Çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına ilişkin kanun tasarısı (s.s. 262)
Konya Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 113. Birleşim · 1. yasama yılı · 30 Temmuz 2003 · 801 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Atilla Kart (CHP), 30 Temmuz 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KANUN TASARISI (S.S. 262)); konuşma 801 kelime.
Atilla Kart (CHP, Konya). “Çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına ilişkin kanun tasarısı (s.s. 262)”. TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim tutanağı, 30 Temmuz 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/atilla-kart-22-2003-07-30-cesitli-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-iliskin-kanun-tasarisi-s-s (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA ATİLLA KART (Konya)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; görüşülmekte olan tasarının 35 inci maddesiyle ilgili olarak Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım; şahsım ve Grubum adına Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlarım, ceza yargılaması usulünde 11-15 ve 15-18 yaş grubundaki küçükler için önemli ölçüde ceza indirimi yapılmaktadır. Fiilin işlendiği sırada 15 yaşından küçük olan çocuğun, temyiz kudretine sahip olması halinde cezaî sorumluluğu söz konusu olabilmekte ve 2253 sayılı Çocuk Mahkemeleri Yargılama Usulleri Hakkındaki Kanunun 12 nci maddesinde düzenlenen indirimler uygulanabilmektedir. Bu yaş grubundaki çocukların temyiz kudretine sahip olmamaları halinde ise, ceza verilmeyip sadece tedbire yönelik hükümler uygulanabilmektedir.
Çocuk Mahkemeleri Kanununun 20 nci maddesine göre yapılan inceleme sonucunda yargıç, bu değerlendirmeyi; yani ceza uygulaması mı, yoksa tedbir uygulaması mı yapacağı yolundaki değerlendirmeyi yapmakta ve buna göre karar vermektedir.
15 yaşını bitiren, 18 yaşından küçük olanların ise, kural olarak temyiz kudretine sahip oldukları kabul edilerek Ceza Kanununun 55 inci maddesinde düzenlenen şekilde indirim uygulaması yapılmakta, yine Ceza Kanununun 59 uncu maddesi uygulamasıyla bu indirim daha da artabilmektedir.
Değerli arkadaşlarım, yaş küçüklüğü hali, fiilin değil, failin nitelikleri dikkate alınarak farklı bir yargılama usulünün düzenlenmesini zorunlu kılmaktadır. Bu amaçla kurulan çocuk mahkemelerinde gizlilik kuralına önemle uyulmaktadır; çünkü, her aşamada çocuğun afişe olması yahut damgalanması gibi sonuçlara yol açmamak için bu gizlilik kuralına özenle uymak gerekmektedir. Bunların dışında, çocuğun bakım ve eğitimine, tedavi kurumlarına yerleştirilmesine ve sair tedbirlere yönelik olarak düzenlemeler yine bu yasayla hüküm altına alınmıştır.
Sayın milletvekilleri, burada, elbette irdelenmesi gereken temel konu, neden çocuk hukuku, neden özel bir yargılama usulü; bunların mutlaka değerlendirilmesi gerekiyor.
Çocuğa, yaşam hakkı, sağlıklı büyüme, eğitim hakkı, anne babalık ve sevgi dolu bir ortamda büyüme hakkı sağlayamadığımızdan, artık, sosyal boyut kazanan bu suçların sonuçlarıyla ilgili olarak ciddi sorunlarla, temel sorunlarla karşı karşıya olduğumuz bir vakıadır. Bütün bu gerekçelerle çocuklar için özel bir yargılama usulünün getirilmiş olması ve geç de olsa, 1982 yılından itibaren, 2253 sayılı Yasanın yürürlüğe konulmuş olması önemli ve olumlu bir düzenleme mahiyetinde olmuştur. Bu yasanın 6 ncı maddesine göre 15 yaşından küçük olan çocuklar bu mahkemelerde yargılanmaktadır. Mevcut yasal düzenlemeye göre 15-18 yaş arasındaki çocuklar ise genel mahkemelerde ve genel hükümlere göre yargılanmaktadır. 15-18 yaş grubuyla ilgili olarak yapılan yargılamalarda çocukların kişilikleriyle ilgili sosyal araştırma, ayrıca, yapılmamaktadır.
Sayın milletvekilleri, getirilen tasarının 8 ve 35 inci maddelerinde yapılan düzenlemeyle, birbiriyle bağlantılı olan bu maddelerde yapılan düzenlemeyle 15-18 yaş grubu arasındaki çocukların da çocuk mahkemelerinde yargılanması sağlanmakta, bunun yanında, olağanüstü haller, sıkıyönetim ve savaş hali ile askerî mahkemelerin görevlerine giren ve devlet güvenlik mahkemesi kapsamına giren suçlarla ilgili olarak çocuk mahkemeleri dışında yargılanmalarının önüne geçilmiş olmaktadır. Bu çocukların devlet güvenlik mahkemelerinde ve olağanüstü yargılama usulleriyle yargılanmalarının ortadan kaldırılması, tartışmasız olarak ifade etmek gerekir ki, son derece olumlu bir düzenlemedir.
Genel Kurulun bu aşamada dikkat ve takdirine sunmak istediğim temel kaygım ise, 15-18 yaş grubunun, genel mahkemeler yerine, çocuk mahkemelerinde yargılanmaları halinde, bu durumun suç işlemeyi teşvik eden bir hal alıp almayacağı noktasında yoğunlaşmaktadır. Getirilmek istenilen düzenleme, biraz evvel de ifade ettiğim gibi, evrensel normlar anlamında doğru ve yerinde olabilir; daha doğrusu, bu anlamda olduğu açıktır. Ancak, Türkiye şartları nazara alındığında, bu düzenlemelerin çocukların aleyhine ve zararına sonuçlar doğurabileceği endişesini ciddî olarak taşımaktayız.
Bilindiği gibi, ülkemizde, töre uygulamaları ve yöre özelliklerine göre cinayet, gasp, kapkaç ve fuhuşa teşvik ve benzeri eylemler, sosyal değer yargılarının tesiriyle aile büyüklerinin azmettirmesi yoluyla ve bunun dışında, organize ve çıkar amaçlı suç ilişkileri içinde, bilinçli olarak ve iştirak halinde bu çocuklar kullanılmak suretiyle işlettirilmektedir. Getirilen düzenleme yasalaştığı takdirde, çocuklara az ceza verilmesini istismar etmek isteyen ve yukarıda özelliklerini belirttiğim kişi ve gruplar, bu çocukları suç aracı olarak kullanmak yolundaki gayretlerini daha da artıracaklar ve organize bir hale getireceklerdir.
Tekrar ifade ediyorum: Çocuğun korunması, topluma kazandırılması, özel bir yargılama usulü içinde yargılanması temel amaç olmalıdır. Bu amaçtan vazgeçilmesi, hiçbir şekilde söz konusu olamaz. Ancak, ülkemiz şartlarında, yukarıda açıkladığım, biraz evvel açıkladığım sebeplerle, feodal ve mahallî değer yargılarının yönlendirmesi, organize suç örgütlerinin ve çıkar amaçlı suç gruplarının, bilinçli olarak, toplumda yaygın bir hale gelen kimsesiz ve korunmaya muhtaç çocukları suç aracı olarak kullanmak yolundaki eğilim ve girişimleri daha da organize bir hale gelecek, sonuçta, çocuğu koruyalımderken, çocuğun daha da zararına yol açabilecek sonuçların doğması kaçınılmaz bir hal alacaktır.
Bu sebeple, bu çocukların her anlamda istismar edilmesini önleyecek idarî ve sosyal yapının gerçekleştirilmesi, bu yoldaki uygulamaların bir an evvel gerçekleştirilmesi gerekmektedir.
Değerli arkadaşlarım, burada bir ikilemi de yine ifade etmek, yine vurgulamak istiyorum. Gelinen süreçte, Avrupa Birliği normlarına saplantılı ve kompleks yaklaşımlarla bağlı olmanın, tabi olmanın, ülkemiz şartlarında nasıl bir sonuç yaratacağının yeterince irdelenmediğini ve bağlı tedbirlerin alınmadığını çok açık bir şekilde görüyoruz. Süreç ve oluş şekli göstermektedir ki, Adalet Bakanlığı, bu yöne ilişkin değerlendirmeleri yeterince ve gereğince yapmamıştır.
Sayın milletvekilleri, bu ihtirazi kayıt ve düşüncelerle, açıkladığımız eksikliklerin hemen giderilmesi kaydıyla, öncelikle giderilmesi kaydıyla, maddeyi olumlu gördüğümüzü şahsım ve Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına beyan ediyor, Genel Kurulu tekrar saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
47 konuşma daha · 30 Temmuz 2003