüz binlerce İhlas Finans mağduruna değil de bir avuç hortumcuya sahip çıktınız?”

Saygılarımı sunuyor, önergeye desteğinizi bekliyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

75 konuşma daha · 27 Nisan 2010

75 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook