İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
GENEL KURUL · 122. BİRLEŞİM · CUMA

Kanun teklifleri ile komisyonlardan gelen diğer işler

Aliye Timisi Ersever

Ankara Milletvekili · Yeni Parti

Genel Kurul, 122. Birleşim · 4. yasama yılı · 7 Ağustos 2026 · 472 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma · Günün kaydı →

Kaynak göster

Aliye Timisi Ersever (Yeni Parti), 7 Ağustos 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 122. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KANUN TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER); konuşma 472 kelime.

Aliye Timisi Ersever (Yeni Parti, Ankara). “Kanun teklifleri ile komisyonlardan gelen diğer işler”. TBMM Genel Kurulu, 122. Birleşim tutanağı, 7 Ağustos 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/aliye-timisi-ersever-2026-08-07-kanun-teklifleri-ile-komisyonlardan-gelen-diger-isler (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=148129

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

ALİYE TİMİSİ ERSEVER (Ankara)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün yalnızca bir kanun teklifi görüşmüyoruz, milyonlarca çocuk ve ailenin hayatını doğrudan ve derinden etkileyecek bir düzenlemeyi görüşüyoruz. Bu teklif enine boyuna düşünülmeden, yasama süreçleri sağlıklı bir şekilde işletilmeden, uzman görüşleri alınmadan, doğuracağı sonuçlar düşünülmeden buraya getirildi. Çocukları suça sürükleyen yoksullukla, eşitsizlikle, çaresizlikle mücadele etmek yerine cezaları ağırlaştırarak sorunu çözeceğini sanan bir iktidarla karşı karşıyayız. Bu teklif, Hükûmetin çocuklara nasıl baktığının, ülkeyi nasıl yönettiğinin özetidir. Hepimizin yüreğini yakan acılar yaşandı; Ahmet Minguzzi'yi, Belinay Nur'u, Kerem Erdem'i, Kayra'yı, Zeynep'i hiç unutmadık. Evlatlarını kaybeden ailelerin acısını yüreğimizde hissediyor, adalet arayışlarını da sonuna kadar destekliyoruz. Elbette ağır suç işleyenler yaptıklarının hesabını vermelidir ancak gerçek adalet sadece ceza sürelerini uzatmak değildir; gerçek adalet, çocukların aynı karanlığa sürüklenmesini engelleyecek politikaları hayata geçirmektir. İktidar böyle bir sorunda bile en kolay yolu seçiyor, önleyici sosyal politikalar üretmek yerine cezaları artırıyor. Etki analizi yok, bilimsel çalışma yok, kapasite planlaması hiç yok. Kaç sosyal hizmet uzmanına ihtiyaç var, kaç çocuk psikiyatristi gerekiyor? Kapalı kurumlar bu yükü kaldırabilecek mi? Bunların hiçbirinin cevabı yok. "Ben yaptım oldu" anlayışıyla çocukların geleceği üzerinde deney yapamazsınız. Teklifin gerekçesinde yoksulluk var, eğitimden kopuş var, aile içi şiddet var, bağımlılık var, sosyal hizmet yetersizliği var yani teşhis doğru. Peki, reçete ne? Daha fazla ceza, daha fazla kapalı kurum, daha fazla gözetim. Teklifte, çocukları suça iten nedenleri ortadan kaldıracak tek bir güçlü sosyal politika göremiyoruz. Teklifle, ceza sorumluluğu bulunmayan çocuklara dahi üç yüz saate kadar zorunlu görev yüklenebiliyor, "çevre temizliği" adı altında fiilen angaryaya dönüşebilecek uygulamalar getiriliyor. Üstelik bu çocukların kullandığı telefonların, tabletlerin, bilgisayarların üç aydan iki yıla kadar takip yazılımlarıyla izlenmesinin önü açılıyor. Ceza ehliyeti bulunmayan bir çocuğun dijital hayatını yıllarca gözetim altında tutmak Anayasa’nın özel hayatın gizliliğini, haberleşme özgürlüğünü ve ölçülülük ilkesini güvence altına alan hükümleriyle mi bağdaşacak, nasıl bağdaşacaktır?

Bir başka vahim sorun da temel güvencelerin yönetmeliğe bırakılmasıdır. Çocuğun hangi programa yönlendirileceği, nasıl denetleneceği, hangi haklara sahip olacağı kanunla belirlenmelidir. Temel hak ve özgürlükler, ilgili düzenlemeler yönetmelikle değil açık ve net kanun hükümleriyle yapılır.

Değerli milletvekilleri, 2025 yılında suça sürüklenen çocuklarla ilgili yaklaşık 254 bin dosya mahkemelere gelmiş, 267 bine yakın çocuk adli sisteme girmiş, on yıl öncesine göre tablo katlanarak ağırlaşmıştır. Bu çocuklar neden suçun içine sürükleniyor? Yanıt yok. Bu devletin yoksul olarak hayata gözlerini açan, okula boş beslenme çantasıyla giden çocuklara bir kap yemek verebilecek gücü mü yok? Hükûmetin tek görevi yangın çıktıktan sonra söndürmek değildir; Hükûmetin tek görevi, o yangının çıkmasını engelleyecek eğitim sistemini kurmak, sosyal devleti yaygınlaştırmak, aileleri desteklemek, çocukları bağımlılıktan ve suç örgütlerinden korumaktır. Çünkü güçlü devlet çocuklarını hapseden değil çocuklarını suçtan koruyan devlettir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANTamamlayın lütfen.

ALİYE TİMİSİ ERSEVER (Devamla)Bu nedenle, Anayasa'ya, çocuk haklarına ve hukuk devleti ilkesine aykırı hükümler içeren bu teklife karşı olduğumuzu bir kez daha ifade ediyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Teşekkür ederim. (Yeni Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

114 konuşma daha · 7 Ağustos 2026

Günün kaydı →
114 konuşmanın tamamı →