İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 25. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Çeşitli kanunlarda değişiklik yapılması hak.kan.tas (s.sayısı : 36 )

Atilla Kart

Konya Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 25. Birleşim · 1. yasama yılı · 22 Ocak 2003 · 472 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Atilla Kart (CHP), 22 Ocak 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 25. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAK.KAN.TAS (S.SAYISI : 36 )); konuşma 472 kelime.

Atilla Kart (CHP, Konya). “Çeşitli kanunlarda değişiklik yapılması hak.kan.tas (s.sayısı : 36 )”. TBMM Genel Kurulu, 25. Birleşim tutanağı, 22 Ocak 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/atilla-kart-22-2003-01-22-cesitli-kanunlarda-degisiklik-yapilmasi-hak-kan-tas-s-sayisi-36 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ATİLLA KART (Konya)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan tasarının 3 üncü maddesi hakkında şahsım adına söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, görüşülmekte olan tasarıdaki bir temel eksiklikten dolayı duymuş olduğum endişeyi ifade için söz almış bulunuyorum. Bu endişemi izninizle açmak istiyorum: Bilindiği gibi yargılama usulünün üç temel ayağı vardır; bu ayaklardan bir tanesi ceza yargılaması, bir tanesi hukuk yargılaması, bir tanesi de İdarî Yargılama Usulü Yasasıdır. Yine bilindiği gibi, İdarî Yargılama Usulü Yasasında, idarî yargılama alanında yürütme gücünü kullanan mahallî ve mülkî idareler ile vatandaşlar arasındaki hukukî ihtilaflar düzenlenir, onlara bir çözüm bulunmaya çalışılır. Bu İdarî Yargılama Usulü Yasasında Yasasında, kişinin, özellikle kamuya karşı korunması, hukuk devleti anlayışının temel bir özelliğidir. Bu sebeple, İdarî Yargılama Usulü Yasasına ilişkin düzenlemenin, hukuk devleti kavramının, hukuk devleti yapılanmasının sağlanmasında adlî yargıya göre, yani, hukuk ve ceza usulüne göre daha da fazla bir önemi vardır. Bunu, özellikle ifade etmek istiyorum.

Tasarıdaki bu eksikliği, İdarî Yargılama Usulü Yasasının 31 inci maddesindeki düzenlemeyle geçiştirmek de mümkün değildir. İdarî Yargılama Usulü Yasasının 53 üncü maddesi, 31 inci maddeyle birlikte değerlendirildiği zaman, bu konunun atıf yoluyla düzenlenemeyeceği açıkça görülmektedir. Esasen bu konu, hukuk devleti anlayışının çok temel bir unsurunu teşkil etmesi sebebiyle, müstakilen ve ayrıca düzenlenmesi gereken bir düzenlemeydi; ama, baktığımızda, gerek komisyon tartışmalarında gerekse tasarının komisyona sunulması aşamasında bu konulara hiç temas edilmediğini görüyoruz.

Burada, asıl söylemek istediğim noktaya gelmek istiyorum. Gelinen süreçte, bu gündemin başında tartışıldığı gibi, yasa tasarıları aceleyle Genel Kurul gündemine getirildiği zaman veya bir başka ifadeyle -AK Parti Grubuna mensup bir arkadaşımızın ifadesiyle- Sayın Başbakanın Davos konuşmasına gerekçe sağlamak amacıyla böyle bir gayret içine girildiği zaman, ne kadar temel yanlışların yapıldığını görüyorsunuz.

Aslında, bu eksikliği, salt hukukî bir eksiklik veya yanlışlık olarak ifade etmek de mümkün değildir. Bu düşüncemi üzülerek ifade ediyorum, zira, bu eksikliğin temel amacının, siyasî kadrolaşmayı, idarî yargı denetiminin dışında tutmak amacına yönelik olduğu düşüncesindeyim. Her ne kadar, mevcut idarî yargılamamızla, İdarî Yargılama Usulü Yasamızla, içhukuk mevzuatı içinde bu denetimi sınırlı da olsa yapmak mümkün ise de, gelinen aşamada, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve sözleşmeleri sürecinde, bu konuyu yargı denetimi dışında tutmanın özel bir amaca, siyasî kadrolaşma amacına hizmet ettiği düşüncesindeyim. Bunu ifade ederken de, gerekçeli bir şekilde bu düşüncemi açmak istiyorum.

Siz, kamu yönetimine ilişkin işlemleri sınırlı bir şekilde yargı denetimine tabi tuttuğunuz zaman, orada, demokratikleşmede bir aksaklık var demektir. Siz, yargılama usulünün üç temel ayağından birisini teşkil eden İdarî Yargılama Usulü Yasasını, bu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve sözleşmeleri süreci dışına çıkardığınız zaman, orada hukuk devleti yapılanmasında ciddî bir eksiklik var demektir. Bu sebeple, hukuk bütünlüğüne ve tutarlılığına bu yönleriyle aykırı olan bu düzenlemeden duymuş olduğum endişeyi ve kaygıyı önemle belirtmek istiyorum. Ümit ve temenni ederim ki, hükümet, bu konudaki eksikliği en kısa zamanda giderir ve gerekli olan yasal düzenlemeyi yapar.

Tasarıya bu ihtirazî kayıtla kabul oyu vereceğimi beyan ediyor; hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

20 konuşma daha · 22 Ocak 2003

20 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook